(357 S. K. m. 2, 3, 8, 9) (Askeri Hakim Adaylarının Seçimi Ve Yetiştirilmesi Hakkında Yönetmelik m. 9)
Davacı, 8.12.1998 tarihinde kayda geçen dava dilekçesi ve 22.2.1999 tarihinde kayda geçen cevaba cevap layihasında özetle; yedek subaylığını Güney Dz. Saha K.lığı Askeri Mahkemesinde Hak. Tğm. olarak sürdürmekteyken, Dz. K.K.lığının 13.8.1998 tarihli emriyle yedek subaylık hizmetini yapmakta olan adaylar arasından askeri hakim sınıfına muvazzaf subay alınacağını öğrenince, bu konuda yazılı başvuruda bulunduğunu, ancak bir süre sonra bu konudaki talebinin reddedildiğinin kendisine bildirildiğini, yaptığı araştırma sonunda sıralı sicil üstlerince kendisi hakkında olumsuz nitelik belgesi düzenlendiği için başvurusunun kabul edilmediğini öğrendiğini, özellikle As. Mah.Kd. Hakimi olarak 1. Sicil üstünün kendisi hakkında irticacı şeklinde bir kanaat belirttiği yolunda duyum aldığını, oysa bu ithamın asılsız bir iftiradan öteye gidemeyeceğini, kendisinin halen sivil hakim olarak görev yapmakta olduğunu, bugüne kadar hakkında yapılan tüm güvenlik soruşturmalarının da (hakimlik, yedek subaylık, askeri hakimlik vb.) hep müspet şekilde sonuçlandığını, aile bireylerinin de çeşitli kamu kuruluşlarında memur olarak görev yapmakta olduklarını, kendisi hakkında olumsuz nitelik belgesinde 2.Sicil üstünce serdedilen görüş ve kanaatlerin de 1. Sicil üstünden etkilenmiş olabileceğini belirterek; muvazzaf askeri hakim sınavına yaptığı başvurunun reddine mesnet teşkil eden nitelik belgesinin iptalini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyası ve ara kararı ile getirtilen davacıya ait özlük dosyaların incelenmesinden;
Davacının 1993 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdiği 257 nci Dönem Yedeksubay Temel Kursunu başarı ile tamamlamasını müteakip hukukçu kurasına katılarak Güney Dz.Saha K.lığı adli müşavirliği emrine kura çektiği, 28 Şubat 1998 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 98/48775 Sayılı Müşterek Kararname ile Güney Dz.Saha Komutanlığı Askeri Mahkemesi As.Hak.Yardımcılığına atandığı, bu görevinde iken Deniz Kuvvetleri Komutanlığının Askeri Hakim ihtiyacını karşılamak üzere halen yedeksubaylık hizmetini yapmakta olan adaylar arasından askeri hakim sınıfına muvazzaf subay alınacağına ilişkin 13.8.1998 gün ve PER: 4012-341-98/Eğt.D.Tem.Ş.sayılı emrine istinaden muvazzaf askeri hakim sınıfına geçmek için yaptığı başvurunun red edilmesi üzerine başvurusunun red edilmesine mesnet teşkil eden nitelik belgesinin iptali istemi ile iş bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
357 Sayılı Askeri Hakimler Kanununun Kaynaklar başlıklı 2 nci maddesinde kaynaklardan biri de Kıtada başarı göstermiş ve bir hukuk fakültesini bitirmiş bulunan yedek subaylardan askerlik görevleri sırasında istem de bulunanlar olarak gösterilmiştir.
357 Sayılı Kanunun 8 nci maddesi Hukuk Fakültesini pekiyi veya iyi derece ile bitirmiş ve yedek subay okuluna girişlerinde düzeltilmemiş nüfus kayıtlarına göre otuz yaşından, lisansüstü öğrenimini tamamlamış olanlarda ise otuzbeş yaşından büyük olmayan yedek subaylardan istekli olanlar, sıralı sicil üstlerinden yeterli sicil almak şartı ile yedek subaylık süresi sonunda muvazzaf sınıfa geçirilerek staj görmek üzere adaylığa kabul olunur.
Hukuk Fakültesini pekiyi veya iyi dereceli bitiren istekliler ihtiyaçtan fazla ise bunlar arasından, ihtiyaç bu suretle karşılanamadığı takdirde orta derece ile bitirenler arasından, sınavla alınır hükmünü amirdir.
357 Sayılı Kanunun 2, 3 ve 9 ncu maddeleri dayanak alınarak çıkarılan ve 26 Ekim 1985 gün ve 18910 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Askeri Hakim Adaylarının Seçimi ve Yetiştirilmeleri Hakkında Yönetmelikin Yedeksubay hizmetini yapmakta olanlarla ilgili 9/3 maddesi Birinci ve ikinci sicil üstlerince (Ek-B)'deki örneğine uygun olarak doldurulmuş muvazzaf subay olur kayıtlı nitelik belgesi almış ve sicil not ortalamasının %85 ve daha yukarısında olmak hükmünü taşımaktadır.
Davalı idare tarafından gönderilen gizli gizlilik dereceli belgelerden davacı hakkında olumsuz nitelik belgesi düzenlendiği için başvurusunun kabul edilmediği anlaşılmaktadır.
Davacının askeri hakimlik sınavına katılmak için yaptığı başvurusunun red edilmesi işleminde bu konudaki yasa ve yönetmelik hükümlerine uyulduğu görülmekle işlemin yetki, konu ve sebep unsurları yönünden herhangi bir şekilde hukuka aykırılığının bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan davacı ile ilgili olarak gönderilen belgelerin incelenmesinden davacı hakkında tesis edilen işlemi maksat unsuru yönünden de sakatlayan herhangi bir hususa rastlanmamış, davacının sicil amiri olara hakkında olumsuz belgesi düzenleyen Hakim Yüzbaşının da önyargılı ve sübjektif kararla hareket ettiğine ilişkin bir kanıta da rastlanmamış, dolayısı ile davacının bu konudaki iddialarının dayanaktan yoksun bulunduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle hukuki dayanağı bulunmayan davanın REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy