(1602 S. K. m. 22) (2709 S. K. m. 125) (1136 S. K. m. 164)
Davacı vekili 5.2.1999 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; davacının Yüksek Askeri Şura'nın 4.12.1998 tarihli kararıyla re'sen emekliye sevkedildiğini, re'sen emekliye sevkedilmeden önceki rütbesi binbaşı olmasına ve bu konumdaki subayların er olarak terhis edileceklerine ilişkin mevzuatta herhangi bir hüküm olmamasına karşın, düzenlenen terhis belgesinde sınıf ve rütbesi hanesine Tnk. Er yazıldığını, bu haksız işlemin davacıyı rencide edici, terzil ve tahkir maksadına matuf olduğunu, bu işlemin davacı üzerindeki etkisinin, ordudan haksız bir kararla ayrılması olayının teessürüne yakın bir üzüntüye eşdeğer olduğunu belirterek; davacının maruz kaldığı bu manevi zararın tazmini için 500.000.000.TL. manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte hüküm altına alınmasını talep ve dava etmiştir.
Dava dosyası tekemmül ettikten ve Başsavcılık Düşüncesine bağlandıktan sonra Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Birinci Dairesine tevdi edildiği, Birinci Daire tarafından da 29 Haziran 1999 gün ve ESAS NO: 1999/208, Karar No: 1999/692 sayı ile; davaya konu olan işlemin yedeklik statüsü ile ilgili bir işlem olduğu, bu hususun saptanmasının da 1602 sayılı Kanunun 22 ve AYİM Başkanlar Kurulunun 6.12.1996 tarih ve 86 sayılı kararı gereğince Birinci Dairenin görev alanındaki dava konuları arasında yer almadığı, dolayısıyla AYİM ikinci Dairesinin görevine girdiği gerekçesi ile Dava dosyasının İkinci Daireye Tevdiine Dair Karar verilmiştir.
Dosyada bulunan belgelerin incelenmesi neticesinde; davacının Yüksek Askeri Şura'nın 4 Aralık 1998 tarih ve 98/12 sayılı kararı ile re'sen emekliye sevkedilerek 8 Aralık 1998 tarihinde ilişiğinin kesildiği, terhis belgesi düzenlenirken sınıf ve rütbesi hanesine Tnk.Bnb. yazılması gerekirken Tnk.Er yazıldığı, daha sonra yapılan hatanın anlaşılması üzerine yeniden terhis belgesi tanzim edilerek sınıf ve rütbesi hanesine bu defa Tnk.Bnb. yazılmış olduğu, bu belgenin 4 ncü Zırhlı Tugay Komutanlığının 23 Mart 1999 gün ve MRKŞ:4017-4-99/(H 019-250) sayılı yazı ile Kara Kuvvetleri Komutanlığı ve Çanakkale Askerlik Şubesi Başkanlığına gönderildiği, davalı idarenin savunması ekindeki belgelerden anlaşılmaktadır.
Anayasanın 125 nci maddesine göre idare kendi işlem ve eylemlerinden doğan zararları karşılamakla yükümlüdür. Doktrin ve yargı kararlarına göre idarenin sorumluluğu hizmet kusuru ve kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmaktadır. Hangi ilkeye dayandırılırsa dayandırılsın genel olarak idarenin tazmin borcunun doğabilmesi için bir zararın mevcudiyeti, zarara yol açan eylemin idareye yüklenebilir nitelikte bulunması zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunması gerekmektedir. Bu koşulların tamamının bir arada gerçekleşmesi zorunlu olup, herhangi biri mevcut değil ise idarenin tazmin borcundan bahsetmek mümkün olmayacaktır. Dava konusu olayda, terhis belgesine davalı idare savunmasında belirtildiği üzere hata ile Tnk.Bnb. yerine Tnk.Er yazılmış olmasının, kısa süre içinde fark edilerek düzeltilmiş olsa da, savunmada iddia edildiği üzere ağır hizmet kusuru niteliğinde olmamakla birlikte davacının manevi varlığı açısından zarara yol açtığı kurulumuzca kabul edilmiştir. Davalı idarenin hizmet kusuru nedeniyle manevi zarara uğrayan davacıya bu manevi zararının karşılığı olarak kurulca takdir edilecek miktarda manevi tazminat verilmesi kabul edilmiştir.
Davacı vekilinin manevi tazminata dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına ilişkin istemi yerinde görülmüştür.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Davacı .......'a takdiren 50.000.000.TL.(elli milyon TL.) manevi tazminat verilmesine, fazlaya ait isteminin REDDİNE,
2- Hükmedilen manevi tazminata dava tarihi olan 5 Şubat 1999 tarihinden ödeme tarihine kadar %50 (yüzde elli) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE,
3- Yargılama giderlerinin Davalı İdare üzerinde bırakılmasına, davalı idare 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince harçtan muaf olduğundan harca hükmedilmesine YER OLMADIĞINA,
4- Davacı tarafından peşin yatırılan 6.840.000.TL. (altı milyonsekiz yüzkırk bin TL.) harcın istek halinde davacıya İADESİNE,
5- Davacı tarafından peşin yatırılan ve sarfedilen 2.500.000.TL. (ikimilyon beşyüzbin TL.) posta giderinin davalı idareden alınarak davacıya İADESİNE,
6- Hükmedilen manevi tazminat miktarı üzerinden davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri gereğince nisbi olarak hesap edilen 5.000.000.TL.(beşmilyon TL.) Avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7- Dava duruşmalı görüldüğünden reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri ve 11 nci madde hükümleri dikkate alınarak 5.000.000.TL. (beşmilyon TL.) Avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye VERİLMESİNE
KARŞI OY GEREKÇEMİZ
Yüksek Askeri Şura kararı ile emekli edilen davacının, terhis belgesine Tnk.Bnb. yerine sehven Tnk.Er yazılması nedeniyle açılan manevi tazminat davası, ilgilinin yanlışlığın düzeltilmesi istemiyle idareye herhangi bir müracaatta bulunmamış olması, doğrudan dava açma yolunu tercih etmesi, idarenin savunma aşamasında yanlışlık yaptığını farkederek sehven yazıldığını belirttiği yanlışlığın düzeltildiği, terhis belgesinin herhangi bir işlem için kullanmadığı, davacının herhangi bir zarara uğramasının söz konusu olmadığı bu türden bir maddi hatanın idare tarafından farkedildiği anda değiştirilmiş olması ve herhangi bir zararın meydana gelmemiş olması da dikkate alınarak davacıya buna rağmen manevi tazminat ödenmesine karar verilmesinin hukuka uygun olmayacağı inancıyla çoğunluğun aksi yöndeki kararına katılmıyoruz. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy