(2709 S. K. m. 125)
Davacı vekilinin 10.9.1998 tarihinde kayda geçen dava dilekçesi ile savunmaya karşı verdiği ve 16 Ekim 1998 tarihinde kayda geçen cevap layihasında; askerlik görevini yaparken 4.6.1997 tarihinde gerçek mermilerle yapılan sızma eğitimi esnasında yaralanarak sakat kaldığını, olayda davacının hiçbir kusurunun bulunmadığını Emekli Sandığına bağış için müracaat ettiklerini, aylık bağlanması halinde maddi zararları karşılanacağından maddi tazminat talebinde bulunmadıklarını, davacının duyduğu ve ömürboyu duyacağı acı ve ızdırabını karşılamak üzere 600.000.000.-TL. manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte hüküm altına alınması istemi ile işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile 5 nci Kor. K.lığı Askeri Savcılığının 21.11.1997 tarih ve 1997/805-395 Esas ve Karar sayılı Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararının tetkikinden; 04.06.1997 tarihinde 33 ncü Mknz.P.Tug.İç.Güv.Bl.nun Bl. Komutanı Top.Yzb. ........'in sevk ve idaresinde eğitim yapmak amacıyla Namık Kemal Ersun Kışlası sızma parkuruna geldikleri, bu eğitimde ilgili emirler gereği hakiki mermilerin kullanıldığı, bu sebeple Top.Yzb. ........... tarafından emniyetin sağlanabilmesi için gerekli uyarıların yapıldığı ve tedbirlerin alındığı, eğitim planına uygun olarak sızma eğitiminin başlatıldığı, eğitimde atış yapılacak olan M-G-3 ve G-3 Piyade tüfeklerinin sehpalarının üzerine sabitlendiği, eğitim sırasında G-3 Piyade tüfeklerini Top.Yzb. .........'in kullandığı, MG-3 tüfeği ise P.Ütğm. ......... ile Tnk.Kd.Ütğm. .........'ın birlikte kullandıkları, eğitim sırasında sızma eğitimine katılan diğer personelin atış yapmadığı, eğitimin ilk bir saatinde atış hattında sabitlenmiş G-3 Piyade tüfeğini Top.Yzb. .........'in tek tek atış yapmak sureti ile kullandığı, keşif aracının üzerine sabitlenmiş MG-3 Piyade tüfeğini ise P.Ütğm. ..........'nin kullandığı, daha sonra Top.Yzb. .........'in G-3 tüfeğini kullanmaya devam ederken MG-3 tüfeğini Tnk.Kd.Ütğm. ...........'ın kullandığı, saat 12:30 sularında beton çukurdan son manganın çıkıp ilerlemesi sırasında P.Er .......'in sağ omzu ile sağ kürek kemiği arasında yaralandığı, merminin sağ omuzundan çıkarak sağ kulak arkası kafatası kemiğini parçalayarak çıktığı, P.Er .........'in kamuflaj şapkasının tereğini delerek gittiği, P.Er ........'in jip ile devlet hastanesine kaldırıldığı ve kendisine tıbbi müdahalenin yapıldığı, 33 ncü Mknz.P.Tug.İç.Güv.Bl.de yapılan sızma eğitiminde gerçek mermilerin kullanıldığı, bu nedenle güvenliği çok önemli olduğu, Genel Kurmay Bşk.lığı KKK.nın ve 5 nci Kor.K.lığının güvenlikle ilgili emirlerinin olduğu, Bl.Komutanı Top.Yzb. .........'in eğitimin başlangıcında bu emirleri defalarca eğitime katılacak personele hatırlattığı, daha güvenli olması açısından G-3 tüfeğinin kendisinin, görevlendirdiği diğer personeli de Güneydoğuda görev yapmış tecrübeli kişilerden seçtiği, gerekli diğer güvenlik önlemlerini aldığı, MG-3 tüfeğini ve G-3 tüfeklerini yerden en az 3 m. yukarıya ateş edecek şekilde sabitlendiği, sızma eğitimi sırasında eğitime katılan personelin kesinlikle ayağa kalmamalarını, alçak sürünme ile ilerlemelerini hatırlattığı, P.Er ............'in alınan ifadesinde bu emniyet tedbirlerinin kendilerine hatırlatıldığını kendisinin de bu tedbirlere uyduğunu, buna rağmen yaralandığını, hiç kimseden şikayetinin olmadığını söylediğinin dosya münderecatından anlaşıldığını, yaralanma olayının nasıl meydana geldiğinin tam olarak tesbit edilemediği, merminin eğitim alanında bulunan, hedef altındaki sutreden bidonlarının altındaki taşlar sekmiş olabileceği gibi betonlardan da sekmiş olabileceği, ayrıca yaralamaya sebep olan merminin MG-3 tüfeğinden mi yoksa G-3 piyade tüfeklerinden mi atıldığının tesbit edilemediği, tüfekleri kullanan personelin yaralama kastı ile hareket ettikleri veya ihmal ve kusurları elde edilemediği, olayın tamamen kazadan ibaret olduğu anlaşıldığından kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği ve davacı hakkında GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesinin 27.5.1998 gün ve 2245 sayılı Sağlık kurulu raporu ile sağ temprorel bölgeden ameliyat edilerek başının sağ bölgesinde 15 cm.2 lik kemik defekti olduğu ve B/14 F-1 Askerliğe elverişli değildir kararı verildiği anlaşılmıştır.
Olayın bir kamu hizmetinin ifası sırasında meydana geldiği ve olayda davacının kusuru bulunmadığı hususlarında taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
İdarenin hukuki sorumluluğu için, bir zararın mevcudiyeti zarara yol açan eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması ve zararla eylem arasında illiyet bağının bulunması yeterlidir. İlliyet bağının kesilmiş sayılması için de zararın tümüyle hizmet ve idare tüzel kişiliğine yabancı unsurlardan doğması gerekmektedir.
Olayımızda idareye atfı kabil bir hizmet kusurunun varlığından söz edilemez ise de; bir kamu görevinin ifası sırasında genel külfetler dışında umulmadık nedenlerle meydana gelen zararın eylem ile zararlı sonuç arasında illiyet bağı bulunmak şartıyla hizmet kusuru aranmaksızın kusursuz sorumluluk kuram ve ilkeleri gereğince kişi üzerinde bırakılmayıp hizmetin sahibi idarece karşılanmasının gerekeceği, dolayısiyle bir kamu hizmeti olduğunda şüphe bulunmayan hakiki mermilerle sızma eğitimi esnasında birliği ile birlikte görevli olan davacının atılan veya seken bir mermi ile yaralanarak sakat kalması olayında davacının uğradığı zararların davalı idarece karşılanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Davacının olay sebebiyle duyduğu ve ömürboyu duyacağı acı ve ızdırabını kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla davacıya uygun miktarda manevi tazminat verilmesi kabul edilmiştir.
Açıklanan nedenlerle;
1- Takdiren davacı ..........'a 500.000.000.-TL.(Beşyüzmilyon TL.) manevi tazminat verilmesine, fazlaya ait isteminin reddine,
2- Hükmedilen manevi tazminat miktarına olay tarihi olan 4 Haziran 1997 tarihinden ödeme tarihine kadar yasal faiz yürütülmesine, faiz oranının 31 Aralık 1997 tarihine kadar %30 (Yüzde otuz) 1 Ocak 1998 tarihinden itibaren %50 (Yüzde elli) olarak UYGULANMASINA,
3- Davacı tarafından peşin yatırılan 6.870.000.-TL. (Altımilyon sekizyüzyetmişbin TL.) harcın istek halinde davacıya İADESİNE,
4- Davalı idare harçtan muaf olduğundan davalı idare aleyhine harca hükmedilmesine yer olmadığına,
5- Davacı tarafından peşin yatırılan sarfedilen 3.050.000.-TL. (Üçmilyonellibin TL.) posta pulu masrafının davalı idareden alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6- Hükmedilen manevi tazminat miktarına davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifeleri gereğince hesabedilen 42.000.000.-TL.(Kırkikimilyon TL.) Avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7- Dava duruşmalı görüldüğünden reddedilen manevi tazminat miktarına davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri gereğince hesabedilen 10.000.000.-TL. (Onmilyon TL.) Avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye VERİLMESİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy