(2709 S. K. m. 120, 125) (2330 S. K. m. 6)
Davacılar vekili 03 Mart 1998 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin eş ve babası olan şehit J.Astsb.Üçvş. .......'in Hakkari İl Jandarma Komutanlığı'na bağlı, Bağışlı Karakol Komutanı olarak görev yapmakta iken, 16 Haziran 1997 tarihinde içinde bulunduğu askeri araca teröristler tarafından silahlı saldırı esnasında roket isabeti sonucu şehit olduğunu, vazifesinin sebep ve tesiri ile teröristlerin saldırısı sonucu şehit olan müteveffanın eşi ....... ve çocuğu .........'in müessif olayda desteklerini kaybetmekten ötürü istikbalde sahip olacakları imkandan mahrum olduklarından maddi, çektikleri ve ömür boyu çekecekleri acı ve ızdırapları sebebiyle de manen büyük zararlara uğradıklarını, bu zararların telafisi maksadıyla, ......... için 19.750.000.000.TL. maddi, 250.000.000.TL. manevi, ........ için 9.750.000.000.TL. maddi, 250.000.000.TL. manevi olmak üzere toplam 30.000.000.000.TL. tazminat verilmesi ve tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesi için bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Dosyada mevcut bilgi ve belgelerden davacıların yakını olan şehit J.Astsb.Üçvş. ........'in, 16 Haziran 1997 tarihinde içinde bulunduğu askeri araca teröristler tarafından silahlı saldırıda bulunulduğu ve bu sırada roket isabeti sonucu şehit olduğu anlaşılmıştır.
Bilindiği gibi Güneydoğuda ve Doğu Anadolu'da yoğunlaşan terör eylemleri nedeniyle Anayasa'nın 120 nci maddesine göre bazı illeri kapsayan olağanüstü hal ilan edilmiştir. Olağanüstü hal uygulaması sırasında çok sayıda güvenlik görevlileri ve askeri kişi şehit olmuştur.
Taraflara göre üçüncü kişi durumundaki teröristlerin eylemlerinden dolayı meydana gelen zarardan idarenin sorumlu tutulup tutulmayacağı, idare sorumlu tutulacak ise sorumluluğun türü üzerinde durulmasına gerek görülmüştür.
İdarenin sorumluluğunu düzenleyen Anayasa'nın 125 nci maddesinin son fıkrasında İdare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür denilmektedir. Ancak Anayasa'da idarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre belirleneceği belirtilmemiştir. Esasların belirlenmesi ve meselenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır.
İdare Güneydoğu ve Doğu Anadolu'da güvenliği sağlamak amacıyla kamu hizmetlerini yoğun şekilde ifa etmeye çalışmakta ve bu hizmeti anları vasıtasıyla yerine getirmektedir. İdarenin terör hareketlerine karşı giriştiği faaliyet savaş hali sayılmadığından mücbir sebep olarak kabul edilemez. Bu faaliyetler sırasında kamu hizmetini ifa ederken idare ajanının zarara uğraması ile hizmet arasında nedensellik bağının bulunduğu açıktır.
Zararın meydana gelmesinde idarenin bir kusuru bulunmadığından, davacıların zararının doktrin ve mahkeme kararlarıyla gelişen Kusursuz Sorumluluk İlkesine göre davalı idarece karşılanması gerektiği Kurulumuzca kabul görmüştür.
Davacı eş ve çocuğa bağlanacak aylık ve ödenecek tütün ikramiyeleri Mahkememizce yarar olarak kabul edilmektedir. Zira davacıların, yakını 5434 Sayılı Kanun uyarınca olay tarihinden önce de iştirakçi sıfatını haiz ve bu nedenle T.C.Emekli Sandığına müracaatta bulunmuş ise de T.C.Emekli Sandığının 23.07.1998 tarihli yazısında davacıların yakınının 10 yıl 9 ay 15 gün hizmeti bulunduğundan, görev dışında herhangi bir sebepten vefat etse idi 15.07.1997 tarihinden itibaren eşine 22.822.000.TL., çocuğuna 11.911.000.TL. aylık bağlanacağını ve bu aylıkların 01.01.1998 tarihinde eşine 29.659.000.TL. ye, çocuğuna 14.830.000.TL. ye yükseltileceği bildirilmiştir.
Açıklanan nedenlerle yarar kabul edilen hususlar araştırılmış, T.C.Emekli Sandığının 23.07.1998 gün ve B.07.1.EMS.010.01.01/70.314.004 sayılı yazılarında, Genel Müdürlüğün 22.07.1997 gün ve 89643 Sayılı işlemi ile 15.07.1997 tarihinden itibaren 1 nci derece Türk Silahlı Kuvvetleri vazife malûlü olarak eşine 47.023.000.TL., çocuğuna 23.512.000.TL. aylık bağlandığı, 01.01.1998 tarihinden itibaren eşi için 61.117.000.TL. ye, çocuğu için 30.559.000.TL. ye yükseltildiği, 3480 Sayılı Kanun uyarınca eş ve çocuğa 1997 yılı için 5,5 aylık 30.676.000'er TL. tütün ikramiyesi ödendiği, 1998 yılı tütün ikramiyesinin 1999 yılı ilk üç ayı içinde ödeneceği, 4082 Sayılı Kanun ve 562 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereğince eşine 2.999.800.TL., çocuğuna 1.499.100.0.00.TL. olmak üzere toplam 4.498.900.TL. ikramiye ödemesi yapıldığı belirtilmektedir.
Ayrıca davacılara İçişleri Bakanlığı Nakdi Tazminat Komisyonu'nun 13.08.1997 gün ve 873 sayılı kararı ile her birine 887.406.000.TL. olmak üzere toplam 1.774.812.000.TL.'nın 2330 sayılı Nakdi tazminat Ödenmesi Hakkındaki Kanun uyarınca nakdi tazminat ödendiği anlaşılmıştır. Aynı Kanunun 6 ncı maddesine göre ödenen nakdi tazminat maddi ve manevi zararlar karşılığıdır.
Davacıların uğradıkları zararların tespiti için re'sen seçilen bilirkişinin tanzim ettiği 25.01.1999 tarihli bilirkişi raporunun tetkikinden, davacılardan eş ........'ın 3.342.157.882.TL. maddi tazminat hakedişi olduğu, çocuk ..........'in zararlarının 2.963.727.502.TL. fazlasıyla karşılandığı, ayrıca 2.371.028.406.TL. nakdi tazminat yararı sağlandığı anlaşılmıştır.
Taraflara tebliğ edilen bilirkişi raporuna itiraz edilmemiştir. Mahkememizin yerleşik kararlarına, tespit ettiği kıstaslara, içtihatlarına ve ilmi verilere uygun bulunan bilirkişi raporu doğrultusunda uygulama yapılmıştır.
Davacılara olay nedeniyle duydukları ve ömürboyu duyacakları acı ve ızdıraplarını kısmen de olsa telafi edebilmek amacıyla takdir edilen miktarda manevi tazminat verilmesi kabul edilmiş, ancak davacılardan çocuk ..........'in sağladığı nakdi tazminat yararı aynı tür olaylarda Mahkememizce takdir olunan manevi tazminat miktarından fazla olduğundan 2330 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi dikkate alınarak davacılardan .........'in manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla yukarıdaki açıklamaların ışığı altında;
1- Bilirkişi raporu uyarınca davacı eş ......'a 3.342.157.882.TL. (üç milyar üçyüz kırk iki milyon yüz elli yedi bin sekiz yüzseksen iki TL.) maddi tazminat verilmesine, fazlaya ait isteminin REDDİNE,
2- Bilirkişi raporu uyarınca ve ödenen nakdi tazminat miktarı dikkate alınarak davacı çocuk .......'ın maddi ve manevi tazminat isteminin REDDİNE,
3- Takdiren ve istemine bağlı kalınarak davacı eş ........'a 250.000.000.TL. (ikiyüzellimilyon TL.) manevi tazminat VERİLMESİNE,
4- Hükmedilen maddi ve manevi tazminata 16.06.1997 - 31.12.1997 tarihleri arasında %30 (yüzdeotuz), 01.01.1998 tarihinden ödeme tarihine kadar olan süre içinde %50 (yüzdeelli) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE,
5- Davacılar tarafından peşin yatırılan 271.500.000. TL. (ikiyüzyetmişbir milyonbeşyüzbin TL.) harcın istek halinde davacılara İADESİNE,
6- 492 Sayılı Harçlar Kanunu'nun 137 maddesi uyarınca harçtan muaf tutulan davalı idare aleyhine harca hükmedilmesine YEROLMADIGINA,
7- Davacılar tarafından peşin yatırılan ve sarfedilen 15.000.000.TL. (onbeşmilyon TL.) bilirkişi ücretinin davadaki haklılık oranına göre 13.300.000.TL. (onüç milyon üç yüz bin TL.)'sının davacılar üzerinde bırakılmasına, 1.700.000.TL. (bir milyon yedi yüzbin TL.)'sının davalı idareden alınarak davacılara VERİLMESİNE,
8- Davacılar tarafından peşin yatırılan, sarfedilen ve sarfedilecek olan 6.000.000.TL. (altımilyon TL.) posta pulu masrafının davalı idareden alınarak davacılara VERİLMESİNE,
9- Hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarları üzerinden davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifeleri gereğince hesap edilen 85.342.157.TL. (Seksen Beş Milyon Üçyüz Kırk İkibin Yüzelliyedi TL.) Avukatlık Ücretinin davalı idareden alınarak Davacılara VERİLMESİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy