(2709 S. K. m. 125)
Davacı vekilinin 18 Eylül 1998 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; müvekkili Em.Tnk.Bşçvş. .....'in 3 Ekim 1997 tarihinde Kuzey Irak Harekatı sırasında içinde bulunduğu askeri aracın devrilmesi sonucu ağır şekilde yaralandığı, GATA K.lığının 19 Haziran 1998 gün ve 3839 sayılı raporla TSK.'de görev yapamaz raporu aldığını ve 28.4.1999 ile TSK.vazife malullü olarak emekliye ayrıldığını, maddi ve manevi zararlarının karşılanması istemi ile idareye yaptıkları müracaatlarına olumsuz cevap verilmesi nedeniyle 45.000.000.000-TL. (kırkbeş milyar TL.) maddi, 750.000.000.TL. (yedi yüz elli milyon TL.) manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte hüküm altına alınmasını talep ve dava etmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden davacının 70 nci Mknz.P.Tug.l nci Tnk.Tb.K.lığı (Cizre) emimde görev yapmakta iken sınır dışı operasyon görevi esnasında Kuzey Irak, Konimari-Malakta mevkiinde seyir halinde iken binili olduğu aracın devrilmesi sonucu sakat kaldığı, GATA K.lığının 19.06.1998 gün ve 3839 sayılı raporu ile TSK.de görev Yapamaz raporu verildiği ve T.C.Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce, 15.5.1999 tarihinden itibaren 4 ncü derece 2 nci kademeden vazife malûllüğü aylığı bağlandığı anlaşılmıştır.
Anayasanın 125 nci maddesinde; İdarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlü olduğu belirtilmek suretiyle idarenin sorumluluğu Anayasa pernisi olarak kabul edilmiştir. Ancak Anayasada İdarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre belirleneceği belirtilmemiş, bu meselenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Uygulamada idarenin sorumluluğu hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk esaslarına dayandırılmaktadır. İster kusursuz sorumluluk, ister hizmet kusuru ilkesine dayandırılsın genel olarak idarenin tazmin borcunun doğabilmesi için bir zararın mevcudiyeti, zarara yol açan eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması, zarar ile eylem arasında uygun illiyet bağının bulunması zorunludur.
Bilindiği gibi son yıllarda Güneydoğu ve Doğu Anadolu'da yoğunlaşan terör eylemleri nedeniyle Anayasanın 120 nci maddesine göre bazı illeri de kapsayan olağanüstü hal ilan edilmiş, bu olağanüstü hal uygulaması sırasında çok sayıda güvenlik görevlisi ve asker kişi şehit olmuştur.
İdare Güneydoğuda ve Doğu Anadolu'da güvenliği sağlamak amacıyla kamu hizmetini yoğun şekilde ifa etmeye çalışmakta ve bu hizmetin ajanları vasıtasıyla yerine getirmektedir. İdarenin terör hareketlerine karşı giriştiği faaliyet savaş hali sayılmadığından mücbir sebep olarak kabul edilemeyeceği gibi, bu tür faaliyetler sırasında kamu hizmetini ifa ederken zarar gören idare ajanının zarara uğramasında, hizmetin kurulmasından ve işletilmesinden doğan, idareye atfı kabil bir hizmet kusurunun varlığından da söz edilemez. Dava konusu zararın doğrudan doğruya idarenin bir eyleminden doğmayıp idarenin dışındaki bir olaydan kaynaklandığı açıktır. Zararlı sonucu doğuran olayla hizmet arasında uygun illiyet bağı bulunduğundan kusursuz sorumluluk ilkesine göre zararın yalnızca zarar gören üzerinde bırakılmayarak topluma yayılması adalet, eşitlik ve hakkaniyet esaslarına daha uygun düşecektir.
Mahkememizin Yerleşik İçtihatlarına göre T.C.Emekli Sandığı tarafından bağlanan vazife malûllüğü aylıkları ve 3480 Sayılı Kanun uyarınca yapılan ödemeler olay nedeniyle sağlanan yarar kabul edildiğinden bu konu araştırılmış, T.C.Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünün 22.06.1999 tarihli yazısında davacıya 15.05.1999 tarihinden itibaren 4 ncü dereceden 210.741.000.TL. aylık bağlandığı, tütün ikramiyesi ödeneceğinin bildirildiği anlaşılmıştır.
Diğer taraftan davacıya Nakdi Tazminat Komisyonunun 8.4.1999 gün ve 242 sayılı kararıyla 18.952.500.000.TL. nakdi tazminat ödendiği bildirilmiştir.
2330 Sayılı Nakdi Tazminat Ödenmesi ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanunun 6 ncı maddesinde Bu Kanun hükümlerine göre ödenecek nakdi tazminat ve bağlanacak emekli aylığı uğranılan maddi ve manevi zararlar karşılığıdır. denilmektedir.
Yaralanıp sakat kalması nedeniyle T.C.Emekli Sandığınca aylık bağlanan ve 3480 Sayılı Kanun uyarınca tütün ikramiyesi ödenmekte olan, diğer taraftan 2330 Sayılı Kanun uyarınca nakdi tazminat ödenmiş bulunan davacının olay nedeniyle uğradığı zararın, sağlanan bu yararlarla karşılanmış olup olmadığının, karşılanmamış ise karşılanamayan ne kadar zararı kaldığının tesbiti amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, res'en seçilen bilirkişi tarafından düzenlenerek mahkememize ibraz edilen 19.10.1999 tarihli bilirkişi raporunda davacının bağlanan aylıklar ve ödenen tütün ikramiyeleri, emekli ikramiyesinden karşılanamayan 81.773.846272.TL. gerçek bakiye maddi zararına karşılık 28.683.062.500.TL: nakdi tazminat yararı sağladığı, bu nedenle 53.090.783.772.TL. maddi tazminat hakedişi bulunduğu bildirilmiştir.
Davacının yaralanarak GATA Sağlık Kurulu raporunda belirtildiği biçimde sakat kalmış bulunması nedeniyle duyduğu ve ömür boyu duyacağı acı ve ızdırabı kısmende olsa karşılayabilmek için kendisine uygun miktarda manevi tazminat verilmesi kabul edilmiştir.
Bu itibarla yukarıdaki açıklamaların ışığında;
1- Bilirkişi raporu uyarınca ve istemine bağlı kalınarak davacı .......'e 45.000.000.000.TL. (kırkbeş milyar TL.) maddi tazminat VERİLMESİNE,
2- Davacıya takdiren ve istemi gibi 750.000.000.TL. (yediyüzelli milyon TL.) manevi tazminat VERİLMESİNE,
3- Hükmedilen manevi tazminata olay tarihinden 31.12.1997 tarihine kadar %30 (yüzde otuz) 01.01.1998 tarihinden ödeme tarihine kadar %50 (yüzde elli) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE,
4- Hükmedilen maddi tazminata vazife malûllüğü aylığı bağlandığı 15.5.1999 tarihinden ödeme tarihine kadar %50 (yüzde elli) faiz YÜRÜTÜLMESİNE,
5- Hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarları üzerinden davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri gereğince nisbi olarak hesap edilen 157.000.000.TL. (yüzelliyedi milyon TL.) vekalet ücretinin davalı idareden alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
6- Davacı tarafından peşin yatırılan 413.000.000.TL. harcın istek halinde DAVACIYA VERİLMESİNE,
7- Davalı idare harçtan muaf olduğundan aleyhine harca hükmedilmesine YER OLMADIĞINA,
8- Davacı tarafından peşin yatırılan 25.000.000.TL. Bilirkişi ücretinin davalı idareden alınarak davacıya VERİLMESİNE,
9- Davacı tarafından peşin yatırılan ve sarfedilen 6.150.000.TL. (altımilyon yüzellibin TL.) posta pulu giderinin davalı idareden alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy