( 2709 S. K. m. 125)
Davacılar vekili 08.10.1998 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin yakını olan J. Er ....................'ın askerlik hizmetini Balıkesir İl Jandarma Komutanlığı emrinde ifa ederken 19.09.1997 tarihinde saat 7.15'te idaresindeki 710009 plakalı personel servis aracının, 34 KG 446 plakalı sivil araçla çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında şehit olduğunu, olay nedeniyle müvekkillerine Nakdi Tazminat ödenmediğini, kazaya neden olan sivil araç sürücüsü hakkında Balıkesir Asl.1.Ceza Mahkemesinde kamu davası açıldığı, müteveffanın Endüstri Meslek Lisesi mezunu olduğunu ve askere gitmeden sigortalı olarak çalıştığını, olay nedeniyle destekten yoksun kalan anne ve babaya maddi, tüm davacılara olay nedeniyle duydukları manevi acı nedeniyle manevi olmak üzere toplam 3.800.000.000 TL. tazminata olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte hükmedilmesini dava.ve talep ettikleri anlaşılmaktadır.
Dosyada mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinden; Davacıların yakını olan J.Er .................'ın Balıkesir İl Jandarma Alay Komutanlığı emrinde askerlik görevini yapmakta iken 19.09.1997 günü saat 7.15 sıralarında sevk ve idaresindeki idareye ait 710009 plakalı personel servis aracını kullanırken karayollarında 34 KG 446 plakalı sivil araçla çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazası sonucu yaralandığı 23.09.1997 tarihinde ise İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde tedavi görmekte iken vefat ettiği, sivil araç şoförü ........... hakkında Balıkesir Asl.1.Ceza Mahkemesinde tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu ölüme sebebiyet vermek suçundan kamu davası açıldığı, Balıkesir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.02.2001 tarihli ve 1997/1039 Esas, 2001/531 karar sayılı ilamı ile eylemin 4616 sayılı yasa kapsamında kaldığı tespit edilerek davanın kesin hükme bağlanmasının ertelenmesine karar verildiği, Bilirkişi raporuna göre müteveffanın olayda 2/8 kusurunun bulunduğu davacı baba hakkında vazife malullüğü hükümleri uygulanmasına T.C. Emekli Sandığı Yönetim Kurulunca karar verildiği, ancak davacı baba Kurum iştirakçisi olduğundan ve kendi emekli aylığını tercih ettiğinden maluliyet aylığı bağlanmadığı keza davacı anne evli olup dul ve muhtaç olmaması nedeniyle maluliyet aylığı bağlanmadığı, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi ile Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi arasında doğan olumsuz görev uyuşmazlığının, Uyuşmazlık Mahkemesinin 20.11.2000 tarihli ve E:2000/20, K. 2000/47 sayılı kararı ile giderilerek davanın AYİM. de çözümlenmesi gerektiğine karar verilerek dosyanın Mahkememize gönderdiği anlaşılmaktadır.
Anayasanın 125 nci maddesine göre, idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür. Bu surette idarenin sorumluluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir. Ancak, Anayasada idarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre belirleneceği belirtilmemiş bu meselenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Bugün idarenin sorumluluğu hizmet kusuru ve kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmaktadır. İster hizmet kusuru, isterse kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın genel olarak idarenin tazmin borcunun doğabilmesi için bir zararın mevcudiyeti, zarara yol açan eylemin idareye yüklenebilir nitelikte bulunması zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunması zorunludur.
Ölüm olayının meydana gelmesinde hizmetin kurulması ve işletilmesinden kaynaklanan idareye atfı bir hizmet kusurunun varlığından söz edilemez. Ancak zararın bir askeri hizmetin ifası sırasında meydana geldiği, hizmet ile zarar arasındaki illiyet bağının mevcut olduğu, zararın zarar gören üzerinde bırakılmayarak topluma yayılmasının adalet, eşitlik, hakkaniyet esaslarına daha uygun düşeceğinden davacının zararlarının idarece kusursuz sorumluluk ilkelerine göre karşılanması gerekeceği, müteveffanın 2/8 oranındaki müterafik kusurunun tazminat miktarı tespit olunurken nazara alınması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Davacıların maddi zararlarının tespiti için re'sen seçilen bilirkişi tarafından tanzim edilip Mahkememize ibraz edilen 02.05.2002 tarihli bilirkişi raporunda davacı anne ...............'ın maddi tazminat hak edişinin 2.796.562.810 TL. davacı babanın maddi tazminat hak edişinin 950.498.489 TL. olduğu belirtilmiştir.
Taraflara tebliğ olunan bilirkişi raporuna davacı .............. tarafından hesaplanan tazminat miktarının değişik olduğundan bahisle davacılar vekili ise HUMK. nun 87. maddesinin ıslah ile müddeabihin değiştirilemeyeceğine dair son cümlenin Anayasa Mahkemesinin 20.7.1999 tarih ve E:1999/l, K.1999/35 sayılı kararı ile iptal edilmesi sonucunda ıslah yolu ile müddeabihinde arttırılmasının mümkün olduğunu bu nedenle bilirkişice tespit edilen miktarlar kadar tazminata hükmedilmesi gerektiğinden bahisle itiraz olunmuş ise de idari yargıda dava açma süresi hak düşürücü sürelerden olup dava açma süresi dışında ıslah yolu ile müddeabih artırılmasına imkan bulunmaması hesaplamanın Dairemizce tespit olunan kriterlere göre yapılmış olması nedenleriyle davacı ve vekilinin itirazları kabule sayan görülmeyerek ilmi verilere uygun olara düzenlenen bilirkişi raporuna göre tatbikat yapılmıştır.
Davacıların olay nedeniyle duydukları ve ileride duyacakları acı ve ızdırabı kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla olayın vukua geliş şekli yasal faizin işlemeye başladığı olay tarihi, paranın alım gücü ve davacının askerlik statüsüyle sosyal durumu göz önünde bulundurularak uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmiştir.
Açıklanan nedenlerle;
1- Bilirkişi raporu uyarınca ve müteveffanın müterafik kusuru nazara alınarak davacı baba .......'ın 700.000.000 TL. (yedi yüz milyon TL.) maddi tazminat verilmesine, fazlaya ait isteminin Reddine,
2- Bilirkişi raporu uyarınca ve müteveffanın müterafik kusuru nazara alınarak, davacının istemine bağlı kalınarak davacı anne ................'a l.000.000.000 TL. (bir milyar TL.) maddi tazminat VERİLMESİNE,
3- Takdiren ve müteveffanın müterafik kusuru nazara alınarak davacı baba ................. ile davacı anne ...............'a ayrı ayrı 400.000.000 er TL. (dörtyüz milyon TL.) manevi tazminat verilmesine fazlaya ait istemlerinin Reddine,
4- Takdiren ve müteveffanın müterafik kusuru nazara alınarak davacı kardeşler .............. ile ............'a ayrı ayrı 150.000.000 er TL. (yüzellişermilyon TL.) manevi tazminat verilmesine fazlaya ait istemlerinin Reddine,
5- Hükmedilen maddi tazminat miktarına 01.11.1998 tarihinden 31.12.1999 tarihinde kadar yıllık %50 (yüzde elli), 01.01.2000 tarihinden ödeme tarihine kadar %60 (yüzde altmış) yasal faiz yürütülmesine,
6- Hükmedilen manevi tazminata olay tarihi olan 19.09.1997 tarihinden 31.12.1997 tarihine kadar yıllık %30 (yüzde otuz), 01.01.1998 tarihinden 31.12.1999 tarihine kadar %50 (yüzde elli), 01.01.2000 tarihinde ödeme tarihine kadar %60 (yüzde altmış) yasal faiz yürütülmesine,
7- Dava adli yardımlı görülmüş olup davalı idare Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince harçtan muaf bulunduğundan idare aleyhine harca hükmedilmesine yer olmadığına,
8- Dava adli yardımlı görüldüğünden davalı idare tarafından sarf edilen posta pulu giderlerinin davalı idare üzerinde bırakılmasına,
9- Davacılar tarafından peşin yatırılan ve sarf edilen 35.000.000 TL. (otuzbeşmilyon TL.) Bilirkişi ücretinin davadaki haklılık oranına göre 5.250.000 TL. (beşmilyonikiyüzellibin TL.)'nin davacılar üzerinde bırakılmasına, 29.750.000 TL. (yirmidokuzyediyüzellibin TL.)'nin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine,
10- Hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarları üzerinden davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri uyarınca hesaplanan 118.800.000 TL. (yüzonsekizmilyonsekizyüz TL.) Avukatlık Ücretinin davalı idareden alınarak davacılara VERİLMESİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy