(2955 S. K. m. 19, 38) (Gülhane Askeri Tıp Akademisi Yönetmeliği m. 16, 34)
Davacı 24 Mayıs 1999 tarihinde kayda geçen dilekçesinde özetle; 13 Ekim 1988 yılında başladığı Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanlık öğrenciliğini 10 Kasım 1993 yılında tamamladığını, bilimsel sınav ve cerrahi uygulamasından tam not alarak uzman olduğunu, Diyarbakır'a tayin edildiğini, GATA K.lığınca açılan Yanık Merkezi Yardımcı Doçentliği kadrosuna başvurduğunu, yapılan sınavda başarılı olması nedeniyle Ağustos 1994'de GATA Haydarpaşa Eğt. Hastanesi Yanık Merkezi Şef Yardımcılığına atandığını, 15 Mayıs 1998 tarihine kadar üç kere atama gördüğünü, mahkeme kararlarıyla görevine iade edildiğini, yardımcı doçentlik süresi içerisinde yurtiçi yayın sayısını 20'ye, yurt dışı yayın sayısını 4'e, yurtiçi makale sayısını 40'a ve yurtdışı makale sayısını 16'a ulaştırdığını, Mikrocerrahi Kursunu başarı ile bitirerek sertifika almaya hak kazandığını, bir çok bilimsel toplantı ve kongreye katıldığını, idarenin daha önceki atamalarda eski eşinin başörtülü olmasını atamaya gerekçe gösterdiğini, sicil not ortalamasının yüksek olduğunu, idarenin disiplin ve eğitim yönünden yetersiz olduğu yönündeki iddialarının mahkeme kararlarıyla yürütüldüğünü, hakkında ileri sürülen yetersizliğin Bilimsel Denetleme Kurulu tarafından denetlenmesi gerekirken kanun ve yönetmeliklere aykırı olarak sadece klinik şefinin teklifi, cerrahi bölüm başkanı ve komutanın onayı ile tanzim edilmiş afaki ve kişisel öğeler taşıyan bir karar verildiğini belirterek öncelikle yürütmenin durdurulmasını ve yardımcı doçentlik süresinin uzatılmaması işleminin iptalini talep ve dava etmiştir.
Davacının yürütmenin durdurulması yönündeki talebi AYİM. Nöbetçi Dairesinin 11 Ağustos 1999 gün ve E. 1999/13 sayılı kararı ile reddedilmiştir.
GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Yanık Merkezi Şef Yardımcılığına ataması yapılan davacının 1999 yılında üç yıllık yardımcı doçentlik süresinin dolduğu, davacı hakkında GATA Komutanlığınca yardımcı doçentlik görev süresinin uzatılmasının uygun olmadığı yönündeki görüş bildirilmesi üzerine Genelkurmay Başkanlığı'nın 24 Mart 1999 gün ve PER: 4031-4-99/Per. D.Ynt.Ş.(7) sayılı emri ile yardımcı doçentlik süresinin uzatılmadığı, bunun üzerine davacının işlemin iptali istemiyle işbu davayı açtığı, dava dosyasında mevcut belge bilgilerin tetkikinden anlaşılmıştır.
Yardımcı doçentliğe atamanın usul ve esasları, 2955 Sayılı Gülhane Askeri Tıp Akademisi Kanununun 19 ncu Gülhane Askeri Tıp Akademisi Yönetmeliğinin 34 ncü maddelerinde düzenlenmiştir.
2955 Sayılı GATA Kanununun 19 ncu maddesi Gülhane Askeri Tıp Akademisinde açık bulunan yardımcı doçentlik, isteklilerin başvurması için. Genelkurmay Başkanlığınca ilan edilir. Gülhane Askeri Tıp Akademisi Komutanı; biri o birimin yöneticisi, diğerleri o birimin dışında olmak üzere üç profesör veya doçent tesbit ederek bunlardan, adayların her biri hakkında yazılı mütalaa ister. Gülhane Askeri Tıp Akademisi Komutanı, kendi görüşünü de belirterek atanmanın sağlanması için Genelkurmay Başkanlığına öneride bulunur. Önerilenlerden, kadro miktarı kadarının yardımcı doçentliğe atamaları Genelkurmay Başkanlığınca yapılır. Yardımcı doçentliğe önermede ve atamada askeri personele öncelik verilir. Yardımcı doçentler, her seferinde üç yıllık bir dönem için olmak üzere, en çok iki defa atanabilirlere hükmünü içermektedir.
Aynı Kanunun Bilimsel Denetim, başlıklı 38 nci maddesinin birinci fıkrasında aynen Öğretim Elemanlarının bilimsel yönden denetlenmeleri kuruluş, görev ve işleyişi yönetmelikle tespit edilecek Gülhane Askeri Tıp Akademisi Bilimsel Denetleme Kumlu tarafından, eğitim ve öğretim, bilimsel araştırma, yayın, seminer, klinik ve uygulama faaliyetleri ile diğer hususlar üzerinde yapılır denilmektedir.
Gata Yönetmeliğinin 34 ncü maddesinin ikinci fıkrasında yardımcı doçentliğe atanacak kişilerde aranacak şartlar sayılmış, 2 nci bendinde ise Askeri Personel için haklarında en az iki sıralı sicil amiri tarafından Ek Adaki örneğe uygun olarak bir nitelik belgesi düzenlenmiş olmak şartlardan birisi olarak belirlenmiş, son fıkrasında ise GATA K.lığınca önerilen adaylar, sıralamadaki yerleri, öğretim üyeleri ile GATA Komutanının mütalaaları ve kadro durumu dikkate alınarak, Genelkurmay Başkanlığınca yapılan değerlendirmeye göre atanır. Yardımcı doçentliğe önermede atamada askeri personele öncelik verilir. Yardımcı doçentler, her seferinde üç yıllık bir dönem için olmak üzere en çok iki defa atanabilir denilmektedir.
GATA Yönetmeliğinin Bilimsel Denetleme Kurulu başlığını taşıyan 16 nci maddesinde kurulun denetleme görevi, oluşturulması ve çalışına şekli açıkça düzenlenmiştir.
Kamu hizmeti, kamunun yararına olacak şekilde yürütülür. Hizmetin hangi ve ne nitelikteki personel eliyle yürütüleceğini seçmede, takdir hakkı hiç kuşkusuz idareye aittir. İdare kamu hizmetini gördüreceği personeli seçerken, hizmetin özelliklerini, hizmetin gereksinme duyduğu personelin niteliklerini göz önünde bulundurmak ve ona göre atama yapmak durumundadır. Kamu hizmetinin ayrılmaz bir parçası olan personel, görevin etkin, başarılı ve yararlı biçimde yürütülmesinden sorumludur. Bu sorumluluğun gereği gibi yerine getirilmemesi halinde, elbette hizmette etkinliğin sağlanması için idare gerekli önlemleri, görevli ve aynı zamanda sorumlu idare ilkesi gereği almak zorundadır.
Davacının Genelkurmay Başkanlığınca öncesinde GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Yanık Merkezi Şef Yardımcılığına atandırıldığına ve üç yıl sonra aynı kadroda görev süresi uzatılmadığına göre bunun nedenlerinin ne olduğu ve bunların göreve yansıyıp yansımadığı hususları üzerinde durulmalıdır.
Bu amaçla, davacının işleme dayanak alınan kişisel durumuyla ilgili bilgi ve belgeler davalı idareden istenilmiş, gönderilen belge ve bilgiler incelenmiştir. Gönderilen belgeler arasında olmadığı anlaşılan GATA Yönetmeliği'nin 34 ncü maddesi uyarınca düzenlenmesi gerekli olan Nitelik Belgesi davalı idareden istenilmiş, böyle bir belgenin bulunmadığı GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Komutanlığı'nın 29 Kasım 1999 gün ve EĞT.ÖĞT.PL.Ş.:3590-71-99/İSTH (276) sayalı kişiye özel yazısından anlaşılmıştır. Yine belge ve bilgiler arasında davacının bilimsel yönden yeterli olup olmadığını tespit edebilecek Yönetmeliğin 16 ncı maddesi uyarınca oluşturulması gereken Bilimsel Denetleme Kurulu'na ait bir raporunda bulunmadığı tespit edilmiştir, 1 nci Ordu Komutanlığı'nca teşkil edilen komisyon raporunda davacının başarılı ve aşırı derecede vatan-millet sevgisi ile dolu bir kişi olduğu, ancak eşinin eskiden beri kapalı giyindiği belirtilmekle birlikte incelenen diğer bilgi ve belgelerin işleme mesnet yapılan davacıya isnat edilen işlem ve eylemleri kanıtlar nitelik ve nicelikte belgeler olmadığı anlaşılmıştır. Davacı hakkında tesis edilen işlemin hukuka ve mevzuata uyarılı olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Bu itibarla ve yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacı Yrd. Doç. Tbp. Bnb. .............'in yardımcı doçentlik süresinin uzatılmaması işleminin İPTALİNE.
KARŞI OY GEREKÇESİ
Yardımcı doçentliğe atama usul ve esasları ile yardımcı doçentlik süresinin uzatılma esasları 2955 sayılı GATA Kanununun 19 ncü maddesi ve bu kanuna göre çıkarılmış GATA Yönetmeliğinin 34 ncü maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre yardımcı doçentlerin her seferinde üç yıllık bir dönem için olmak üzere en çok iki defa atanabilecekleri hükme bağlanmıştır. Bu hükümden de anlaşılacağı üzere en çok iki defa atanabilirler hükmüne yer verilmek suretiyle yardımcı doçentliğe atamada ve yardımcı doçentlik süresinin uzatılmasında atamayı yapacak makamlara takdir yetkisi tanınmıştır.
Özellikle yardımcı doçentlik süresinin uzatılması sırasında bu takdir yetkisinin kullanılmasında ilgilinin yardımcı doçentlik süresi içerisindeki tutum ve davranışları, disiplin durumu, hizmette yararlı olup olmadığı, yardımcı doçentlik süresinin uzatılmasındaki kamu yararı gibi hususların değerlendirilmesi gerekmektedir.
Davacının durumu yukarıda belirtilen mevzuat gereğince incelenmiş, GATA Komutanlığının 21.12.1998 tarihli yazısı ekinde gönderilen kanaat raporları ile menfi görüş ve mütalaası da değerlendirilerek Genelkurmay Başkanlığı'nca yardımcı doçentlik süresi ikinci üç yıllık süre için uzatılmayarak başka bir göreve ataması yapılmıştır. Tesis edilen bu işlem yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden mevzuata ve hukuka uygundur.
İdare dava konusu işlemi tesis ederken, davacının sicilini, hakkındaki olumlu ve olumsuz kanaatleri, disiplinini, tutum ve davranışlarını, kendisini etkileyebilecek yakın çevresini, hizmette yararlı olup olamayacağını değerlendirmiş ve kanunla tanınmış olan takdir yetkisini doçentlik süresini ikinci üç yıllık dönem için uzatmamak şeklinde kullanmıştır.
İdarenin takdir yetkisi Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin bir çok kararlarında da ifadesini bulmuş ve Kamu hizmeti, kamunun yararına olacak şekilde yürütülür. Hizmetin hangi ve ne nitelikteki personel eliyle yürütüleceğini seçmede, takdir hakkı hiç kuşkusuz idareye aittir. İdare Kamu hizmetini gördüreceği personeli seçerken, hizmetin özelliklerini, hizmetin gereksinme duyduğu personelin niteliklerini göz önünde bulundurmak ve ona göre atama yapmak durumundadır. Kamu hizmetinin ayrılmaz bir parçası olan personel, görevin etkin, başarılı ve yararlı biçimde yürütülmesinden sorumludur. Bu sorumluluğun gereği gibi yerine getirilmemesi halinde, elbette hizmetin etkinliğin sağlanması için idare gerekli önlemleri, görevli ve aynı zamanda sorumlu idare ilkesi gereği olmak zorundadır şeklinde yer almıştır. Bu davaya ilişkin karar gerekçesinde de aynı ifade bulunmaktadır.
Bu ifadeye rağmen idarenin takdir yetkisinde bulunan bir konuda; hukuka uygunluk denetimi dışına çıkılarak yerindelik denetimi yapılması yargı yetkisi dışına çıkmaktadır.
1602 Sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun İdari Davalar ve Yargı yetkisinin Sınırı başlıklı 21 nci maddesinde aynen; 20 nci maddede belirtilen kişileri ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden dolayı; yetki, sebep, şekil, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından bahisle menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacak iptal davaları, aynı idari işlem ve eylemlerin haklarını ihlal etmesi halinde açılacak tam yargı davaları, doğrudan doğruya ve kesin olarak Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde çözümlenir ve karara bağlanır. İdari Yargı Yetkisi, İdari İşlem Ve Eylemlerin Hukuka Uygunluğunun Denetimi ile sınırlıdır. Yerindelik denetimi yapılamaz. Yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak tarzda kullanılamaz ve idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemez hükmü getirilmiştir.
Çoğunluk tarafından verilen işlemin iptali kararının, yerindelik denetimine girdiği ve idarenin takdir yetkisini kaldıracak nitelikte olduğundan mahkemenin yargı yetkisini aştığı kanaatinde bulunmaktayız.
Diğer taraftan; idare hukukunda kişilerin suç teşkil etsin veya etmesin, bazı davranışları kamu görevlerinin dağıtımında önem kazanmaktadır. İdari normlar çerçevesinde bünyesinde istihdam ettiği ve GATA gibi, bilimsel özerkliğe sahip, Atatürk ilkelerine bağlı, milli şuur ve disiplini görev bilen Türk Silahlı Kuvvetlerinin sağlık bilimleri alanında en yüksek danışma organı olan, lisans ve lisansüstü düzeyde eğitim ve öğretim yapan bir yüksek öğrenim kurumunda öğretim görevlisi olarak görevlendireceği personelde farklı özellikler arayan Türk silahlı Kuvvetlerinin, öğretim görevlisi statüsü vereceği personelin hem kendisini hem de yakın çevresinin tutum ve davranışlarını değerlendirmesi üstlenmiş olduğu çok özel kamu hizmetinin gereğidir.
TSK. İç Hizmet Kanununun 43 ncü maddesi; Türk Silahlı Kuvvetleri Her Türlü Siyasi Tesir Ve Düşüncelerin Dışında Ve Üstündedir hükmünü amirdir. Bu nedenle TSK'de görevli personelin gerek kendisi, gerekse onu etkileyebilecek yakın çevresinin mevcut hali ve evveliyatı ile her türlü siyasi, yıkıcı, bölücü, ideolojik düşünce ve faaliyetlerin dışında bulunması gerekir. Hele GATA gibi bir yüksek öğretim kurumunda öğretim görevlisi olan personelde bu türden nakiselerin olmaması gerekir.
Davalı idare tarafından gönderilen gizlilik dereceli bilgilerde davacının şüpheli sağ personel kategorisinde bulunduğu (AYİM 1. Dairesinin 20 Ekim 1998 gün ve E: 1997/921, K: 1998/829 sayılı kararında bu husus yer aldığı için burada bahsedilmesinde sakınca görülmemiştir) sıralı sicil üstlerinin periyodik kanaat raporlarında ise; tesettürlü eşinden boşandığı, TSK'den ayrılabilmek için MOLDOVA uyruklu bir bayan ile evlendiği, ancak eski eşi ile birlikte yaşadığı ve aile bütünlüğünü muhafaza ettiği, boşanmanın anlaşmalı bir boşanma olduğu, TSK. lerine ve mesleğine faydalı olamayacağı, tüm dikkatini askerlikten ayrılma amacına yoğunlaştırdığı kanaatleri yer almaktadır.
Davacının tesettürlü eşinden boşanmasına rağmen birlikte yaşaması ve aile bütünlüğünü devam ettirmesi gerek yasal olarak gerekse ahlaken hoşgörülmesi mümkün olmayan bir davranıştır. Davacının bu şekilde tesettürlü eşinin çağdaş olmayan ve siyasi simge niteliğindeki bu kıyafetini de tasvip ettiği anlaşılmaktadır.
Günümüzde tesettür; Türkiye Cumhuriyetinin Anayasa'da ifadesini bulan temel niteliklerini yıkarak yerine şeriat düzeni kurmayı amaçlayan siyasi düşünce ve ideolojinin simgesi haline getirilmiş ve bu konudaki mücadele de açık olarak sürdürülmektedir. Hal böyle olunca kendisine yasalara Cumhuriyeti Koruma ve Kollama görevi verilmiş Türk silahlı Kuvvetlerinin üstlenmiş olduğu, bu tarihi görev ve misyonu nedeniyle; hiçbir mensubunun eşinin dini inançlarını ileri sürerek tesettür tabir edilen çağdışı kıyafeti giymeye hakkı olamaz, bu durum hoşgörülemez, TSK. lerinin ilkeleri ile bağdaşamaz.
Türk Silahlı Kuvvetleri personeli gerek kişiliği, gerekse aile yapısı ile mensup olduğu kurumu her yerde ve her zaman temsil etmek astlarına da örnek olmak durumundadır.
Davacının boşandığı halde birlikte yaşadığı ve aile bütünlüğünü muhafaza ettiği, Atatürk ilke ve inkilaplarına uymayan siyasi simge niteliğindeki çağdışı kıyafeti giyen eşi ve aile yapısı ile yetiştirmekle görevli olduğu öğrencilerine örnek olamayacağı hatta onları TSK ve GATA ilkelerine aykırı yönde etkileyebileceği açıktır.
İşlemin iptaline ilişkin karar tesis edilirken bu hususlar dikkate alınmamış olup bilimsel yeterlilik ve düzenlenmesi gereken nitelik belgesi üzerinde durulmuştur. Kaldı ki GATA Yönetmeliğinin 34 ncü maddesi uyarınca düzenlenmesi gereken nitelik belgesi yardımcı doçentliğe ilk atamada tanzimi gerekli bir belge olup, yardımcı doçentliğin uzatılıp uzatılmaması işleminde nitelik belgesi tanziminin gerektiğine dair bir hüküm bulunmamaktadır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacının GATA gibi Laik Cumhuriyete askeri tabip yetiştiren bir irfan olacağında görev yapması gerek bir öğretim görevlisi sıfat ve niteliğini kaybettiği vicdani kanaatine ulaştığınızdan ve yardımcı doçentliğinin uzatılmaması işleminde hukuka aykırı bir cihet bulunmadığını değerlendirdiğimizden, davanın reddine karar verilmesi gerekirken işlemin iptali yönünde oy kullanan sayın çoğunluğa katılamadık. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy