(2709 S. K. m. 125)
Davacının 25 Haziran 1999 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde, görevli olarak Kara Kuvvetleri Komutanlığının yıllık zorunlu paraşütle atlayış eğitimi için Adana'dan Kayseri'ye geldiği, 16.5.1996 tarihinde değişik kıtalardan zorunlu atlayış yapmak için gelen askeri personelle birlikte 1. Kom. Tuğ. K. lığı emrine girdikleri, Erkilet Askeri Havaalanına gittikleri tüm kontrollerden sonra uçakla havalandıkları sırası geldiğinde atlama komutu ile atladığı ana paraşütünün arızalı açılması ve yedek paraşütünün açılmaması sonucu yere çakıldığı, ağır şekilde yaralandığı, 4 defa ameliyat olduğu üç yıl süren tedavileri sonunda GATA Sağlık Kurulunun 25.2.1999 tarih ve 1250 sayılı raporu ile TSK. lerinde görev yapamaz kararı verildiği, olayda kusurunun bulunmadığı, ömür boyu bir bakıcıya muhtaç olacak şekilde sakat kaldığı belirtilerek 150.000.000.000 TL. maddi, 2.500.000.000 TL. manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte hüküm altına alınması istemi ile iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Dava dosyasında mevcut Olay Tutanağı Ayrıntılı Kaza Raporu ve ilgili belgelerin tetkikinden, davacı P.Kad.Başçvş ...........'ın 16.05.1996 tarihinde 57 nci dönem Paraşüt Atlayışı Tazeleme Kursunda atlayışlarını icra ederken ilk atlayışında paraşütünün arızalı açılıp devamlı dönmesi üzerine yer ekibi tarafından yedek paraşütünü açması duyurulmaya çalışılmasına rağmen davacının yedek paraşütünü açmaması nedeniyle yere hızlı vurması sonucu ağır yaralandığı yapılan ameliyatlar ve üç yıla yakın yapılan tedaviler sonunda GATA. Sağlık Kurulunun 25.2.1999 tarih ve 1250 Sayılı raporu ile Parapleji, Nörojen Mesane, (alt ekstremitede aktif hareket yok gaita ve idrar hissi ve kontrolü mevcut değil) teşhisi konularak Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapamaz bir başkasının bakımına muhtaçtır kararı verildiği anlaşılmıştır.
Olayın zorunlu paraşüt atlayışı eğitimi sırasında meydana geldiği hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Anayasanın 125 nci maddesine göre, idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür. İdari eylemlerden dolayı idarenin tazminle sorumluluğu için, bir zararın mevcudiyeti, zarara yol açan eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması, zararla eylem arasında nedensellik bağının bulunması yeterlidir. Nedensellik bağının kesilmiş sayılması için de zararın tümüyle idare tüzel kişiliğine yabancı unsurlardan doğması gerekmektedir.
Yukarıda izah edilen olayın ceryan tarzına göre davacının olay tarihinde 57 nci dönem Paraşüt Atlayışı Tazeleme Kursunda atlayış yapmak için görevlendirildiği, ilk atlayışında paraşütünün arızalı açılıp dönmesi üzerine yedek paraşütünü açmaması nedeni ile yere hızlı vurması olayında zararın illetinin hizmetin içinden geldiği, meydana gelen zarar ile hizmet arasındaki illiyet bağının kesilmediği, davacının yedek paraşütünü açmaması fiilinin zararlı sonuç ile hizmet arasındaki illiyet bağını kesecek nitelikte olmadığından, Müterafik kusur olarak kabul edilmiş ve davacının zararının müterafik kusuru da dikkate alınarak kusursuz sorumluluk ilkesi gereğince davalı idarece karşılanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Davacı dava dilekçesinde kusurunun olmadığını yedek paraşütünün açılmadığını ileri sürmüş ise de, yukarıda izah edilen olay tutanağı ve ayrıntılı kaza raporunda olayın meydana gelmesindeki doğrudan nedenin Ana paraşütün arızalı açılması, dolaylı nedenin ise davacının yedek paraşütünü açmaması olarak belirlendiğinden davacının iddiasına itibar edilmemiş, yedek paraşütünü açmaması fiili müterafik kusur olarak kabul edilmiştir.
Mahkememizin yerleşmiş kararlarıyla T.C. Emekli Sandığınca olay sebebiyle bağlanan maluliyet aylığı ile ödenen tütün ikramiyeleri davacıların tespit edilen maddi zararlarından düşüldüğünden maddi tazminat isteyen davacıya vazife malulü aylığı bağlanıp bağlanmadığı sorulmuş, T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünün 2 Mart 2000 tarih ve 62.813.013 sayılı yazılarından, Genel Müdürlüğünün 14.9.1999 tarih ve 80314 sayılı işlemi ile 15.9.1999 tarihinden itibaren 291.153.000 TL. 1. derece TSK. harp malulü aylığı bağlandığı, aylığın 1.1.2000 tarihinde 334.920.000 TL.ye yükseltildiği 4.537.920.000 TL. emekli ikramiyesi ödendiği, 1999 yılı için 3.5 aylık 161.117.000 TL. tütün ikramiyesi ödendiği, davacının görevi dışında bir sebepten sakat kalması halinde iştirakçilik süresi dikkate alınarak 15.9.1999 tarihinden itibaren 136.170.000 TL. adi malul aylığı bağlanacağı ve bu aylığın 1.1.2000 tarihinde 189.118.000 TL. yükseltileceğinin bildirildiği, ayrıca 4567 sayılı kanunun davacıya uygulanıp uygulanmadığının sorulması üzerine T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünün 7.8.2000 tarih ve 62.831.013 sayılı yazılarından davacıya 4567 sayılı kanunun uygulanacağı bildirildiği anlaşılmıştır.
2629 Sayılı kanun gereğince maddi ve manevi zararlarının karşılığı olarak davacıya ayrıca 17.10.1999 tarihinde 5.344.989.000 TL. tazminat ödenmiştir.
Bu açıklamalar ışığında davacının 1/2 oranında bakıcı ücreti de dahil maddi zararının tespiti için re'sen seçilen bilirkişinin 19 Ekim 2000 tarihinde tanzim ettiği bilirkişi raporunun tetkikinden; davacıya bağlanan vazife malulü aylığı ile adi malul aylığı arasındaki aylık farkları ile ödenen tütün ikramiyeleri ve 2629 sayılı kanuna göre ödenen tazminat yararının tamamının mahsubuna rağmen karşılanmayan maddi zararının 91.265.055.443 TL. olduğunun bildirildiği görülmemiştir.
Taraflara tebliğ edilen ve itiraz edilmeyen bilirkişi raporu mahkememizin yerleşmiş içtihatlarına mahkememizce kabul edilen kıstaslara ve ilmi verilere uygun bulunduğundan bilirkişi raporu doğrultusunda tatbikat yapılmış ancak davacının müterafik kusuru dikkate alınmıştır.
Davacının olay sebebiyle duyduğu ve ömür boyu duyacağı acı ve ızdırabını kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla ve davacının müterafik kusuru da dikkate alınarak olayın vukua geliş şekli ve tarihi, davacının sosyal durumu, paranın alım gücü ve işleyecek yasal faiz göz önünde bulundurularak davacıya uygun miktarda manevi tazminat verilmesi kabul edilmiştir.
Açıklanan nedenlerle;
1- Bilirkişi raporu uyarınca ve davacının müterafik kusuru nazara. Alınarak davacı .........'a 50.000.000.000 TL. (elli milyar TL.) maddi tazminat verilmesine, fazlaya ait isteminin reddine,
2- Takdiren ve davacının müterafik kusuru nazara alınarak davacı ........'a 1.500.000.000 TL. (bir milyar beşyüz milyon TL.) manevi tazminat verilmesine, fazlaya ait isteminin reddine,
3- Hükmedilen maddi tazminat miktarına davacıya vazife malulü aylığı bağlandığı 15 Eylül 1999 tarihinden ödeme tarihine kadar yasal faiz yürütülmesine, faiz oranının 31 Aralık 1999 tarihine kadar %50 (yüzde elli) 1 Ocak 2000 tarihinden ödeme tarihine kadar %60 (yüzde altmış) olarak uygulanmasına,
4- Hükmedilen manevi tazminat miktarına olay tarihi olan 16 Mayıs 1996 tarihinden ödeme tarihine kadar yasal faiz yürütülmesine, faiz oranının 31 Aralık 1997 tarihine kadar %30 (yüzde otuz) 1 Ocak 1998 tarihinden 31 Aralık 1999 tarihine kadar %50 (yüzde elli), 1 Ocak 2000 tarihinden ödeme tarihine kadar %60 (yüzde altmış) olarak uygulanmasına,
5- Dava adli yardımlı görülmüş olup davalı idare harçtan muaf olduğundan davalı idare aleyhine harca hükmedilmesine yer olmadığına,
6- Davacı tarafından peşin yatırılan ve sarf edilen 25.000.000 TL.lik bilirkişi ücretinin davada haklılık oranına göre 9.833.000 TL. sinin davacı üzerinde bırakılmasına 15.167.000 TL. (onbeş milyon yüzaltmışyedi bin TL.) sinin davalı idareden alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7- Dava duruşmalı görüldüğünden reddedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarına davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifelerine göre hesabedilen 246.500.000 TL. (ikiyüz kırkaltı milyon beşyüz bin TL.) Avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye VERİLMESİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy