(2709 S. K. m. 125)
Davacı vekilinin 12 Şubat 1999 tarihinde kayda geçen dava dilekçi ile savunmaya karşı verdiği ve 24 Mayıs 1999 tarihinde kayda geçen cevap layihasında, davacının askerlik görevini yaptığı sırada şoför adaylarını pratik eğitimi hazırlamak üzere Astsb.Kd.Çavuş ........... ile birlikte görevlendirildiği, Astsb .......'nün tank şoförü yerine geçerek tankı süratli bir şekilde kullanarak davacının üzerine geldiği, davacının kendini geri atarak kamyonete yaslandığı, daha fazla kaçamayan davacının ayağının üzerinden geçen tankın davacıyı yaralayarak sakat kalmasına neden olduğu, yapılan tedaviler sonunda davacı hakkında askerliğe elverişli değildir raporu verildiği, Astsubay ........'nün ehliyetsiz olduğu, tankı kullanmaması gerektiğinden davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu, davacının tedavisinin bir kısmının askeri hastanelerde bir-kısmının da sivil hastanelerde yapıldığı, tedavi ile masraf belgelerinin bir kısmının temin edilmesine karşın bir kısmının temin edilemediği belirtilerek tedavi harcamaları için 500.000.000.TL. iş ve güçte azalma için 3.500.000.000.TL. maddi, 1.500.000.000.TL. manevi tazminatın olay tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte hüküm altına alınması istemi ile işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin tetkikinden, davacı Tnk.Onb. ..........'in 1 nci Zrh.Tug.l nci Tnk.Tb.4.Bl.K.lığı emrinde askerlik görevini yaptığı sırada, 9.12.1997 tarihinde tırtıllı araçlar intibak eğitimi görevi esnasında Astsb. ......... tarafından kullanılan tankın ayağını ezerek sakat kalmasına neden olduğu, olayla ilgili adli ve idari soruşturma yapılmadığı, yapılan tedavileri sonunda GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesinin 31 Temmuz 1998 gün ve 3500 rapor nolu sağlık kurulu raporu ile sağ ayak 1. Ve 2. Parmak amputasoyonlusu teşhisi konularak B/67 F-l Askerliğe Elverişli Değildir kararı verildiği anlaşılmıştır.
Olayın bir kamu hizmetinin ifası sırasında meydana geldiği ve olayda davacının hiçbir kusurunun bulunmadığı hususlarında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Devlet adına hizmeti yürüten idarenin halin icaplarına ve ihtiyaca göre hizmeti devamlı ve en iyi şekilde topluma arz etmesi ve hizmeti yürütürken kimsenin zarara uğramamasını sağlamak amacıyla gerekli önlemleri alması zorunludur. Bu zorunluluğun gereği gibi, yerine getirilmemesi hizmetin kusurlu işlediğinin açık bir delilidir. Olay günü Astsb. ......... ile davacı Tank Onb. ......... Tırtıllı araç şoförlerine Tırtıllı araçlarla intibak eğitimi yaptırmak üzere görevlendirilmişlerdir.
Astsubay ..........'nün tankı kullanmaması gerekirken kullanması tankı kaygan zemin üzerinde süratli kullanmaması gerekirken çok süratli kullanması fiilleri ilk bakışta olayın idare ajanı olan Astsb. ...........'nün kusurundan ileri geldiği görünüyor ise de, ajanın idarenin yürüttüğü hizmetin bir parçası olduğu, bunun hizmetin yapısal özelliğinden kaynaklandığı, başka bir deyişle ajanı idarenin yürüttüğü hizmetten ayırmanın mümkün olmadığı düşünüldüğünde, birlikteki hizmetin iyi işlemediği, ajanların yeterince eğitilmediği, yeterince denetlenmediği, dolayısıyla idarenin hizmet kusuru içinde bulunduğundan davacının zararlarının davalı idarece karşılanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Mahkememizin yerleşmiş kararlarıyla T.C.Emekli Sandığı İştirakçisi olmayan davacıya adı geçen sandıkça olay sebebiyle bağlanan aylıklar ve ödenen tütün ikramiyeleri davacıların maddi tazminat hakedişlerinden düşüldüğünden davacıya olay sebebiyle vazife malulü aylığı bağlanıp bağlanmadığı hususu sorulmuş, T.C.Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünün 18 Mayıs 2000 tarih ve 76.117.066 sayılı yazılarından, Genel Müdürlüğün 29 Mart 2000 tarih ve 167893 sayılı işlemi ile davacıya 1.7.1999 tarihinden itibaren 122.890.000.TL. 6 ncı derece Türk Silahlı Kuvvetleri Vazife Malulü aylığı bağlandığı, aylığın 1.1.2000 tarihinde 141.320.000.TL.ye yükseltildiği, 1999 yılı için 6 aylık 15 1.910.000.TL. tütün ikramiyesi ödendiği bildirilmiştir.
Davacının maddi zararının tespiti için re'sen seçilen bilirkişinin 12.10.2000 tarihinde tanzim ettiği bilirkişi raporunun tetkikinden, davacıya bağlanan vazife malulü aylıkları ve ödenen tütün ikramiyeleri ile maddi zararının çok fazlasıyla karşılandığından maddi tazminat hak edişinin bulunmadığının bildirildiği anlaşılmıştır.
Taraflara tebliğ edilen bilirkişi raporuna davacı vekilince, bilirkişinin hukukçu olduğu özel ve teknik bir bilgiye sahip bulunmadığı, raporun gerekçelendirilmeden sadece maddesel anlatımla ifade edildiği, bilirkişinin maddi tazminat hak edişi yoktur şeklinde yorumda bulunamayacağı, emekli aylığının maddi tazminat borcunu ortadan kaldırmayacağı yolunda itirazda bulunulmuş ise de; davacı Emekli Sandığı iştirakçisi olmayıp bu olay sebebiyle kendisine vazife malulü aylığı bağlandığından Mahkememizin yerleşmiş içtihatları ile olay sebebiyle bağlanan vazife malulü aylıkları davacının maddi tazminat hak edişinden düşülmüştür. Ayrıca bilirkişi Mahkememizce kendisine verilen kıstaslar ve talimatlar doğrultusunda matematiksel olarak bilirkişi raporunu hazırladığından ve hazırlanan rapor mahkememizin yerleşmiş içtihatlarına, Mahkememizce verilen kıstaslara ve ilmi verilere uygun bulunduğu görülmekle davacı vekilinin itirazlarına itibar edilmemiş, bilirkişi raporu doğrultusunda tatbikat yapılarak davacının maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Davacının askerliğe elverişli olmadığına dair kesin raporuna kadar askeri hastanelerde tedavisinin yapıldığı ve vazife malulü aylığı bağlandıktan sonra da tedavisinin Emekli Sandığınca karşılandığı dikkate alınarak 31 Temmuz 1998 tarih ve 3500 sayılı askerliğe elverişli olmadığına dair kesin rapor tarihi ile vazife malulü aylığının bağlandığı 29.3.2000 tarihleri arasında davacının sivil hastanelerde yaptığı dosyada belgelenen masraflarının verilmesi kabul edilmiştir. Davacının dosyada mevcut belgelenen masraflarının 20.09.1998-23.10.1998 tarihleri arasındaki 7 kalemden oluşan toplam 26.000.000.TL. lik tedavi giderlerinden ibarettir.
Davacının olay sebebiyle duyduğu ve ömür boyu duyacağı acı ve ızdırabını kısmende olsa karşılayabilmek amacıyla olayın vukua geliş şekli ve tarihi, davacının sosyal durumu, paranın alım gücü ve işleyecek yasal faiz göz önünde bulundurularak davacıya uygun miktarda manevi tazminat verilmesi kabul edilmiştir.
Diğer yandan, yukarıda da işaret edildiği gibi Mahkememizin yerleşmiş içtihatlarına göre T.C.Emekli Sandığınca bağlanan maluliyet aylığı ve tütün ikramiyesi davacının maddi hakedişlerinden düşülmektedir. Davamızda davacının maddi tazminat talebi reddedilmiş ise de; bu red hususu adı geçen davacının isteminde haksız oluşundan değil haklı görülen taleplerinin T.C.Emekli Sandığınca bağlanan aylıklar ve ödenen tütün ikramiyeleri gibi gelirlerin mahsup edilmesi sonucu geriye hükmedilecek bir miktar kalmamasına dayandığından ve davacı davasını, açtığı sırada vazife malullüğü aylığı henüz bağlanmamış olup, adı geçen davacının bu aylığının bağlanıp bağlanamayacağı hususundaki T.C.Emekli Sandığı işlemini beklediği takdirde dava açma süresi geçirilebilecek olduğundan, dava açılmasının bir hukuki zorunluluk olarak belirmesi karşısında yargılama giderlerinin özellikle maddi tazminat bakımından avukatlık ücretinin davacıya yüklenmesine ilişkin davalı idare isteminin 1602 sayılı Kanunun 71 nci maddesi uyarınca reddi cihetine gidilmiştir.
Davacı vekili hükmedilen tazminat miktarlarına reeskont faizi uygulanmasını talep etmiş ise de; 3095 Sayılı Kanunun açık hükümleri karşısında, bu gibi davalara yasal faiz uygulanacağından davacı vekilinin bu yoldaki talebinin reddi cihetine gidilmiştir.
Açıklanan nedenlerle;
1- Bilirkişi raporu uyarınca davacı ........'in MADDİ TAZMİNAT İSTEMİNİN REDDİNE,
2- Davacı ............'e tedavi masrafları olarak 26.000.000.TL. (YİRMİALTIMİLYON TL.)'nin ödenmesine, fazlaya ait isteminin REDDİNE,
3- Takdiren davacı ........'e 450.000.000.TL. (DÖRTYÜZELLİMİLYON TL.) MANEVİ TAZMİNAT VERİLMESİNE, fazlaya ait isteminin REDDİNE,
4- Hükmedilen tedavi giderlerine 1 Ekim 1998 tarihinde ödeme tarihine kadar YASAL FAİZ YÜRÜTÜLMESİNE, faiz oranının 1 Ocak 2000 tarihine kadar %50 (YÜZDE ELLİ) 1 Ocak 2000 tarihinden ödeme tarihine kadar %60 (YÜZDE ALTMIŞ) olarak uygulanmasına,
5- Hükmedilen manevi tazminat miktarına olay tarihi olan 9 aralık 1997 tarihinden ödeme tarihine kadar YASAL FAİZ YÜRÜTÜLMESİNE, faiz oranının 31 Aralık 1997 tarihine kadar % 30 (YÜZDE OTUZ), 1 Ocak 1998 tarihinden 31 Aralık 1999 tarihine %50 (YÜZDE ELLİ), 1 Ocak 2000 tarihinden ödeme tarihine kadar %60 (YÜZDE ALTMIŞ) olarak uygulanmasına,
6- Davacı tarafından peşin yatırılan 1.580.000.TL.(ELLİBİRMİLYONBEŞYÜZSEKSENBİN TL.) harcın istek halinde davacıya İADESİNE,
7- Davalı idare harçtan muaf olduğundan davalı idare aleyhine harca hükmedilmesine yer OLMADIĞINA,
8- Davacı peşin yatırılan ve sarfedilen 20.000.000.TL. (YİRMİMİLYON TL.) bilirkişi ücretinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
9- Davacı tarafından peşin yatırılan ve sarfedilen 11.250.000.TL.(ONBİRMİLYONİKİYÜZ ELLİBİN TL.) posta pulu giderinin davalı idareden alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
10- Reddedilen maddi tazminat miktarı için davalı idarenin aleyhe vekalet ücreti talebinin REDDİNE,
11- Hükmedilen tedavi giderleri ile manevi tazminat miktarına davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri gereğince hesabedilen 41.600.000.TL. (KIRKBİRMİLYONALTIYÜZ TL.) Avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
12- Dava duruşmalı görüldüğünden reddedilen tedavi giderleri ile manevi tazminat miktarlarına davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri gereğince hesabedilen 79.440.000.TL. (YETMİŞDOKUZMİLYONDÖRT YÜKIRKBİN TL.) Avukatlık ücretinin davacıdan alınarak DAVALI İDAREYE VERİLMESİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy