(5434 S. K. m. 64)
Davacı vekili, 03.12.1998 tarihinde Adana 1 nci İdare Mahkemesi, 10.12.1998 tarihinde de AYİM Kayıtlarına geçen dava dilekçesinde özetle; davacının oğlu Er ..........'in, 27.07.1998 tarihinde Kilis Martavan hudut bölgesinde Saatli Karakolu hudut hattında nöbet sırasında meydana gelen kaza sonunda vefat ettiğini, olayın askeri bölge içinde ve bilfiil hudut bölgesinde nöbet esnasında olduğunu, ölüm olayında müteveffanın kusurunun bulunmadığını, görev yerini terk etmediğini, davacının şehitlik payesinin verilmesini beklerken şehit olmadığı şeklindeki idarenin kararı karşısında yıkıldığını ve acısının arttığını, çocuğunun şehitlik mezarlığına konulmasını ve İl Garnizon Komutanlığı Şehitlik listesine yazılmasını istediğini, davalı idarece şehit olduğundan bahisle nakdi yardım yapıldığını, belirterek idare tarafından Er ..........'in şehit olmadığı yönündeki kararının iptali ile davacının oğlunun şehit olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacının oğlu P.Er ..........'in, 5 nci Zh. Tuğ. 1 nci Hd. Tb. 3 ncü Hudut Bölük Komutanlığı emrinde askerlik görevini yaparken 27.07.1998 günü saat 20:00 - 24:00 saatleri arasında Shh. Onb .......... ve P. Er .......... ile birlikte Doğu-2 Doğu-4 nöbet yerleri arasında birinci hat yolu üzerinde muharebe güçlü keşif kolu nöbetçisi oldukları, nöbet mıntıkalarında devriye olarak gezerlerken saat 22:00 sıralarında Bölük merkezine yaklaşık 1 Km. mesafede birinci hat yolu üzerinde nöbet talimatına aykırı olarak yattıkları ve uyumaya başladıkları, saatli karakoluna erzak götürmekle görevlendirilen araç komutanı P. Astsb. Çvş .......... şoför P. Er ..........'nın sevk ve idaresindeki askeri araçla Bölük merkezinden ayrılmalarından yaklaşık 5-10 dakika sonra birinci hat yolu üzerinde seyir halinde iken yol üzerindeki bir rampayı aşıp rampa aşağı devam etmekte oldukları sırada birinci hat yolu üzerinde yan yana uyumakta olan nöbetçileri fark edemediği ve aracın duramayarak nöbetçilerin üzerinden geçtiği, bunun sonucunda P.Er .......... ile P. Er ..........'in erzak aracının altında ezilerek olay yerinde öldükleri Shh. Onb ..........'in ise yaralı olarak kurtulduğu, olay nedeniyle 5 nci Zırhlı Tugay Komutanlığı Askeri Savcılığının 06.08.1998 tarih ve 1998/2466-736 Esas ve karar Sayılı iddianamesi ile araç şoförü hakkında tedbirsizlik, dikkatsizlik sonucu ölüme ve yaralanmaya sebebiyet vermek, araç komutanı hakkında memuriyet görevini ihmal ve Shh. Onb .......... hakkında mazarratı mucip olacak tarzda nöbet talimatına aykırı hareket etmek suçlarından kamu davası açıldığı, yargılama sırasında kusur oranının, tespitinin Adli Tıp Kurumu Başkanlığından sorulduğu, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik ihtisas Dairesinin 14.06.1999 tarihli raporunda, müteveffalar P. Er .........., .......... ve yaralı olarak kurtulan .........., ......'in yolda yatmaları sureti ile can güvenliklerini tehlikeye düşürdükleri her biri kendi adına olmak üzere sekizde sekizer oranında kusurlu görüldükleri, 5 nci Zırhlı Tugay Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 22.08.1999 gün ve 1999/387-629 Esas ve karar Sayılı kararıyla araç komutanı ve araç sürücüsünün beraatlarına, Shh. Onb ..........'in mazarratı mucip olacak tarzda nöbet talimatına aykırı hareket etmek suçundan ertelemeli mahkumiyetine karar verildiği ve bu hükmün Askeri Yargıtay 1 nci Dairesinin 16.02.2000 gün ve 2000/97-95 Sayılı ilamı ile onandığı anlaşılmıştır.
Davanın konusu, davacının oğlu P.Er ..........'in şehit sayılmaması ve şehitliğe gömülmemesi işleminin iptalinden ibaret olup T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce tesis edilmiş bir işlemin bulunmaması nedeniyle öncelikle T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünün hasım mevkiinden çıkarılarak davanın Milli Savunma Bakanlığına hasren görülmesine karar verilerek uyuşmazlığın esasına geçilmiştir.
Mevzuatımızda şehidin tarifini yapan bağlayıcı bir düzenleme bulunmamaktadır.
1325 tarihli Askeri Tekaüt ve Maaş Kanununda şehit kavramı geçmekte ise de tanımı verilmemektedir. Keza 5434 Sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun 64 ve müteakip maddesinde Harp Malullüğü nden söz edilmekle birlikte şehit ile ilgili herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Emekli Sandığı Kanununun 69 ncu maddesinin (d) bendinde ...64 ncü maddede yazılı hallerde şehit olmuşlarsa... ibaresinin, şehit ya da şahadeti tam olarak açıkladığı söylenemez.
Bu konuda T.B.M.M.'nin 927 Sayılı yorum kararı ile 4992 Sayılı Kanuna Ek 5107 Sayılı Kanunun 2 nci maddesinin tefsirine lüzum ve zaruret olmadığına dair Heyeti Umumiye kararı mevcuttur. Bu kararlarda harpte veya eşkıya müsademesinde her nevi düşman silahı tesiri ile derhal vefat edenler ile harpte yaralanıp tedavi sırasında ve icra olunan cerrahi ameliyat neticesinde vefat edenlerin şehit sayılacağı belirtilmiştir.
Şehitliğe kimlerin defnedileceğinin belirlenmesi, şehitlik yerlerinin tespiti ve tescili ile bakım ve onarım işlemlerinin yürütülme esas ve usullerinin tespiti amacı ile çıkarılan Şehitlik Yönergesi idarenin bu hususlardaki iç işleyişi ile ilgili bir düzenlemesidir.
Milli Savunma Bakanlığınca çıkarılan Şehitlik Yönergesinde şehitliklere defnedilecekler belirtilmiş, belirtilen nedenlerden dolayı ölenleri şehit olarak tanımlamış ve şehitliğe görüleceklere şahadet belgesi verileceği, bu belgenin vefat eden personelin şehitliğe gömülme hakkını kazandığını ifade eden bir belge olduğu, bu belgenin hak sahiplerine şehitlik nedeniyle yasaların tanıdığı hakların verilmesi zorunluluğunu doğurmayacağı belirtilmiştir.
Şehitlik Yönergesi (MSY 439-1) nin 7 nci ve daha sonra yürürlüğe giren Şehitlik Yönergesi (MSY 439-1A) nin 4 ncü maddesinde Hudut emniyet hizmetlerinde iken silahlı çatışma sırasında veya hudut emniyeti hizmetinin ifasına yönelik diğer faaliyetler sırasında kaza ve olaylarda ölenler yada yaralanıp tedavi sırasında bu yaranın sebep ve tesiriyle ölenler (Disiplinsizlik ve ihmali görülenler hariç) in şehitliğe defnedilecekler arasında sayıldığı ve bunların şehitliğe gömülmeleri yönünde şehit sayılacağı ve şahadet belgesi verileceği öngörülmüştür.
Her ne kadar yasalarda ve daha alt hukuk normu olan Tüzük ve Yönetmeliklerde Şehit kavramı tanımlanmamış ise de askerlik hizmetini ifa ederken vefat eden askerlerin olayın oluş şekline göre hak ve menfaatleri sosyal güvenlik yasaları ve özel kanunlarla düzenlenmiştir. Örneğin, T.C. Emekli Sandığı Kanunu, 926 Sayılı kanun, Nakdi Tazminat Kanunu, Olağanüstü Hal Kanunu vb. Davacının oğlu müteveffa P. Er ..........'in hudut emniyet görevi sırasında tamamen kendi kusurlu ve disiplinsiz hareketi sonucu askeri aracın üzerinden geçmesi sonucu yaşamını yitirdiği anlaşılmakta olup gerek yukarıda özetlenen TBMM. Yorum Kararlarına ve gerekse Şehitlik Yönergesi hükümlerine göre şehit sayılmaması ve şehitliğe gömülmemesi işlemlerinde mevzuata ve hukuka aykırılık görülmediğinden davanın reddine karar verilmesi gerekeceği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
1- T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünün hasım mevkiinden çıkarılarak davanın Milli Savunma Bakanlığına hasren GÖRÜLMESİNE,
2- Davacının oğlu P. Er ..........'in şehit sayılmaması ve şehitliğe gömülmemesine ilişkin işlemin iptaline yönelik davanın REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy