(2709 S. K. m. 120, 125)
Davacı vekili 04.03.1998 tarihinde kayda geçen dilekçesinde özetle; müvekkillinin kardeşi olan P.Tğm. ..............in eskort görevi esnasında şehit olduğunu, bu olay nedeniyle büyük acılar duyduğunu ve ömür boyu duymaya devam edeceğini, bunun telafi edilebilmesi için idareye yaptıkları başvurunun reddedildiğini belirterek toplam 250.000.000.TL. manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte hüküm altına alınmasını talep ve dava etmiştir.
Dosyada mevcut belge bilgilerden davacının kardeşi olan P.Tğm. ................in 16 ncı Zırhlı Tuğ.1.Mknz.P.Tb.1 nci Bl.K.lığı emrinde görevli iken 07.02.1997 tarihinde yasa dışı terör örgütüne karşı icra edilen yol emniyet görevi esnasında binili olduğu ZPTnin Dicle köprüsünden aşağı düşmesi sonucu şehit olduğu anlaşılmıştır.
Bilindiği gibi Güneydoğu ve Doğu Anadoluda yoğunlaşan terör eylemleri nedeniyle Anayasanın 120 nci maddesine göre bazı illeri kapsayan olağanüstü hal ilan edilmiştir. Olağanüstü hal uygulaması sırasında çok sayıda güvenlik görevlileri ve askeri kişi şehit olmuştur.
Taraflara göre üçüncü kişi durumundaki teröristlerin eylemlerinin önlenmesi maksadıyla icra edilen faaliyetler esnasında meydana gelen zarardan idarenin sorumlu tutulup tutulmayacağı, idare sorumlu tutulacak ise sorumluluğun türü üzerinde durulmasına gerek görülmüştür.
İdarenin sorumluluğunu düzenleyen Anayasanın 125 nci maddesinin son fıkrasında İdare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür denilmektedir. Ancak Anayasada idarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre belirleneceği belirtilmemiştir. Esasların belirlenmesi ve meselenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır.
İdare, Güneydoğu ve Doğu Anadoluda güvenliği sağlamak amacıyla kamu hizmetini yoğun şekilde ifa etmeye çalışmakta ve bu hizmeti ajanları vasıtasıyla yerine getirmektedir. İdarenin terör hareketlerine karşı giriştiği faaliyet savaş hali sayılmadığından mücbir sebep olarak kabul edilemez. Bu faaliyetler sırasında kamu hizmetini ifa ederken idare ajanının zarara uğraması ile hizmet arasında nedensellik bağının bulunduğu açıktır.
Zararın meydana gelmesinde idarenin bir kusuru bulunmadığından, davacıların zararının doktrin ve mahkeme kararlarıyla gelişen Kusursuz Sorumluluk ilkesine göre davalı idarece karşılanması gerektiği Kurulumuzca kabul görmüştür.
Ayrıca anne ve baba sağ olduğundan, davacı kardeşin mirasçı olması söz konusu değildir. Bu nedenle 2330 Sayılı Yasa gereğince anne ve babaya ödenen nakdi tazminatın, davacı kardeşin manevi tazminatına karşılık olması da söz konusu olamaz.
Sonuç olarak; davacıya, olay nedeniyle duyduğu ve ömür boyu sürecek acı ve ızdıraplarını kısmen de olsa telafi edebilmek maksadıyla manevi tazminat verilmesi kabul edilmiştir.
Davacı vekili manevi tazminata olay tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesini talep etmiş ise de; Kurulumuzca takdir olunan manevi tazminat miktarı paranın karar anındaki alım gücü, sosyal ve ekonomik şartlar esas alınarak tespit edildiğinden bu istem kabul edilmemiş, ancak hükmedilen manevi tazminata karar tarihinden ödeme tarihine kadar yasal faiz yürütülmesine karar verilmiştir.
Bu itibarla ve yukarıdaki açıklamaların ışığı altında,
1- Takdiren davacı kardeş ..................a 120.000.000.TL. (Yüz yirmi milyon TL.) Manevi Tazminat VERİLMESİNE, fazlaya ait isteminin REDDİNE,
2- 492 Sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi uyarınca harçtan muaf tutulan davalı idare aleyhine harca hükmedilmesine YER OLMADIĞINA,
3- Davacı tarafından peşin yatırılan 3.571.000.TL. (Üç milyon beş yüz yetmiş bir bin TL.) harcın istek halinde DAVACIYA İADESİNE,
4- Davacı tarafından peşin yatırılan ve sarf edilen 1.400.000.TL. (Bir milyon dört yüz bin TL.) posta pulu masrafının davalı idareden alınarak DAVACILARA VERİLMESİNE,
5- Hükmedilen manevi tazminat miktarı üzerinden davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri gereğince nispi olarak hesap edilen 12.000.000.TL. (On iki milyon TL.) avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
6- Dava duruşmalı görüldüğünden reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesap edilen (Tarifenin 11 nci maddesi de nazara alınarak) 12.000.000. TL. (On iki milyon TL.) Avukatlık ücretinin davacıdan alınarak DAVALI İDAREYE VERİLMESİNE,
7- Hükmedilen manevi tazminat miktarına olay tarihinden itibaren faiz yürütülmesi yolundaki davacının talebinin REDDİNE, ancak karar tarihi olan 01 Temmuz 1998 tarihinden itibaren ödeme tarihine kadar % 50 (Yüzde Elli) YASAL FAİZ YÜRÜTÜLMESİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy