(4447 S. K. m. 12, 26) (3269 S. K. m. 5)
Davacı vekilleri 01.07.1999 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; Müvekkilleri terhisli P.Uzm.Çvş .........'nın Hakkari Dağ ve Komd.Tug.K.lığı emrinde görev yaparken 10.6.1997 tarihinde Kuzey Irak'da bölücü terör örgütüne karşı düzenlenen bir operasyon esnasında mayın patlaması sonucu yaralanarak GATA raporunda belirtildiği üzere oturma dengesinden mahrum sol kolu ve belden aşağı nahiyesi felçli, konuşma özürlü ve bu sakatlıkları sebebiyle yaşamak için gerekli hareketleri yapmaktan aciz ve hayatını bir başkasının yardım ve desteği ile sürdürebilecek şekilde malul kaldığını, olayda müvekkillerinin herhangi bir kusurunun olmadığını, idarenin ise kusurlu veya kusursuz sorumluluğunun mevcut olduğunu, davacının sakatlığı sebebi ile kendisine 24 saat üzerinden ömür boyu bakacak bir işçi tutacağını, bu işçinin maaşlarını, sigorta primlerini, kıdem tazminatını ve sair masraflarını ödeyeceğini, bu işçinin vasıfsız değil, eğitim görmüş acil durumlarda gerekli tıbbi müdahaleleri yapabilecek bir işçi olacağı ve asgari ücret üzerinden çalışacağını, bu tür masrafların davacının bakıcı işçi zararlarını teşkil ettiğini, ayrıca sözleşmeli uzman çavuş olan müvekkillerinin görev nedeni ile bu şekilde sakat kalmasa idi 45 yaşını bitirinceye kadar görevine devam edecek emsalleri gibi terfi edip emekliliğe hak kazanacak ve emsallerinin alacağı bütün maaş, tazminat, lojmandan istifade, zorunlu tasarruf kesintisi, emekli ikramiyesi ve sair haklardan yararlanacağını, ancak sakatlanmakla bu tür maddi yararlardan mahrum kaldığını, toplam 38.500.000.000.TL. maddi bakıcı zararına uğradığını, müvekkillerinin felç kalmakla yaşama sevincini büyük ölçüde yitirdiğini, çocuk sahibi olma yeteneğini kaybettiğini, hastanede ameliyat esnasında büyük zahmetler çektiğini, şimdiye kadar duyduğu ve ömür boyu duyacağı üzüntüleri kısmen hafifletilebilmesi içinde 1.500.000.000.TL. manevi tazminat verilmesinin uygun olduğunu, toplam 40.000.000.000.TL. tazminata olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte hükmedilmesini dava ve talep ettiği anlaşılmaktadır.
Davacı vekillerinin adli yardım istemi, Askeri Yüksek İdare mahkemesinin 14.07.1999 gün ve 1999/475 Esas sayılı kararı ile kabul edildiği anlaşılmaktadır.
Dosyada mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinden,
P.Kom.Uzm.Çvş. .......'nın Hakkari Dağ ve Komando Tugayı emrinde görev yaptığı sırada 10.06.1997 tarihinde, Kuzey Irak'ta bölücü terör örgütüne karşı düzenlenen bir operasyon esnasında mayın patlaması sonucunda yanarak sakat kaldığı, yapılan tedavileri sonunda GATA Sağlık Kurulu'nun 07.01.1998 gün ve 175 sayılı raporu ile Kafa Travması (ASY'na bağlı bilateral hemipleji) teşhisi konularak D/10 F1 Askerliğe elverişli değildir, Hayati tehlike geçirmiştir. Mevcut fonksiyon kaybı uzuv tadili niteliğindedir. Hastanın bir adet Patient Lift LPA 450 Traft ve 2 adet slinf roller kullanması ve temini uygundur. Hastanın refakatli olarak ambulans ile Antalya/Manavgat'a gidişi uygundur. Hastanın iki yıl süreyle (...) kullanması uygundur. Yaşamak için gerekli hareketleri yapmaktan aciz ve hayatını başkasının yardım ve desteği ile sürdürebilecek şekilde maluldür kararı verildiği, davacıya 2330 sayılı Kanun uyarınca 22.800.000.000.TL. nakdi tazminat ödendiği, T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce 1.derece Türk silahlı Kuvvetleri Vazife malullüğü aylığı bağlandığı anlaşılmaktadır.
Davacının asayişle ilgili Askeri bir görevin ifası sırasında teröristlerce tuzaklanan mayına basmak suretiyle yaralandığı hususunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmamaktadır. Olayın meydana gelmesinde hizmetin kurulması ve işletilmesinden kaynaklanan idareye atfı kabil bir hizmet kusurunun varlığından söz edilemez. Zarar doğrudan doğruya idarenin bir eyleminden doğmayıp idarenin dışındaki bir eylemden kaynaklandığı açıktır. Zararlı sonucu doğuran olay ile hizmet arasında illiyet bağı bulunduğundan kusursuz sorumluluk ilkesine göre zararın zarar gören üzerinde bırakılmayarak topluma yayılması adalet, eşitlik, hakkaniyet esaslarına daha uygun düşeceğinden davacının zararlarının bu esaslara göre karşılanması gerekeceği sonucuna ulaşılmıştır.
Maddi tazminat isteminde bulunan davacının maddi zararlarının tespiti için re'sen seçilen bilirkişiye davacının 3/4 oranında bakıcıya muhtaç olduğundan Kurulumuzca değerlendirildiği, bakıcı zararı hesabında bu oranın esas alınmasının istendiği bildirilmiş bilirkişi tarafından tanzim olunup Mahkememize ibraz edilen 28.02.2000 tarihli bilirkişi raporunda davacının 11.400.045.961.TL. bakiye maddi zararına karşılık 34.295.000.000.TL. nakdi tazminat yararı sağladığı belirtilmiştir.
Taraflara tebliğ olunan bilirkişi raporuna davacı vekili tarafından; bilirkişi raporunda davacının 3269 Sayılı Uzman Erbaş Kanunu hükümleri ve mevcut yaşı itibariyle 2014 yılında emekliye ayrılacağının varsayıldığını, halbuki henüz 10 yıldan az hizmeti bulunan davacının 4447 Sayılı kanunun 26 ncı maddesi ile 5434 Sayılı Kanuna eklenen geçici 205/j madde ve fıkrası gereğince ancak 56 yaşını doldurduğunda emekli alabileceğini, davacının emekli olacağı tarihin 2014 değil 2027 yılının sonu olduğu görev gelirlerinin 2027 yılında emeklilik hesabına göre hesaplanması gerektiği, 2014 yılında uzman erbaşlığı sona eren davacının aynı Kanunun 16/2 maddesi gereğince 20 maaş tutarında ikramiye alacağı, 4447 Sayılı kanun gereğince 12 yıl daha başka bir işte çalışarak emekli olacağı, bu işte de en az üç asgari ücret tutarında kazanç elde edeceğinin kabulü ile 56 yaşı bitimine kadar görev geliri elde edeceği ve 12 yıllık ikramiye alacağının kabulü ile hesabın buna göre yapılması gerektiği, 56 yaşının bitiminde emeklilik hakkını kazanacak olan davacının bu yaştan sonra alacağı emekli aylıklarının yarar kabul edilmemesi gerektiği, zarar hesabı yapılırken bakıcı ücret zararlarında tenkisata gidilmeden 4/4 üzerinden hesap yaptırılması gerektiği, Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesinde derdest ve trafik kazasında sakatlanan bir er için açılan davada Ankara Ticaret Odasının felç durumunda olan bir kimsenin bakım işini yapacak işçinin en az net 325.000.000.TL. ücret talep edeceğini mahkemeye bildirdiği bakım işini yapacak işçinin vasıflı olması gerektiği yolunda bilirkişi raporuna itiraz etmiş ise de Mahkememizce re'sen seçilen bilirkişi sadece hesap bilirkişisidir. Mahkememizce tespit edilen ve kendisine bildirilen kıstaslara göre hesaplama yapmaktadır. 3269 Sayılı Uzman Erbaş Kanunu'nun 5. Maddesinde bir değişiklik yapılmamıştır. Bu nedenle davacının 45 yaşına kadar uzman erbaş olarak çalışma imkanına sahip olduğu kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Bakıcı ücretinin 3/4 olarak kabul edilmesi de Mahkememizin talimatıdır. Boyundan aşağı felç olan davacılarla daha az sakatlıkları bulunan davacıların aynı ölçüde sakat kabul edilecek bakıcı ücreti hesabı yaptırılmasının hakkaniyete uygun olmayacağı kabul edilmektedir. Bilirkişi tarafından ileriye yönelik olarak yapılan hesaplamalar varsayımlara dayalı olmakla birlikte halen yürürlükte olmayan bir Kanuna dayanarak bir hesaplama yapılması mümkün değildir. Bu nedenle davacı vekilinin bilirkişi raporuna vaki itirazları Kurulumuzca kabul görmemiştir.
Mahkememizin yerleşik içtihatlarına, tespit ettiği kıstaslara ve ilmi verilere uygun olduğu anlaşılan bilirkişi raporu doğrultusunda uygulama yapılmıştır.
Davacının olay nedeniyle duyduğu ve ileride duyacağı acı ve ızdırabını kısmende olsa karşılayabilmek amacıyla uygun miktarda manevi tazminat verilmesi kabul edilmiş, ancak davacının maddi zararlarının bir kısmının nakdi tazminat dışında sağlanan yararlarla karşılandığı, karşılanmayan da kısmının ise nakdi tazminatın bir kısmı ile karşılandığı, geriye kalan 22.894.954.039.TL. manevi zararın karşılığı olarak ödendiği ve miktarın emsal davalarda hükmedilen manevi tazminat miktarının çok üzerinde olduğundan davacının manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Yukarıda açılanan nedenlerle;
1- Bilirkişi raporu uyarınca ve ödenen Nakdi Tazminat miktarı nazara alınarak davacı ..........'nın maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddine, Yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
2- Dava adli yardımlı görüldüğünden dairemizin 14.07.1999/475 Esas sayılı Adli Yardım İsteminin Kabulüne dair kararının kaldırılmasına, davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu hükümlerine göre 2.080.000.TL. başvurma harcı ile 2.790.000.TL. ilam harcı toplamı olan 4.870.000.TL. (dörtmilyonsekizyüzyetmişbin TL.) harç ile 8.000.000.TL. (sekizmilyon TL.) posta pulu ücretinin davacıya TAMAMLATTIRILMASINA,
3- Davacı tarafından peşin yatırılan ve sarfedilen 25.000.000.TL. (yirmibeşmilyon TL.) bilirkişi ücretinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4- Dava duruşmalı görüldüğünden davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri üzerinden reddedilen maddi tazminat miktarı üzerinden 111.000.000. TL.(yüzonbirmilyon TL.) nisbi, reddolunan manevi tazminat miktarı üzerinden 74.000.000. TL. (yetmişdörtmilyon TL.) Avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye VERİLMESİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy