(2709 S. K. m. 125)
Davacılar vekili 08.09.1999 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri .......... ve ..........'nın oğlu ..........'in kardeşi ..........'nın Diyarbakır Jandarma Asayiş Komutanlığı OHAL İrt.Hyt.Bşk.lığında J.Er olarak askerliğini yapmakta iken Genkur.Özel Kuvvetler K.lığı Oba Karargahında görev yapmakta olan P.Çvş .......... tarafından dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu öldürüldüğünü, yapılan yargılama sonucu P.Çvş ..........'ün Genelkurmay Başkanlığı Askeri Mahkemesi kararı ile mahkum olduğunu, ölüm olayı ile davacı anne ve babanın desteklerini kaybettiklerini, tüm davacıların acı ve elem duyduklarını, bu nedenle davacı baba .......... ve anne .......... için ayrı ayrı 5.000.000.000. TL. maddi, her ikisi için ayrı ayrı 1.500.000.000.TL. manevi, davacı kardeş için 750.000.000.TL. manevi tazminat istemi ile işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Davacıların adli yardım istemi AYİM.2 nci Dairesinin 22 Eylül 1999 tarih ve E. 1999/541 Sayılı kararı ile kabul edilmiştir.
Davacıların yakını J.Er ..........'nın dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu ölümüne neden olan P.Çvş...'ün yapılan yargılaması sonunda Genelkurmay Başkanlığı Askeri Mahkemesinin 30 Kasım 1999 gün ve 1999/304-298 Esas ve Karar Sayılı kararı da T.C.K.455/1 maddesi gereğince mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Anılan kararda; Genelkurmay Özel Kuvvetler Komutanlığının Diyarbakır'da konuşlanmış Oba Karargahında görevli olan sanık Ulş.Çvş ..........'ün 24.3.1999 günü saat:21.00 sıralarında Oba Karargahı silahlı emniyet nöbetçisi bulunduğu esnada Jandarma Asayiş Komutanlığı İrtibat Heyetinde görevli arkadaşı J.Er .......... 'nın irtibat heyeti erat koğuşuna girdiğini görmesi üzerine nöbet yerini terkederek irtibat heyeti erat koğuşuna gittiği, amacının bir gün önce sipariş verdiği kol saati kayışının parasını vermek olduğu, koğuşa giren sanığın tüfeğini maktul ..........'ya tevcih ederek şaka yapmak istediği, maktul ..........'nın sanığa hitaben silahla şaka olmaz, silahı doğrultma oğlum diye söylediği, bilahare tüfeği doğrultmak değil çekmek erkekliktir diye ilave ettiği, bunun üzerine sanığın kurma kolunu çekerek silahını tam dolduruşa getirdiği, hemen akabinde aradan zaman fasılası geçmeksizin bir el patlama sesinin duyulduğu, maktul ..........'nın üst dudağının hemen sağından giriş yapan mermi çekirdeğinin kafa tepe bölgesinden çıkış yaptığı, maktulün bir adet mermi çekirdeğinin meydana getirdiği beyin harabiyetinden öldü denilmektedir.
Olayın bir kamu hizmetinin ifası sırasında meydana geldiği konusunda bir ihtilaf yoktur. İdarenin hukuki sorumluluğu için bir zararın mevcudiyeti zarara yol açan eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması ve zararla eylem arasında illiyet bağının bulunması yeterlidir. İlliyet bağının kesilmiş sayılması için de zararın tümüyle hizmete ve idare tüzel kişiliğine yabancı unsurlardan doğması gerekmektedir. Olayımızda idareye atfı kabil bir hizmet kusurundan söz edilemez ise de; bir kamu görevinin ifası sırasında meydana gelen zarar ile görevden naşet eden eylem arasında sıkı bir illiyet bağı bulunduğundan kusursuz sorumluluk ilkesi gereğince davacıların uğradığı zararın davalı idare tarafından karşılanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Mahkememizin yerleşik içtihatlarına göre sandık iştirakçisi olmayan müteveffanın yakınlarına T.C.Emekli Sandığınca bağlanan aylık ve ödenen tütün ikramiyeleri olay nedeniyle sağlanan yarar kabul edildiğinden bu husus araştırılmış, T.C.Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünün 12.12.2000 gün ve 78440031 Sayılı yazısı ile babanın malul olmadığı, annesinin de müteveffanın babası ile evlilik bağı devam ettiği, müteveffanın baba ve annesine yetim aylığı bağlanmadığı, vazife malullüğü aylığı bağlanmadığından 3480 Sayılı Kanun uyarınca tütün ikramiyesi de ödenmediği bildirilmiştir.
Davacı anne ve babanın desteklerini kaybetmeleri nedeniyle uğradıkları maddi zararlarının tespiti amacı ile bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, resen seçilen bilirkişi tarafından düzenlenerek mahkememize ibraz edilen 20.3.2001 tarihli bilirkişi raporunda davacı anne .......... .'nın 4.685.088.259.TL. davacı baba ..........'nın 3.444.501.909.TL. maddi tazminat hak edişleri olduğu bildirilmiştir.
Taraflara tebliğ edilen bilirkişi raporuna itiraz edilmemiş, mahkememizin yerleşik içtihatlarına ve ilmi verilere uygun bulunan bilirkişi raporu Kurulumuzca da kabul edilerek rapor doğrultusunda uygulama yapılmıştır.
Davacıların oğlu ve kardeşinin ölümü nedeniyle olay anında duydukları ve ömür boyu duyacakları ve ızdırabı kısmen de olsa karşılayabilmek amacı ile olayın meydana geliş şekli ve tarihi, paranın alım gücü ve işleyecek yasal faizi ve davacıların sosyal durumları göz önünde bulundurularak kendilerine uygun miktarda manevi tazminat verilmesi kabul edilmiştir.
Bu itibarla yukarıdaki açıklamaların ışığında;
1- Bilirkişi raporu uyarınca davacı anne ..........'ya 4.685.088.259.TL. (dörtmilyaraltıyüzseksenbeşmilyonseksensekizbinikiyüzellidokuz TL.), davacı baba ..........'ya 3.444.501.909.TL. (üçmilyardörtyüzkırkdörtmilyonbeşyüzbirbindokuzyüzdokuz TL.) maddi tazminat verilmesine, fazlaya ait istemlerinin REDDİNE,
2- Davacı anne ve babaya takdiren ayrı ayrı 1.400.000.000.TL. (birmilyardörtyüzmilyon TL.) manevi tazminat verilmesine, fazlaya ait istemlerinin REDDİNE,
3- Davacı kardeş ..........'ya takdiren 550.000.000.TL. (Beşyüzellimilyon TL.) manevi tazminat verilmesine, fazlaya ait istemin REDDİNE,
4- Hükmedilen maddi tazminatlara müteveffanın yeniden gelir elde etmeye başlayacağı varsayılan Eylül 1999 tarihinden 31 Aralık 1999 tarihine kadar %50 (yüzde elli), 1 Ocak 2000 tarihinden ödeme tarihine kadar %60 (Yüzdealtmış) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE,
5- Hükmedilen manevi tazminat miktarlarına olay tarihi 24.3.1999 tarihinden 31 Aralık 1999 tarihinden 31 Aralık 1999 tarihine kadar %50 (yüzdeelli), 1 Ocak 2000 tarihinden ödeme tarihine kadar %60 (yüzde altmış) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE,
6- Davacılar tarafından peşin yatırılan ve sarfedilen 20.000.000.TL bilirkişi ücretinin davadaki haklılık oranına göre 3.740.820.TL. (Üçmilyonyediyüzkırkbinsekizyüzyirmi TL.) davacılar üzerinde BIRAKILMASINA, 16.259.180.TL. (onaltımilyonikiyüzellidokuzbinyüzseksen TL.)nin davalı idareden alınarak davacılara VERİLMESİNE,
7- Hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarları üzerinden davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri gereğince nisbi olarak hesabedilen 157.879.590. TL. (yüzelliyedimilyonsekizyüzyetmişdokuzbinbeşyüzdoksan TL.) vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacılara VERİLMESİNE,
8- Dava duruşmalı görüldüğünden reddedilen maddi ve manevi tazminat miktarları üzerinden hesabedilen 114.370.410.TL.(yüzondörtmilyonüçyüzyetmişbindörtyüzon TL.) vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye VERİLMESİNE,
9- Davalı idare harçtan muaf olduğundan aleyhe harca hükmedilmesine YER OLMADIĞINA.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy