(2709 S. K. m. 125)
Davacılar vekili 24.06.1998 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; P.Er ...............ın Piyade Okulu Destek Kıtaları karargah Bl.K.lığı emrinde askerlik hizmetini yaparken 11.06.1997 tarihinde saat 22.15 sularında P.Er ...............un tedbirsiz ve dikkatsiz davranışı - şaka yapması - eylemi sonucu dengesini kaybederek merdiven korkuluğundan aşağı düşmesi sonucu 15.06.1997 tarihinde vefat ettiğini, olay nedeniyle ölenin anne, baba ve kardeşlerinin maddi ve manevi zararlara uğradıklarını, zararlı sonuç ile fiiller arasında hizmet bağı kesilmediğinden davacıların maddi ve manevi zararlarının hizmet kusuru bulunmadığı takdirde objektif sorumluluk kuram ve ilkeleri çerçevesinde tazminle yükümlü olduğunu, toplam 20.000.000.000. TL. maddi ve manevi tazminata olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte hükmedilmesini dava ve talep ettiği anlaşılmaktadır.
Olayı müteakip yapılan adli soruşturma sonunda sanık ............... hakkında dikkatsizlik ve tedbirsizlikle ölüme sebebiyet vermek suçundan kamu davası açıldığı, sanık hakkında 1 nci Ordu K.lığı As.Mahkemesinin 14.04.1998 gün ve 1998/383-167 esas ve karar sayılı kararı ile beraat kararı verildiği bu kararın Askeri Yargıtay Daireler Kurulunca onanmak suretiyle kesinleştiği bu kararda olayın oluşu; sanığın 11.6.1997 tarihinde saat 22.00 sıralarında yatmak için koğuşa çıktığı üçüncü katta er ............... ile karşılaştığı, ...............ın sanığı yanına çağırarak onu kucağına aldığı vücudunun etrafında çevirdiği, sanığın Mustafaya kendisini bırakmasını söylediği bunun üzerine Mustafanın sanığı bıraktığı, sanığında ...............ı kolundan tutup çevirerek şaka yapmak istediği sırada ...............ın sakındığı bunun neticesinde dengesini kaybettiği, üçüncü kattan merdiven muhafazasından aşağı düşerek sanığın düşmekte olan Mustafayı tuttuğu ve ikisinin birlikte ikinci kat merdivenleri üzerine düştükleri bu düşme neticesinde ...............ın vefat ettiği, ölümün düşmeye bağlı olduğunun D.86 ve 87deki otopsi raporunda belirtildiği sabittir şeklinde açıklandığı anlaşılmaktadır.
Anayasanın 125 nci maddesine göre idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları öremekle yükümlüdür. Bu suretle idarenin sorumluluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir. Ancak, Anayasada idarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre belirleneceği belirtilmemiş, bu meselenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Bugün idarenin sorumluluğu hizmet kusuru ve kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmaktadır. İster hizmet kusuru isterse kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın genel olarak idarenin tazminat borcunun doğabilmesi için bir zararın mevcudiyeti, zarara yol açan eylemin idareye yüklenebilir nitelikte bulunması zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunması zorunludur.
Askeri Mahkemenin kararında da açıkça belirtildiği gibi, ölüm olayının davacıların yakını er ............... ile Er ...............un hizmet dışında yat saatinden sonra koğuşun 3 ncü katında şakalaşma sonucu dengesini kaybederek düşmesinden kaynaklandığı, şakalaşmayı da er ...............ın başlattığı, tamamen kendi eylemleri ve tedbirsiz dikkatsiz davranışları sonucu meydana geldiği, olayda hizmetin kurulması ve işletilmesinden kaynaklanan idareye atfı kabil hizmet kusurunun bulunmadığı, zararlı sonucun hizmetin içinden gelen etkenlerden kaynaklanmadığı, zarara yol açan eylemin idareye yüklenebilir nitelikte bulunmadığı zarar ile hizmet arasında illiyet bağının bulunmadığı, bu nedenle idare hukuku ilkelerine ve Anayasanın 125/7 nci maddesine göre olaydan idarenin sorumlu tutulamayacağı sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT İSTEMLERİNİN REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy