(2709 S. K. m. 120, 125)
Davacıların vekili 28 Eylül 1998 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin kardeşi P.Er ..........'in 17.P.A.K.lığı emrinde vatani görevini yapmakta iken terörist takibi sırasında 20.05.1998 tarihinde sığındıkları konum aşırı yağmur nedeniyle çökmesi neticesinde şehit olması nedeniyle manen perişan olduklarını, mevcut zararın idarece tazmini gerektiğini, idareye yapılan başvuru sonucunda cevap verilmemesi nedeniyle, toplam 1.000.000.000.TL. manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte hüküm altına alınmasını talep ve dava etmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden davacıların kardeşi P.Er ........'in 17.P.A. emrinde vatani görevini yaparken, terörist takibi sırasında aşırı yağmur nedeniyle sığındıkları konumun çökmesi neticesinde 20.05.1998 tarihinde şehit olduğu anlaşılmıştır.
Anayasanın 125 nci maddesinde; İdarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlü olduğu belirtilmek suretiyle idarenin sorumluluğu Anayasa pernisi olarak kabul edilmiştir. Ancak Anayasada idarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre belirleneceği belirtilmemiş, bu meselenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Uygulamada idarenin sorumluluğu hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk esaslarına dayandırılmaktadır. İster kusursuz sorumluluk, ister hizmet kusuru ilkesine dayandırılsın genel olarak idarenin tazmin borcunun doğabilmesi için bir zararın mevcudiyeti, zarara yol açan eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması, zarar ile eylem arasında uygun illiyet bağının bulunması zorunludur.
Bilindiği gibi son yıllarda Güneydoğu ve Doğu Anadolu'da yoğunlaşan terör eylemleri nedeniyle Anayasanın 120 nci maddesine göre bazı illeri de kapsayan olağanüstü hal ilan edilmiş, bu olağanüstü hal uygulaması sırasında çok sayıda güvenlik görevlisi ve asker kişi şehit olmuştur.
İdare Güneydoğuda ve Doğu Anadolu'da güvenliği sağlamak amacıyla kamu hizmetini yoğun şekilde ifa etmeye çalışmakta ve bu hizmeti ajanları vasıtasıyla yerine getirmektedir. İdarenin terör hareketlerine karşı giriştiği faaliyet savaş hali sayılmadığından mücbir sebep olarak kabul edilemeyeceği gibi, bu tür faaliyetler sırasında kamu hizmetini ifa ederken zarar gören idare ajanının zarara uğramasında, hizmetin kurulmasından ve işletilmesinden doğan, idareye atfı kabil bir hizmet kusurunun varlığından da söz edilemez. Dava konusu zararın doğrudan doğruya idarenin bir eyleminden doğmayıp idarenin dışındaki bir olaydan kaynaklandığı açıktır. Zararlı sonucu doğuran olayla hizmet arasında uygun illiyet bağı bulunduğundan kusursuz sorumluluk ilkesine göre zararın yalnızca zarar gören üzerinde bırakılmayarak topluma yayılması adalet, eşitlik ve hakkaniyet esaslarına daha uygun düşecektir.
Bu nedenlerle davacıların zararlarının davalı idarece karşılanması gerektiği sonucuna ulaşılarak davacı kardeşlerin olay sebebiyle duydukları ve ömürboyu duyacakları acı ve ızdıraplarını kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla ayrı ayrı uygun miktarda manevi tazminat verilmesi kabul edilmiştir.
Açıklanan nedenlerle;
1- Davacı kardeşler ........., ........, ......., ......... için ayrı ayrı 180.000.000.TL. (yüzseksenermilyon TL.) manevi tazminat verilmesine, fazlaya ait istemlerinin REDDİNE,
2- Hükmedilen manevi tazminatlara olay tarihinden itibaren ödeme tarihine kadar %50 (yüzdeelli) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE,
3- Davalı İdare harçtan muaf olduğundan davalı idare aleyhine ayrıca harca hükmedilmesine YER OLMADIĞINA,
4- Davacılar tarafından peşin yatırılan 10.172.000.TL. (onmilyonyüzyetmiş ikibin TL.) harcın istek halinde davacılara İADESİNE,
5- Davacılar tarafından peşin yatırılan ve sarfedilen 3.000.000.TL. (üçmilyon TL.) posta pulu giderinin davalı idareden alınarak davacılara VERİLMESİNE,
6- Hükmedilen manevi tazminat miktarları üzerinden davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri gereğince nisbi olarak hesap edilen 58.000.000.TL. (ellisekizmilyon TL.) Avukatlık Ücretinin davalı idareden alınarak davacılara VERİLMESİNE,
7- Dava duruşmalı görüldüğünde reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri üzerinden hesap edilen 10.000.000. TL. (onmilyon TL.) Avukatlık ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye VERİLMESİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy