(211 S. K. m. 58) (1111 S. K. m. 78) (765 S. K. m. 235) (Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Yönetmeliği m. 272)
Davacı vekilinin 14 Ocak 1999 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde; davacının 26.08.1994 tarihinde eğitim birliğine sevk edildiğini, 29.08.1994 tarihinde eğitim birliğine katıldığını, 31.05.1995 tarihinde 3 gün izinli ayrıldığını, iznini geçirdiği Şarköy'de hastalandığını 01.06.1995 tarihinde Şarköy Askerlik Şubesince Şarköy Sağlık Ocağına sevk edilerek 20 gün yatak istirahati verildiğini, davacının izninin bitim tarihi olan 02.06.1995 tarihinde toplam 9 ay 7 gün fiili askerlik hizmeti yaptığını, bu konuda davalı idare ile aralarında ihtilaf olmadığını, davalı idare ile ihtilafın davacının bundan sonra yani ilk istirahatinin bitimi olan 21.06.1995 tarihinden sonra aldığı raporların ve hastanede tedavi gördüğü sürelerin muvazzaf askerlik hizmetinden sayılıp sayılmayacağı konusu olduğunu, davalı idarenin ilk rapordan sonraki hiçbir süreyi saymadığını, davacının yapılan ceza yargısında 3.Kor. K.lığı Askeri Savcılığınca tüm raporlarının geçerli olduğu kabul edilerek izin tecavüzü suçunun en son hastaneden taburcu edildiği 26.02.1996 tarihinden başlatıldığını, 160-1 sayılı TSK. mensuplarının sıhhi muayeneleri Talimatının 37 nci maddesi gereğince er ve erbaşların hastanelerde teşhis ve tedavi için yatmak suretiyle geçirdikleri sürelerin tamamının, istirahatle geçirdikleri sürelerin ise toplam üç ayının muvazzaf askerlik hizmetinden sayılacağını amir olduğunu, 33-(2 A) sayılı TSK. Personelinin Sağlık Muayene Yönergesinin 2-C Maddesinde ise ilk 20 güne kadar alınan raporlardan sonra alınacak tüm raporların geçerli olabilmesi için sağlık kurulundan alınması gereklidir denildiğini, her iki hükümden çıkan sonucun er ve erbaşların hastanelerde teşhis ve tedavi için yatmak suretiyle geçen sürelerin tamamının askerlik hizmetinden sayılacağı ve ilk 20 güne kadar alınan raporlardan sonra alınacak istirahat raporlarının üç aydan fazlasının askerlik hizmetinden sayılmayacağı anlamı çıktığını buna göre yapılacak hesaplamada davacının hastanede tedavi için geçen 81 günü, aldığı raporların 90 günü, başlangıçta yaptığı 9 ay 7 günü izin tecavüzünden sonra kıtasına katıldığı 09.09.1998 tarihinden itibaren yaptığı askerlik dikkate alındığında 12.12.1998 tarihinde terhise hak kazandığını bu tarihten itibaren fazladan askerlik yaptığının anlaşıldığını, açıklanan nedenlerle öncelikle yürütmenin durdurulmasına ve 05.06.1999 tarihinde terhis edileceğine dair işlemin iptaline karar verilmesi istemi ile iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Dosyada mevcut bilgi ve belgeler ile gizli gizlilik dereceli zarf içerisinde gönderilen davacıya ait askerlik safahat belgelerinin incelenmesinde; 26.08.1994 tarihinde Babaeski Askerlik Şube Başkanlığınca Manisa S.P.Er Eğt.Tuğ.Avcı Er Eğt.Tb.K.lığı emrine sevk edilen ve 29.08.1994 tarihinde birliğine katılan davacının acemi eğitimini müteakip 12.11.1994 tarihinde dağıtım edildiği İstanbul Harbiye Askeri Müze K.lığına katıldığı ve buradayken 31.05.1995 tarihinde üç gün izinle Babaeskiye gönderildiği 3 günlük izinin ikinci gününde de rahatsızlığını beyan ederek 01.06.1995 tarihinde Şarköy Askerlik Şube Başkanlığınca şevkle Şarköy Merkez Sağlık Ocağından 20 gün istirahat aldığı, 20.6.1995 tarihinde Muratlı Garnizon K.lığının şevki ile Çorlu Askeri Hastanesinden 15 gün istirahat aldığı 05.07.1995 tarihinde Muratlı Garnizon K.lığının şevki ile Çorlu Askeri Hastanesinden 07.7.1995 tarihinde Onbeş gün istirahat aldığı, 21.07.1995 tarihinde Muratlı Garnizon K.lığının şevki ile Çorlu Askeri Hastanesinden 25.07.1995 tarihinde 15 gün istirahat aldığı, 08.08.1995 tarihinde Muratlı Garnizon K.lığının Çorlu Askeri Hastanesine şevki ile buradan aynı gün 15 gün istirahat aldığı, 22.08.1995 tarihinde sevk olmaksızın kendiliğinden Kırıklareli Devlet Hastanesine müracaat ederek 18.09.1995 tarihinde 45 gün istirahat aldığı, 01.11.1995 tarihinde kendiliğinden Kırıklareli Devlet Hastanesine müracaat ederek yatırıldığı ve Muratlı Garnizon K.lığınca arkasından 13.11.1995 tarihinde hastaneye sevk yazısı yazıldığı, 4.12.1995 tarihinde de 45 gün istirahatla taburcu edildiği ve bu kez 18.1.1996 tarihinde tekrar kendiliğinden Kırıklareli Devlet hastanesine müracaat etmesi üzerine hastaneye yatışı yapıldığı 18.02.1996 tarihinde bayram tatili olması nedeniyle geçici olarak, 26.02.1996 tarihinde de kesin olarak taburcu edildiği ancak davacı bundan sonra muhtemelen tekrar rapor alabilme imkanı bulamadığından birliğine katılmayarak izin tecavüzü durumuna düştüğü aradan iki buçuk yıl gibi bir zaman geçtikten sonra da 9.9.1998 tarihinde yakalanarak 10.09.1998 tarihinde mevcutlu olarak birliğine sevk edildiği görülmüştür.
211 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunun 58 nci maddesinde, hastalanan asker kişilerin, muayene ve tedavilerinde nasıl hareket edileceği belirlenmiş, bunların kendi kıta ve kurumlarının kadrolarında gösterilen tabiplerce muayene ve tedavi edilecekleri. Kadroda gösterilen tabip yoksa, oradaki diğer kıta veya askeri kurumların tabiplerinden birisinin o da yoksa mahalli askeri tabiplerden birisinin, askeri hastanede yoksa sıra ile hükümet, belediye veya resmi vazifeli sivil tabiplerden birisinin bunlarda mevcut değilse serbest çalışan sivil tabiplerden birisinin kıta veya kurum tabibi olarak görevlendirileceği muayene ve tedavinin görevlendirilen bu tabip tarafından yapılacağı vurgulanmıştır.
Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Yönetmeliğinin 272 ve müteakip maddelerinde de Kanunun hükmüne paralel düzenleme getirilmiştir.
TSK. Personelinin Sağlık Muayene Yönergesi (33-2/A) 2 nci bölüm 1/A maddesinde; erbaş ve erlerin tek tabip tarafından verilmiş 20 güne kadar istirahat raporlarının Askeri Hastane Baştabipliğince onaylaması gerektiği açıklanmış, 3 ncü bölüm 2 nci maddesinin (c) bendinde de ilk 20 güne kadar alınan raporlardan sonra alınacak tüm raporların geçerli olabilmesi için kesinlikle sağlık kurullarından alınması gerektiği açıklanmıştır.
Aynı Yönergenin 12 nci maddesinde devlet hastanelerinin rapor verme yetkileri belirlenmiş,, yatarak veya acil tedaviyi gerektiren trafik kazası, acil ameliyat veya müdahale ihtiyacı gibi durumlarda, makul mesafe içinde hiçbir askeri sağlık kuruluşunun bulunmaması halinde, devlet hastanesine başvurularak tedavi sonunda rapor alınabileceği, ancak bu sağlık kurulu raporunun en yakın askeri hastaneye en geç 15 gün içinde onaylatılması gerektiği, öte yandan garnizondaki askeri sağlık kuruluşlarında tetkik ve tedavi olanağı bulunmayan hastaların tetkik ve tedavileri için GATA'ya şevkleri esas olmakla birlikte, şayet hastanın tıbbi durumu, pratiklik sürat ve maliyet gibi gerekli tetkik ve tedavinin garnizondaki bir sivil sağlık kuruluşunda devlet ve üniversite ya da Sosyal Sigortalar hastanesinde yapılmasının daha kabili tatbik olacağı sonucunu veriyorsa, hastanın başvurduğu hastane ve garnizon koordinatör baştabibi ile koordine edilerek sivil sağlık kuruluşlarına sevk edileceği, tedavisi sonunda alınan raporun askeri hastanece onaylanacağı açıklanmıştır.
Raporlarla bağlı kalarak ne gibi hallerin askerlik hizmetinden sayılacağı 1111 Sayılı Askerlik Kanunun 78 nci maddesinde düzenlenmiş, muvazzaflardan hava değişimine gidenlerin ancak üç aylık hava değişiminde geçen sürelerinin askerlik hizmetinden sayılacağı, üç aydan fazla olan sürenin üç ayın dışında kalan kısmının askerlik hizmetinden sayılmayacağı hükme bağlanmıştır.
T.S.K.Personelinin Sağlık Muayene Yönergesi (33-2)'nin o maddesinin (b) bendinde, istirahat sürelerinin sağlık izin süresinden sayılacağına değinilmiştir.
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerine göre alınan raporların geçerli sayılabilmesi ve bu raporlardaki bir kısım sürelerin muvazzaf askerlik hizmetinden sayılabilmesi için raporların yine yukarıda sayılan mevzuat hükümlerine göre alınması gerekmektedir. Davacının 31.05.1995 tarihinde üç gün izinli ayrıldıktan sonra rahatsızlanıp Şarköy Askerlik Şubesi Başkanlığına müracaat edip 01.06.1995 tarihinde Şarköy Merkez Sağlık Ocağına şevki ile aldığı 20 günlük istirahat raporu mevzuata uygun olarak alınmıştır. Bu raporun bitiminden sonra alınan istirahat raporlarının sağlık kurulundan alınması gerektiğinden geçerli olmadığı, ayrıca davacının sevk yaptırmadan kendiliğinden Kırklareli Devlet Hastanesine müracaat ederek tedavi için yatırıldığı süreler ile aldığı istirahat raporları da mevzuatta belirtilen usullere uyularak yatırılmadığı ve alınmadığı için geçerli olmadığı sonuç ve kanaatine varılmış ve davacı vekilinin iddialarına itibar edilmeyerek Beyşehir Askerlik Şubesi Başkanlığınca yapılan hesaplama ile davacının terhisinin 05 Haziran 1999 tarihi olduğu kabul edilmiştir.
Askeri mevzuatı en iyi bilmesi gereken Muratlı Garnizon Komutanı Ord. 20 Haziran 1995 tarihinde ilk defa şevkinde davacının daha önceki raporunda haberdar olmayabileceği dikkate alınsa bile bundan sonra Çorlu Askeri Hastanesine 05.07.1995, 21.07.1995, 08.08.1995 tarihli sevk yazıları ile davacıyı Çorlu Askeri Hastanesine sevk etmesi aynı davacının 01.11.1995 tarihinde kendiliğinden Kırklareli Devlet Hastanesine yatması üzerine arkasından 13.11.1995 tarihinde sevk yazısı göndermesi, Çorlu Askeri Hastanesince, davacıya sevk tarihlerine göre üst üste istirahat raporlarının Çorlu Askeri Hastanesi Tabipleri olan Tbp.Alb. ........., Tbp.Atğm. ........., Tbp. ........., Tbp.Atğm. .......... tarafından verilmesi nedeni ile bu ilgililer hakkında T.C. Kanununun 235 nci maddesi gereğince suç duyurusunda bulunulmasına,
Açıklanan nedenlerle, yasal dayanaktan yoksun davanın REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy