(2709 S. K. m. 125) (2330 S. K. m. 6) (492 S. K. m. 13) (1136 S. K. m. 164) (818 S. K. m. 41, 43, 47, 49)
Davacı, vekili 14 Mayıs 1998 tarihinde kayda geçen dava dilekçesi ile idarenin savunması üzerine verdiği ikinci dilekçesinde özetle; müvekkillerinin eş ve babası olan Kur. Bnb. ......'in 8.12.1997 tarihinde görevli olarak askeri araçla Tokat ilinden Reşadiye ilçesi Taktik Alay Komutanlığına giderken içerisinde bulunduğu askeri araca sivil bir kamyonun çarpması sonucu şehit olduğunu, bu olay nedeniyle müvekkillerine yapılan yardımların uğradıkları maddi ve manevi kayıpları giderecek ölçüde olmadığını, bu zararların kusursuz sorumluluk kuramı gereğince davalı idarece karşılanması gerektiğini belirterek davacı eş ......... için 4.500.000.000.TL. maddi, 500.000.000.TL. manevi, davacı çocuk ........ için 800.000.000.TL. maddi 200.000.000.TL. manevi olmak üzere toplam 6.000.000.000.TL. tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte hüküm altına alınmasını dava ve talep etmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacıların eş ve babası olan J.Kur. Bnb. ........'ın 8 Aralık 1997 günü Almus-Niksar ilçeleri kırsalında icra edilen operasyonu müteakip J.Er. ....... yönetimindeki 760008 plakalı askeri araçla Reşadiye Jandarma Bölge Komutanlığı Taktik Komuta yerine dönmekte iken Tokat-Niksar Karayolunun 14 ncü kilometresinde karşı yönde gelmekte olan yönetimindeki kamyonun askeri araca çarpması sonucunda yaşamını yitirdiği, olayla ilgili olarak yapılan adli soruşturma sonucunda kamyon şoförü hakkında Tokat Cumhuriyet Başsavcılığının 12.12.1991 gün ve 1997/1742-692 Esas ve Karar sayılı iddianamesiyle Taksirle ölüme ve yaralamaya neden olmak suçundan kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
Olayın bir kamu hizmetinin ifası sırasında meydana geldiği ve müteveffanın kusurunun bulunmadığı hususlarında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Anayasanın 125 nci maddesine göre idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür. İdarenin hukuki sorumluluğu için bir zararın mevcudiyeti, zarara yol açan eylemin idareye yüklenebilir olması, zararla eylem arasında illiyet bağının bulunması yeterlidir. İlliyet bağının kesilmiş sayılması içinde zararın tümüyle hizmete ve idare tüzel kişiliğine yabancı unsurlardan doğması gerekmektedir.
Olayımızda idareye atfı kabil bir hizmet kusurunun varlığından söz edilemez ise de, kamu görevinin ifası sırasında meydana gelen zarar ile görevden kaynaklanan eylem arasında sıkı bir illiyet bağı bulunduğu, zararın hizmetin içinden doğduğu nazara alındığında kusursuz sorumluluk kuram ve ilkesi gereğince davacıların uğradığı zararların davalı idarece karşılanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Mahkememizin yerleşik içtihatları uyarınca T.C.Emekli Sandığı iştirakçisi olan kimselerin kamu hizmetinin ifası sırasında sakatlanmaları halinde kendilerine T.C.Emekli Sandığınca bağlanan vazife malûllüğü aylığı ile görev dışı sakatlanmaları halinde bağlanacak olan aylıklar arasındaki fark ve ödenen tütün ikramiyeleri olay sebebiyle sağlanan yarar olarak kabul edilerek maddi zararlardan düşüldüğünden maddi tazminat isteminde bulunan davacılara aylık bağlanıp bağlanmadığı, tütün ikramiyesi ödenip ödenmediği araştırılmış, T.C.Emekli Sandığı Gn.Md.lüğünün 14.12.1998 gün ve 61.666.058, sayılı yazısından Genel Müdürlüğünün 12.05.1998 gün ve 61039 sayılı işlemi ile 15.12.1997 tarihinden itibaren 1.Derece TSK.vazife malûlü dul yetim aylığı olarak davacı eşe 70.753.000.TL., davacı çocuğa 35.777.000.TL. aylık bağlandığı, bilahare bağlanan aylıkların memur maaş katsayısı artışsına paralel olarak artmaya devamla en son 1.12.1998 tarihinde eşin aylığının 130.402.000.TL. çocuğun aylığının 66.201.000.TL. ye yükseltildiği, ayrıca 3480 sayılı kanun uyarınca 1977 yılı için davacılara ayrı ayrı (15'er günlük) 5.578.000.'er TL. tütün ikramiyesi ödendiği, 1998 yılı tütün ikramiyelerinin 01.01.1999 tarihinde belirlenecek memur maaş katsayısına göre hesaplanarak 1999 yılının ilk üç ayı içerisinde ödeneceği, müteveffanın görevi dışında başka bir sebepten ölmesi halinde sandığa tabi toplam 21 yıl 10 ay 11 günlük hizmeti esas alındığında 15.12.1997 tarihinde eşine 28.622.000.TL., oğluna 14.311.000.TL., son olarak 1.12.1998 tarihinde eşine 52.752.000.TL., oğluna 26.376.000.TL. aylık bağlanacağı, ayrıca T.C.Emekli Sandığı Kanununun Ek 20 nci maddesi ve 562 Sayılı KHK. gereğince davacı eşe 1.225.174.000.TL., davacı çocuğa 612.587.000.TL. emekli ikramiyesi ödendiği anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklananlara ek olarak 2330 Sayılı Nakdi Tazminat ödenmesi ve Aylık Bağlanması Hakkındaki Kanun Hükümleri uyarınca davacı eşe ve çocuğa 19 Şubat 1998 tarihinde 2.322.180.000. TL. nakdi tazminat ödenmiştir. 2330 Sayılı Kanunun 6 ncı maddesinde, bu kanun hükümlerine göre ödenecek nakdi tazminat ile bağlanacak emekli aylığının maddi ve manevi zararlar karşılığı olduğu, yargı mercilerinde maddi ve manevi zararlar karşılığı olarak kurumların ödemekle yükümlü tutulacakları tazminatın hesabında bu kanun hükümlerine göre ödenen nakdi tazminat ile bağlanmış bulunan aylıkların gözönünde tutulacağı belirtilmiştir.
Maddi tazminat isteminde bulunan davacının maddi zararlarının sağlanan yararlarla karşılanıp karşılanmadığının, karşılanmamış ise karşılanmayan zarar miktarının tesbiti amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, re'sen seçilen bilirkişi tarafından düzenlenerek Mahkememize ibraz edilen 12.4.1999 tarihli bilirkişi raporunda davacı eş ........'ın maddi tazminat hakedişinin nakdi tazminatın faizlendirilmiş toplamının mahsubundan sonra 5.520.971.665.TL. olduğu, davacı çocuk ........'in ise 648.965.332.TL. bakiye maddi zararına karşılık 2.926.914.375.TL. nakdi tazminat yararı sağladığı, bu nedenle maddi tazminat hakedişinin bulunmadığı bildirilmiştir.
Taraflara tebliğ olunan bilirkişi raporuna karşı davalı idare 27 Nisan 1999 tarihli dilekçe ile gerekçe belirtmeksizin itirazda bulunulmuş ise de; sözkonusu bilirkişi raporu Mahkememizin Yerleşik İçtihatlarına, Mahkememizce kabul edilen kıstaslara ve ilmi verilere uygun bulunduğundan bilirkişi raporu doğrultusunda uygulama yapılmıştır.
Bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere davacı çocuk .........'ın bağlanan aylık ve ödenen tütün ikramiyesi ile maddi zararının tam olarak karşılanmadığı, belirtilen bu yararların düşülmesine rağmen 648.953.332.TL. karşılanmayan bakiye zararının kaldığı, ancak davacının bakiye bu zararına karşılık hesaba dahil edilmeyen 2.926.914.375.TL. nakdi tazminat yararının bulunduğu, nakdi tazminat maddi ve manevi zararlar karşılığı olduğundan davacının sağladığı nakdi tazminat yararından bakiye maddi zararı düşüldüğünde davacının maddi zararı tam olarak karşılandıktan sonra geriye 2.277.961.043.TL. nakdi tazminat yarar fazlası kaldığı ve bu miktarın mahkememizin emsal olaylarda takdir ettiği manevi tazminat miktarından fazla olduğundan davacı çocuğun manevi tazminat isteminin de reddine karar verilmiştir.
Davacıların olay sebebiyle duydukları ve ömür boyu duyacakları acı ve ızdırabı kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla uygun miktarda manevi tazminat verilmesi kabul edilmiştir.
Açıklanan nedenlerle;
1- Bilirkişi raporu uyarınca ve istemine bağlı kalınarak davacı eş ........'a 4.500.000.000.TL. (dört milyar beş yüz milyon TL.) maddi tazminat VERİLMESİNE,
2- Takdiren ve istemine bağlı kalınarak davacı eş .......'a 500.000.000.TL. (beşyüzmilyon TL.) manevi tazminat VERİLMESİNE,
3- Bilirkişi raporu uyarınca ve ödenen nakdi tazminat yararı dikkate alınarak davacı çocuk .......'ın maddi ve manevi tazminat isteminin REDDİNE,
4- Hükmedilen maddi tazminat miktarına davacıya vazife malûllüğü aylığı bağlandığı 15 Aralık 1997 tarihinden 31 Aralık 1997 tarihine kadar %30 (yüzde otuz), 1 Ocak 1998 tarihinden ödeme tarihine kadar %50 (yüzde elli) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE,
5- Hükmedilen manevi tazminat miktarına olay tarihi olan 9 Aralık 1997 tarihinden 31 Aralık 1997 tarihine kadar %30 (yüzde otuz) 1 Ocak 1998 tarihinden itibaren %50 (yüzde elli) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE,
6- Davacılar tarafından peşin yatırılan 55.172.000. TL. (ellibeşmilyon yüzyetmişikibin TL.) harcın istek halinde davacılara İADESİNE,
7- 492 Sayılı Harçlar Kanunun 13/j maddesi gereğince harçtan muaf tutulan davalı idare aleyhine harca hükmedilmesine YER OLMADIĞINA,
8- Davacılar tarafından peşin yatırılan ve sarfedilen 15.000.000.TL. bilirkişi ücretinin davadaki haklılık oranına göre 1.274.000.TL.sının (Birmilyonikiyüzyetmişdörtbin TL) davacılar üzerinde bırakılmasına, 13.726.000.TL.'sının (onüç milyon yedi yüzyirmialtıbin TL) davalı idareden alınarak davacılara VERİLMESİNE,
9- Davacı tarafından peşin yatırılan ve sarfedilen 10.150.000.TL.(onmilyonyüzellibin TL..) posta pulu giderinin davalı idareden alınarak davacılara VERİLMESİNE,
10- Hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarları üzerinden davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri gereğince hesap edilen 104.500.000.TL. (Yüzdörtmilyonbeşyüzbin TL.) avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacılara VERİLMESİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy