(2330 S. K. m. 6)
Davacı vekilinin 13 Mart 1998 tarihinde kayda geçen dava dilekçesi ile savunmaya karşı verdiği ve 26 Mayıs 1998 tarihinde kayda geçen cevap layihasında davacının yedeksubay olarak askerlik görevini yaptığı sırada bir erin tüfeğinden çıkan merminin zemine çarpıp yerden fırlayan taş parçası ile sol gözünden yaralandığını, yapılan tedaviler sonunda verilen raporda uzuv zafiyeti nedeniyle çalışma gücü kayıp oranının %12 olduğunun belirtildiğini, davacıya 507.000.000.TL. nakdi tazminat ödendiğini, bu ödeme ile zararının karşılanmadığını, davacının zararının aynı işi zarardan önceki durumuna göre daha fazla efor sarfı ile yapabileceğini, bu nedenle 3.000.000.000.TL. maddi, 750.000.000.TL. manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte hüküm altına alınması istemi ile işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin tetkikinden davacı Yedek Subay J.Tğm. ...........'in Hakkari, Çukurca Çığlı IT.J.Snr.K.lığı emrinde askerlik görevini yapmakta iken 25.1.1997 tarihinde yol emniyet faaliyeti ile görevli timin görev dönüşü bölük merkezinde davacının nezaretinde doldur kapa boşalt yapıldığı esnada J.Er ..........'ün MG-3 tüfeğini boşaltırken dikkatsiz ve tedbirsizliği sonucu tüfeğini yere doğru ateşlemesi neticesinde çıkan merminin beton zemine çarpması ve zeminde bulunan taş parçalarının sekerek Tim Komutanı J.Tğm. ............'in sol gözüne isabet etmesi nedeniyle yaralandığı, yapılan tedaviler sonunda GATA Sağlık Kurulunca verilen 20.03.1997 tarih ve 1799 sayılı Sağlık Kurulu raporunda sol göz perforen yaralanması sekeli teşhisi konularak B/6 F2 TSK.de görev yapar, TSK.SYY.de KKK'na ait 1 ve 2 nolu çizelgelerde (+.) işaretli sınıflarda görevlendirilmesi uygundur. Çalışma gücü kayıp oranı %12 dir. Uzuv zafiyeti mevcuttur. Bir adet tedavi amaçlı kontakt lens (sol göz için) kullanması ve temini uygundur Karar verildiği anlaşılmıştır.
Olay bir kamu hizmetinin ifası sırasında meydana geldiği ve olayda davacının hiçbir kusurunun bulunmadığı hususlarında taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Devlet adına hizmeti yürüten idarenin halin icaplarına ve ihtiyaca göre hizmeti devamlı ve en iyi şekilde topluma arzetmesi ve hizmeti yürütürken kimsenin zarara uğramamasını sağlamak amacıyla gerekli önlemleri alması zorunludur. Bu zorunluluğun gereği gibi yerine getirilmemesi hizmetin kusurlu işlediğinin açık bir delilidir. Olay günü davacının da içinde bulunduğu timin yol emniyet görevi ile görevlendirildiği, görev dönüşü davacının nezaretinde doldurup kapa boşalt yapıldığı esnada J.Er ..........'ün silahının tetiğine dokunmaması gerekirken, dokunması fiili ilk bakışta olayın idare ajanının kusurundan ileri geldiği görünüyor ise de, ajanın idarenin yürüttüğü hizmetin bir parçası olduğu, bunun hizmetin yapısal özelliğinden kaynaklandığı, bir başka deyişle ajanı idarenin yürüttüğü hizmetten ayırmanın mümkün olmadığı düşünüldüğünde, birlikteki hizmetin yürütülmesi sırasında ajanın yetirince eğitilmediği, dolayısıyla idarenin hizmet kusuru içinde bulunduğundan davacının zararının davalı idarece karşılanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Davacıya olay sebebiyle 23.9.1997 tarihinde 2330 sayılı Kanun gereğince 507.000.000.TL. Nakdi tazminat ödenmiştir. Aynı Kanunun 6 ncı maddesi gereğince ödenen bu nakdi tazminat nakti tazminatı alan davacının maddi ve manevi zararlarının karşılığı olduğu her türlü şüpheden verestedir.
Davacının maddi zararının tesbiti için re'sen seçilen bilirkişinin 4 Ocak 1999 tarihinde tanzim ettiği bilirkişi raporunun tetkikinden, davacının sağladığı nakdi tazminat yararının tamamının mahsubuna rağmen karşılanmayan maddi tazminat hak edişinin 8.372.569.534.TL. olduğunun bildirildiği görülmüştür.
Taraflara tebliğ edilen bilirkişi raporuna davalı idarece davacının terhisinden sonra halen bir işletmede çalıştığından maddi tazminat hak edişinin bulunmadığı, bilirkişi raporunda çıkan maddi tazminat hak edişinin dava dilekçesinde istenen miktardan fazla olduğundan istemden fazlasına hükmedilmemesi gerektiği yolunda itirazda bulunulmuş ise de; davacı terhisinden sonra bir iş yerinde çalışmakta ise de; çalıştığı bu işi, aynı işi yapan ve aynı ücreti alan tam sağlam emsaline göre daha fazla efor harcayarak yapacağı, başka bir deyişle sakatlanarak beden gücü kaybına uğramış olan davacının aynı işi zarardan önceki durumuna göre daha fazla efor sarfı ile yapacağından ve davacının zararının bu efor kaybı zararı olarak hesab edildiğinden ayrıca mahkememizin bu güne kadar taleple bağlı olarak karar vermiş olup, talebi aşacak şekilde hiçbir karar vermediğinden davalı idarenin itirazlarına itibar edilmemiştir.
Mahkememizin yerleşmiş içtihatlarına Mahkememizce kabul edilen kıstaslara ve ilmi verilere uygun olan bilirkişi raporu doğrultusunda tatbikat yapılmış, ancak davacının istemine bağlı kalınmıştır.
Davacıya olay sebebiyle duyduğu ve ömür boyu duyacağı acı ve ızdırabını kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla uygun miktarda manevi tazminat verilmesi kabul edilmiştir.
Açıklanan nedenlerle;
1- Bilirkişi raporu uyarınca ve istemine bağlı kalınarak davacı .......'a 3.000.000.000.TL. (üçmilyar TL) maddi tazminat VERİLMESİNE,
2- Takdiren davacıya 150.000.000.TL. (yüzelli milyon TL.) manevi tazminat VERİLMESİNE, fazlaya ait isteminin reddine,
3- Hükmedilen maddi tazminat miktarına davacının yeniden gelir elde edeceği 1 Haziran 1997 tarihinden ödeme tarihine kadar yasal faiz yürütülmesine, faiz oranının 31 Aralık 1997 tarihine kadar %30 (Yüzde otuz) 1 Ocak 1998 tarihinden itibaren %50 (Yüzde elli) olarak UYGULANMASINA,
4- Hükmedilen manevi tazminat miktarına olay tarihi olan 25 Ocak 1997 tarihinden ödeme tarihine kadar yasal faiz yürütülmesine, Faiz oranının 31 Aralık 1997 tarihine kadar %30 (Yüzde otuz) 1 Ocak 1998 tarihinden itibaren %50 (Yüzde elli) olarak UYGULANMASINA,
5- Davacı tarafından peşin yatırılan 35.100.000.TL. (otuzbeşmilyon yüzbin TL.) harcın istek halinde davacıya İADESİNE,
6- Davalı idare harçtan muaf olduğundan davalı idare aleyhine harca hükmedilmesine yer olmadığına,
7- Davacı tarafından peşin yatırılan ve sarfedilen 15.000.000.TL. (onbeşmilyon TL) bilirkişi ücretinin davalı idareden alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
8- Davacı tarafından peşin yatırılan ve sarfedilen 6.600.000.TL. (altımilyonaltıyüzbin TL) Posta pulu masrafının davalı idareden alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
9- Hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarına davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri gereğince hesabedilen 76.000.000.TL. (yetmişaltımilyon TL.) Avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy