(2709 S. K. m. 125)
Davacı vekili, 13 Eylül 1999 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin GATA Sağlık Astsubay Hazırlama ve Sınıf Okulu öğrencisi iken 01.06.1996 tarihli disiplin kurulu kararı ile 09.08.1996 tarihinde okuldan uzaklaştırıldığını, okuldan uzaklaştırma işleminin iptali için açılan davanın red edildiğini, akademik yönden Sağlık Meslek (Lisesi muadili olan Sağlık Astsubay Okulunu başarı ile tamamlayan müvekkilinin diploma verilmesine ilişkin talebinin reddedilmesi üzerine diploma verilmemesi işleminin iptali istemiyle AYİM'de açılan davanın AYİM.2.D.nin 10.02.1998 tarih ve 1998/832 E., 1999/74 K. sayılı ilamı ile işlemin iptaliyle sonuçlandığını, iptal edilen bu işlem nedeniyle müvekkilinin mesleğini icra edemediği gibi herhangi bir işte de çalışamadığını, bu sebepten dolayı mal varlığında dolaylı bir azalma olduğunu, beklenen geliri elde edemediğini, idarenin bu haksız ve hukuka aykırı işleminin tesis edilmemiş olması durumunda en azından sağlık memuru olarak istihdam edilecek olan müvekkilinin 1996 yılı Temmuz ayından 1999 yılı Temmuz ayına kadar toplam 2.370.000.000.TL. gelirden mahrum kaldığını ileri sürerek 2.370.000.000.TL. maddi zararının istihkak tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı idare Milli Savunma Bakanlığı ilk savunmasında süre aşımı itirazında bulunmuş ise de, iş bu davanın dayanağı olan diploma verilmemesi işleminin iptaline ilişkin AYİM. 2. Dairesinin 10.02.1999 tarih ve 1999/831-84 Esas ve Karar sayılı ilamı nedeniyle vaki karar düzeltme isteminin reddi kararının davacı vekiline 12.06.1999 tarihinde tebliğ edildiği, bu tarihten itibaren başlayan 60 günlük dava açma süresinin bitiminin adli ara verme gününe tesadüf etmesi nedeniyle AYİM. Kanununun 86 ncı maddesi uyarınca süre 06 Eylül tarihinden itibaren 7 gün uzatılmış sayıldığından, bu 7 günlük süre içerisinde 13 Eylül 1999 tarihinde açılan davanın süresinde açıldığı görülmekle davanın esastan incelenmesine geçilmiştir. Dava dosyasının incelenmesinden, davacının GATA. Sağlık Astsb. Hazırlama ve Sınıf Okulu öğrencisi iken eğitim-öğretim yılının bitimine üç hafta kala disiplinsiz davranışları nedeniyle Okul Disiplin Kurulu Kararı ile 09 Ağustos 1996 tarihinde okulla ilişiğinin kesildiği, davacının okuldan çıkarılması işleminin iptaline yönelik açmış olduğu davanın reddedilmesinden sonra bütün eğitim ve öğretim programını başarıyla tamamladığı ve diploma almaya hak kazandığından bahisle kendisine diploma verilmesi için Okul Komutanlığı ve Sağlık Bakanlığına başvurduğu, isteminin reddedilmesi üzerine Askeri Yüksek İdare Mahkemesine açmış olduğu davada AYİM.2. Dairesinin 10 Şubat 1999 gün ve Esas No.: 1998/831, Karar No.: 1999/84 sayılı ilamı ile davacının akademik yönden başarısız sayılmasını gerektiren bir durumun bulunmadığı, aksine Sağlık Meslek Lisesi muadili bir müfredatı tamamlayarak akademik yönden başarılı olduğu gerekçesiyle diploma verilmemesi yönünde tesis edilen işlemin iptaline karar verildiği, davacının bu kez idarenin bu işlemi nedeniyle mal varlığında dolaylı bir azalma meydana geldiği, beklenen geliri elde edemediği, idarenin bu şekilde bir işlem tesis etmemesi durumunda en azından sağlık memuru olarak istihdam edileceği ve sağlık memurunun elde edebileceği gelirleri elde edeceğinden bahisle 2.370.000.000.TL. maddi tazminatın istihkak tarihinden itibaren tazmini talebiyle iş bu davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Anayasanın 125 nci maddesi İdare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür hükmünü amirdir. Bu hüküm idarenin hem kusura dayanan sorumluluğunu hem de kusursuz sorumluluğunu öngörmekle beraber, idari işlemlerden dolayı idarenin sorumlu tutulabilmesi için kural olarak hizmet kusurunun mevcudiyeti, istisnai bazı haller içinde kusursuz sorumluluk halleri aranmaktadır.
İdari işlemler sebebiyle, kusursuz sorumluluk ilkelerine göre tazminata hükmedilebilmesi için toplum yararına tesis edilen bir işlemden herkes yararlanırken, bir veya birkaç kişinin zarar görmesi icabeder. Uyuşmazlık konusu işlemde böyle bir nitelik bulunmadığından, idarenin tazminatla sorumlu tutulup tutulamayacağını tayin edebilmek için hizmet kusurunun mevcut olup olmadığını belirlemek gerekecektir.
Yargı organlarınca iptal edilen işlemlerde, idarenin hizmet kusurunun tayininde iptal edilen işlemin niteliği, işlemi tesis edenlerin kamu yararından başka amaçla hareket etmiş olmaları, işlemdeki sakatlığın ağırlığı gibi faktörler esas alınmalıdır. Nitekim doktrinde ve yargı kararlarında, işlemdeki sakatlığın ağır ve önemli olması, her idarenin işleyebileceği türden olağan nitelikte, yürütme niteliğini yitirmiş kararın veya yürürlükten kalkmış kanun hükümlerinin uygulanması, kesin hüküm ilkesinin nazara alınmamış olması, kanunların ve genel hukuk ilkelerinin açıkça ihlali gibi hallerin idarenin tazmin sorumluluğunu doğuracağı kabul edilmektedir.
Dava konusu olaya döndüğümüzde, gerek 926 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununda gerekse ilgili diğer mevzuatlarda davacının durumunda olup da Sağlık Astsubay Hazırlama Okulunda okurken Sağlık Meslek lisesi muadili bir müfredatı başarıyla tamamladığı halde diploma alamadan disiplinsizlik sebebiyle okulla ilişiği kesilenlere diploma verileceğine ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. Davacı hakkında diploma verilmemesi yönünde idarece tesis edilmiş olan işlem mevcut mevzuat o yönde yorumlanmak suretiyle tesis edilmesine karşın Mahkememizin iptal kararında mevzuat daha geniş yorumlanmak ve kamu yararı da gözetilmek suretiyle diploma verilmemesi işleminin iptali yoluna gidilmiştir. İdarece yapılan hata hukuki tarif ve yorum farklılığından kaynaklanmış olup her zaman yapılabilecek türden bir hata niteliğindedir. Bu durumda idarenin, tazmin sorumluluğuna yol açacak nitelikte kanuna açık biçimde aykırı tutum içerisinde bulunduğundan, dolayısıyla hizmet kusurunun varlığından söz etmenin mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır. Bu nedenle davacının maddi tazminat isteminin yasal dayanağı bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle;
1- Davacının MADDİ TAZMİNAT İSTEMİNİN REDDİNE,
2- Davacı tarafından peşin yatırılan 23.670.000.TL. harçtan 2.080.000.TL. başvurma harcı ile 2.790.000.TL. ilam harcının toplamı olan 4.870.000.TL. harcın mahsubu ile arta kalan 18.800.000.TL. (onsekimilyonsekizyüzbin TL.) harcın istek halinde davacıya İADESİNE,
3- Davacı tarafından peşin yatırılan ve sarfedilen 10.250.000.TL. (onmilyoniki yüzellibin TL.) posta pulu giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4- Reddedilen maddi tazminat miktarı üzerinden davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri gereğince hesabedilen 74.870.000.TL. (yetmişdörtmilyon seklizyüzyetmişbin TL.) Avukatlık Ücretinin davacıdan alınarak davalı idare Milli Savunma Bakanlığına VERİLMESİNE,
KARŞI OY GEREKÇEM
Davacı ............. hakkında idarece tesis olunan işlemin daha önce Dairemizce iptaline karar verilmiş olmasının açılan tazminat davasının hukuka aykırılık öğesinin gerçekleştiğini gösterdiği, zamanında diploma alamaması sonucu iş bulma olanağından yoksun kaldığının açıkça belirgin olduğu, buna göre davacının bu işlemi nedeniyle belirli bir zarara uğradığının sabit olduğu, zararın başlangıç tarihinin erlerde olduğu gibi muhtemel terhis tarihinden iki ay sonra ki tarihin esas alınarak saptanmasının mümkün ve hatta AYİM. İçtihatlarında eşitlik, birlik ve beraberlik getireceğinden bunun zorunluluk arzettiği, idari yargı merciince (Mahkemece) bir işlemin iptali halinde idarenin tazminle sorumlu olabilmesi için ağır kusur koşulunun artık, uzun yıllardan beri, aranmadığının bilinen bir gerçek olduğu, aksi görüşe itibar edilmesinin keyfi idare uygulamalarına prim verilmek anlamına geleceği, bunun ise hukuk devleti ilkesiyle uyarlı olamayacağı düşüncesinde olduğumdan çoğunluğun verdiği davanın reddi kararına katılmadım. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy