(1602 S. K. m. 42)
Davacı vekili 02.03.1998 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; 01.06.1965 doğumlu olan müvekkilinin halen Çalış Belediyesinde memur olarak çalıştığını, askerlik çağına geldiğinde 1965/4 tertip olarak 09.12.1985 tarihinde Kayseri Köşkkışla Hava İndirme Tugayı Er Eğitim Taburu 3 ncü Bölüğünde askerlik görevine başladığını, 3 ay sonra yapılan dağıtımı müteakip izinde kullanmayarak aynı Tugayın Özel Görev Birliğinde görevlendirildiği, hizmet esnasında 23.10.1986 tarihinde astım - bronşit rahatsızlığı nedeniyle Kayseri Askeri Hastanesine sevk edildiği buradan da aynı gün Ankara Mevki Hastanesine sevk edildiği, Mevki Hastanesinde doktorlar izinde olduğundan ayakta muayene edilerek birliğine gönderildiği, burada ilaçlı tedavisine devam edildiğini, ne var ki Ankaradan dönüşünden yaklaşık 15 gün sonra spor esnasında nefes darlığına düştüğünü bunun üzerine tekrar Mevkii Hastanesine gönderildiğini bu kez 15 gün hastanede yattığını ve doktor heyetinin, astım - bronşit hastalığı nedeniyle askerliğe elverişli değildir çürük raporu vererek terhisine karar verdiğini, bu rapor üzerine müvekkilinin 11,5 aylık askerken terhis edildiğini ve askerlik görevini tamamladığını, terhis kararının Avanos Askerlik Şubesine ulaşmaması nedeniyle müvekkiline 3 ay içinde askerlik hizmetini yaptığının tespitine ilişkin bir Mahkeme kararı getirmesi hususunun tebliğ edildiğini, müvekkilinin askerlik hizmetini tamamladığı hususunun tespitine karar verilmesini dava ve talep ettiği anlaşılmaktadır.
Davalı İdare ilk savunmasında, Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde 1602 Sayılı Kanunun 42 nci maddesi uyarınca yalnız başına tespit davası açılamayacağından bahisle davanın öncelikle usul yönünden reddine karar verilmesinin gerektiğini ileri sürmüş ise de, davacının bu davayı açmaktaki amacı askerlik hizmetini yaptığının tespiti ile birlikte yeniden askere çağrılma işleminin de iptalini sağlamak olduğundan davalı idarenin usule ilişkin itirazına itibar olunmayarak davanın esastan incelenmesine geçilmiştir.
Dava hakkında verildiğini iddia ettiği askerliğe elverişli değildir raporu nedeniyle askerlik hizmetini tamamladığını iddia eden davacının bu durumunun tespiti ile terhis işleminin yapılmayarak yeniden askere çağrılma işleminin iptali istemiyle açıldığı anlaşılmaktadır.
Dava dosyası ve davacının askerlik dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, 1965 doğumlu olan davacının 04.12.1985 tarihinde Hava İndirme Tugay Komutanlığı emrine sevk edildiği, 09.12.1985 tarihinde birliğine katıldığı, 08.04.1986 tarihine kadar askerlik görevini yapan davacının bu tarihte rahatsızlığı nedeniyle önce Kayseri Askeri Hastanesine oranda aynı gün Ankara 800 Yt. Askeri Hastanesine sevk edildiği, kendisinden uzun süre haber alınamayınca Birliğince 13.06.1986 tarihli yazı ile hastaneden akıbetinin sorulduğu, Mevki Hastanesince 03.07.1986 tarihli yazı ile kayıtlarına rastlanmadığının bildirildiği bunun üzerine davacının 20.10.1986 tarihinde mevcuden Askerlik Şubesine getirildiği ve 27.10.1986 tarihinde birliğine sevk edildiği, bundan sonra davacının askerlik safahati ile ilgili ne askerlik dosyasında ne de Arşiv Müdürlüğünde bir bilgi ve belgeye rastlanmadığı anlaşılmaktadır.
Davacı vekili, dava dilekçesinde müvekkilinin ilk kez 08.04.1986 tarihinde önce Kayseri Askeri Hastanesine sonra, Ankara 800 Yt. Mevki Hastanesine sevk edildiğinde Mevki Hastanesi doktorlarının izinde bulunması nedeniyle ayakta muayene edilerek birliğine gönderildiğini burada ilaçlı tedavisinin devam ettiğini belirtmiş ise de, bu iddiasının hiç bir mesnedi bulunmadığı, bilakis davacının hastaneye gönderilmesinden sonra uzun süre kendisinden haber alınamayınca Birlik Komutanlığınca akıbetinin anılan hastaneden sorulduğu Hastanede kaydına rastlanmadı cevabı üzerine, davacının mevcutlu olarak şubeye getirtilerek 27.10.1986 tarihinde birliğine sevk edildiği anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan, davacı vekili müvekkilinin kıtasına dönmesinden 15 gün sonra spor esnasında nefes darlığından düştüğünü bunun üzerine tekrar Mevki Hastanesine gönderildiği bu kez Hastanede 15 gün yattıktan sonra astım - bronşit teşhisi ile hakkında askerliğe elverişli değildir raporu verildiğini ve bu rapor üzerine terhis edildiğini beyan etmiş ise de, bu durum Ankara 600 Yt. Askeri Mevki Hastanesinden sorulmuş, mezkur hastanenin kayıtlarının tetkikinden davacının 27.10.1986 - 27.11.1986 tarihleri arasında hastanın adına rastlanmadığını belirtmesi karşısında davacı vekilinin bu iddiası da doğrulanmamıştır. Başka bir ifade ile davacı vekili müvekkilinin askerliğini tamamlamasını hakkında verilen askerliğe elverişli değildir raporuna dayandırmaktadır. Ancak böyle bir raporun verilmediği, raporun, alındığı iddia olunan Hastanece bildirilmesi karşısında davacı vekilinin iddiasına itibar olunamamıştır.
Toplanan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden 04.12. 1985 tarihinde askere sevkedilen davacının askerlik hizmetini tamamlamadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davacının askerlik hizmetini yapmış olduğunun tespiti ile terhis işleminin yapılmayarak yeniden askere çağrılma işleminin iptaline yönelik DAVANIN REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy