(2709 S. K. m. 125)
Davacılar vekilinin 11.11.1998 tarihinde kayda geçen dava dilekçesi ile savunmaya karşı verdiği ve 16.2.1999 tarihinde kayda geçen cevap layihasında; müteveffa Er ..........'nün askerlik hizmetini yaptığı sırada 18.3.1998 tarihinde yapılan pentatlon yarışlarında yarışmacı olarak katıldığı kır koşusu esnasında, yarışmacıların arkasından onları takip eden ambulans aracının çarpması sonucu yaralandığı ve kaldırıldığı GATA Haydarpaşa Askeri Hastanesinde 23.3.1998 tarihinde vefat ettiği, olayda müteveffanın hiçbir kusurunun bulunmadığı, idarenin hizmet kusuru nedeniyle olaydan sorumlu olduğu, davacılara Emekli Sandığınca aylık bağlanmadığı, davacı anne ve babanın destekten mahrum kaldıkları tüm davacıların acı ve üzüntü duydukları belirtilerek davacı anne ve baba için ayrı ayrı 5.000.000.000.ar TL. maddi, 3.000.000.000.er TL. manevi, davacı kardeşlere ayrı ayrı 500.000.000.ar TL. manevi tazminatın yasal faizleri ile birlikte hüküm altına alınması istemi ile işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Olayı müteakip yapılan adli tahkikat ve yargılama sonunda 1. Ordu K.lığı Askeri Mahkemesinin 26.11.1999 tarih ve 1999/105-642 Esas ve Karar Sayılı gerekçeli hükmünün tetkikinden; 18.3.1998 tarihinde düzenlenen kır koşusu esnasında koşu yapan askerlerin arkasından koşucuları ambulans ile takip etme görevi verilen Tabip Ütğm .......... ile Ambulans şoförü ..........'un emir ve talimatlara riayetsizliği sonucu koşucuları geriden takip etmeyerek koşu yapan ..........'nü geçmek isterken Ambulansın adı geçen yarışçıya çarpması sonucu ölümü nedeniyle araç komutanı olan sanık Tbp.Ütğm ..........'in büyük zararlar veren emre itaatsizlik suçundan ambulans şoförü sanık Er ..........'un tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu ölüme sebebiyet vermek suçundan cezalandırıldıkları ve olayda müteveffanın bir kusurunun bulunmadığı anlaşılmıştır.
Olayın bir kamu hizmetinin ifası sırasında meydana geldiği ve olayda müteveffanın bir kusurunun bulunmadığı hususlarında taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Devlet adına hizmeti yürüten idarenin halin icaplarına ve ihtiyaca göre hizmeti devamlı ve en iyi şekilde topluma arz etmesi ve hizmeti yürütürken kimsenin zarara uğramamasını sağlamak amacıyla gerekli önlemleri alması zorunludur. Bu zorunluluğunun gereği gibi yerine getirilmemesi hizmetin kusurlu işlediğinin açık tir delilidir. Olay günü müteveffa diğer koşucular gibi koşu görevi ile sanık Tbp. Ütğm .......... ile Ambulans şoförü Er .......... koşucuları ambulans ile arkalarından takip etmek görevi ile görevlendirilmişlerdir. Sanık ambulans şoförünün koşucuları geçmemesi gerekirken geçmesi, araç komutanı olan diğer sanık Tbp.Üsteğmenin şoförü geçmemesi konusunda ikaz etmesi gerekirken ikaz etmemesi fiilleri ilk bakışta olayın idare ajanlarının kusurundan ileri geldiği, görünüyor ise de; ajanların idarenin yürüttüğü hizmetin bir parçası olduğu, bunun hizmetin yapısal özelliğinden kaynaklandığı, başka bir deyişle ajanları idarenin yürüttüğü hizmetten ayırmanın mümkün olmadığı düşünüldüğünde, birlikteki hizmetin iyi işlemediği, ajanların yeterince eğitilmediği, yeterince denetlenmediği, dolayısıyla idarenin hizmet kusuru içinde bulunduğundan davacıların zararlarının davalı idarece karşılanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Davacılar olay sebebiyle herhangi bir yarar sağlamamışlardır. T.C.Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünün 7.11.2000 tarih ve 77.790.002 Sayılı yazılarından davacı baba ..........'nün malullüğü tespit edilemediğinden ve muhtaç olma şartını taşımadığından aylık bağlanmadığının bildirildiği görülmüştür.
Davacı anne ve babanın maddi zararlarının tespiti için re'sen seçilen bilirkişinin 15 Şubat 2001 tarihinde tanzim ettiği bilirkişi raporunun tetkikinden davacı anne .........., ...........'nün 1.745.072.556.TL. davacı baba ..........'nün 1.260.087.903.TL. maddi tazminat hak edişinin bulunduğunun bildirildiği anlaşılmıştır.
Taraflara tebliğ edilen ve itiraz edilmeyen bilirkişi raporu Mahkememizin yerleşmiş içtihatlarına Mahkememizce kabul edilen kıstaslara ve ilmi verilere uygun bulunduğundan bilirkişi raporu doğrultusunda tatbikat yapılmıştır.
Tüm davacılara olay sebebiyle duydukları ve ömür boyu duyacakları acı ve ızdıraplarını kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla olayın vukua geliş şekli ve tarihi, davacıların sosyal durumları, paranın alım gücü ve işleyecek yasal faiz göz önünde bulundurularak davacılara uygun miktarlarda manevi tazminat verilmesi kabul edilmiştir.
Açıklanan nedenlerle;
1- Bilirkişi raporu uyarınca davacı anne ..........'na 1.745.073.000.TL. (Birmilyaryediyüzkırkbeşmilyonyetmişüçbin TL.), davacı baba ..........'na 1.260.088.000.TL. (birmilyarikiyüzaltmışmilyonseksensekizbin TL.) maddi tazminat verilmesine, fazlaya ait istemlerinin REDDİNE,
2- Takdiren davacı anne .......... ile davacı baba .......... .'na ayrı ayrı 1.000.000.000.er TL. (birermilyar TL.) manevi tazminat verilmesine, fazlaya ait istemlerinin REDDİNE,
3- Takdiren davacı kardeşler .........., .........., .........., .........., .........., .........., ve ..........'na ayrı ayrı 150.000.000.er TL.(yüzellişermilyon TL.) manevi tazminat verilmesine, fazlaya ait istemlerinin REDDİNE,
4- Davacılar vekili dava dilekçesinde tarih belirtilmediğinden hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarına davanın açıldığı tarih olan 11 Kasım 1998 tarihinden ödeme tarihine kadar yasal faiz yürütülmesine, faiz oranının 31 Aralık 1999 tarihine kadar %50 (yüzde elli), 1 Ocak 2000 tarihinden ödeme tarihine kadar %60 (yüzde altmış) olarak UYGULANMASINA,
5- Davacılar tarafından peşin yatırılan ve sarf edilen 20.000.000.TL. bilirkişi ücretinin davada haklılık oranına göre 14.000.000.TL. sinin davacılar üzerinde bırakılmasına, 6.000.000.TL.(altımilyon TL.) sinin davalı idareden alınarak davacılara VERİLMESİNE,
6- Dava Adli yardımlı görülmüş olup davalı idare harçtan muaf olduğundan davalı idare aleyhine harca hükmedilmesine YER OLMADIĞINA,
7- Hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarına davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri gereğince hesabedilen 122.205.000.TL. (yüzyirmiikimilyonikiyüzbeşbin TL.) Avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacılara VERİLMESİNE,
8- Dava duruşmalı görüldüğünden reddedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarına davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri gereğince hesabedilen 126.200.000.TL (yüzyirmialtımilyonikiyüzbin TL.) Avukatlık ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye VERİLMESİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy