(2709 S. K. m. 125)
Davacı vekili 10 Mayıs 1999 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 3.10.1994 tarihinde Hava Harp Okuluna kabulü sırasında Eskişehir Askeri Hastanesince yapılan muayenesi sonunda hakkında sağlam raporu düzenlenerek Pilot yetiştirilmeye elverişlidir kararı verildiğini, mezuniyet öncesi 1997 Kasımında Hv. H. O. tarafından tabi tutulduğu ön muayene sonucunda burnunda deviasyon teşhisi konulduğunu, Harp Okulu Sağlık amirliğince pilotluk muayenelerinde bir sorun çıkmaması gerekçesiyle müvekkilinin ameliyatına karar verildiğini, ameliyat sonrası burnuna konulan tamponların vazelin de bekletilerek yumuşatılması gerekir iken formol isimli kimyasal sıvıda bekletildiği ve ameliyat sonrasında burnunun sağlığının daha da bozulduğunu, bunun üzerine kendisine septum perforasyonu teşhisi konulduğunu, Gümüşsüyü Askeri Hastanesinde tekrar ameliyat edildiğini, okulun bitiminde 29-30 Haziran 1998 tarihinde Eskişehir Hv. Hastanesinde yapılan muayenesinde Nazal Septum Perforasyonu teşhisi konulduğunu, bu rapora itiraz üzerine Ankara Hv. Hastanesince yapılan muayenesinde de ayni teşhis konularak, hakkında Uçucu Yetiştirilmeye Elverişli Değildir kararı verildiğini bu işlemin iptali için AYİM. de dava açıldığını,
Görüldüğü üzere burnundan hiçbir rahatsızlığı olmayan ve ameliyat edilmeseydi bu dava ile ilgili süreci yaşamayacak olan müvekkilinin, idarenin haksız eylemi sonucu pilot olamayacağı gibi bir durumun ortaya çıktığını, müvekkiline ait sicil dosyası ve kayıtların incelenmesi halinde idarenin haksız ve ağır kusurlu eyleminin açığa çıkacağını, ameliyat sonucunun normal komplikasyonlardan olduğuna ilişkin idarenin görüşüne tıbben katılmanın mümkün olmadığını,
Müvekkilinin birden fazla ameliyata maruz kalması ve bu ameliyatlar sonucu tek ideali olan pilot olamamaktan doğan elem ve üzüntüsünün kısmen de olsa karşılanması için 8.000.000.000 TL. manevi, idarenin haksız eylemi sonucu oluşan ve asgari mecburi hizmet süresince pilot olamamasından mahrum kalacağı eksik ödemeler dikkate alınarak hesaplanacak 37.000.000.000 TL. maddi tazminat istemi ile iş bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelere göre; Davacının Hava Harp Okulu öğrencisi iken, 1997 yılı kasım ayında Hv. Harp Okulunda yapılan ön muayenelerde burnunda Deviasyon tespit edilmesi üzerine Hava Harp Okulu 50
Yataklı İaşeli Revirinde K.B.B.Uzmanı Hv. Tbp. Yzb. .............. tarafından 8 Ocak 1998 tarihinde Rezeksiyon Submukoz operasyonu uygulanarak 12 Ocak 1998 tarihinde Kontrole gelmek üzere 15 gün SEM ile taburcu edildiği, 26 Ocak 1998 günü ayni tabip tarafından yapılan kontrolde Septal kimyasal yanık tespit edildiği, bunun ameliyat sonrasında buruna konulan tamponun vazelin de bekletilerek yumuşatılmış tampon olması gerekir iken, yanlışlıkla formollu (formaldehitli - formaldehitte bekletilmiş) tampon konulmasından kaynaklandığı, bunun üzerinde vazelin yazılı kiloluk kutunun satın alındığı Suvar ilaç firmasınca kutuya yanlışlıkla formol konulmuş olmasından meydana geldiği bildirilmiştir. (Hava Harp Okuluna yazılan 15 Kasım 2000 tarihli ara kararımız üzerine Hv. Harp Okulu Komutanlığının 13 Aralık 2000 gün - DİŞ.88:2000/1841 sayılı cevabı ve ekleri).
Daha sonra davacının Mart 1998 tarihinde septal perforasyon tamir operasyonu geçirdiği, Uçucu eğitimine başlayabilmesi için Eskişehir 1 nolu Hv. Sağ. Mua. ve Eğt. Mrk. de yapılan muayenesinde 3.6.1998 tarih ve 417 nolu raporla Nazal Septum Perforasyonu tanısı ile Uçucu Yetiştirilmeye elverişli değildir. kararı verildiği anlaşılmaktadır.
Davacı vekilinin müvekkilinin hiçbir rahatsızlığı olmadığı halde ameliyat edildiği ve yapılan ameliyata bağlı olarak pilot olamama durumunun ortaya çıktığını ileri sürmüş olması nedeniyle bu konulara ilişkin görüşlerine başvurulan GATA. K.B.B. Ana Bilim Dalında görevli Prof. Tbp. Tuğamiral ............., Doç. Tbp. Kd.Bnb ..............., Doç Hv. Tbp. Bnb ................. tarafından düzenlenmiş bulunan 26.3.2001 tarihli raporda Uçuculuğa aday bir kişide, hafif yada ileri derecede bir deviasyonun sonradan başka komplikasyonlara neden olmaması için operasyonla düzeltilmek istenmesi doğru bir davranıştır. Davacının bu amaçla ameliyat edildiği değerlendirilmiştir.
Davacının pilotaja elverişli olmaması durumu ameliyat öncesi mevcut olan deviasyon nedeniyle olabilir. Aynı zamanda ameliyat sonrası gelişen perforasyon da pilotaja mani bir durum yaratır.
Ameliyat sonrasında burun septumunda bahsedilen büyüklükte bir perforasyonun gelişmiş olmasında, konulan tamponların formalidehitli (formol) olmasının neden olduğu kanaatine varılmıştır. Doku nekrozu ve ülserasyon oluşturabilen fbrmadehit maddesinin tamponlar içinde bulunması bir tıbbi hata olarak değerlendirilmiştir. Septumda perforasyona yol açabilecek başka nedenler de söz konusu olabilir, ancak bu ihtimaller çok daha zayıf olarak görünmektedir. denilmektedir.
Devlet adına kamu hizmeti yürüten idarenin halin icaplarına ve ihtiyaca göre hizmeti devamlı ve en iyi şekilde topluma arzetmesi, hizmeti yürütürken kimsenin zarara uğramamasını sağlamak amacı ile gerekli önlemleri alması zorunludur. Bu zorunluluğun gereği gibi yerine getirilmemesi hizmetin iyi işlemediğinin açık kanıtıdır.
Olayımızda septal kimyasal yanık ilk bakışta idarenin ajanı durumundaki kişiler tarafından ameliyattan sonra vazelinde bekletilmiş tampon yerine yanlışlıkla formol dökülmüş tamponun davacının burnuna konulmasından kaynaklandığı anlaşılmakta ise de; ajanı idarenin yürüttüğü hizmetten ayırmanın mümkün olmadığı düşünüldüğünde, olayın; kokuları çok farklı olmasına rağmen vazelin yerine formol kullanılan tıbbi birimde kontrol ve denetimlerin yeterince yapılmadığı bilirkişi raporunda da tıbbi hata olarak değerlendirilen bu oluşa göre ameliyatın ve tedavinin yapıldığı tıbbi birimde hizmetin iyi işlemediği ve idarenin hizmet kusuru içinde bulunduğu anlaşılmakla davacının olay nedeniyle uğradığı manevi zararının davalı idarece karşılanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Diğer taraftan yapılan ameliyata bağlı olarak davacının pilot olamamaktan kaynaklanan maddi zararının bulunduğu kabul edilmemiştir. Zira davacı olaydan sonra ve elan Hava Kuvvetlerinde Hv. Mu. Tğm. olarak görevlidir. Hava Harp Okuluna giren her öğrencinin, hatta mezun olan her teğmenin pilot olması düşünülmez. Bir kimsenin Pilot statüsünü kazanması için Harp Okulunu bitirdikten sonra pilotluk için gerekli eğitimi başarı ile tamamlaması zorunludur. Pilot adaylarının hepsinin bu zor ve riskli süreci başarı ile tamamlayıp yüzde yüzünün pilot olacağı varsayılamaz. Bu nedenle davacının maddi zararı bulunmayıp, zararının sadece manevi zarardan ibaret olduğu ve bu zararının da hizmet kusuru esasları uyarınca davalı idare tarafından karşılanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Davacının yapılan ameliyat sonrasında meydana gelen septal nazal perforasyon sonucu duyduğu ve ömür boyu duyacağı acı ve ızdırabı kısmen de olsa karşılayabilmek amacı ile olayın vukua geliş şekil ve tarihi, davacının sosyal durumu ve statüsü ile paranın alım gücü gözönünde bulundurularak davacıya uygun miktarda manevi tazminat verilmesi kabul edilmiştir.
Açıklanan nedenlerle;
1- Davacının maddi tazminat isteminin REDDİNE,
2- Davacıya takdiren 3.000.000.000 T.L. (üçmilyar TL.) manevi tazminat VERİLMESİNE, fazlaya ait isteminin REDDİNE,
3- Hükmedilen manevi tazminat miktarına olay tarihi 8 Ocak 1998 tarihinden 31 Aralık 1999 tarihine kadar %50 (yüzde elli), 1 Ocak 2000 tarihinden ödeme tarihine kadar %60 (yüzde altmış) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE,
4- Davacı tarafından peşin yatırılan 407.340.000 TL. (dört yüz yedi milyon üç yüz kırk bin TL.) harcın istek halinde davacıya İADESİNE,
5- Davacı tarafından peşin yatırılarak sarf edilen 12.250.000 TL. (on iki milyon iki yüz elli bin TL.) posta pulu giderinin davalı idareden alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6- Hükmedilen manevi tazminat miktarına davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri uyarınca nispi olarak hesabedilen 61.000.000 TL. (altmışbir milyon TL.) vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7- Dava duruşmalı görüldüğünden reddedilen maddi ve manevi tazminat miktarları üzerinden nispi olarak hesabedilen 156.000.000 TL. (yüzellialtımilyon TL.) vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye VERİLMESİNE,
KARŞI OY GEREKÇEM
Davacı manevi tazminata olay tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesini talep etmiş ise de; takdir olunan manevi tazminat miktarı paranın karar tarihindeki alım gücü, olay tarihinden karar tarihine kadar geçen süredeki değişen sosyal ve ekonomik koşullar nazara alınarak davacının olay tarihindeki manevi zararlarının tamamını kapsayacak şekilde tespit ve takdir edildiğinden, manevi tazminata olay tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi isteminin reddine karar verilmesi, ancak karar tarihinden ödeme tarihine kadar yasal faiz yürütülmesi gerektiği görüşünde bulunduğumdan çoğunluğun aksi yöndeki kararına katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy