(926 S. K. m. 125, 126) (573 S. KHK. m. 4)
Davacı, 10 Eylül 1999 tarihinde kayda geçen dilekçesinde özetle; 1991 doğumlu kızı .........'nin rahatsızlığına GATA tarafından Mental Reterdasyon teşhisi konulduğunu, Özel Eğitime devam etmesinin yararlı ve hayati önem taşıması sebebiyle Ankara .......... Özel Eğitim Hizm.San.Tic.Ltd.Şti.ne bağlı .......... Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezine tedavi için sevk edildiğini, kızının tedavi ve sağlığına kavuşabilmesi için bir baba olarak Özel Eğitim Merkezindeki eğitim saatlerinde yanında hazır bulunmak için Komutanlığına yaptığı başvurunun, bu tür izne hakkı bulunmadığından reddedildiğini, Komutanlıkça verilen cevabi yazıda, kurumla yapılan görüşmede çocuğun babasının devamlı bulunmasının gereksiz olduğu, annesinin veya başka bir yakınının eğitimde bulunabilmesi belirtilmiş ise de kurumdan aldığı yazıya göre yetkisiz kimse ile görüşüldüğü ve hakkında ön yargılı karar verildiğini, eğitim merkezinin çalışma saatleri ile kendi çalışma saatlerinin çakıştığını, Özel Eğitim Kanununun ve 573 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye göre ailelerin özel eğitim sürecinin her boyutuna aktif olarak katılmalarından bahsedildiğini, yıl boyunca her haftanın 3-4 günü İzin Yönetmeliğinde belirtilen izin haklarını kullanarak eğitime katılabilmenin pratikte mümkün olmadığını, GATA raporunda da belirtildiği gibi çocuğunun bu eğitimi görmesinin hayati önemi haiz olduğunu, eğitim sürecine anne-baba olarak aktif şekilde katılmanın yalnızca çocuğu getirip götürme anlamında olmayıp kendisinin de eğitim görmesi anlamına geldiğini, ........ Özel Eğitim Merkezinin vermiş olduğu raporda da belirtildiği gibi eğitimin her aşamasında çocuğunun yanında bulunma, eğitim aşamalarının her birine ayrı ayrı katılmanın bir zorunluluk olduğunu, bu durumun 572 ve 573 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnameler ile de yasallık kazandığını, bu nedenlerle Özel Eğitim Kanunu ve Kanun Hükmünde Kararnameler doğrultusunda Kara Havacılık Okulu ve Eğitim Merkez Komutanlığının gönderdiği cevabi yazının ve Özel Eğitim sürecinin her boyutuna aktif katılmanın sağlanmasının iptalini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde;
Davacının kızı olan 1991 doğumlu .....'a GATA'nın 14.04.1999 gün ve 2301 nolu T.S.K.leri Sağlık Raporu ile Mental Retardasyon (Hafif Derecede) teşhisi konulmuş ve hastalığının Hayati Öneme haiz olduğu, bir yıl süreyle zihinsel özürlü çocuklara eğitim veren bir kuruma devam ederek fiziksel konuşma ve ruhsal özürleri için ayrı ayrı bireysel ve grup eğitimi alması uygundur kararına varılmıştır. Bu rapora istinaden davacının kızı ........'yi ....... Özel Eğitim Merkezine kaydettirdiği, eğitimin Pazartesi, Çarşamba ve Cuma günleri 15-16 saatleri arasında yapıldığı, davacının da 573 Sayılı Özel Eğitim Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 4 ncü maddesinin (g) fıkrasındaki Ailelerin özel eğitim sürecinin her boyutuna aktif katılmalarının sağlanması esastır. Şeklindeki hükmüne dayanılarak çocuğunun ......... Özel Eğitim Merkezindeki eğitimine katılmak üzere yıllık iznine mahsup edilmemek şartıyla izin talebinde bulunduğu ve bu talebinin reddedilmesi üzerine bu davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Türk Silahlı Kuvvetlerine mensup subay ve astsubayların izinleri 926 Sayılı T.S.K.leri Personel Kanununun 125 ve müteakip maddeleri ile T.S.K.leri İzin Yönetmeliğinde düzenlenmiş bulunmaktadır.
926 Sayılı T.S.K. leri Personel Kanununun 125 nci maddesinin birinci fıkrasında Türk Silahlı Kuvvetlerine mensup subay ve astsubayların barışta her yıl 45 gün izin almaya hakları vardır. Bu müddete yol dahil değildir. Bu iznin 15 günü mazeret izni olarak kullanılır. Hükmü yer almakta, Aynı Kanunun Mazeret İzinleri başlığını taşıyan 126 ncı maddesinde de Subay ve astsubaylara 125 nci maddede yazılı onbeş günlük mazeret izinleri dışında;
a. Ana, baba, eş çocuk ve kardeşlerinin ölümü halinde on gün,
b. Yangın, zelzele, seylap gibi olağanüstü bir mazeret dolayısıyla bir yıl içinde otuz güne kadar, mazeret izni verilebilir,
verilen mazeret izinleri yıllık izine mahsup edilmez.
Yine 126 ncı maddenin (e) fıkrasında Subay ve astsubaylara, bakmaya mecbur olduğu veya refakat etmediği takdirde hayatı tehlikeye girecek ana, baba, eş ve çocukları ile kardeşlerinden birinin ağır bir kaza geçirmesi veya önemli bir hastalığa tutulmuş olması hallerinde, bu hallerin raporla belgelendirilmesi şartıyla, istekleri üzerine en çok üç aya kadar aylıksız izin verilebilir. Bu süre aynı şartlarla bir katına kadar uzatılabilir. Aylıksız izin süresi mecburi hizmet süresinden sayılmaz. hükmünü amir bulunmaktadır.
Davacının, davasına dayanak yaptığı Özürlülere ilişkin özel eğitim esaslarını düzenleyen Resmi Gazetenin 06 Haziran 1997 gün ve 23011 (mükerrer) sayılı nüshasında yayınlanan 573 Karar Sayılı Özel Eğitim Hakkında Kanun Hükmünde Kararname nin 4 ncü maddesinin (g) fıkrasında Ailelerin, özel eğitim sürecinin her boyutuna aktif katılmalarının sağlanması esastır. Hükmü yer almaktadır.
Yukarıdaki mevzuat hükümleri çerçevesinde davacının durumu değerlendirildiğinde; 573 Karar Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin, Özürlülere ilişkin özel eğitim esaslarının düzenlenmesine yönelik olduğu, 926 Sayılı T.S.K. leri Personel Kanununda belirtilen izin hakları dışında personele bir izin hakkı vermediği, dolayısıyla Davacının, sadece 573 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 4 ncü maddesinin (g) fıkrasındaki Ailelerin, özel eğitim sürecinin her boyutuna aktif katılmalarının sağlanması esastır. Hükmüne göre çocuğunun Barış Özel Eğitim Merkezinde Pazartesi, Çarşamba ve Cuma günleri 15-16 saatleri arasındaki eğitimine iştirak etmek için izin verilmesi gerektiği yönündeki iddialarına mevzuatta bu konuda bir düzenleme bulunmaması nedeniyle itibar edilmeyerek hakkında tesis edilen işlemin kanuna ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle davanın REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy