(2709 S. K. m. 125)
Davacılar vekili, 21.07.1997de kayda geçen dava dilekçesinde ve 14.11.1997 tarihli cevap layihasında özetle; müvekkillerinin eşi ve babası olan müteveffa Astsb.Bçvş. ...............ın görevli olduğu Gemi Komutanlığınca 09.01.1996 tarihinde icra edilen Top Atışları esnasında, personel emniyetinin yeterince sağlanmaması sonucu meydana gelen bir silah kazasında yaralandığını ve yapılan tedavilerini müteakip 09.02.1996da vefat ettiğini, destekten yoksun kalan davacılara ödenen ikramiye ve bağlanan Emekli Aylığının günün şartlarında yetersiz kaldığı belirtilerek, zararlarının karşılanması maksadıyla, davacı eş için 300.000.000.TL. maddi ve 300.000.000. TL. manevi, davacı çocuklar için ayrı ayrı 300.000.000.TL. maddi ve 150.000.000.TL. manevi olmak üzere toplam 1.500.000.000.TL. tazminatın yasal faiziyle birlikte hüküm altına alınmasını dava ve talep etmiştir.
Dosyada mevcut belge ve bilgilerin incelenmesinden, davacıların eşi ve babası olan Dz. Top. Astsb. Bçvş. ...........ın görevli olduğu TCG GAZAL K.lığınca, 09.01.1996 tarihinde icra edilen Top.Atış Eğitimlerinde, öğleden sonra yapılan atışlarda, müteveffanın top kaptanı ve top emniyet astsubayı olarak görevli bulunduğu bataryada iki kez namluda mermi kaldığı, namluda kalan ilk merminin yeterli süre beklenmesini müteakip namludan çıkartılarak denize atıldığı, bilahare icra edilen atışlarda da diğer bir merminin ateşleme yapmayarak yine namluda kaldığı, müteveffanın namlunun soğuması için gerekli süreyi beklemeden, mermiyi namludan çıkarmaya çalışırken merminin patlaması sonucunda kolundan ve başından ağır şekilde yaralandığı, sevk edildiği Çanakkale Deniz Hastanesi ve GATA/ Haydarpaşada yapılan tüm müdahale ve tedavilere rağmen 09.02.1996 tarihinde vefat ettiği, dava konusu olay nedeniyle Donanma K.lığı Askeri Savcılığınca yapılan adli soruşturma neticesinde 03.06.1996 gün ve 1996/211-118 sayılı KYO kararı verildiği, ölüm olayı 2330 ve 2629 sayılı Kanunlar kapsamına girmediğinden, davacılara bu kanunlar uyarınca tazminat ödenmediği ancak, T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce Emekli İkramiyesi ile tütün ikramiyesi ödendiği ve maaş bağlandığı anlaşılmıştır.
Anayasanın 125 nci maddesine göre idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür. Bu suretle idarenin sorumluluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir. Ancak, Anayasada idarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre belirleneceği belirtilmemiş, bu meselenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Bugün idarenin sorumluluğu hizmet kusuru ve kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmaktadır. İster hizmet kusuru isterse kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın genel olarak idarenin tazmin borcunun doğabilmesi için bir zararın mevcudiyeti, zarara yol açan eylemin idareye yüklenebilir nitelikte bulunması zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunması zorunludur.
Olayın bir kamu hizmetinin ifası sırasında meydana geldiği hususunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmamaktadır. Ölüm olayının meydana gelmesinde hizmetin kurulması ve işletilmesinden kaynaklanan idareye atfı kabil bir hizmet kusurunun varlığından söz edilemez. Ancak, zararlı sonucu doğuran olay ile hizmet arasında illiyet bağı bulunduğundan kusursuz sorumluluk ilkesine göre zararın zarar gören üzerinde bırakılmayarak topluma yayılması adalet, eşitlik, hakkaniyet esaslarına daha uygun düşeceğinden, davacıların zararlarının bu esaslara göre karşılanması gerekeceği, ayrıca, olayın meydana gelmesinde, aynı zamanda top kaptanı ve atış emniyet astsubayı olan müteveffanın, ateşleme yapmayan mermiyi çıkartmadan önce namlunun soğuması için yeterli süre beklememesi nedeniyle müterafik kusurunun bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Davacıların maddi zararlarının tespiti için resen seçilen bilirkişi tarafından tanzim edilip Mahkememize ibraz edilen ve taraflarca itiraz edilmeyerek kesinleşen 10.11.1998 tarihli bilirkişi raporunda, davacı eş ...............ın 7.433.731.664.TL. davacı çocuklardan ...............ın 732.428.462. TL., ...............ın 853.428.462.TL. maddi tazminat hak edişleri bulunduğu belirtilmiş, Mahkememiz içtihatlarına ve ilmi verilere uygun olarak hazırlanan bilirkişi raporu uyarınca ve müteveffanın müterafik kusuru da göz önüne alınarak uygulama yapılmıştır.
Davacıların, eşini ve babalarını kaybetmeleri nedeniyle duydukları ve ömür boyu duyacakları acı ve ızdıraplarını kısmen de olsa karşılayabilmek maksadıyla, davacılara uygun ve takdir olunan miktarda manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.
Her ne kadar davacılar vekili, dava dilekçesinde, manevi tazminatın ölüm tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte hüküm altına alınmasını talep etmiş ise de, Kurulumuzca takdir edilen manevi tazminat miktarları paranın karar esnasındaki alım gücü dikkate alınarak tespit edildiğinden, davacılar vekilinin faize ilişkin bu talebinin reddi cihetine gidilmiş, ancak takdir olunan manevi tazminat miktarları için karar tarihi olan 23 Aralık 1998 tarihinden ödeme tarihine kadar yasal faiz yürütülmesine karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Bilirkişi raporu uyarınca, müteveffanın müterafik kusuru dikkate alınarak ve istemlerine bağlı kalınarak, davacı eş ............... ile davacı çocuklar ............... ve ...............a ayrı ayrı 300.000.000.er TL. (Üç yüzer milyon TL.) Maddi tazminat VERİLMESİNE,
2- Takdiren, müteveffanın müterafik kusuru dikkate alınarak ve istemlerine bağlı kalınarak; davacı eş ...............a 300.000.000.TL. (Üç yüz milyon TL.), davacı çocuklar ............... ve ...............a ayrı ayrı 150.000.000.er TL. (Yüz ellişer milyon TL.) Manevi Tazminat VERİLMESİNE,
3- Hükmedilen maddi tazminata emekli aylığı bağlandığı 15 Şubat 1996 tarihinden 31 Aralık 1997 tarihine kadar % 30 (Yüzde Otuz), 1 Ocak 1998 tarihinden ödeme tarihine kadar % 50 (Yüzde Elli) YASAL FAİZ YÜRÜTÜLMESİNE,
4- Hükmedilen manevi tazminata olay tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi isteminin REDDİNE, ancak karar tarihi olan 23 Aralık 1998 tarihinden ödeme tarihine kadar % 50 (Yüzde Elli) YASAL FAİZ YÜRÜTÜLMESİNE,
5- Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince harçtan muaf tutulan davalı idare aleyhine harca hükmedilmesine YER OLMADIĞINA,
6- Davacılar tarafından peşin yatırılan 14.233.000.TL. (On dört milyon iki yüz otuz üç bin TL.) harcın istek halinde DAVACILARA İADESİNE,
7- Davacılar tarafından peşin yatırılan, sarf edilen ve sarf edilecek olan 4.000.000. TL. (Dört milyon TL.) posta pulu giderinin davalı idareden alınarak DAVACILARA VERİLMESİNE,
8- Davacılar tarafından yatırılan ve sarf edilen 15.000.000.TL. (On beş milyon TL.) bilirkişi ücretinin davalı idareden alınarak DAVACILARA VERİLMESİNE,
9- Hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarları üzerinden davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri gereğince hesap edilen 106.000.000. TL. (Yüz altı milyon TL.) avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak DAVACILARA VERİLMESİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy