(2709 S. K. m. 125)
Davacı vekili 16.04.1998 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Batman-Sason Jandarma Asayiş Bölük Komutanlığında görev yapmakta iken, 28.06.1997 tarihinde yol devresi hizmetini yürütürken teröristlerce döşenen mayına basmak suretiyle yaralandığı, GATA Sağlık Kurulu raporuna göre Mayına basma sonucu sol dizüstü amputasyonu, sağ diz dizartikülasyonu, D/37 F-1 Askerliğe elverişli değildir. Uzuv kaybı mevcuttur. Yaşamak için gerekli hareketleri yapmaktan acizdir. Hayatını bir başkasının yardımı ve desteği ile sürdürebilecek derecede malûldür. Çalışma gücü kaybı yüzde yetmişsekizdir. kararı verildiğini, müvekkiline T.C.Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce birinci derece üzerinden vazife malûllüğü aylığı bağlandığını, ayrıca 5.000.000.000.-TL. nakdi tazminat ödendiğini, sağlanan yararların davacının zararlarını karşılamadığı, müvekkiline toplam 15.000.000.000.-TL. tazminat ödenmesini ayrıca tazminata faiz işletilmesini dava ve talep ettiği anlaşılmaktadır.
Dosyada mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinden; J.Er ..........'un Batman/Sason Jandarma Asayiş Komando Bölük Komutanlığı emrinde görevli iken, 28.06.1997 tarihinde, yol devriyesi hizmetini yürütürken, teröristlerce döşenen mayına basması sonucu yaralandığı, yapılan muayene ve tedavileri sonucunda, GATA Sağlık Kurulunun 16.10.1997 gün ve 13403 sayılı raporu ile Mayına basma sonucu sol dizüstü amputasyonlusu, sağ diz Dezartikülasyonlusu teşhisi konularak D/57 F-1 Askerliğe elverişli değildir. Hastaya bir adet akülü tekerlekli sandalye temini uygundur. Hali 120 gün iş ve gücüne manidir. Hayati tehlike geçirmemiş olup uzuv kaybı mevcuttur. Hastaya sol dizüstü amputasyonu, sağ diz dizertikülasyonu tipi protez temini uygundur. Hasta yaşamak için gerekli hareketleri yapmaktan aciz hayatını bir başkasının yardım ve desteği ile sürdürebilecek şekilde malûldür. Çalışma gücü kayıp oranı %78'dir. kararı verildiği, davacıya 2330 sayılı kanun uyarınca Nakdi tazminat ödendiği, T.C.Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce birinci derece vazife malûllüğü aylığı bağlandığı, tütün ikramiyesi ödendiği anlaşılmaktadır.
Anayasanın 125 nci maddesine göre idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür. Bu suretle idarenin sorumluluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir. Ancak, Anayasada İdarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre belirleneceği belirtilmemiş, bu meselenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Bugün idarenin sorumluluğu hizmet kusuru ve kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmaktadır. İster hizmet kusuru isterse kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın genel olarak idarenin tazmin borcunun doğabilmesi için bir zararın mevcudiyeti, zarara yol açan eylemin idareye yüklenebilir nitelikte bulunması zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunması zorunludur.
Davacının asayişle ilgili bir görevin ifası sırasında yaralandığı hususunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmamaktadır. Olayın meydana gelmesinde hizmetin kurulması ve işletilmesinden doğan idareye atfı kabil bir hizmet kusurunun varlığından sözedilemez. Zarar doğrudan doğruya idarenin bir eyleminden doğmayıp idarenin dışındaki bir olaydan kaynaklandığı açıktır. Zararlı sonucu doğuran olay ile hizmet arasındaki illiyet bağı bulunduğundan kusursuz sorumluluk ilkesine göre zararın zarar gören üzerinde bırakılmayarak topluma yayılması adalet, eşitlik, hakkaniyet esaslarına daha uygun düşeceğinden davacının zararlarının bu esaslara göre karşılanması gerekeceği sonucuna ulaşılmıştır.
Maddi tazminat isteminde bulunan davacının maddi zararlarının tesbiti için resen seçilen bilirkişiye davacının 1/4 oranında bakıcıya muhtaç olduğunun Kurulumuzca değerlendirildiği bakıcı zararı hesabında bu oranın esas almasının istenildiği bildirilmiş, bilirkişi tarafından tanzim olunup Mahkememize ibraz edilen 11.01.1999 tarihli bilirkişi raporunda davacının maddi tazminat hakedişinin bulunmadığı, maddi zararlarının sağlanan yararlarla karşılandığı belirtilmiştir.
Taraflara tebliğ olunan bilirkişi raporuna davacı vekilince, bakıcı ücret oranının 1/4 değil 2/3 olması gerektiği, raporda ödendiği belirtilen Nakdi Tazminat miktarının 8.892.528.129.-TL. değil, 5.300.000.000.-TL. olduğu, hesaplama yapılırken asgari ücretin ne miktar kabul edildiğinin anlaşılamadığından bahisle itiraz edildiği, ayrıca müvekkiline fazla ödendiği kabul edilen 225.599.264.-TL.'nin iki bacağını diz üstünden kaybeden müvekkilinin duyduğu ve duyacağı acıyı karşılayamayacağının dikkate alınmasını talep ettiği anlaşılmakta olup, bakıcı oranının kurulumuzca belirlenmesi, rapordaki nakdi tazminat miktarının faizlendirilmiş şekliyle yazılmış bulunması, asgari ücretin yürürlükteki tabloya göre kabul edilmesi, manevi zarar miktarının tesbitinin mahkemeye mevdu bir keyfiyet olması nedeniyle davacı vekilinin itirazları yerinde görülmemiştir.
İlmi verilere ve Mahkememizin yerleşik içtihatlarına uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporu uyarınca tatbikat yapılmıştır.
Davacının olay nedeniyle duyduğu ve ileride duyacağı acı ve ızdıraplarını kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla uygun miktarda manevi tazminat verilmesi kabul edilmiştir.
Manevi tazminat miktarı belirlenirken davacıya ödenen nakdi tazminatın maddi zararını karşılayan kısmından artan 225.599.264.TL. dikkate alınmıştır.
Hükmolunan manevi tazminat miktarına olay tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi kabul edilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Bilirkişi raporu uyarınca ve ödenen nakdi tazminat miktarı nazara alınarak davacı ........'un maddi tazminat isteminin REDDİNE,
2- Takdiren ve ödenen nakdi tazminat miktarı nazara alınarak davacıya 775.000.000.TL. (yedi yüz yetmiş beş milyon TL.) manevi tazminat verilmesine, fazlaya ait isteminin REDDİNE,
3- Hükmedilen manevi tazminat miktarına 28 Haziran 1997 tarihinden 31 Aralık 1997 tarihine kadar %30 (Yüzde otuz) 01 Ocak 1998 tarihinden ödeme tarihine kadar %50 (yüzdeelli) yasal faiz yürütülmesine,
4- Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince harçtan muaf tutulan davalı idare aleyhine harca hükmedilmesine YER OLMADIĞINA,
5- Davacı tarafından peşin yatırılan 136.322.000.TL. (yüz otuz altı milyon üçyüz yirmi iki bin TL.) harcın istek halinde davacıya iadesine,
6- Davacı tarafından peşin yatırılan sarfedilen ve sarfedilecek olan 7.500.000.-TL.(yedi milyon beş yüz bin TL) posta pulu ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
7- Davacı tarafından peşin yatırılan ve sarfedilen 10.000.000.-TL. (onmilyon TL.) bilirkişi ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına,
8- Hükmedilen manevi tazminat miktarı üzerinden davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri üzerinden hesabedilen 55.000.000.TL.(elli beş milyon TL.) Avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya VERİLMESİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy