(926 S. K. m. 50) (Subay Sicil Yönetmeliği m. 99, 100)
Davacı vekili 31.10.1997 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; müvekkili Prof.Tbp.Alb. .........'un 07.08.1997 tarihinde GATA Komutanlığının kendisine tebliğ ettiği emirle disiplinsizlik nedeniyle Yüksek Askeri Şura tarafından TSK.nden ayırma işlemine tabi tutulduğunu, sebebi müvekkilince meçhul olan bu disiplin cezası aleyhine Yüksek Mahkeme önünde iptal davası açtıklarını, ayırma işlemi sonucu emekli edilen müvekkilinin Prof.Tbp.Alb. unvanına sahip olduğu halde, Emekli Sandığı tarafından kendisine yapılan bildirimlerde emekli edildiği kurum ve görev unvanı karşılığı olarak sadece sandık emeklisi deyiminin kullanıldığını üzüntüyle gördüğünü, müvekkilinin 02.10.1997 tarihli dilekçe ile Emekli Sandığı Genel Müdürlüğüne başvurarak bu durumun düzeltilmesini istemiş ise de kendisine dava konusu 9.10.1997 tarih ve 44.111.260 sayılı yazı ile Milli Savunma Bakanlığının talebi üzerine böyle bir uygulamaya gidildiğinin bildirildiğini, Bakanlığın talebinin GATA Yönetmeliğinin 52 nci maddesinden kaynaklandığını, GATA'da görevli öğretim elemanlarından disiplinsizlik ve ahlaki durumları nedeniyle veya mahkeme kararı üzerine taksirli suçlar hariç olmak üzere) Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişiği kesilenler, akademik unvanlarını kullanamazlar şeklindeki GATA Yönetmeliğinin 52 nci madde hükmünün Anayasa'ya ve Gülhane Askeri Tıp Akademisi Kanununa aykırı olduğunu, Anayasanın 124 ncü maddesi hükmüne göre yönetmelik ile getirilen hükümlerin mutlaka kanuna dayanması, kanun kuralından kaynaklanması gerekmekte olduğunu, GATA Kanununun unvanların korunmasını 25. nci maddesiyle düzenlediğini, maddenin 1. fıkrasına göre Öğretim üyeleri, bu Kanunda yazılı hükümler dışında kazanmış oldukları akademik unvanlarından yoksun bırakılamazlar, maddenin 2. fıkrasında Başka bir göreve atanmak, emekli olmak veya istifa etmek veya müstafi sayılmak suretiyle öğretim görevinden ayrılanlar, akademik unvanlarını taşıyabilirler denildiğini, 2 nci fıkranın 2. Cümlesinde unvan kullanılmasının yasaklandığı bir durumun açıkça düzenlendiğini, bu düzenleme dışında unvan kullanma yasağı getirilemeyeceğini, Yönetmeliğin 52 nci maddesinin bu kurala açıkça aykırı bulunduğu ve iptalinin gerektiğini, müvekkilinin akademik ve askeri unvanlarının kazanılmış hak olup açık kanuni hüküm olmadıkça bu hakkın kaldırılmasının hukuken mümkün olmadığını, hukuka aykırı unvan kullanma yasağına yol açan davalı idareler işlemleri ile bunların dayanağı olan anılan Yönetmelik'in 52 nci madde hükmünün yürütülmesinin durdurulması ve iptaline karar verilmesini dava ve talep ettiği anlaşılmaktadır.
Davacının yürütmenin durdurulması istemi, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi 1 nci Dairesinin 18.11.1997 tarih ve 1997/908 Esas sayılı kararı ile reddedildiği anlaşılmaktadır.
Dosyada mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinden;
Gülhane Askeri Tıp Akademisinde Prof.Tbp.Kd.Albay unvanı ile görev yapmakta iken, Yüksek Askeri Şura'nın 11 Ağustos 1997 gün ve 9714 sayılı kararıyla 926 sayılı Kanunun 50/c maddesi uygulanarak disiplinsizlik nedeniyle ayırma işlemine tabi tutularak re'sen emekliye sevk edilen davacı hakkında T.C.Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce tanzim olunan emeklilik tanıtım kartına, Milli Savunma Bakanlığının talebi üzerine sandık emeklisi yazıldığı, davacı ise emekli tanıtım kartının unvan hanesine Prof.Tbp.Albay kurumu hanesine GATA yazılması gerektiği halde sadece sandık emeklisi yazılması işlemi ile bu işlemin mesnedini oluşturan GATA Yönetmeliğinin 52 nci maddesinin iptali istemiyle AYİM.de 31.10.1997 tarihinde kayda geçen dilekçe ile dava açtığı, Emekli Sandığı bilahare davacının emekli tanıtım kartında 26.01.1998 tarihli düzeltme önerisi ile davacının istediği şekilde değişiklik yaptığı, ancak 31.03.1998 tarihli düzeltme önerisi ile unvan hanesindeki profesör hanesini çıkardığı anlaşılmaktadır.
Kurulumuzca öncelikle davanın Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin görevine girip girmediği hususu incelenmiştir. Zira görev kamu düzeni ile ilgili olup davanın her safhasında dikkate alınması hukuk alanında ihtilafsız kabul edilen bir keyfiyettir. Gerek Anayasanın 157 nci maddesi gerek 1602 Sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 20 nci maddesi hükümlerine göre Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin bir davaya bakabilmesi için dava konusu idari işlem veya eylemin asker kişiyi ilgilendirmesi ve askeri hizmete ilişkin bulunması şartlarının birlikte gerçekleşmiş bulunması gereklidir. Davacının 1602 Sayılı Kanunun 20/2 nci maddesi gereğince asker kişi olduğu tartışmasızdır. İşlemin askeri hizmete ilişkin olup olmadığı hususu incelenmiş. Kurulumuz çoğunluğu, davacının unvanını askerlik hizmeti sırasında GATA Kanun ve Yönetmeliği hükümlerine göre kazanması, unvanının tanıtım kartına yazılmaması işleminin GATA Kanun ve Yönetmeliği hükümlerine göre 926 Sayılı TSK. Personel Kanunun ve Subay Sicil Yönetmeliği hükümleri uyarınca Yüksek Askeri Şura kararı ile disiplinsizlik nedeniyle ayırma işlemi nedeniyle tesis edildiği işlemin askeri hizmete ilişkin bulunduğu sonucuna ulaşılarak işin esasına geçilmiştir. Bu görüşe Üye Kur. Kd. Alb. Mustafa ÇALIŞ ile Hak. Alb. Turgut ARIBAL katılmamış davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Dava açıldıktan sonra T.C.Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce tanıtım kartında yapılan düzeltmeler sonucunda taraflar arasındaki ihtilafı Emeklilik ve Tanıtım Kartının unvan hanesine prof. ibaresinin yazılıp yazılmayacağı hususu oluşturmaktadır.
Gülhane Askeri Tıp Akademisi Kanununun unvanların korunması başlıklı 25 nci maddesinde: Öğretim üyeleri, bu Kanunda yazılı hükümler dışında, kazanmış oldukları akademik unvanlarından yoksun bırakılamazlar. Başka bir göreve atanmak, emekli olmak veya istifa etmek veya müstafi sayılmak suretiyle öğretim görevinden ayrılanlar, akademik unvanlarını taşıyabilirler. Ancak profesörlük, doçentlik veya yardımcı doçentlik unvanlarını kazananlar her unvan dönemi içinde Gülhane Askeri Tıp Akademisinde veya askeri eğitim hastanelerinde fiilen iki yıl görev yapmadıkları takdirde Gülhane Askeri Tıp Akademisi veya Yükseköğretim Kurumları dışındaki çalışmalarında bu unvanları kullanamazlar hükmü yer almıştır.
GATA Kanununun 50 nci maddesi: Aşağıdaki hususlar Yönetmelikle düzenlenir ve Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe konur. a) Gülhane Askeri Tıp Akademisi ve bağlı birimlerinin ve organlarının görev, işleyiş, yetki ve sorumlulukları, -b) Öğretim elemanlarının seçimi, atanması ve görevlendirilmesi, yetiştirilmesi, gerektiğinde akademik unvanlarından mahrum bırakılma esasları, ... hükmünü öngörmektedir.
GATA Yönetmeliğinin Öğretim Elemanlarının Akademik Unvanlarından Mahrum Bırakılması başlıklı 52 nci maddesi: GATA'da görevli öğretim elemanlarından disiplinsizlik veya ahlaki durumları nedeniyle veya mahkeme kararı üzerine (taksirli suçlar hariç olmak üzere Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiği kesilenler, akademik unvanlarını kullanamazlar hükmünü içermektedir.
Davacının 926 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetlen Personel Kanununun 50 nci maddesinin c fıkrası gereğince hakkında Subay Sicil Yönetmeliğinin 99 ve 100 ncü maddeleri uyarınca disiplinsizlik sicili düzenlenip Yüksek Askeri Şura'nın 11.08.1997 gün ve 9714 sayılı kararı ile Silahlı Kuvvetlerden re'sen ayırma işleminin tesis edildiğinden, T.C.Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce davacı hakkında düzenlenen tanıtım kartına profesör unvanının yazılmaması işlemi GATA Kanununun 50 nci maddesi uyarınca çıkarılan GATA Yönetmeliğinin 52 nci maddesine uygun olarak tesis edildiği sonucuna ulaşılmıştır.
Davacı vekili, GATA Yönetmeliğinin 52 nci maddesinin iptalini de istemiş ise de; iptali istenilen Yönetmelik maddesi GATA Kanununun 50 nci maddesinin (b) bendi hükmü uyarınca düzenlenmiş bulunduğu ve zikredilen düzenlemenin kanununa aykırı bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, T.C.Emekli Sandığı Tanıtım Kartına profesör unvanının yazılmaması işlemi ile bu işlemin dayanağı olan Gülhane Askeri Tıp Akademisi Yönetmeliğinin 52 nci maddenin iptaline yönelik davanın REDDİNE,
KARŞI OY GEREKÇEMİZ
Gülhane Askeri Tıp Akademisinde Prof.Tbp. Albay unvanı ile görev yapmakta iken, Yüksek Askeri Şura'nın 11 Ağustos 1997 gün ve 9714 Sayılı kararıyla 926 Sayılı Kanunun 50/c maddesi uygulanarak disiplinsizlik nedeniyle ayırma işlemine tabi tutularak re'sen emekliye sevkedilen davacı hakkında T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce, 5434 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 127 nci maddesi ve bu maddeye istinaden çıkarılan T.C. Emekli Sandığınca Aylık Bağlananlara Verilecek Tanıtım Kartları Yönetmeliği hükümlerine göre tanzim olunan emeklilik tanıtım kartının Unvan hanesine Profesör unvanının yazılmadığı, davacının ise bu işlem ile bu işlemin dayanağı olan Gülhane Askeri Tıp Akademisi Yönetmeliğinin 52 nci maddesinin iptali istemiyle bu davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Bilimsel çalışmalar sonucu elde edilen akademik unvanlar kazanılmış hak niteliğindedir. Nitekim Anayasanın 130/9. Maddesinde öğretim elemanlarının unvanlarının kanunla düzenleneceği öngörülmüştür. Gerek 2547 sayılı YÖK. Kanununun Unvanların Korunması başlıklı 29/1, gerekse GATA Kanununun Unvanların Korunması başlıklı 25 nci maddesi öğretim elemanlarının kazanmış oldukları akademik unvanları yasa ile koruma altına almıştır.
GATA Kanununun Unvanların Korunması başlıklı 25 nci maddesinin birinci fıkrasında Öğretim üyeleri, bu Kanunda yazılı hükümler dışında, kazanmış oldukları akademik unvanlarından yoksun bırakılamaz amir hükmü ile öğretim üyelerinin hangi hallerde akademik unvanlarından yoksun bırakılacaklarının GATA Kanununda gösterilmesinin gerektiğini vurgulamıştır. Kanun Koyucu akademik unvanlardan yoksun bırakılma nedenlerinin alt hukuk normu olan Yönetmelikte belirlenemeyeceğini açık seçik belirtmiştir.
Diğer taraftan GATA Kanununun 25 nci maddesinin 2 nci fıkrasının 1 nci cümlesindeki Başka bir göreve atanmak, emekli olmak veya istifa etmek veya müstafi sayılmak suretiyle öğretim görevinden ayrılanlar, akademik unvanlarını taşıyabilirler hükmünden, bu cümlede sayılan ayrılmalar haricindeki durumlarda bu unvanların taşınamayacağı şeklinde yorum yoluyla bir anlam çıkarılamaz. Kaldı ki davacı tabi bulunduğu statü yasaları olan 926 Sayılı TSK. Personel Kanunu ve T.C.Emekli Sandığı kanunu hükümlerine göre emekli subay statüsünde bulunmaktadır. Bu hususta taraflar arasında bir ihtilaf bulunmamaktadır. Zira davalı idareler davacının emekli tanıtım kartına Emekli Tabip Kıdemli Albay unvanını yazmışlardır.
GATA Kanununun 25 nci maddesinin 2 nci fıkra 2 nci cümlesinde ise öğretim üyelerinin hangi hallerde bu unvanlarını kullanamayacakları: Ancak profesörlük, doçentlik veya yardımcı doçentlik unvanlarını kazananlar her unvan dönemi içinde Gülhane Askeri Tıp Akademisinde veya askeri eğitim hastanelerinde fiilen iki yıl görev yapmadıkları takdirde Gülhane Askeri Tıp Akademisinde veya Yüksek Öğretim Kurumları dışındaki çalışmalarında bu unvanları kullanamazlar şeklinde belirtmiştir.
GATA Kanununun 25 nci maddesinin 2 nci fıkra 2 nci cümlesinde belirtilen unvan kullanma yasağı dışında öğretim üyelerinin kazanmış oldukları Akademik unvanlardan yoksun bırakılmasının hukuka aykırı olacağı aşikardır, bu maddede 926 Sayılı Kanunun 50/c maddesi uygulanarak disiplinsizlik nedeniyle ayırma işlemine tabi tutularak re'sen emekliye sevkedilme hali unvan yasağı nedeni olarak belirtilmemiştir.
Çoğunluk görüşünün hükme esas aldığı GATA Kanununun 50 nci maddesi unvanların korunması ile ilgili düzenleme yapan bir madde değildir. Bu madde Yönetmelikle düzenlenecek hususları belirten genel bir maddedir. Bu maddenin 1 nci fıkra (b) bendinde: Öğretim elemanlarının ... gerektiğinde akademik unvanlarından mahrum bırakılması esaslarının yönetmelikte düzenleneceği hükmünü, Kanun Koyucunun öğretim görevlilerinin akademik unvanlarından hangi hallerde mahrum bırakılacağı hususlarının tespitini idareye bıraktığı gibi yorumlanamaz. Bu madde metninden de anlaşılacağı üzere idareye GATA Kanununun 25 nci maddesinde öngörülen unvan kullanma nedenleri dışında yeni unvan kullanma yasağı nedenleri getirme yetkisini değil, GATA Kanununun 25 nci maddesinde belirtilen unvandan mahrum bırakılma hallerinin esaslarının idare tekniği açısından düzenleme yetkisini vermektedir. Zira; Kanun Koyucu bir taraftan öğretim üyelerinin akademik unvanlarından yoksun bırakılma hallerinin yasa ile düzenleneceğini hüküm altına alıp, yoksun bırakılma hallerini yasa ile düzenlerken diğer taraftan aynı yasanın bir başka maddesi ile bu hususların düzenlemesini idareye Yetki Devri Suretiyle bırakması düşünülemez. Kanun Koyucunun aynı anda kabul ettiği yasa maddeleri arasında çelişkili hüküm vaz ettiği söylenemez.
Normlar hiyerarşisinde Kanun ve Tüzükten sonra gelen Yönetmeliklerin konusu; kanunların ve tüzüklerin uygulanmasının sağlanmasıdır. Yönetmelikler kanunlara aykırı hükümler ihtiva edemezler. Kanunla verilmiş hakların geri alınmasını ihtiva eden hükümler içeremezler. GATA Kanununun 25 nci maddesinde öğretim elemanlarının Akademik unvanlarından mahrum bırakılması halleri gösterildiği, ayrıca bu hususların GATA Kanununda düzenleneceği belirtildiği halde GATA Kanununda öngörülmeyen iki yeni unvandan mahrum bırakılma halinin GATA Yönetmeliğinin 52 nci maddesinde: GATA'da görevli öğretim elemanlarından disiplinsizlik veya ahlaki durumları nedeniyle veya mahkeme kararı üzerine (taksirli suçlar hariç olmak üzere) Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiği kesilenler akademik unvanlarını kullanamazlar şeklinde düzenlenmesi, GATA Kanununun 25 nci maddesinin amir hükmüne aykırı bulunduğu şüphesizdir.
Nitekim, GATA Yönetmeliğinin 52 nci maddesine paralel bir düzenleme, Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı Ve Memurları Disiplin Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına ilişkin Yönetmeliğin değişik 4/g maddesinin son fıkrasında Meslekten veya Kamu görevinden çıkarma cezası alan öğretim elemanları akademik unvanlarını hiçbir şekilde kullanamazlar şeklinde getirilmiş ise de, bu maddenin iptali istemiyle Danıştay da açılan davada, Danıştay Sekizinci Dairesi 4.5.1999 gün ve 1998/6852 sayılı kararı ile mezkur Yönetmeliğin bu hükmünün yürütülmesinin durdurulmasına karar vermiştir.
Açıklanan nedenlerle, T.C.Emekli Sandığınca düzenlenen Emekli Tanıtım Kartına Profesör unvanının yazılmaması işlemi ile bu işlemin dayanağı olan Gülhane Askeri Tıp Akademisi Yönetmeliğinin 52 nci maddesinin hukuka, kanuna, yasama yetkisinin devredilmezliği, kazanılmış haklara saygı ilkelerine aykırı olduğundan iptallerine karar verilmesi gerekirken çoğunlun GATA Kanununun unvanların korunması başlıklı münhasıran bu hususları düzenleyen 25 nci maddesini ihmal ederek sadece GATA Kanunun 50/b maddesinin atfı nedeniyle yasaya aykırı olarak düzenlenen GATA Yönetmeliğinin 52 nci maddesi hükümlerini esas alarak davanın Reddine ilişkin kararına katılamadık.
KARŞI OY GEREKÇEMİZ
1982 T.C Anayasasının 157'nci maddesi ve 1602 Sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 20'nci maddesi gereğince idari işlem ve eylemlerden kaynaklanana davaların, Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde bakılabilmesi için Davacının asker kişi olması yanında Askeri hizmete ilişkinlik koşulunun da birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir. Davacının emekli kimlik kartına T.C Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce GATA Kanununu 50 ve Yönetmelisinin 52'nci maddeleri gereğince Profesör unvanının yazılmaması işleminde Askeri hizmet ilişkisi görmediğimizden görevsizlik kararı verilmeyerek işin esasına geçilmesi hususundaki çoğunluk kararına katılmıyoruz. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy