(5434 S. K. m. 56) (1602 S. K. m. 71)
Davacı vekili, 27 Mart 1998 tarihinde kayda geçen dava dilekçesi ile idarenin savunması üzerine verdiği ikinci dilekçede özetle; Kars Askerlik Şubesince Dz. Er olarak Çanakkale Geyikli Dz.Er Eğt.Tb.K.lığına sevk edilen müvekkilinin ilgili emir ve uygulamalar gereği Erzurum ilindeki toplanma merkezinden bir kısım mükelleflerle birlikte 25.08.1997 günü topluca bir otobüse bindirildiğini, bu aracın Yozgat Akdağmadeni bölgesinde kaza yapması sonucu yaralanıp sakat kaldığım, ortaya çıkan zararın objektif hukuki sorumluluk gereği davalı idarece karşılanması gerektiğini belirterek 1.000.000.000.-TL. maddi, 500.000.000.-TL. manevi olmak üzere toplam 1.500.000.000.-TL. tazminatın hüküm altına alınmasını dava ve talep etmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden: askerlik hizmetini yerine getirmek üzere 22.08.1997 tarihinde Susuz As. Şb. Başkanlığınca Çanakkale-Geyikli Deniz Er Eğitim tabur Komutanlığına şevki yapılan davacının, uygulama ve emirler doğrultusunda katıldığı Erzurum Tali Toplanma Merkezince temin edilen sivil otobüsle diğer erlerle beraber birliğine giderken Yozgat İli Akdağmadeni İlçesi yakınlarında aşırı sürat, yolun kaygan olması, otobüs şoförünün yorgunluğu ve dalgınlığı nedeniyle yoldan çıkıp takla atması sonucunda yaralandığı, yapılan tedavilerden sonra hakkında GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Sağlık Kurulunun 17.10.1997 gün ve 5085 sayılı raporu ile Sol N.Redialis Lezyonu teşhisiyle B/11 F/1 Askerliğe elverişli değildir kararı verildiği anlaşılmıştır.
İdarenin hukuki sorumluluğu için bir zararın mevcudiyeti, zarara yol açan eylemin idareye yüklenebilir olması ve zararla eylem arasında uygun illiyet bağının bulunması yeterlidir. İlliyet bağının kesilmiş sayılması için de zararın tümüyle hizmete ve idare tüzel kişiliğine yabancı unsurlardan doğması gerekmektedir.
5434 sayılı TC. Emekli Sandığı Kanununun 13.03.1996 gün ve 1976 Sayılı Kanunla değişik 56 ncı maddesi ve Askeri Yüksek İdare mahkemesinin yerleşmiş içtihatları uyarınca; muvazzaf, yedek ve gönüllü erlerin silah altında bulundukları esnada celp, sevk, izne gidiş ve dönüşleri sırasında vukubulacak arızalarda vazife malûlü sayıldıklarından ve dava konusu olay da emirler ve uygulamalar gereği toplanma merkezlerinden yapılan toplu sevk işlemi esnasında gerçekleşmiş olduğundan, sakatlanma hadisesinin kamu hizmetinin ifası sırasında meydana geldiği sonucuna varılmıştır.
Hadisede idareye atfı kabil bir hizmet kusurundan söz edilemez ise de; bir kamu görevinin ifası sırasında meydana gelen zarar ile görevden neşet eden eylem arasında sıkı bir illiyet bağı bulunduğundan kusursuz sorumluluk ilkesi gereğince davacının uğradığı zararın davalı idare tarafından karşılanması gerektiği Kurulumuzca kabul görmüştür.
Mahkememizin yerleşik içtihatları uyarınca T.C. Emekli Sandığı iştirakçisi olmayan kimselerin kamu hizmetinin ifası sırasında sakatlanmaları veya ölmeleri halinde kendilerine yahut varislerine T.C. Emekli Sandığınca bağlanan aylık ve ödenen tütün ikramiyesi olay sebebiyle sağlanan yarar olarak kabul edilerek maddi zararlardan düşüldüğünden, maddi tazminat isteminde bulunan davacıya aylık bağlanıp bağlanmadığı, tütün ikramiyesi ödenip ödenmediği araştırılmış, T.C.Emekli Sandığı genel Müdürlüğünün 23.11.1998 gün ve 77.976.005 sayılı yazısından; Genel Müdürlüğün 03.07.1998 gün ve 80216 sayılı işlemi ile davacıya 01.11.1997 tarihinden itibaren 45.250.000.TL. 5 nci derece TSK. Vazife Malûllüğü aylığı bağlandığı, bilahare bağlanan aylıkların memur maaş katsayısı artışına paralel olarak artmaya devamla en son 01.10.1998 tarihinde 80.580.000.TL. ye yükseltildiği, ayrıca 3480 sayılı yasa uyarınca davacıya 1997 yılı için 2 aylık 11.155.000. TL. tütün ikramiyesi tahakkuk ettirildiği, 1998 yılı tütün ikramiyesinin ise 01.0.1.1999 tarihinde tesbit edilecek memur maaş katsayısı üzerinden hesaplanıp ikisinin birlikte yılın ilk 3 ayı içerisinde ödeneceği anlaşılmıştır.
Maddi tazminat isteminde bulunan davacının maddi zararlarının sağlanan yararlarla karşılanıp karşılanmadığının, karşılanmamış ise karşılanmayan zarar miktarının tesbiti amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, re'sen seçilen bilirkişi tarafından düzenlenerek Mahkememize ibraz edilen 11.01.1999 tarihli bilirkişi raporunda davacının 16.562.561.462.TL. maddi zararına karşılık 28.007.736.048.-TL. maddi yarar sağladığı, maddi tazminat hakedişinin bulunmadığı bildirilmiştir.
Taraflara tebliğ edilen ve itiraz edilmeyen bilirkişi raporun Mahkememizin yerleşmiş içtihatlarına, Mahkememizce kabul edilen kıstaslara ve ilmi verilere uygun bulunduğundan bilirkişi raporu doğrultusunda tatbikat yapılmıştır.
Davacı ..........'a olay sebebiyle duyduğu ve ömürboyu duyacağı acı ve ızdırabı kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla uygun miktarda manevi tazminat verilmesi kabul edilmiştir.
Davamızda davacının maddi tazminat talebi reddedilmiş ise de bu red hususu davacının isteminde haksız oluşundan değil haklı görülen istemin T.C.Emekli Sandığınca bağlanan aylık ve ödenen tütün ikramiyesi gibi gelirlerden mahsup edilmesi sonucu geriye hükmedilecek bir miktar kalmamasına dayandığından davasını açtığı sırada vazife malûllüğü aylığı bağlanmamış olan davacının bu aylığın bağlanıp bağlanmayacağı hususundaki T.C.Emekli Sandığı işlemini beklemesi halinde dava açma süresi geçirilecek olduğundan, dava açılmasının bir hukuki zorunluluk olarak belirmesi karşısında avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine ilişkin davalı idare isteminin 1602 sayılı Kanunun 71 nci maddesi uyarınca reddi cihetine gidilmiş, maddi tazminat istemleri yönünden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmolunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle;
1) Bilirkişi raporu uyarınca davacının maddi tazminat isteminin REDDİNE,
2) Takdiren davacı.........'a 350.000.000.-TL.(Üçyüzellibin TL.) manevi tazminat verilmesine, fazlaya ait isteminin REDDİNE,
3) Hükmedilen manevi tazminata olay tarihi olan 25.08.1997 tarihinden 31 Aralık 1997 tarihine kadar %30 (Yüzde otuz), 01 Ocak 1998 tarihinden ödeme tarihine kadar %50 (Yüzde elli) yasal FAİZ YÜRÜTÜLMESİNE,
4) Davacı tarafından peşin yatırılan 14.970.000.-TL. (Ondörtmilyondokuzyüzyetmişbin TL.) harcın istek halinde davacıya İADESİNE,
5) 492 Sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi uyarınca harçtan muaf tutulan davalı idare aleyhine harca hükmedilmesine YEROLMADIĞINA,
6) Davacı tarafından peşin yatırılan ve sarfedilen 10.000.000.-TL. (onmilyon TL.) bilirkişi ücretinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
7) Davacı tarafından peşin yatırılan ve sarfedilen 4.350.000.TL. (Dörtmilyonüçyüzellibin TL.) posta pulu giderinin davalı idareden alınarak davacıya VERİLMESİNE,
8) Hükmedilen manevi tazminat miktarı üzerinden davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri gereğince hesabedilen 32.000.000.TL. (Otuzikimilyon TL.) Avukatlık Ücretinin davalı idareden alınarak davacıya VERİLMESİNE,
9) Dava duruşmalı görüldüğünden reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri gereğince hesabedilen 15.000.000.TL. (Onbeşmilyon TL.) Avukatlık Ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye VERİLMESİNE,
10) Davalı idarenin reddedilen maddi tazminat miktarı için aleyhe vekalet ücreti talebinin REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy