(211 S. K. m. 34, 82) (6136 S. K. m. 7) (5434 S. K. m. 39) (Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Yönetmeliği m. 80)
Davacı vekili, 09 Aralık 1998 tarihinde kayda geçen dava dilekçesi ile idarenin savunması üzerine verdiği ikinci dilekçesinde özetle; müvekkilinin P.Atğm. olarak askerliğini yaparken 12.10.1992 tarihinde mayına basma sonucu sol ayağından yaralanarak vazife malûlü olduğunu, tedaviler sonrası P.Teğmen olarak terhis edildiğini, emekli kimlik kartında P.Teğmen emeklisi olduğunun açıkça belirtildiğini, Aralık 1993 ayı içerisinde TSK. Emeklisi Kimlik kartı verildiğini, bilahare bu yıl içerisinde yapılan kimlik kartı yenilemelerinde TSK. Kimlik Kartı Yönergesinde yapılan değişiklik nazara alınarak müvekkilinin kimliğinin yenilenmediğini, ancak müvekkilinin hukuken kazanılmış bir hakkının bulunduğunu. P.Tğm. olarak terhis edilen ve bu rütbe üzerinden maaş alan müvekkilinin önceden verilen kimliğinin yenilenmemesinin hatalı olduğunu, emekli subay kimlik kartı olmadığı için ruhsatlı silah alma ve taşıma imkanının bulunmadığını belirterek TSK. emeklisi kimlik kartının yenilenmemesi işleminin iptalini dava ve talep etmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının P.Atğm. olarak askerlik hizmetini yapmakta iken, 12.10.1992 tarihinde teröristlere karşı açılan operasyon sırasında mayına basmak suretiyle yaralanıp sakat kaldığı, hakkında TSK. Harp malûllüğü hükümlerinin uygulandığı ve emekli subay kimlik kartı verildiği, daha sonra kimlik kartlarının yeni tip kimlik kartlarıyla değiştirilmesi sırasında davacıya emekli subay kimlik kartının sehven verildiğinden bahisle yalnız askeri hastaneler için geçerli kimlik kartının verildiği, davacının emekli subay kimlik kartı verilmesine ilişkin talebinin reddedilmesi üzerine süresi içerisinde işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Dava konusuyla ilgili mevzuat hükümlerini:
a) Halen görevde bulunan subay ve astsubaylar ile,
b) TSK. Emeklisi statüsüne geçmiş subay ve astsubay yönünden bir ayrıma tabi tutarak incelemekte yarar bulunmaktadır:
a) Halen Görevde Olan Subay Ve Astsubaylar Yönünden Durum
Kimlik kartları ile ilgili hususlar 211 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanununun 34/e, 6136 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin 5 nci fıkrası ve İç Hizmet Yönetmeliğinin 80/b maddelerinde düzenlenmiştir.
TSK İç Hizmet Kanunun 34/e maddesi, Silahlı Kuvvetler mensupları şekil ve kullanma tarzı talimatnamede gösterilen hüviyet kartlarını resmi ve sivil olarak her zaman üzerlerinde bulundurmaya mecburdurlar hükmünü ihtiva etmektedir.
6136 Sayılı Kanunun 7 nci maddesi 5. fıkrasında, Silah taşımaya yetki veren kimlik kartları ve belgelerin düzenlenmesi ve gerektiğinde yenilenmesi ya da geri alınmasına ilişkin usul ve esaslar Milli Savunma ve İçişleri Bakanlıklarınca müştereken hazırlanacak bir yönetmelikte düzenlenir denilmektedir.
İç Hizmet Yönetmeliğinin 80/b maddesinde, Kimlik kartlarının şekilleri, dağıtma usulleri ve hangi makamlarca verileceğinin Milli Savunma Bakanlığınca hazırlanacak bir talimatla tesbit edileceği öngörülmüştür.
b) TSK. Emeklisi Statüsüne Girmiş Subay Ve Astsubaylar Yönünden Durum
Yukarıda açıklanan düzenlemeler, halen görevde olan Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarına ilişkin olup TSK. emeklileri ile ailelerine, vazife malûlü yedeksubay ve ailelerine kimlik kartı verilmesine ilişkin yasa ve yönetmelikle yapılmış bir düzenleme bulunmamaktadır.
İç Hizmet Yönetmeliğinin 80/b maddesi uyarınca çıkartılan Türk Silahlı Kuvvetleri Kimlik Kartı Yönergesinde (MSY-52-7/A), Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarına ilaveten, Emekli askeri personel ile muvazzaf ve emekli askeri personelin aile fertlerine de kimlik kartı verilmesi öngörülmüştür.
Öncelikle bu konuda şu iki husus açıklığa kavuşturulmalıdır.
Birinci konu Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapmış (926 Sayılı TSK. Personel Kanununun 34 ve 82) ve T.C. Emekli Sandığı Kanununu hükümlerine göre (m.39) 25 yıl hizmet ettikten sonra Emekli statüsüne geçmiş olan subay ve astsubaylara yasa ve yönetmelik hükümleri uyarınca Emekli Subay/Astsubay Kimlik Kartı verilmesi zorunluluğu olup olmadığı hususunun açıklığa kavuşturulmasıdır.
İkinci konu ise şayet Emekli Subay/Astsubay Kimlik Kartı verilecekse bu kartın verilmesi usul ve esaslarının yasa ve yönetmelikle mi yoksa yönergelerle mi yapılacağı hususlarıdır.
Birinci konu üzerinde duralım:
Yukarıda da belirtildiği üzere gerek İç Hizmet Kanununda gerek Yönetmeliğinde TSK. Emeklisi olan subay/astsubaylara Emekli Subay/Astsubay Kimlik Kartı verileceğine ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır.
Emekli subay ve astsubaylara anılan yasa ve yönetmelikte kimlik kartı verilmesine ilişkin bir hüküm olmadığına göre, Emekli subay/astsubaya içimlik kartı verilme zorunluluğu olup olmadığı soru ve sorunun çözümlenmesi gerekmektedir.
Soruya olumlu ya da olumsuz yanıt vermeden önce 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun da ki ilgili maddeyi, 7 nci maddeyi, incelemek gereği vardır.
Anılan yasa maddesi öncelikle ve pek doğaldır ki Ateşli Silahları Taşıma hakkı yönünden bir düzenleme getirmiştir. Örneğin anılan maddenin 1 nci fıkrası 4/A bendi
Mahkeme kararı ile ya da haklarında verilen mahkumiyet kararının sonucu olarak Türk Silahlı Kuvvetlerinden tart veya ihraç edilenler, rütbesinin geri alınmasına hükmolunanlar ile 926 sayılı Kanunun 50 nci maddesinin (c) bendi uyarınca disiplinsizlik veya ahlaki durum sebebiyle ayırma işlemine tabi tutulanlar veya 1402 sayılı Kanunun 2 nci maddesi gereğince emekli edilenler (hariç olmak üzere) emekli subay ve astsubaylar-' demek suretiyle belirtilen istisnalar dışında emekli subay ve astsubayların ateşli silah (tabanca) taşıyabileceklerini düzenledikten sonra aynı fıkra 5 nci bendinde Emekli subay ve astsubaylar ilgili Kuvvet Komutanlıkları veya Jandarma Genel Komutanlığının kayıtlarına geçmek ve bu makamlarca verilen kimlik kartlarına işlenmek şartıyla ateşli silah taşıyabilirler veya bulundurabilirler. Bu şekilde düzenlenen kimlik kartları taşıma ve bulundurma izin belgesi yerine geçer şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
Anılan Yasanın 7 nci maddesinin 5 nci fıkrası ise kimlik kartlarının Silah taşımaya yetki veren kimlik kartları ile belgelerin düzenlenmesi ve gerektiğinde yenilenmesi ya da geri alınmasına ilişkin usul ve esaslar Milli Savunma ve İçişleri Bakanlıklarınca müştereken hazırlanacak bir yönetmelikte düzenlenir denmek suretiyle subay ve astsubaylar dahil tüm kamu görevlileri yönünden Milli Savunma ve İçişleri Bakanlıklarınca müştereken hazırlanacak bir yönetmelik düzenlemesini amirdir.
Bu Kanun uyarınca çıkarılması öngörülen Yönetmelik yalnızca her iki Bakanlıkça değil Bakanlar Kurulunca çıkarılmış ve yayımlanmıştır. (21.03.1991, 91/17779 Resmi Gazete: 01.06.1991- 20888).
Anılan Yönetmeliğin 11 nci maddesinin başlığı Emekli subay ve astsubaylar başlığını taşımakta olup 3 ve 4 ncü fıkraları emekli subay/astsubay/uzman çavuşların emekli kimlik Kartından bahsetmektedir.
Demek oluyor ki davalı idarenin, belirtilen yasa ve yönetmelik hükümleri karşısında TSK. Emeklisi subay/astsubay'a emekli subay/astsubay kimlik kartı düzenlememek gibi bir yetkisi bulunmamaktadır. Diğer bir anlatımla, İdare TSK. Emeklisi subay ve astsubaylarına kimlik kartı verip vermemek gibi takdir yetkisiyle mücehhez kılınmamıştır.
İkinci konuya gelince:
Emekli subay ve astsubaylara emekli kimlik kartı verileceğine 6136 sayılı Kanun ve Yönetmeliği hükümleri uyarınca varılmaktadır. Normlar hiyerarşisinde Kanun ve Yönetmelik normları düzeyinde vardıktan sonra davalı idarenin kimlik kartlarının şekillerinin nasıl olacağını, hangi emekliye hangi makamın kimlik kartı vereceğini, kimlik kartlarının basım ve dağıtım usul ve esasını Yönerge ile düzenlenebileceğini kabulde hukuka ve mevzuata aykırılık görülmemektedir. Zira İdare her zaman hizmetin aksamadan yürütülmesini sağlayacak genelge gönderebilir, yönerge düzenleyebilir.
Burada önemli olan husus bir grup emeklilerin kimlik taşımalarının Yönerge ile engellenip engellenemeyeceği, diğer bir anlatımla TSK. Emeklilerinin Yönergeyle hak sahipliğinde sınırlama getirilip getirilmeyeceği soru ve sorunudur.
Hukukun genel kuralı normlar hiyerarşisinde, bir üst normun tanıdığı bir hakkın bir alt derecedeki hukuk normuyla geri alınamayacağı, hakkın kullanılmasının sınırlandırılması cihetine gidilemiyeceği şeklindedir. Örneğin Anayasa'nın tanıdığı bir hak yasayla geri alınamaz, yasanın tanıdığı hak yönetmelikle, Yönetmeliğin tanıdığı bir hak ise hukuk normu olmadığı çok açık olan emirlerle ya da emirler bütünü olan yönergelerle geri alınamaz.
Davacı yedeksubay görevi sırasında, sakatlanır ve vazife malûlü olur. Kendisi TSK. emeklisi statüsünü kazanmış olmayıp sadece vazife malûlü sayılıp T.C.Emekli Sandığınca aylık bağlanmış bir kişidir. İster er, ister yedeksubay statüsünde olsun vazife malûlü olmaları durumunda, T.C.Emekli Sandığı Kanunu madde 44 ve devamı hükümleri uyarınca aylık bağlanmaktadır. Bu durum anılan statüdeki lerin TSK. Emeklisi statüsüne geçişlerini sağlamamaktadır.
Özetlemek gerekirse, normlar hiyerarşisine göre hak sahibi olmayan davacının TSK. Kimlik Kartı Yönergesi hükümleri kapsamında durumunun incelenip değerlendirilmesine geçildiğinde, Yönergeyle (emirle) bir hakkın verildiği ve daha sonra Yönerge (emir) değişikliğiyle hakkın artık tanınmadığı, geçmişe teşmil edilmemek üzere kaldırıldığı görülmektedir.
Yönerge (emirler topluluğu) ile yapılan düzenleme üzerinde de kısaca durmak gerekmektedir.
Anılan Yönergenin Kapsam başlıklı 2 nci maddesinin (d) maddesinde; bu Yönergenin, Harp ve vazife malûlü yedeksubay, erbaş ve erleri bunların 5434 Sayılı Kanun hükümlerine göre sağlık hizmetinden yararlanabilecek aile fertleri ile dul ve yetimlerini kapsayacağı belirtilmiştir.
Yönergenin Kimlik Kartı Verilmeyecek Personel başlıklı 6 ncı maddesinin (j) fıkrasında; Yedeksubaylardan, Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli iken harp ve vazife malûlü olanların kendileri ve aile fertleri ile şehit olanların aylık almaya müstahak dul ve yetimleri hariç diğerlerine kimlik kartı verilmez hükmü yer almaktadır.
Harp ve vazife malûlü yedeksubaylar ile bunların 5434 Sayılı Kanun hükümlerine göre sağlık, hizmetinden yararlanabilecek aile fertleri ile dul ve yetimlerine hangi nevi kimlik kartı verileceği ise TSK. Kimlik Kartı Yönergesinin 5/d maddesinde; Yönergenin 2 nci maddesi c, d, e fıkralarında belirtilen hak sahipleri (Askeri Hastanelere Müracaatta Kullanılacak Kimlik Kartı) şeklinde belirtilmiştir.
Açıklanan hükümlerden; TSK. Harp Malûlü olan davacıya TSK. Kimlik Kartı Yönergesi uyarınca kimlik kartı verileceği, ancak verilecek kimlik kartının Askeri Hastanelere Müracaatta Kullanılacak Kimlik Kartı olacağı anlaşılmaktadır.
Davacı yedeksubay statüsünde olup Türk Silahlı Kuvvetlerindeki hizmet süresi kısa bir süreyi kapsamaktadır. Yedek subaylar ister vazife malûlü olarak ister vazife malûlü olmayarak terhis edilmeleri halinde emekli subay kimlik kartına hak kazanmamaktadır.
İdari işlemlerin hukuka aykırı olduklarının anlaşılması üzerine geri alınması durumunda kazanılmış hakların saklı tutulması gerekir. Bu kuralın istisnası işlemin hile veya ikrah sonucu tesis edilmesi, yok hükmünde olması ya da açık hata bulunması halleridir. Dava konusu olayımızda idarenin Yönergeyi değiştirerek, tüm vazife malûlü yedek subayları kapsayacak şekilde genel bir düzenleme yaparak, Emekli Subay Kimlik Kartı vermemek yolunu tercih ettiği görülmektedir. Esasen davalı idarenin uygulaması da eskiden beri bu yoldadır. İdarenin bu takdirinde ise kazanılmış hak ihlali söz konusu değildir. İdare, yukarıda belirttiğimiz koşullarla, hizmetin gereği olarak ve kimlik kartının işlevini dikkate alarak, Yönerge'de değişiklik yaparak bu alanı, her zaman düzenleme yetkisine sahiptir.
Yasal düzenlemelerde emekli yahut vazife malûlü TSK. Personeline yahut ailelerine kimlik kartı verileceğine ilişkin bir hüküm bulunmadığından, bu konuda idarenin takdir yetkisinin olduğu kuşkusuzdur. İdare bu takdir yetkisini Türk Silahlı Kuvvetleri Kimlik Kartı Yönergesinde belirginleştirmiştir. Anılan Yönergede Harp ve vazife malûlü yedeksubaylara yalnız askeri hastanelere müracaatta kullanılacak kimlik kartı verilmesi öngörülmüştür. Davalı İdarenin takdir hakkını kullanarak harp ve vazife malûlü yedeksubaylara, hukukun genel ilkelerine sadık kalmak koşuluyla (örneğin kazanılmış hak, eşitlik, kamu yararı gibi ilkeler) farklı kimlik kartı vermesinde ve yönergede de bu biçimde düzenleme getirmesinde hukuka aykırılıktan söz edilemez. İdari yargı yetkisi, idari işlem ve eylemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olup idari işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemez. Bu itibarla davacıya emekli subay kimlik kartı verilmemesi işleminde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacıya emekli subay kimlik kartı verilmemesi işlemi hukuka ve mevzuata aykırı görülmediğinden davanın REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy