(5434 S. K. m. 48) (2709 S. K. m. 125)
Davacılar vekili, 12.03.1998 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; davacıların oğullan ve kardeşleri olan P.Er ..........'ın Keşan 4 ncü Mknz.Tug.ll nci Hd.Tb.3 ncü Hd.Bl.Komutanlığında görevli iken 13.09.1997 tarihinde nöbette aynı yerde görevli P.Er ..........'ın kullandığı askeri aracın çarpması sonucu vefat ettiği, bu kazaya ilişkin davanın halen Gelibolu 2 nci Kor.Askeri Mahkemesinde devam ettiği, müvekkillerinin destekten yoksun kalmayan ve oğul, kardeş kaybına bağlı olarak .......... ve ....; ..........'a ayrı ayrı 500.000.000'ar TL. maddi ve 500.000.000'ar TL. manevi, kardeşleri .........., .......... ve .........., ..........'a ayrı ayrı 200.000.000'ar TL. manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizleri ile birlikte hüküm altına alınmasını talep ve dava etmiştir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacıların oğlu ve kardeşi P.Er ..........'ın 4 ncü MKnz.P.Tug.11 nci Hd.Tb.3 ncü Hd.Bl.Tatarköy Hudut Karakolunda askerlik görevini yaparken 12-13 Eylül 1997 tarihinde gece 22.00- 01.00 saatleri arasında Meriç Nehri kenarındaki şedde yolu üzerinde P.Onb .......... ve P.Er .......... ile birlikte devriye nöbeti tuttuğu, devriye nöbeti sırasında davacıların yakını ile P.Er ..........'in Doyran Karakolu - Tatarköy Karakolu arasındaki karayolunun üzerinde, devriye komutanı ..........'nün da yolun hemen kenarındaki çalılıkların dibine yatarak uyudukları, karakollara ikmal görevi yapan P.Er ..........'in kullandığı 13432 plakalı askeri Mercedes marka araçla Doyran Karakolundan Tatarköy Karakoluna giderken, yol üzerindeki karartıları fark etmesine rağmen bunların insan olduğunu anlayamadığından yola devam etmesi sonucu aracın P.Er .......... ve P.Er ..........'in üzerinden geçtiği, bu nedenle P.Er .......... olay yerinde P.Er .......... ...'ta kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdiği, meydana gelen olay nedeniyle 2 nci Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinde şoför Er .......... hakkında tedbirsizlik dikkatsizlik sonucu ölüme sebebiyet vermekten, P.Onb .......... hakkında da mazarratı mucip olacak şekilde nöbet talimatına aykırı hareket suçundan kamu davası açıldığı, 2 nci Kolordu K.lığı Askeri Mahkemesinin 07.12.1999 tarih ve Esas No: 1999/126 ve Karar No: 1999/933 Sayılı kararı ile sanık P.Er .......... hakkında tedbirsizlik ve dikkatsizlikle ölüme sebebiyet vermek suçunu işlediğinden bahisle kamu davası açılmış ise de; sanığın üzerine atılan suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı, yapılan açık yargılama sonunda anlaşıldığından sanığın müsnet suçtan 353 S.K.nun 162 nci maddesi gereğince Beraatına, sanık terhisli P.Onb .........., ..........'nün müsnet mazarratı mucip nöbet talimatına aykırı hareket etmek suçunu işlediği sabit görüldüğünden eylemine uyan As.C.K.nun 136/1-C maddesi gereğince takdiren teşdiden Dört Ay Hapis Cezasıyla Cezalandırılmasına, sanığın cezasında T.C:K.nun 59/2 nci maddesi gereğince takdiren i/6 oranında indirim yapılması sonucu sanığın Üç Ay On - Gün Hapis Cezasıyla Cezalandırılmasına, sanığa tertip edilen hürriyeti bağlayıcı cezanın 647 S.K.nun 6 ncı maddesi gereğince Ertelenmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Davacıların oğlu ve kardeşi P.Er ..........'in ölümüne neden olan olayın bir kamu hizmeti olan askerlik görevinin ifası sırasında meydana geldiği, idarenin yine aynı hizmette istihdam ettiği ajanları hakkında açılan kamu davasında P.Er ..........'in tedbirsizlik ve dikkatsizlik suçundan beraat ettiği, P.Onb ..........'nün mazaratı mucip nöbet talimatına aykırı hareket etmek suçundan yapılan indirim neticesi üç ay on gün hapis cezası ile cezalandırıldığı, ancak 647 S.K.nun 6 ncı maddesi gereğince ertelenmesine karar verildiği, sonuçta ölüm olayının meydana gelmesinde idarenin hizmet kusurunun ve bu nedenle tazmin sorumluluğunun bulunduğu sonucuna varılmakla birlikte, müteveffanın devriye nöbeti sırasında nöbet talimatına aykırı bir şekilde yolda uyumasından kaynaklanan müterafik kusurunun meydana gelen zararın idarece karşılanmasında dikkate alınmasına karar verilmiştir.
Olayın bir kamu hizmetinin vifası sırasında meydana geldiği hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Anayasanın 125 nci maddesine göre idare kendi eylem, ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür. Bu suretle idarenin sorumluluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir. Ancak, Anayasada İdarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre belirleneceği belirtilmemiş, bu meselenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Bugün idarenin sorumluluğu hizmet kusuru ve kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmaktadır. İster hizmet kusuru isterse kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın genel olarak idarenin tazmin borcunun doğabilmesi için bir zararın mevcudiyeti, zarara yol açan eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunması zorunludur.
Davacının kanuni varislerine; Milli Savunma Bakanlığı Nakdi Tazminat Komisyonunun 11.11.1999 gün ve 708 Sayılı kararı ile 11.400.000.000.TL. nakdi tazminat ödenmesine karar verildiği, Kara Kuvvetleri Komutanlığının 22 Kasım 1999 gün ve PER: 5633- 822-99/Per.İşl.D.Şehit Gazi isl.Ş.Nak.Taz.Ks.Sayılı yazısından anlaşılmaktadır.
Ayrıca Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünün 02.06.2000 tarih ve Sayı: B.07.1.EMS.0.10.01.01./76.333.029 Sayılı yazısından müteveffanın vazife malullüğü durumunun incelendiği, ölüm olayındaki eylemi 5434 Sayılı Kanunun 48. maddesi kapsamına girdiğinden hakkında vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmasına imkan bulunmadığı kararının verildiği, bu durumun 23.03.2000 tarihli bir yazı ile müteveffanın babasının adresine gönderildiği, ayrıca müteveffanın SSK prim bordrolarından askerden önce asgari ücretle çalıştığı anlaşılmaktadır.
2330 Sayılı Kanunun 6 ncı maddesinde Bu Kanun hükümlerine göre ödenecek nakdi tazminat ve bağlanacak emekli aylığı uğranılan maddi ve manevi zararları karşılığıdır denilmektedir.
Davacıların oğlu ve kardeşinin ölümüyle oluşan ve yukarıda açıklanan mevzuat hükümleri ile davacılara ödenen nakdi tazminat miktarı da dikkate alınarak ne kadarının maddi zararlarının karşılığı olduğunun tespiti amacı ile bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, re'sen seçilen bilirkişi tarafından düzenlenerek mahkememize ibraz edilen 25.12.2000 tarihli bilirkişi raporunda davacılardan anne ..........'in 1.479.040.631.TL. gerçek maddi zararına karşılık 13.597.910.000.TL. nakdi tazminat yararı sağladığı, baba ..........'ın 2.126.535.874.TL. gerçek maddi zararına karşılık 13.597.910.000.TL. nakdi tazminat yararı sağladığı, davacı anne ve babanın maddi tazminat hak edişinin bulunmadığı tespit edilmiştir.
Taraflara tebliğ edilen bilirkişi raporuna itiraz edilmemiştir.
Bu itibarla yukarıdaki açıklamaların ışığında;
1- Bilirkişi raporu uyarınca olay nedeniyle davacı anne ve babaya sağlanan nakdi tazminat yararı dikkate alınarak davacı anne ve babanın maddi ve manevi tazminat istemlerinin REDDİNE,
2- Davacı kardeşler .......... ve ..........'a takdiren ve müteveffanın müterafik kusuru dikkate alınarak ayrı ayrı 75.000.000.TL. (yetmişbeşmilyon TL.) manevi tazminat verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerinin REDDİNE,
3- Davacı kardeşlere hükmedilen manevi tazminata olay tarihi olan 12.Eylül 1997 tarihinden itibaren 31 Aralık 1998 tarihine kadar yıllık %30 (yüzdeotuz), 01 Ocak 1999 tarihinden 31 Aralık 1999 tarihine kadar yıllık %50 (yüzde elli), 01 Ocak 2000 tarihinden ödeme tarihine kadar yıllık %60 (yüzde altmış) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE,
4- Davacılar tarafından peşin yatırılan 24.870.000.TL. harcın istemleri halinde davacılara İADESİNE,
5- Davacılar tarafından peşin yatırılan ve sarf edilen 15.850.000.TL. posta giderinin davalı idareden alınarak davacılara VERİLMESİNE,
6- Davacılar tarafından peşin yatırılarak sarf edilen toplam 20.000.000.TL.(yirmimilyon TL.) bilirkişi ücretinin davacılar üzerinde BIRAKILMASINA,
7- Dava duruşmalı görüldüğünden hükmedilen manevi tazminat miktarı üzerinden davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifeleri gereğince hesabedilen 15.000.000.TL. (Onbeşmilyon TL.) Avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacılara VERİLMESİNE,
8- Dava duruşmalı görüldüğünden reddedilen maddi ve manevi tazminat miktarı üzerinden davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri gereğince hesabedilen 74.000.000.TL. (Yetmişdörtmilyon TL.) Avukatlık ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye VERİLMESİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy