(1076 S. K. m. 23) (1111 S. K. m. 5) (926 S. K. m. 50) (Subay Sicil Yönetmeliği m. 91, 92)
Davacı vekili, 24.09.1999 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin tıp doktoru olarak Samsun Sahra Sıhhiye Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığında yedek subay adayı olarak eğitim gördüğünü, eğitimini müteakip 15 nci Füze Üs Komutanlığı (Alemdağ/İstanbul) emrine yedek subay olarak katıldığını, okul dönemindeki disiplin ve başarısını yedek subaylık hizmeti sırasında da devam ettirdiğini, askerlik görevini yaparken gösterdiği üstün çaba ve elde ettiği başarıya rağmen Milli Savunma Bakanlığının 17.08.1999 tarihli kararına istinaden Hava Kuvvetleri Komutanlığının emriyle yedek subaylıktan ihraç edilerek Afyon Hava Kuvvetleri Yedek Meydanındaki birliğine er olarak sevk edildiğini, müvekkiline okutularak tebliğ edilen karar metninden edinilen bilgiler ışığında 1076 Sayılı Kanunun 23/d maddesi gereğince, yedek subaylıktan ihraç edildiğinin bildirildiğini, bu kararın esas, şekil ve içerik bakımından usul, yasa ve hakkaniyet ölçülerine aykırı olduğunu, müvekkilinin T.S.K.'nin manevi şahsiyetine gölge düşürmek yada askerliğin şeref ve haysiyetiyle bağdaşmayan eylemlerde bulunmak bir yana görevini en iyi şekilde yapma çabası içinde ve üstün başarılı bir asker olduğunu, yasadışı yıkıcı, bölücü bir faaliyetinin olmadığını, bunun müvekkilinin sivil yaşamına ilişkin bir ön yargıdan kaynaklandığını, geçmişte sivil yaşamında bir tesadüf sonucu bulunduğu bir ortamda yakalanması ve bu ortamda bulunmasından dolayı ceza alması olduğunu, yıkıcı, bölücü bir faaliyetinin bulunmadığını, yıkıcı, bölücü düşüncede olan bir insanın askerlik görevinde üstün başarı elde etmesi ve en yüksek disiplin notunu almasının mümkün olmadığını, tesis edilen işlemin hukuka aykırı olduğunu belirterek işlemin iptaline, yedek subaylığa ilişkin maaş ve diğer özlük haklarının iadesine ve yürütmenin durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacının yürütmenin durdurulması istemi, AYİM İkinci Dairesinin 29.12.1999 gün ve Gensek-No:1999/1658, Esas No:1999/619 Sayılı kararıyla reddedilmiştir.
Davacıya ait askerlik dosyası, dava dosyası ve idarece özel gizlilik derecesi ile gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinde; 26.03.1968 doğumlu olan davacı Servet ÇOLAK'ın, 266 ncı Dönem tıp doktoru olarak 21.01.1999 tarihinde yedek subay adayı olarak Samsun Sahra Sıhhiye Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığına sevk edildiği, 27.01.1999-28.02.1999 tarihleri arasında devam eden yedek subay kursunu başarı ile bitirerek asteğmenliğe hak kazandığı ve kendisine yedek subay diploması verildiği, eğitimini müteakip Alemdağ/İstanbul 15 nci Füze Üs K.lığına Hava Tabip Asteğmen olarak atandırıldığı, Konya Devlet Güvenlik Mahkemesinin 26.11.1996 gün ve 1996/131-126 Esas ve Karar Sayılı kararıyla Ekim adlı yasadışı örgütün propagandasını yapmak suretiyle örgüte yardımda bulunmak suçundan 3713 Sayılı Kanunun 7/2, TCK 59/2 maddeleri gereğince on ay hapis ve 41.666.666 TL ağır para cezasıyla mahkumiyetine karar verildiği, bu kararın Yargıtay'ca 04.03.1999 tarihinde onandığı, 17.11.1999 tarihinde kesinleşme şerhi verildiği, kararın gerekçesinde, evinde kaldığı odada poşet içerisinde Ekim örgütü imzalı teksir bildiriler, siyasi içerikli çalışma notları ve Ekim dergilerinin ele geçirildiğinin belirtildiği, hakkındaki güvenlik soruşturmasının da olumsuz olduğunun belirlendiği, 17 Ağustos 1999 tarih ve ayrıca 99-50968 Sayılı üçlü Kararname ile tutum ve davranışları ile yasadışı siyasi, yıkıcı, bölücü ve ideolojik görüşleri benimsediği, bu gibi faaliyetlerde bulunduğu ve karıştığı anlaşıldığından, 926 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun 50/c, Subay Sicil Yönetmeliğinin 91/e ve 92/b, 1076 Sayılı Kanunun 23 ncü maddesi birinci fıkra (d) bendi gereğince yedek subaylıktan çıkarılarak 1111 Sayılı Askerlik Kanununun 5 nci maddesindeki erbaş ve erler için belirlenen muvazzaflık süresi (18 ay) ile ilgili hükümlerin uygulanmasına ve yedek subaylıkta geçen hizmet süresinin bu süreden, düşülmesine karar verildiği, davacının da bu karar gereği Hava Piyade Er olarak Afyon Hava Meydan Komutanlığı emrine sevk edildiği anlaşılmıştır.
1076 Sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askeri Memurlar Kanununun 23 ncü maddesinde yedek subaylık ve memurluk hakkını kaybettiren sebepler sayılmış, bu maddenin birinci fıkrası (d) bendinde; yedek subay hizmetleri sırasında, Türk Silahlı Kuvvetlerinin manevi şahsiyetine gölge düşürdükleri veya askerliğin şeref ve haysiyetiyle bağdaşmayacak eylemlerle bulundukları, tutum ve davranışlarıyla yasadışı siyasi, yıkıcı, bölücü ideolojik görüşü benimsemiş oldukları Subay Sicil Yönetmeliğinde gösterilen usul ve esaslar çerçevesinde anlaşılanların, askerlik hizmet sürelerinin 1111 Sayılı Askerlik Kanununun 5 nci maddesi birinci fıkrasında belirtilen süre kadar yani on sekiz ay olacağı hükme bağlanmıştır.
926 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun 50/c maddesi "Disiplinsizlik veya ahlaki durumları sebebiyle Silahlı Kuvvetlerde kalmaları uygun görülmeyen subayların hizmet sürelerine bakılmaksızın haklarında T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümleri uygulanır. Bu sebeplerin neler olduğu ve bunlar hakkında sicil belgelerinin nasıl ve ne zaman tanzim edileceği, nerelere gönderileceği, inceleme ve sonuçlandırma ile gerekli diğer işlemlerin nasıl ve kimler tarafından yapılacağı Subay Sicil Yönetmeliğinde gösterilir... hükmünü amirdir.
Subay Sicil Yönetmeliğinin 92/b maddesinin son bendi muvazzaflık hizmetini 1076 Sayılı Yedek Subay ve Yedek Askeri Memurlar Kanunu uyarınca yapmakta olan yedek subaylardan, durumlarının aynı Kanunun 23 ncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendine uyduğu, bu Yönetmeliğin 91 nci maddesi hükmüne göre tespit edilenlerin, yukarıdaki fıkranın (a) ve (b) bentlerinde belirtilen işlemler uygulanarak ilişikleri kesilir ve bunlar hakkında 1111 Sayılı Askerlik Kanununun beşinci maddesindeki erbaş ve erler için belirlenen muvazzaflık hizmet süresi, bu süreden düşülür. şeklinde düzenlenmiştir. Subay Sicil Yönetmeliğinin 91 nci maddesinde; disiplinsizlik ve ahlaki durum nedeniyle ayırmaya yer verilmiş, aynı maddenin (e) fıkrasında; tutum ve davranışlarıyla yasadışı siyasi, yıkıcı, bölücü, irticai ve ideolojik görüşleri benimsediği, bu gibi faaliyetlerde bulunduğu veya karıştığı anlaşılanların Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayrılacaklarına ilişkin hüküm yer almıştır.
Belirtilen mevzuat hükümleri dikkate alınarak davacının durumu değerlendirildiğinde, yedek subaylıktan çıkarılarak kalan askerlik hizmetinin er olarak yaptırılması işleminde mevzuata ve hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacının, yedek subaylık statüsünden çıkarılıp er olarak askere sevk edilmesi işleminin iptaline yönelik davanın REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy