(2709 S. K. m. 125)
Davacı vekili, 16.03.1999 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; davacının Ankara Zırhlı Birlikler Okulunda acemi eğitimini tamamladıktan sonra dağıtım olduğu 172. Zh. Tuğ. 1. Tank. Tb. 4. Bl. K. lığı İslahiye - Gaziantep' teki birliğine katıldığını, burada 8 ay görev yaptıktan sonra 3 aylığına Kuzey Irak' ta yapılan operasyona katıldığını, operasyon sonucunda birliğine döndüğünü ve izin alarak memleketine geldiğini, izin sırasında rahatsızlığının ortaya çıktığını, üç kere hava değişimi verildiğini, daha sonra GATA Sağlık Kurulunun 16.01.1998 tarih ve 523 sayılı kararı ile B/15 F2 askerliğe elverişli değildir raporu verildiğini, rahatsızlığının psikolojik olduğunu ve Kuzey Irak' ta katıldığı harekat sonucunda baş gösterdiğini, daha önce böyle bir rahatsızlığının olmadığını, sağlam raporuyla askerliğe başladığını, müvekkilinin çalışamadığını, vesayet altına alınarak babasının vasi tayin edildiğini, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalından alınan 05.01.1999 tarih ve 632 sayılı sağlık kurulu raporunda da davacının hastalığının kronisite kazandığı ve çalışarak hayatını kazanamayacağının açıkça belirtildiğini, davalı idareye 19.11.1998 tarihinde yaptıkları başvuruya cevap verilmediğini belirterek görev sırasında hastalanan ve çalışma gücünü kaybeden davacıya 30.000.000.000 TL. maddi ve 1.000.000.000 TL. manevi olmak üzere toplam 31 milyar TL. tazminatın rapor tarihi olan 16.01.1998 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyası ile getirilen askerlik dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; 17.06.1973 doğumlu olan davacının 26.08.1996 tarihinde askere sevk edildiği, 28.08.1996 tarihinde katıldığı Ankara - Etimesgut Zh. Brl. Ok. Eğt. Tüm. K.lığı emrinde acemi eğitimini tamamlayarak dağıtım yapıldığı İslahiye-Gaziantep 172 nci Zh. Tuğ. 4 ncü Tnk. Tb. 4 üncü Bl. K.lığı emrine 13.12.1996 tarihinde katıldığı, burada askerlik hizmetine Tnk. Er olarak devam ettiği sırada 1997 yılının Ocak ayında 4 gün ve 19.04.1997 - 30.06.1997 tarihleri arasında 72 gün olmak üzere toplam 76 gün Kuzey Irak' ta gerçekleştirilen iç güvenlik harekatına katıldığı, daha sonra birliğine dönen davacının 21.07.1997 tarihinde 15 gün izne gönderildiği, izinde iken rahatsızlanarak GATA' ya sevkedildiği, 07.08.1997 - 01.09.1997 tarihlerinde psikiyatri kliniğinde yatarak tedavi gördüğü, GATA Sağlık Kurulunun 01.09.1997 tarih ve 10982 sayılı raporu ile remisyonda kısa psikotik bozukluk tanısıyla C/15 SMK. bir buçuk ay hava değişimi raporu verilerek taburcu edildiği, daha sonra GATA Sağlık Kurulunun 10.10.1997 tarih ve 13107 sayılı raporu ile psikotik reaksiyon (ayırt edilmeyen tip) tanısıyla C/15 SMK. iki ay hava değişimi raporu ve 05.12.1997 tarih ve 15433 sayılı sağlık kurulu raporu ile aynı teşhisle C/15 SMK. bir buçuk ay hava değişimi raporu verildiği, en son olarak GATA Sağlık Kurulunun 16.01.1998 tarih ve 523 sayılı kararı ile Bir hecmeden fazla tekrarlayan psikotik bozukluk (ayırt edilmeyen tip) teşhisiyle B/15 F2 Askerliğe elverişli değildir. kararı verildiği, bu rapor üzerine terhis edilen davacıya Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Sağlık Kurulunun 05.01.1999 tarih 632 sayılı kararı ile şizofrenik bozukluk, paranoid tip. Hastalığı kronisite kazanmıştır. Çalışarak hayatını kazanamaz. Raporu verildiği, Karşıyaka 1 nci Sulh Hukuk Mahkemesinin 23.11.1998 tarih ve 1998/1663-1511 esas ve karar sayılı kararı ile babası ...................nun vasi olarak atandığı, ayrıca davacının, vazife malullüğü aylığı bağlanmaması işleminin iptali istemiyle açtığı davanın, AYİM Birinci Dairesinin 29 Şubat 2000 tarih ve 1999/1064 Esas, 2000/245 Karar sayılı kararıyla davacının hastalığında askerlik görevinin neden ve etkisi bulunmadığından reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
İdare Hukuku İlkelerine ve T.C. Anayasasının 125/7 nci maddesine göre, idarenin tazminle yükümlü tutulabilmesi için bir zararın varlığı, zararı doğuran işlem ve eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması, zararlı sonuçla eylem veya işlem arasında illiyet bağının bulunması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir. Anılan şartlardan birinin yokluğu idarenin sorumluluğunu kaldırır. Bu nedenle ortada bir zarar yoksa veya meydana gelen zararın idari işlem veya eylemle ilgisi bulunmuyor, idari faaliyet zararın gerçek nedenini teşkil etmiyor ve arada illiyet bağı bulunmuyorsa idarenin tazmin sorumluluğu ortadan kalkmaktadır.
Davacıya ait GATA Sağlık Kurulunun 16.01.1998 tarih ve 523 sayılı askerliğe elverişli olmadığına dair raporun bulgular kısmında ve GATA' nın 17.03.1999 tarihli GATA Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. ................... ile Uzm. Öğr. Dr .................. imzasını taşıyan Epikriz de davacının rahatsızlığının 18 yaşında başladığı yaklaşık 7 ay öncesinde akut bir tablo ile rahatsızlığının tekrarladığı belirlenmiş, yine GATA Baştabip Yardımcısı Prof. Hv. Tbp.Kd.Alb .................. imzalı 23 Mart 1999 tarihli yazıda; hastanın tıbbi dosyasının incelendiği, davacının askerlikten önce 18 yaşında iken psikotik bir atak geçirdiği, askerlikte hastalığının tekrarlaması üzerine TSK. leri Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin 17 nci maddesi B dilimi 2 nci fıkrası uyarınca, bir hecmeden fazla tekrarlayan psikotik bozukluk tanısı ile askerliğe elverişli değildir kararının verildiği sonucuna varıldığının belirtildiği, kronik nitelik kazanmış psikotik bozukluğun, biyolojik, psikolojik, sosyal zemini olan kalıtsal, doğumsal, gelişimsel, çevresel ve ailevi tutumlarla ilişkili bir çok etkenin bir arada rol oynaması ile ortaya çıkan bir hastalık süreci olduğu, bu hastalığın ortaya çıkmasında veya alevlenmesinde askerlik hizmetinin tek başına belirleyici bir rol oynadığını söylemenin mümkün bulunmadığı, davacının askere gelmeden önce de rahatsızlığının varlığı dikkate alınarak, dosyadaki mevcut bilgi ve belgelere göre hastalığının, askerlik hizmet ve görevi ile ilgisinin bulunmadığı, bünyesel nitelikte olduğu, bu nedenle ayrıca tıbbi bilirkişi incelemesi yaptırılmasına gerek olmadığı, olayımızda ortada bir zarar mevcut olmakla birlikte davacının zararının idareye izafe edilebilecek bir kusurdan kaynaklanmadığı, eylem ile zarar arasında illiyet bağının da bulunmadığı dolayısıyla davalı idarenin tazminle sorumlu tutulamayacağı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
Davacının maddi ve manevi tazminat istemlerinin REDDİNE,
1602 Sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 71 nci maddesi gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
Davacı tarafından peşin yatırılan 281.080.000 TL. harçtan, davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu hükümlerine göre 2.080.000 TL. Başvurma harcı ile 2.790.000 TL. esastan ilam harcı toplamı olan 4.870.000 TL. (dört milyon sekiz yüz yetmiş bin TL.) harcın davacı üzerinde bırakılmasına, bu miktarın mahsubu ile arta kalan 276.210.000 TL.(ikiyüzyetmişaltımilyonikiyüzonbin TL.) harcın istek halinde davacıya İADESİNE,
Dava duruşmalı görüldüğünden reddedilen maddi ve manevi tazminat miktarları üzerinden, davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri gereğince hesabedilen 148.000.000 TL. (yüzkırksekizmilyon TL.) avukatlık ücretinin, davacıdan alınarak, davalı idareye VERİLMESİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy