(2709 S. K. m. 125)
Davacılar vekilleri, 16.02.1999 tarihinde kayda geçen dava dilekçelerinde özetle; davacıların yakını ..........'in vatani görevini yaptığı sırada bölük rütbeli personel banyosunda karbonmonoksit zehirlenmesi sonucunda şehit olduğunu, gerekli sağlık koşullarını yerine getirmeyen idarenin olayda ağır hizmet kusurunun bulunduğunu, hizmet kusuru olmasa dahi idarenin kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca sorumlu oluğunu belirterek baba .......... için 8.000.000.000 TL. maddi, 3.000.000.000 TL. manevi, anne .......... için 8.000.000.000 TL. maddi, 4.000.000.000 TL. manevi, kardeş .......... için 3.000.000.000 TL. maddi, 1.500.000.000 TL. manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek en yüksek banka reeskont faiziyle birlikte hüküm altına alınmasını dava ve talep etmiştir.
Davalı idare ilk savunmasında süre itirazında bulunmuş ise de; 24 Şubat 1998 tarihinde meydana gelen ölüm olayıyla ilgili olarak davacıların, davalı idarenin kayıtlarına 2.11.1998 tarihinde giren dilekçe ile maddi ve manevi tazminat isteminde bulundukları, bu istemin davacılar vekiline 18.12.1998 tarihinde tebliğ edilen, 10 Aralık 1998 tarihli yazı ile reddedildiğinin bildirilmesini müteakip 60 günlük yasal süre içerisinde, 16.02.1999 tarihinde Antalya 1: İdare Mahkemesi kayıtlarına giren dilekçe ile iş bu davanın açıldığı anlaşıldığından davada süre aşımının bulunmadığı sonucuna varılarak davanın esastan incelenmesine geçirilmiştir.
Dava dosyasında mevcut belge ve bilgiler ile ölüm olayını takiben Elazığ 8 nci Kor. K. lığı As. Savcılığınca yapılan soruşturma sonucunda düzenlenen kovuşturmaya yer olmadığı kararının tetkikinde; Tunceli Ovacık 2 nci Jandarma Asayiş Komando Bölük Komutanlığı emrinde görevli P.Atğm ..........'in, 24.02.1998 tarihinde J.Asyş. Komd. Bl. K. lığı birlik binasının bodrum katında bulunan rütbeli personelin istifadesine tahsis edilen mekanda banyo yaparken orada bulunan şofbenin gaz sızdırması sonucu karbonmonoksit zehirlenmesi sebebiyle vefat ettiği anlaşılmıştır.
Anayasanın 125 nci maddesine göre idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür. İdarenin hukuki sorumluluğu için bir zararın mevcudiyeti, zarara yol açan eylemin idareye yüklenebilir olması, zararla eylem arasında illiyet bağının bulunması yeterlidir. İlliyet bağının kesilmiş sayılması için de zararın tümüyle hizmete ve idare tüzel kişiliğine yabancı unsurlardan doğması gerekmektedir.
Devlet adına kamu hizmeti yürüten idarenin halin icaplarına ve ihtiyaca göre hizmeti devamlı ve en iyi şekilde topluma arz etmesi, hizmeti yürütürken kimsenin zarara uğramamasını sağlamak amacıyla gerekli önlemleri alması zorunludur. Bu zorunluluğun gereği gibi yerine getirilmemesi hizmetin amacına uygun biçimde işlemediğinin, yeterli önlem alınmadığının açık bir kanıtını oluşturur. Davacıların yakınının ölümünü doğuran olay, askerlik görevinin ifası sırasında rütbeli personel banyosunda bulunan şofbenin gaz kaçırmasından kaynaklandığı ve olayda müteveffanın kusurunun bulunmadığı sabittir. Şofbenin uygun koşullar sağlanmadığında tehlike arz edeceği bilinen bir gerçektir. Müteveffanın banyoda karbonmonoksit zehirlenmesi sonucu ölmüş bulunması banyoda şofben kullanımıyla ilgili gerekli sağlık koşullarının yerine getirilmediğinin dolayısıyla idarenin hizmet kusuru içerisinde bulunduğunun bir kanıtıdır. Bu nedenle doğan zarardan idarenin hizmet kusuru ilkesi uyarınca sorumlu tutulması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Mahkememizin yerleşmiş içtihatları uyarınca olay sebebiyle T.C. Emekli Sandığınca bağlanan aylıklar ve ödenen tütün ikramiyeleri yarar olarak kabul edilerek davacıların maddi zararlarından düşüldüğünden davacılara aylık bağlanıp bağlanmadığı, tütün ikramiyesi ödenip ödenmediği araştırılmıştır.
Davacılara devletçe sağlanmış bir yarar bulunmamaktadır.
Davacı anne ve babanın maddi zararlarının tespiti amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, resen seçilen bilirkişi tarafından düzenlenerek mahkememize ibraz edilen 23 Ocak 2001 tarihli bilirkişi raporunda;
davacı anne ..........'in 3.973.195.155 TL., davacı baba .......... ....'in 3.275.021.100 TL. maddi tazminat hak edişinin bulunduğunun bildirildiği görülmüştür.
Taraflara tebliğ edilen ve itiraz edilmeyen bilirkişi raporu Mahkememizin yerleşmiş içtihatlarına, Mahkememizce kabul edilen kıstaslara ve ilmi verilere uygun bulunduğundan bilirkişi raporu doğrultusunda tatbikat yapılmıştır.
Davacı kardeş .......... için maddi tazminat talebinde bulunulmuş ise de, ölenin kardeşine destek olabilmesi için kardeşin ihtiyacı içerisinde bulunması, ölenin hali refahta olması ve kardeşine yardım ettiğinin belgeleriyle ispatlanması şartlarının birlikte gerçeklenmesi gerektiğinden ve bu hususlar ispat edilmemiş olduğundan davacı kardeşin maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Tüm davacılara olay nedeniyle duydukları ve ömür boyu duyacakları acı ve ızdırabı kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla, davacıların askeri ve sosyal durumları zararın başlangıç tarihi olan olay tarihi ve olay tarihinden ödeme tarihine kadar işleyecek yasal faiz tutarı göz önünde bulundurularak uygun miktarda manevi tazminat hükmedilmiştir.
Davacılar vekili hükmedilecek tazminata olay tarihinden itibaren en yüksek banka reeskont faizinin uygulanmasını talep etmiş ise de; 3095 Sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanun ile yasal faiz oranı belirlenmiş bulunduğundan davacı vekilinin bu talebine katılınmamış, anılan yasanın 1 nci maddesi uyarınca faiz yürütülmesi yoluna gidilmiştir.
Açıklanan nedenlerle;
1- Bilirkişi raporu uyarınca davacı anne .......... ...'e 3.973.195.000 TL. (üçmilyardokuzyüzyetmişüçmilyonyüzdoksanbeşbin TL.) davacı baba ..........'e 3.257.021.000 TL. (üçmilyarikiyüzelliyedimilyonyirmibirbin TL.) maddi tazminat verilmesine, fazlaya ait istemlerinin REDDİNE,
2- Davacı anne .......... ile davacı baba ..........'e takdiren ve ayrı ayrı 1.400.000.000'ar TL. (birmilyar dörtyüzermilyon TL.) manevi tazminat verilmesine, fazlaya ait istemlerinin REDDİNE,
3- Davacı kardeş ..........'in maddi tazminat isteminin REDDİNE,
4- Davacı kardeş .........., ..........'e takdiren 550.000.000 TL. (beşyüzellimilyon TL.) manevi tazminat verilmesine, fazlaya ait isteminin REDDİNE,
5- Hükmedilen maddi tazminat miktarına müteveffanın yeniden gelir elde edeceği tarih olan 22 Eylül 1998 tarihinden 31 Aralık 1999 tarihine kadar yıllık %50 (yüzdeelli), 1 Ocak 2000 tarihinden ödeme tarihine kadar yıllık %60 (yüzdealtmış) yasal faiz yürütülmesine,
6- Hükmedilen manevi tazminat miktarına olay tarihi olan 24 Şubat 1998 tarihinden 31 Aralık 1999 tarihine kadar yıllık %50 (yüzdeelli), 1 Ocak 2000 tarihinden ödeme tarihine kadar yıllık %60 (yüzdealtmış) yasal faiz yürütülmesine,
7- Davacılar tarafından peşin yatırılan ve sarf edilen 249.580.000 TL. (İkiyüzkırkdokuzmilyonbeşyüzseksenbin TL.) harcın istek halinde davacılara iadesine,
8- 492 Sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi uyarınca harçtan muaf tutulan davalı idare aleyhine harca hükmedilmesine yer olmadığına,
9- Davacılar tarafından peşin yatırılar ve sarfedilen 20.000.000 TL. bilirkişi ücretinin davadaki haklılık oranına göre 12.390.000 TL. sının (onikimilyonüçyüzdoksanbin TL. sının) davacılar üzerinde bırakılmasına, 7.610.000 TL. sının (Yedimilyonaltıyüzonbin TL.) davalı idareden alınarak davacılara verilmesine,
10- Davacılar tarafından peşin yatırılan ve sarfedilen 25.500.000 TL. (yirmi beş milyon beş yüz bin TL.) posta pulu giderinin davalı idareden alınarak davacılara VERİLMESİNE,
11- Hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarları üzerinden davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifeleri gereğince hesabedilen 126.580.000 TL. (yüzyirmialtımilyonbeşyüzseksenbin TL.) Avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacılara VERİLMESİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy