(2709 S. K. m. 125)
Davacı vekilinin 17 Kasım 1998 tarihinde kayda geçen 27.1.1999 tarihinde dilekçe reddine uğrayan, 10 Şubat 1999 tarihinde kayda geçen dilekçesinin de görevli mercie tevdiine karar verildikten sonra 5 Temmuz 1999 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 49.Mknz.P.Tug. 1.Tb.2.Bl.te er olarak askerliğini yapmakta iken 18.8.1997 tarihinde Muş-Kızılağaç-Kazmadağı bölgesinde icra edilmekte olan pusu görevi sırasında sehven atılan top mermilerinin isabeti sonucu yaralanarak sakat kaldığını GATA Sağlık Kurulunun 20.11.1997 gün ve 14791 sayılı raporuna göre vücut fonksiyon kayıp oranının %100 olup, başkasının bakımı ve yardımına muhtaç olup askerliğe elverişli olmadığına karar verildiğini, olay nedeniyle uğradığı zararlarına karşılık 5.000.000.000 TL. maddi, 5.000.000.000 TL. manevi tazminat istemi ile işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı vekilinin adli yardım istemi Dairemizin 2.12.1998 tarih ve 1998/1949 sayılı kararı ile red edilmiştir.
Davacının 17.11.1998 tarihli dilekçesi ile işbu davayı süresi içinde açtığı anlaşılmakla davalı idarenin süre itirazına itibar edilmemiştir.
Davacının Muş 49.Mknz.P.Tug. 1.Tb. 1.61.K.lığında askerliğini yapmakta iken Kazma Dağı bölgesinde görev nedeniyle bulundukları 18 Ağustos 1997 günü güdümlü köyünden teröristlerin yardım gördüğü konusunda alınan duyum üzerine köye yakın sette pusu kurma hazırlığı içinde gerekli araştırmaların yapıldığı ve uygun yerleşim şeklinin kararlaştırıldığı, akşam saat 20.40 sıralarında pusu icra edilecek yere yerleşildiği kısa bir süre sonra üs bölgesinde bulunan termal kameradan görüntü alındığının tabur komutanına bildirildiği, Tabur Komutanı Kur.Yb ..........'in Takım Komutanı Tğm. ......'a karşı ve tankı alıp, teröristlerin bulunduğu yere gitmesi ve teröristlerin pusu kuvveti ile üs bölgesi arasına girmesine mani olunması emri üzerine gerekli koordine ve araştırma yapılmaksızın aydınlatma mermisi atılarak merminin pusuda görevli unsurun üzerine düşmesine, diğer taraftan olay öncesinde pusu kuvvetinin bulunduğu yerin araştırılıp öğrenilmeden, tankın vuruş ve sekme bölgesinde dost kuvvetlerin bulunup bulunmadığının tespiti yapılmadan termal kameradan hangi yönde görüntü alındığı, belirtilmeden ateş izni istenip Tb.K. tarafından eminseniz ateş edin şeklindeki emre rağmen emin olmadan iki kez ateş edilerek iki personelin şehit olması ve davacının yaralanması olayı nedeniyle yapılan adli soruşturma sonunda 8.Kor.As.Sav.lığının 29.12.1997 gün ve 1997/2815 Esas-1997/34 Karar sayılı iddianamesi ile Tb.K.Top.Kur.Yb ........... (1979-Top-5) Takım Komutanı P.Tğm. .......... (1995-33) haklarında Görevi İhmal suçundan kamu davası açıldığı, olayın bir kamu hizmetinin ifası sırasında meydana geldiği, yaralanma olayında davacının herhangi bir kusurunun bulunmadığı anlaşılmaktadır.
İdarenin hukuki sorumluluğu için, bir zararın mevcudiyeti, zarara yol açan eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması ve zararla eylem arasında illiyet bağının bulunması yeterlidir. İlliyet bağının kesilmiş sayılması için de zararın tümüyle hizmete ve idare tüzel kişiliğine yabancı unsurlardan doğması gerekmektedir.
Olayımızda idareye atfı kabil bir hizmet kusurundan söz edilemez ise de ; bir kamu görevinin ifası sırasında meydana gelen zarar ile görevden neşet eden eylem arasında sıkı bir illiyet bağı bulunduğundan kusursuz sorumluluk kuram ve ilkesi gereğince davacının uğradığı zararın davalı idarece karşılanmasının gerekeceği sonucuna varılmıştır. Esasen bu durum Anayasanın 125/son maddesinin gereğidir.
Mahkememizin yerleşik içtihatlarına göre T.C.Emekli Sandığı iştirakçisi olmayan kimselerin kamu hizmetinin ifası sırasında sakat kalmaları halinde Emekli Sandığınca kendilerine bağlanan aylık ve ödenen tütün ikramiyeleri olay nedeniyle kendilerine sağlanan yarar kabul edildiğinde bu konu araştırılmış, T.C.Emekli Sandığı Genel müdürlüğünün 9.2.2000 gün ve 74.969.061 sayılı yazısında Genel Müdürlüğün 20.03.1998 tarih ve 37862 sayılı işlemi ile davacıya 1.12.1997 tarihinden itibaren 62.114.000.TL. 1.derece TSK vazife malullüğü aylığı bağlandığı, aylıklarının memur maaşı katsayısı artışlarına paralel olarak artmaya devam ederek en son 1.1.2000 tarihinde 202.370.000.TL. ye yükseltildiği, ayrıca 3480 Sayılı Kanun uyarınca 1997 yılında (1 aylık) 11.155.000 TL., 1998 yılında 399.000.000 TL., 1999 yılı için 552.400.000 TL. tütün ikramiyesi tahakkuk ettirildiği bildirilmiştir.
Diğer taraftan 14.1.1998 tarihinde 2330 sayılı kanun uyarınca davacıya 5.529.000.000.TL. nakdi tazminat ödendiği bildirilmiştir.
2330 Sayılı Nakdi Tazminat Ödenmesi ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanunun 6 ncı maddesinde Bu kanun hükümlerine göre ödenecek nakdi tazminat ve bağlanacak emekli aylığı uğranılan maddi ve manevi zararlar karşılığıdır... denilmektedir.
Davacının zararlarının T.C.Emekli Sandığınca bağlanan aylıklar, ödenen tütün ikramiyeleri ve sağlanan nakdi tazminat yararları ile karşılanıp karşılanmadığının tespiti amacı ile bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, re'sen seçilen bilirkişi tarafından düzenlenerek mahkememize verilen 16.05.2000 tarihli bilirkişi raporunda; davacının 3.585.467.703.TL. bakiye maddi zararına karşılık 12.927.983.958 TL. nakdi tazminat yararı sağladığı davacının bu nedenle maddi tazminat hakedişinin bulunmadığı bildirilmiştir.
Taraflara tebliğ edilen bilirkişi raporuna itiraz edilmemiş, ilmi verilere ve Mahkememizin yerleşik içtihatlarına uygun bulunan bilirkişi raporu Kurulumuzca da kabul edilerek rapor doğrultusunda uygulama yapılmıştır.
Davacının yaralanarak sakat kalması nedeniyle gerek olay nedeniyle geçirdiği operasyonlar sırasında duyduğu ve gerekse belirli oranda bakıcıya muhtaç biçimde sakat kalması nedeniyle ömür boyu duyacağı acı ve ızdırabı kısmen de olsa karşılayabilmek amacı ile kendisine uygun miktarda manevi tazminat verilmesi kabul edilmiş, ancak 2330 Sayılı Kanun gereğince sağlanan ve manevi zararlarına karşılık kalan 9.342.516.255.TL. nakdi tazminat yararı benzer sakatlanmalarda davacılar için takdir edilen manevi tazminat miktarlarının çok üstünde olduğundan davacının manevi tazminat isteminin reddi yönüne gidilmiştir.
Açıklanan nedenlerle;
1- Bilirkişi raporu uyarınca ve sağlanan nakdi tazminat yararı dikkate alınarak davacı ..........'ın MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT İSTEMLERİNİN REDDİNE,
2- Davacı tarafından peşin yatırılarak sarf edilen 9.750.000 TL. posta pulu gideri ile 15.000.000 TL. bilirkişi ücretinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
3- Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu hükümlerine göre 1.172.000 TL. başvurma harcı, 1.569.400.TL. ilam harcının toplamı 2.741.000 TL. (İKİ MİLYON YEDİ YÜZ KIRKBİR BİN TL.) nın, davacı tarafından peşin yatırılan toplam 92.340.000 TL. den mahsubu ile arta kalan 89.598.600 TL. (SEKSEN DOKUZ MİLYON BEŞ YÜZ DOKSAN SEKİZ BİN ALTI YÜZ TL.) harcın istek halinde davacıya İADESİNE,
4- Dava duruşmalı görüldüğünden reddedilen maddi tazminat miktarı bakımından nisbi olarak hesaplanan, manevi tazminat istemi bakımından maktu olarak hesaplanan 123.000.000 TL. (YÜZ YİRMİ ÜÇ MİLYON TL.) vekalet ücretinin DAVACIDAN ALINARAK DAVALI İDAREYE VERİLMESİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy