(926 S. K. m. 125, 134)
Davacı, 18 Aralık 1998 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; 1998 yılı genel atamalarında Kars Garnizonuna tayin edildiğini, eşinin kalp rahatsızlığı nedeniyle sağlık açısından riske atmamak için hizmetini tek başına yapmak amacıyla ailesini KARS'a getirmediğini, Kara Kuvvetleri Devamlı Emirler Muhtırası (K.K.M.368-1)'nın ailesi ayrı garnizonda bulunan personel izinlerinin üç ayda bir 10 -15 günlük süre ile planlanacağını emrettiğini, 1999 yılı izin planlamasında bu haktan mahrum edildiğini, bu konuda verdiği dilekçesine Tb. Komutanlığınca 24 Kasım 1998 tarihinde olumsuz yanıt verildiğini, bu nedenle emrin iptalini ve yürütmenin durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacının yürütmenin durdurulması istemi, AYİM İkinci Dairesinin 14 Nisan 1999 gün ve GENSEK NO: 1998/2137, ESAS NO: 1999/119 sayılı kararı ile reddedilmiştir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacı Tnk.Kad.Bşçvş...................'ın KARS 14 ncü Mknz.Tug.Tnk.Tb. Kh.Bl.K.lığı emrinde görevli bulunduğu, KKK.lığının 1 numaralı prensip emrinde ve KK.Devamlı Emirler Muhtıra (KKM.368-1) sında ailesi ayrı garnizonda bulunan personel izinlerinin üç ayda bir 10 -15 günlük süre ile verilmesi şeklinde planlanacağına dair emirleri gereğince 1999 yılı izin planlamasının üç ayda bir 10-15 günlük izine gidecek şekilde planlanması için yaptığı başvurusunun; Tb.K.lığının 24 Kasım 1998 tarihli yazısı ile adı geçen personelin morali gözönüne alınarak kullanıp kullanmama hakkı kendinde olmak üzere test, denetleme, atış zamanları hariç yol dahil 10 gün olarak izin verilecek (bir seferinde taşıt durumuna göre 1 veya 2 gün yol verilecektir.) eğer istemezse izinlerini diğer personel gibi kış mevsiminde 10 gün yaz mevsiminde 20 gün olarak kullanacaktır denilerek muhtemel izin tarihlerinin 1-10 Nisan 1999, 21-30 Haziran 1999 ve 1-10 Ekim 1999 olarak planlandığı belirtilerek reddedildiği anlaşılmıştır.
926 Sayılı TSK. leri Personel Kanununun 125 nci maddesi; Türk Silahlı Kuvvetlerine mensup subay ve astsubayların barışta her yıl 45 gün izin almaya hakları vardır. Bu müddete yol dahil değildir. Bu iznin 15 günü mazeret izni olarak kullanılır.
Yıllık izinlerin verilmesi, zaman ve süresi, hizmetin aksamaması esas alınmak suretiyle kıt'a, karargah ve kurum amirlerince düzenlenir hükmünü amir olup,
Aynı Kanunun 134 ncü maddesinde, izinlerin verilme usulleri, izin vermeye yetkili makamlar ve sair hususların yönetmelik ile tespit olunacağı öngörülmüştür.
Bahse konu TSK. leri İzin Yönetmeliğinde de Türk Silahlı kuvvetlerine mensup subay ve astsubayların barışta her yıl 30 günü planlı, 15 günü mazeret olmak üzere 45 gün izin hakkı olduğu, bütün personelin yıllık izninin Haziran, Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarında kullanılmasını sağlamak amacıyla 20 günlük kısmının bu aylar içinde 10 günlük kısmının diğer aylarda olmak üzere planlı olarak iki defada, birlik görevleri ve personel mevcudu uygun olduğu takdirde 30 günlük kısmının birlik komutanlarının yetkisinde planlı olarak bir defada verileceği, yıllık iznini belirtilen aylar haricinde kullanmayı talep eden personele, 30 günlük kısmının planlı olarak bir defada verileceği, yıllık izninin 15 günlük kısmının mazeret izni olarak bir veya birkaç defada verileceği, yıllık izinlerini bir defada veya iki defada kullanan personelin gidiş ve dönüşlerinde yolda geçen müddetlerin bir defasına yol izninin dahil edileceği, bütün birlik, kurum ve karargahlarda personelin 30 günlük izinleri için örneğine uygun izin sıra çizelgesi düzenleneceği, izin sıra çizelgelerinin düzenlenmesinde hizmetin aksamaması esas alınarak personelin isteğinin gözönünde bulundurulacağı, personelin kanuni izin süreleri içinde dinlendirilmeleri ve özellikle izinlerini planlanan zamanda kullanılmasının esas olduğu, ancak olağanüstü haller ile plan dışı, tatbikat, manevra ve denetlemeler nedeniyle izin sıra çizelgesindeki sıranın değiştirilebileceği, bu konudaki takdir yetkisinin izin sıra çizelgesini onaylayan makama ait olduğu hükümleri yer almıştır.
Davacının davasına dayanak yaptığı Kara Kuvvetleri Devamlı Emirler Muhtırasının konu ile ilgili metni bir bütün olarak değerlendirildiğinde; terörle mücadele görevi yapan ve bu nedenle zorunlu olarak ailesini bulunduğu garnizona getiremeyen personele üç ayda bir 10-15 günlük süreyle izin planlaması yapılması gerektiğinin amaçlandığı, davacının ise terörle mücadele görevi içinde yer almadığı, eşini terörden kaynaklanan tehlike nedeniyle KARS Garnizonuna getirememesinin söz konusu olmadığı, ayrıca eşinin ileri sürdüğü kalp rahatsızlığının tedavisinin Kars Garnizonunda yapılabilmesinin mümkün bulunduğu, davacının eşinin garnizona getirilmeyişinin kendi tercihi sonucu olduğu, ayrı garnizonda bulunmasının mecburiyetten kaynaklanmadığı anlaşılmakla durumunun Muhtıra kapsamına girmediği, dolayısıyla davacı hakkında 1999 yılı izin planlamasının, 30 günlük yıllık izni dikkate alınarak yapılması işleminin yukarıda belirtilen 926 Sayılı T.S.K.leri Personel Kanunu ile T.S.K.leri İzin Yönetmeliği hükümlerine uygun bulunduğu, tesis edilen işlemde mevzuata ve hukuka aykırı bir durumun bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
Yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy