(2709 S. K. m. 125)
Davacılar Vekilinin 24 Ağustos 1999 tarihinde kayda geçen dava dilekçesi ile savunmaya karşı verdiği ve 7 Ekim 1999 tarihinde kayda geçen cevap layihasında; davacıların kardeşi P.Er. ............'in Kilis-Martavan 1/1 Hd.Tb.3Hd.Bl.K.lığı emrinde askerlik görevini yaptığı sırada 27.7.1998 tarihinde nöbet mahallinde askeri aracın çarpması sonucu vefat ettiği, davacı kardeşlerin olaydan çok büyük üzüntü duydukları, olayın İdarenin şoförünün kusurlu hareketi sonucu meydana geldiği, İdareye yüklenecek bir kusur olmasa dahi zararın kusursuz sorumluluk ilkesi gereğince karşılanması gerektiği, davacı kardeşlere herhangi bir ödeme yapılmadığı belirtilerek davacı kardeşlere ayrı ayrı 100.000.000 er TL. Manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte hüküm altına alınması istemi ile iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Olayı müteakip yapılan adli tahkikat ve yargılama sonunda 5 nci Zırhlı Tugay K.lığı Askeri Mahkemesince verilen 12.8.1999 gün ve 1999/387-629 Esas ve Karar Sayılı gerekçeli Hükmün tetkikinden; olay günü olan 27.8.1998 günü 1/1 Hd.Tb. S.Hd.Bl.K.lığı emrinde askerlik görevini yapan Shh.Onb. ...........P.Er ......... ve P.Er ........'ın Doğu 2. Doğu 4 nöbet yerleri arasında birinci hat yolu üzerinde Muharebe güçlü keşif kolu nöbetçisi oldukları adı geçen nöbetçilerin nöbet mahallinde devriye olarak gezmekte iken saat 22.00 sıralarında birinci hat yolu üzerinde nöbet talimatına aykırı hareket ederek uyumaya başladıkları, araç Komutanı P.Astsb.Çvş ......... ve Şoför P.Er .........'nın sevk ve idaresindeki Man Marka erzak aracının Saatli Karakoluna Saat 02.45 sıralarında erzak götürmekte iken birinci hat yolu üzerinde seyir halinde bir rampayı aşıp rampa aşağı devam ederken birinci hat yolu üzerinde yan yana yatıp uyumakta olan nöbetçileri fark edemediği, erzak aracının duramayarak nöbetçilerin üzerinden geçtiği P.Er ......... ile P.Er .....'in beyin harabiyetinden vefat ettikleri, Sıhhiye Onbaşı ........'in yaralandığı, bilirkişi mütalaasına göre araç komutanı ......... ile araç Şoförü .........'nın kusurlarının bulunmadığı için Beraatlarına, nöbetçi Onbaşı ..........'in astları olan müteveffa nöbetçi erlerle birlikte nöbet talimatına aykırı olarak nöbet sırasında yolun üstüne yatarak uyuması nedeni ile mazaratı mucip olacak şekilde nöbet talimatına aykırı hareket etmek suçundan cezalandırıldığı anlaşılmıştır.
Olayın bir kamu hizmetinin ifası sırasında meydana geldiği hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Devlet adına kamu hizmeti yürüten davalı idarenin halin icaplarına ve ihtiyaca göre hizmeti devamlı ve en iyi şekilde topluma arz etmesi ve hizmeti yürütürken kimsenin zarara uğramamasını sağlamak amacıyla gerekli önlemleri alması zorunludur. Bu zorunluluğun gereği gibi yerine getirilmemesi hizmetin kusurlu işlediğinin açık delilidir. Olay günü müteveffa erler .......... ile ........... Sıhhiye Onbaşı ..........'in komutasında devriye nöbetçisi olarak görevlendirilmişlerdir. Bu nöbetçilerin Komutanı durumunda olan Onb. ...........'in nöbetçi erleri nöbet esnasında yatırmaması gerekirken, erlerle birlikte birinci hat yolu üzerine yatmaları eylemi ilk bakışta olayın idare ajanı olan nöbetçilerin kusurundan ileri geldiği görünüyor ise de, ajanların İdarenin yürüttüğü hizmetin bir parçası olduğu bunun hizmetin yapısal özelliğinden kaynaklandığı, bir başka deyişle ajanları İdarenin yürüttüğü hizmetten ayırmanın mümkün olmadığı, nöbetçi erlerin başında Komutan olarak bulunan Onbaşı ............'in erleri nöbet sırasında yatırmaması gerektiği düşünüldüğünde birlikteki hizmetin iyi işlemediği, hizmetin yürütülmesi sırasında ajanların yeterince eğitilmediği, yeterince denetlenmediği dolayısıyla İdarenin hizmet kusuru içinde bulunduğu ve davacıların zararının davalı İdarece karşılanması gerektiği sonucuna varılmıştır. Ancak müteveffa nöbetçi er .............'in nöbet esnasında birinci hat yolunda yatarak uyuması eylemi başlarında nöbetçi Onbaşı olduğu halde onun bilgisi ile bu eylemi yaptıklarından zararlı sonuç ile eylem arasındaki illiyet bağını kesecek nitelikte olmayıp ağır müterafik kusur olarak kabul edilmiştir.
Davacıların kardeşlerini kaybetmiş bulunmaları nedeniyle gerek olay anında duydukları ve gerekse ömür boyu duyacakları acı ve ızdıraplarını kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla kendilerine uygun miktarlarda manevi tazminat verilmesi kabul edilmiştir. Ancak müteveffa ..........'in müterafik kusuru dikkate alınmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
1- Takdiren ve müteveffanın ağır müterafik kusuru dikkate alınarak davacı kardeşler ........, ..........., ........., ........, ........., ........., ......... ve ..........'a ayrı ayrı 50.000.000 er TL. (Ellişer milyon TL.) manevi TAZMİNAT VERİLMESİNE, fazlaya ait istemlerinin Reddine,
2- Hükmedilen manevi tazminat miktarlarına dava dilekçesinde tarih belirtilmediğinden davanın açıldığı tarih olan 24 Ağustos 1999 tarihinden ödeme tarihine kadar yasal faiz yürütülmesine, faiz oranının 1 Ocak 2000 tarihine kadar %50 (Yüzde Elli), 1 Ocak 2000 tarihinden ödeme tarihine kadar %60 (Yüzde Altmış) olarak uygulanmasına,
3- Davacılar tarafından peşin yatırılan 10.000.000 TL. (Onmilyon TL.) harcın istek halinde davacılara İADESİNE,
4- Davalı İdare harçtan muaf olduğundan davalı İdare aleyhine harca hükmedilmesine yer olmadığına,
5- Davacılar tarafından peşin yatırılan sarf edilen ve sarf edilecek olan 4.500.000 TL. (Dört milyon beş yüz bin TL.) posta pulu giderinin davalı İdareden alınarak davacılara VERİLMESİNE,
6- Hükmedilen Manevi tazminat miktarlarına davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri gereğince hesap edilen 40.000.000 TL. (Kırk milyon TL.) Avukatlık ücretinin davalı İdareden alınarak davacılara VERİLMESİNE,
7- Dava duruşmalı görüldüğünden reddedilen manevi tazminat miktarlarına davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri gereğince hesap edilen 40.000.000 TL. (Kırk milyon TL.) Avukatlık Ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye VERİLMESİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy