(2709 S. K. m. 125) (818 S. K. m. 41, 43, 47, 49)
Davacı vekili, 21 Ekim 1998 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Kr.Plt.Bnb...................in, uzun yıllarını verdiği helikopter pilotluğunu sürdürdüğü son görev yeri olan Malatya Hava Alayında çok yoğun ve muharebe koşullarını içeren sınır ötesi operasyonların nedeni ve etkisiyle her iki kulağında ileri derecede işitme kaybına uğrayarak malul kaldığını, maddi zararının, uçucu personel olarak ömür boyu elde edeceği tüm gelirler ile yer hizmetindeki personel olarak ömür boyu elde edeceği tüm gelirler arazındaki farkın peşin değerinden ibaret olduğunu, manevi zararının ise, savaş helikopter pilotluğu gibi seçkin ve kutsal mesleğini yitirmiş olmasından kaynaklandığını, belirterek 30.000.000.000.TL. maddi, 750.000.000.TL. manevi olmak üzere toplam 30.750.000.000.TL. tazminatın hüküm altına alınmasını dava ve talep etmiştir.
Dava dosyasındaki, bilgi ve belgelerden; davacı E.Kur.Plt.Bnb...................in İkinci Ordu Hava Alay Komutanlığı emrinde helikopter pilotu olarak görev yapmakta iken 26 Eylül 1996 tarihinde kulaklarından rahatsızlandığı, yapılan tedavileri sonucunda İzmir-Güzelyalı 2 nolu Muayene Merkez Başkanlığının 28 Ağustos 1997 gün ve 1197 sayılı Hava Kuvvetleri Uçucu Muayene Raporu ile Bilateral ileri derecede işitme kaybı tanısıyla 1. Durumu SYY.Md.19, Dilim B, Fıkra 4e uyar. 2. Pilotaja elverişli değildir. 3. Arızası, uçuştan dolayıdır. 4. Fiilen uçuşu gerektirmeyen sınıfının uygun kadro görev yerinde görev yapar kararı verildiği, söz konusu raporun Hava Kuvvetleri Sağlık Daire Başkanlığınca 15.09.1997 tarihinde onanarak kesinleştiği, rapor uyarınca emeklilik müracaatında bulunan davacı hakkında T.C. Emekli Sandığınca önce adi malul olarak emeklilik işlemlerine başlandığı, bilahare yapılan itiraz üzerine Sandık Yönetim Kurulunun 02.04.1998 tarih ve 419 sayılı kararı ile harp malulü olarak emekliliğinin kabul edildiği ve 18.05.1998 tarihinde Silahlı Kuvvetlerle ilişiğinin kesildiği anlaşılmıştır.
Olayın bir kamu hizmetinin ifası sırasında meydana geldiği ve olayda davacının kusurunun bulunmadığı hususlarında tereddüt bulunmamaktadır.
Anayasanın 125 nci maddesine göre idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür. İdarenin hukuki sorumluluğu için bir zararın mevcudiyeti, zarara yol açan eylemin idareye yüklenebilir olması, zararla eylem arasında illiyet bağının bulunması yeterlidir. İlliyet bağının kesilmiş sayılması içinde zararın tümüyle hizmete ve idare tüzel kişiliğine yabancı unsurlardan doğması gerekmektedir.
Olayımızda idareye atfı kabil bir hizmet kusurunun varlığından söz edilemez ise de, kamu görevinin ifası sırasında meydana gelen zarar ile görevden kaynaklanan eylem arasında sıkı bir illiyet bağı bulunduğu, zararın hizmetin içinden doğduğu nazara alındığında kusursuz sorumluluk kuram ve ilkesi gereğince davacının uğradığı zararın davalı idarece karşılanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Davacının maddi zararı; uçucu personel olarak ömür boyu elde edeceği gelirler ile sınıf değişikliği durumunda yer hizmetindeki personel olarak ömür boyu elde edeceği gelirler arasındaki farkın peşin değerli tutarından ibaret bulunduğundan, davacının maddi zararına esas teşkil etmek üzere ne miktar vazife malullüğü aylığı bağlandığı, ne kadar tütün ikramiyesi ödendiği araştırılmış, ayrıca davacının pilot olarak en son aldığı aylık ile yer personeli olarak alması gereken aylık miktarını gösterir maaş tablosu davalı idareden getirtilmiştir.
T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünün 11.05.1999 gün ve 61.322.039 sayılı yazısından; Genel Müdürlüğün 11.06.1998 gün ve 72108 sayılı işlemi ile davacıya 15.06.1998 tarihinden itibaren 6. derece harp malulü olarak 116.363.000.TL. aylık bağlandığı bilahare bağlanan aylıkların memur maaş katsayısı artışına paralel olarak artmaya devamla en son 01.01.1999 tarihinde 226.760.000.TLsine yükseltildiği, ayrıca davacıya 3480 Sayılı Kanun uyarınca 1998 yılı için (6 ay 15 günlük) 118.869.000.TL. tütün ikramiyesi ödendiği, davacının görevi dışında ve görevle ilgisi olmayan bir sebepten maluliyete uğraması halinde Sandığa tabi 31 yıl 1 ay 3 gün hizmeti esas alınarak 15.06.1998 tarihinde 99.162.000.TL. aylık bağlanacağı, bağlanan aylığın katsayı artışına bağlı olarak 01.01.1999 tarihinde 193.713.000.TLsine yükseltileceği, öte yandan davacının ikramiyeye esas 23 tam hizmet yılına karşılık ikramiye ve ikramiye farkı olmak üzere toplam 3.021.864.000.TL. emekli ikramiyesi ödeneceği anlaşılmıştır.
Elde mevcut bu verilere göre, resen seçilen bilirkişi tarafından düzenlenen 20.01.2000 tarihli bilirkişi raporunda; davacının maddi tazminat hak edişinin 43.660.901.345.TL. olduğu bildirilmiştir.
Taraflara tebliğ edilen ve itiraz edilmeyen bilirkişi raporu Mahkememizin yerleşmiş içtihatlarına Mahkememizce kabul edilen kıstaslara ve ilmi verilere uygun bulunduğundan bilirkişi raporu doğrultusunda tatbikat yapılmış, ancak hükmolunacak maddi tazminat miktarının tayininde davacının istemiyle bağlı kalınmıştır.
Davacının olay nedeniyle oluşan işitme kaybı sonucunda duyduğu ve meslekten ayrılması nedeniyle ömür boyu duymaya devam edeceği acı ve ızdıraplarının kısmen de olsa telafisi amacıyla uygun miktarda manevi tazminat verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla;
1- Bilirkişi raporu uyarınca ve davacının istemine bağlı kalınarak 30.000.000.000.TL. (Otuz milyar TL.) Maddi Tazminat VERİLMESİNE,
2- Takdiren ve istemi gibi davacıya 750.000.000.TL. (Yedi yüz elli milyon TL.) Manevi Tazminat VERİLMESİNE,
3- Hükmedilen maddi tazminat miktarına davacının zararının başladığı tarih olarak kabul edilen 15 Haziran 1998 tarihinden 31 Aralık 1999 tarihine kadar yıllık % 50 (Yüzde elli), 01 Ocak 2000 tarihinden ödeme tarihine kadar yıllık % 60 (Yüzde altmış) YASAL FAİZ YÜRÜTÜLMESİNE,
4- Hükmedilen manevi tazminat miktarına 15 Haziran 1998 tarihinden 31 Aralık 1999 tarihine kadar yıllık % 50 (Yüzde elli), 01 Ocak 2000 tarihinden ödeme tarihine kadar yıllık % 60 (Yüzde altmış) YASAL FAİZ YÜRÜTÜLMESİNE,
5- Davacı tarafından peşin yatırılan 278.100.000.TL. (İki yüz yetmiş sekiz Milyon yüz bin TL.) harcın istek halinde davacıya İADESİNE,
6- 492 Sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi uyarınca harçtan muaf tutulan davalı idare aleyhine harca hükmedilmesine YEROLMADIĞINA,
7- Davacı tarafından peşin yatırılan ve sarf edilen 25.000.000.TL. (Yirmi beş milyon TL.) bilirkişi ücretinin davalı idareden alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
8- Davacı tarafından peşin yatırılan ve sarf edilen 8.800.000.TL. (Sekiz milyon sekiz yüz bin TL.) posta giderinin davalı idareden alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
9- Hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarları üzerinden davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri gereğince hesap edilen 115.900.000.TL. (Yüz on beş milyon dokuz yüz bin TL.) Avukatlık Ücretinin davalı idareden alınarak davacıya VERİLMESİNE,
KARŞI OY GEREKÇEM
Mahkememizin karar tarihindeki uygulamalarında bir bakıcının bakım ve desteğine muhtaç şekilde sakat kalanlar için 1.200.000.000.TL. manevi tazminat takdir edilmekte iken, branş olarak helikopter pilotluğunu seçmiş bulunan davacının, icra edilmekte olan operasyonlara bağlı olarak uçuş gereği maruz kaldığı gürültü nedeniyle kulağında meydana gelen işitme kaybından dolayı takdir olunan manevi tazminat miktarını yüksek bulduğumdan bu yönden;
Ayrıca davacı manevi tazminata olay tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesini talep etmiş ise de; takdir olunan manevi tazminat miktarı paranın karar tarihindeki alım gücü, olay tarihinden karar tarihine kadar geçen süredeki değişen sosyal ve ekonomik koşullar nazara alınarak davacının olay tarihindeki manevi zararının tamamını kapsayacak şekilde tespit ve takdir edildiğinden, manevi tazminata olay tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi isteminin reddine karar verilmesi, ancak karar tarihinden ödeme tarihine kadar yasal faiz yürütülmesi gerektiği görüşünde bulunduğumdan bu bakımdan da çoğunluğun aksi yöndeki kararlarına katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy