(2709 S. K. m. 125) (818 S. K. m. 43)
Davacı vekili 04.05.1999 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; davacının pilotaja elverişli olmadığı ve arızasının uçuştan meydana geldiği hususu hakem hastanesinin 25.06.1998 tarihli Sağlık Kurulu Raporu ile netleşmiş bulunduğunu, müvekkilinin pilotluk vasfını yitirdiğini, pilot olarak görev yapamayacağını, uçuş tazminatı ve gelirine yansıyan diğer maddi imkanlardan mahrum kaldığını, idarenin müvekkilinin zararlarını objektif sorumluluk prensibine göre ödemesinin gerektiğini, 49.500.000.000 TL maddi, 500.000.000 TL manevi tazminata 25.06.1998 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte hükmedilmesini dava ve talep ettiği anlaşılmaktadır.
Dosyada mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacı Kr.Plt.Ütğm. ............................'in Erzincan 3 ncü Ordu Hava Alay Komutanlığı emrinde görev yapmakta iken kulaklarındaki işitme kaybı nedeniyle Eskişehir Hava Hastanesine sevk edildiği, Eskişehir Hava Hastanesi Sağlık Kurulunun 12.03.1998 gün ve 536 sayılı raporu ile Pilotaja Elverişli Değildir. Arızası uçuştan dolayıdır. Yeniden sınıflandırılması uygundur. kararı verildiği, itiraz üzerine gönderildiği Ankara Hava Hastanesi Sağlık Kurulunun 15.05.1998 gün ve 641 sayılı raporu ile B/19 F4 Pilotaja Elverişli Değildir, Arızası uçuştan dolayı değildir. Yeniden sınıflandırılması uygundur. kararı verildiği, raporlar hakem muayenesi için İzmir Hava Hastanesine gönderildiği, İzmir Hava Hastanesi Sağlık Kurulunun 25.06.1998 gün ve 795 sayılı raporu ile Pilotaja Elverişli Değildir. Arızası uçuştan dolayıdır. TSK SYY.'nin K.K.K.lığına ait 2 Nolu sınıflandırma çizelgesinde ki (+) işaretli sınıflarda yeniden sınıflandırılması uygundur. kararı verildiği ve kararın M.S. B. Sağlık Dairesi Başkanlığınca onaylanarak kesinleştiği, davacının son raporuna binaen T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünden maluliyet tespiti yapılmasının istendiği, davacının hastalığı konusunda kesin tanı konulması için davacının öpere olması gerektiği bildirilerek personelin maluliyetinin reddine karar verildiği, davacının bu işlemin iptali istemiyle AYİM'de dava açtığı, AYİM 1 nci Dairesinin 08.02.2000 gün ve 1999/533 Esas, 2000/133 Karar sayılı ilamı ile davacının vazife malulü sayılmaması işleminin iptaline karar verildiği, bunun üzerine davacının 21.02.2001 tarihli onay ile yeniden sınıflandırılarak Ordudonatım Sınıfına geçirildiği, davacının Haziran 2000 tarihinden itibaren pilot maaşı almadığı, davacıya 2629 Sayılı Kanuna göre tazminat ödenmediğinin idarece bildirildiği anlaşılmaktadır.
Anayasanın 125 nci maddesine göre idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür. Bu suretle idarenin sorumluluğu Anayasa Prensibi olarak kabul edilmiştir. Ancak, Anayasada idarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre belirleneceği belirtilmemiş, bu meselenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Bugün idarenin sorumluluğu hizmet kusuru ve kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmaktadır. İster hizmet kusuru isterse kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın genel olarak idarenin tazmin borcunun doğabilmesi için bir zararın mevcudiyeti, zarara yol açan eylemin idareye yüklenebilir nitelikte bulunması zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunması zorunludur.
Davacı Kr.Plt.Ütğm ...................'ın yeniden sınıflandırılmasına neden olan işitme kaybı rahatsızlığının vazifenin sebep ve tesirinden oluştuğu, Sağlık Kurulu Raporları ve AYİM 1 nci Dairesinin kararı ile kabul edilmiş bulunduğundan, davacının sınıf değişikliği sonucu uğradığı maddi ve eylem sonucu uğradığı manevi zararların idarece kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca karşılanmasının gerekeceği sonucuna ulaşılmıştır.
Davacının maddi zararlarının tespiti için re'sen seçilen bilirkişi tarafından tanzim edilip Mahkememize ibraz edilen 22.05.2001 tarihli bilirkişi raporunda davacının maddi tazminat hak edişinin 63.653.475.231 TL olduğu belirtilmiştir.
Taraflara tebliğ olunan bilirkişi raporuna taraflarca itiraz olunmamış, bilirkişi raporu Kurulumuzca da ilmi verilere ve Mahkememizin yerleşik içtihatlarına uygun bulunmuştur. Ancak bilirkişi tarafından tespit edilen 63.653.475.231 TL maddi zarar Borçlar Kanununun 43 ncü maddesi gözetilerek 20.000.000.000 TL'ye indirilerek bu miktar maddi tazminat olarak hüküm altına alınmıştır.
Borçlar Kanununun 43/1 nci maddesinde Hakim, hal ve mevkiin icabına ve hatanın ağırlığına göre tazminatın suretini ve şümulünün derecesini tayin eder. denilmek suretiyle tazminatın şümulünün derecesinin tayinini hakime bırakmıştır.
Tazminat amacı, zarar verici olay dolayısıyla zarar görevin iradesi dışında maruz kaldığı zararı gidermektir. AYİM'in pek çok kararında işaret edildiği üzere maddi tazminatın kar ve kazanca vesile olmaması, kişilerin sebepsiz zenginleşmesine yol açmayacak bir düzeyde olması, yalnızca maruz kalınan zararın telafi edilmesine yönelik olması gerekmektedir.
Hesap bilirkişisi Mahkememizce kendisine verilen talimatlar doğrultusunda davacının kulaklarında meydana gelen işitme kaybı nedeniyle yeniden sınıflandırılmaya tabi tutularak gelirlerinde meydana gelen azalma nedeniyle uğradığı maddi zararları hesaplayarak bir rakam belirlemiştir. Borçlar Kanununun 43/1 nci maddesinden esinlenerek yapılan değerlendirmede, davacının yeniden sınıflandırılmasına neden olan kulaklarındaki işitme kaybının mahiyeti bu rahatsızlığın Silahlı Kuvvetlerde görev yapmasına engel olacak nitelikte bulunmaması, esasen bu rahatsızlığının başlangıçta T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü Sağlık Kurulunca maluliyet olarak kabul edilmemesi, Mahkeme kararı ile davacının vazife malulü kabul edilmesi sonucu yeniden sınıflandırılmasının gerçekleştirilmesi davacının bir operasyon ile iyileşmesinin mümkün bulunması günümüzün ekonomik ve sosyal koşulları hal ve mevkiin icabı ve hatanın ağırlığı dikkate alınarak bilirkişi tarafından hesaplanan rakam sebepsiz zenginleşmeye yol açmayacak, kar ve kazanca vesile teşkil etmeyecek bir düzeye indirilerek 20.000.000.000 TL maddi tazminata hükmedilmiştir.
Davacının işitme kaybı nedeniyle duyduğu ve ileride duyacağı acı ve ızdırabını kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla olayın vukua geliş şekli ve tarihi, askerlik statüsü, sosyal durumu, paranın alım gücü ve olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz göz önünde bulundurularak kendisine uygun miktarda manevi tazminat verilmesi kabul edilmiştir.
Bilirkişi raporunda belirtilen maddi tazminat miktarı yukarıda belirtilen nedenlerle indirim yapılarak takdir edildiğinden, reddedilen maddi tazminat miktarı üzerinden davalı idare aleyhine ücreti vekalete hükmedilmiştir.
Açıklanan nedenlerle;
1- Bilirkişi raporu uyarınca ve Borçlar Kanununun 43 ncü maddesinden esinlenerek takdiren davacıya 20.000.000.000 TL (yirmimilyar TL) maddi tazminat verilmesine, fazlaya ait istemin REDDİNE,
2- Davacıya takdiren 100.000.000 TL (yüzmilyon TL) manevi tazminat verilmesine, fazlaya ait istemin REDDİNE,
3- Hükmedilen maddi tazminat miktarına zarar başlangıç tarihi olan 15.06.2000 tarihinden ödeme tarihine kadar T.C. Merkez Bankasının 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranı olan %60 (yüzde altmış) yasal faiz yürütülmesine,
4- Hükmedilen manevi tazminata 25.06.1998 tarihinden 31.12.1999- tarihine kadar yıllık %50 (yüzde elli), 01.01.2000 tarihinden itibaren ödeme tarihine kadar yıllık %60 (yüzde altmış) yasal faiz yürütülmesine,
5- Harçlar Kanununun 13/j nci maddesi gereğince harçtan muaf tutulan davalı idare aleyhine harca hükmedilmesine yer olmadığına,
6- Davacı tarafından peşin yatırılan 460.000.000 TL (dörtyüzaltmışmilyon TL) harcın istek halinde davacıya İADESİNE,
7- Davacı tarafından peşin yatırılan ve sarf edilen 7.150.000 TL (yedimilyonyüzelli TL) posta pulu giderinin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine,
8- Davacı tarafından peşin yatırılan ve sarf edilen 40.000.000 TL (kırkmilyon TL) bilirkişi ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
9- Hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarları üzerinden davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri uyarınca hesap edilen 88.000.000 TL (seksensekizmilyon TL) avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
10- Dava duruşmalı olarak görüldüğünden yukarıda açıklanan nedenlerle reddedilen maddi tazminat miktarı üzerinden davalı lehine ücreti vekalete hükmedilmesine yer olmadığına,
Reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesap edilen tarifenin 11 nci maddesi de nazara alınarak 10.000.000 TL (onmilyon TL)'nin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 12 Eylül 2001 tarihinde Hak. Kd.Alb. Ertuğrul TAKA'nın manevi tazminata faiz başlangıç tarihi yönündeki karşı oyu nedeniyle bu hususta OYÇOKLUĞU diğer konularda OYBİRLİĞİ ile karar verildi.
KARŞI OY
Davacılar manevi tazminata olay tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesini talep etmişler ise de; takdir olunan manevi tazminat miktarı paranın karar tarihindeki alım gücü, olay tarihinden karar tarihine kadar geçen süredeki değişen sosyal ve ekonomik koşullar nazara alınarak davacıların olay tarihindeki manevi zararlarının tamamını kapsayacak şekilde tespit ve takdir edildiğinden, manevi tazminata olay tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi isteminin reddine karar verilmesi, ancak karar tarihinden ödeme tarihine kadar yasal faiz yürütülmesi gerektiği görüşünde bulunduğumdan çoğunluğun aksi yöndeki kararına katılamıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy