(2709 S. K. m. 125) (1602 S. K. m. 71) (1136 S. K. m. 164)
Davacı vekilinin 20 Eylül 1999 tarihinde kayda geçen dilekçesinde özetle ; Davacı ............'un İzmir Narlıdere İstihkam Er Eğitim Taburu 2 nci bölükte askerliğini yapmakta iken eğitim esnasında halattan düşerek kaldırıldığı Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde ve daha sonra da Güzelyalı 600 Yataklı Hava Hastanesine de tedavi görüp ameliyat edildiğini, 2 ay hava değişimi raporu verildiğini, hava değişimi sonunda Diyarbakır Askeri Hastanesi Sağlık Kurulunun 03.04.1998 gün ve 1799 sayılı raporu ile B/45 F-4 Askerliğe elverişli değildir kararı verilerek terhis edildiğini idareye başvurularında cevap alamadıklarını, davacının uğradığı zararlar karşılığı 500.000.000.TL. maddi ve 250.000.000.TL. manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinde, Diyarbakır As. Hastanesi Sağlık Kurulunun 03.04.1998 tarih ve 1799 sayılı Sağlık Kurulu raporuna göre 20.01.1998 tarihinde mide kanaması nedeniyle İzmir 09 Eylül Üniversitesinde primer sütun + B+V+ pileoplasti ameliyadı geçiren hasta davacının karın ağrısı şikayeti ile yatırıldığı muayenesinde operasyona bağlı böbrek üstü medları kesesi nebdesi gözlendiği mide normokink, normokinetik, mukozası doğal bulmuş ileri derecede deforme olduğu belirtilerek Primer, sütur+Bilateral Trunkal vapotomit + Piloroplanti ameliyatlısı teşhisi ile B/54 F-4 askerliğe elverişli değildir kararı verildiği kararın 01.06.1998 tarihinde onaylandığı 28.05.1999 tarihindeki başvuruya süresinde cevap verilmediği, vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmasına imkan bulunmadığının kendisine bildirildiği anlaşılmaktadır. Sağlık raporuna istinaden 03.04.1995 tarihinde terhis edildiği anlaşılmaktadır.
24.11.1997 tarihinde As. Şubesinden sevk edilen davacının 28.1.1997 tarihinde kıtasına katıldığı, iki ay dolmadan mide kanaması nedeniyle muayene ve tedaviye başladığı, askerlikte geçen bu süre dikkate alındığında bu rahatsızlığın askerlik öncesi mevcut olan gastrit veya ülser zemini üzerine meydana geleceği dolayısıyla hastalığı askerlik görev ve etkisinden meydana gelmediği, iddia edildiği gibi eğitim esnasında halata tırmanırken düştüğüne ve bundan kaynaklandığına dair de hiç bir bilgi ve belgenin mevcut olmadığı görülmektedir.
İdarenin hukuki sorumluluğu konusunda T.C. Anayasasının 125 nci maddesinin 7 nci fıkrası İdare, kendi işlem ve eylemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür. hükmünü amir bulunmaktadır. Anayasanın bu hükmü karşısında idarenin kendi eylemlerinden doğmamış zararlardan sorumlu tutulması hukuken mümkün değildir. Dava konusu zarar ise davacının yakınının bünyesel rahatsızlığından doğmuştur. Dolayısıyla idarenin kusura dayalı bir sorumluluğu bulunmamaktadır,
Söz konusu zararların kusursuz sorumluluk ilkesi gereğince tazmini de idarenin davranışı ile uğranılan zarar arasında nedensellik bağı kurulamadığından mümkün görülmemiştir.
Bu itibarla; Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Yasal dayanaktan yoksun bulunan davanın REDDİNE,
2- 1602 Sayılı Kanunun 71 nci maddesi uyarınca yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
3- Dava duruşmalı görüldüğünden reddedilen tazminat miktarları üzerinden davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri gereğince hesabedilen 153.000.000.TL. (Yüzelliüçmilyon TL.) Avukatlık Ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye VERİLMESİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy