(1111 S. K. m. 80)
Davacı vekili 12.7.1999 tarihinde Gelibolu Asliye Hukuk Hakimliğine verdiği ve 26 Temmuz 1999 tarihinde kayda geçen dilekçesinde özetle; 1111 Sayılı Kanunun 80 nci maddesi uyarınca müvekkilinin beraatla sonuçlanan davalar nedeniyle tutuklu kaldığı sürelerin askerlik hizmetinden sayılması için yaptıkları başvurunun reddedildiğini, gerekçe olarak tutuklama olayının askerlik hizmetinden sayılmayan firar süresi içerisinde gerçekleştiğinin belirtildiği, bu gerekçe ile verilen red kararının hukuka ve mevzuata uyarlı olmadığı belirtilerek öncelikle yürütmenin durdurulmasını ve yasal dayanaktan yoksun işlemin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacının yürütmenin durdurulması yönündeki talebi AYİM. 2 nci Dairesinin 29 Eylül 1999 gün ve E. 1999/565 sayılı kararı ile reddedilmiştir.
Dava dosyası ve davacıya ait şube şahsi dosyasının incelenmesi sonucunda; 17 Ağustos 1990 tarihinde askere sevk edilen davacının 21 Ağustos 1990 tarihinde eğitim merkezine katıldığı, 21 Aralık 1990 tarihinde firar ettiği, firari olarak Eylül 1995 tarihine kadar takibine devam edildiği, davacının Silahlı Çete Mensuplarına Yardım Etmek suçundan 19.11.1993 tarihinde tutuklandığı ve Diyarbakır 1 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinde yargılandığı, müsnet suç nedeniyle delil yetersizliğinden beraat ederek 12 Eylül 1994 tarihinde tahliye edildiği, birliğine katılmayan davacının firar halini sürdürdüğü, 20.3.1995 tarihinde Yasadışı PKK. Terör Örgütü Mensuplarına Yardım ve Yataklık Yapmak suçundan gözlem altına alındığı ve Diyarbakır 2 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesince 27 Mart 1995 tarihinde tutuklandığı, müsnet suç nedeniyle delil yetersizliğinden beraatına karar verilerek 7 Şubat 1996 tarihinde tahliye edildiği, firari olarak yapılan takibi sonucunda Eylül 1995 tarihinde tutuklu olarak Muş E Tipi Kapalı Cezaevinde olduğu tespit edilen davacının tahliyesini müteakip serbest bırakılmayarak As. CK. 39/son maddesine göre As. Şb. Başkanlığına, oradan da birliğine teslim edildiği, 21.12.1990-19.11.1993 tarihleri arasında işlediği firar suçu nedeniyle hükmedilen cezanın infazı amacıyla 12.02.1996 tarihinde cezaevine kapatıldığı, 10.05.1996 günü tahliye edildiği, 20 Haziran 1996 tarihinde ikinci kez firar ederek 19.08.1998 günü kendiliğinden döndüğü, cezalarının infazı amacıyla 25.08.1998 tarihinde cezaevine konulduğu, DGM'de yargılanıp beraat ettiği suçlardan tutuklu kaldığı sürelerin, 20.06.1996-18.08.1998 tarihleri arasında işlediği firar suçu nedeniyle hükmedilen 10 aylık hapis cezasından mahsup edilmesi yönündeki talebinin 2 nci Kolordu K.lığı Askeri Mahkemesinin 11.01.1999 tarihli kararıyla, söz konusu firar suçunun DGM'de yargılandığı suçlara ilişkin hükmün kesinleşmesinden sonra vuku bulduğu ve TCK. 40.md. gereğince mahsubunun mümkün olmadığı gerekçesiyle reddedildiği ve 16 Ocak 1999 tarihinde meşrutan tahliye edildiği anlaşılmaktadır.
1111 Sayılı Askerlik Kanununun 20.11.135 gün ve 2850 Sayılı Kanunun 1 nci maddesi ile değişik 80 nci maddesi Kıta ve müesseselerden kaçan veya aldıkları izin ve tebdili hava müddetini geçiren erbaş ve er Kıt'a ve şubelerce ele geçirilinceye kadar aranıp ve elde edilenler nezaret altında kıt'alara sevkedilmek üzere mahalli hükümetine teslim olur. Firar ve izinsiz olarak geçen müddetlerle herhangi bir mahkemenin hükmettiği hapis cezalan muvazzaf ve yedek hizmetlerinden sayılmaz. Disiplin cezaları hizmetten sayılır. Beraatla neticelenen davalarda mevkufiyet müddetleri hizmetten sayılır. Ancak muvazzaflarda altı ay talim görmemiş olanlara bu müddet tamamlattırılır. Yedeklere talim müddeti kadar hizmet yaptırılır hükmünü amirdir.
Bu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere kişilerin firarda geçirdiği süreler askerlik hizmetinden sayılamamaktadır. Askerlik hizmetini yerine getirdiği sırada iradesi dışında askere gelmeden veya askerde iken olan bir olay nedeniyle bu hizmeti kesintiye uğratılarak tutuklanan kişiyle, kendi iradesi ile askerlik hizmetinden kaçarak firar eden ve askerlik hizmetinde olmadığı bir esnada tutuklanarak cezaevine konulan kişinin aynı statüde değerlendirilmesi Kanun Koyucunun 1111 Sayılı Kanunun 80 nci maddesinde ortaya koymak istediği amacına aykırı bir durum ortaya çıkarır. Bu nedenle firar ederek askerlik hizmetinden uzaklaşan, firarda iken işlediği bir suç nedeniyle tutuklanarak cezaevine konulan, açılan davalarda hakkında beraat kararı verilen davacının tutuklulukta geçen sürelerin askerliğinden sayılmasının mümkün olmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
Bu itibarla;
Davacı ..........'in hali firarda iken işlediği suçlar nedeniyle tutuklulukta geçen sürelerinin, hakkında açılan davaların beraatla sonuçlanmasına rağmen muvazzaf askerliğinden sayılmaması işleminin iptali istemiyle açtığı davanın REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy