(2709 S. K. m. 125) (818 S. K. m. 41, 43, 47, 49)
Davacı vekilinin 06 Ağustos 1999 tarihinde kayda geçen dilekçesinde ve 18.10.1999 tarihli verdiği dilekçede özetle; davacı J.Er. ............'in askerlik hizmetini ifa ederken 23.09.1997 tarihinde Silvan kışlası aile kantini yanındaki demir kapı yapımı işi için görevlendirildiği, bu işi yaparken elektrik akımına kapılarak elektrik direğinden düşerek ağır yaralandığı, 14.01.1999 gün ve 486 Sayılı GATA Sağlık Kurulu raporuyla Askerliğe elverişli değildir, hayati tehlike geçirmiştir. Yaşamak için gerekli hareketleri yapmaktan aciz ve hayatını bir başkasının yardım ve desteği ile sürdürebilecek şekilde maluldür. Mevcut fonksiyon kaybı uzuv tadili niteliğindedir şeklinde rapor verildiği, davacının hizmet kusuru nedeniyle uğradığı zararlar karşılığı 10.000.000.000.TL. maddi ve 2.000.000.000.TL. manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte hüküm altına alınmasını talep ve dava etmiştir.
Davacının Silvan J.K.Tugay Dest. Kt. K.lığı emrinde askerlik görevini yaparken 24.09.1997 tarihinde aile kantini yanındaki demir kapının inşası görevi sırasında elektrik temin etmek için tırmandığı elektrik direğinden düşerek yaralandığı, yaralanma neticesinde yapılan tedavileri sonucu askerliğe elverişsiz hale geldiği, hayati tehlike geçirdiği, yaşamak için gerekli hareketleri yapmaktan aciz ve bir başkasının yardım ve desteğine muhtaç olduğunun tespit edildiği, böylece davacının maddi ve manevi zarara uğradığı belirtilerek maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi ve adli yardım talebinde bulunularak dava açıldığı görülmektedir.
Davacının adli yardım talebi AYİM 2 nci Dairesinin 25 Ağustos 1999 gün ve Gensek No: 1999/1448, Esas No: 1999/838 sayılı kararı ile kabul edilmiştir.
İdarenin eylemlerinden dolayı tazminle sorumlu tutulabilmesi için tazmini gereken bir zararın bulunması, zararı doğuran eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması ve zararla eylem arasında illiyet bağının bulunması gerekir. İlliyet bağının kesilmiş sayılması için de zararın tümüyle idare tüzel kişiliğine ve hizmete yabancı unsurlardan doğması şarttır.
Davacının yaralanması olayı nedeniyle adli soruşturma yapıldığı anlaşılmaktadır. Dosyadaki 7. Kolordu Komutanlığı Askeri Savcılığının 24 Aralık 1997 tarih ve 1997/3652 Esas, 1997/2276 Karar numaralı Kovuşturmaya yer olmadığı ve görevsizlik kararına göre; 24.09.1997 günü Silvan Kışlası Aile Kantini yanında yapılmakta olan demir kapı inşasında kullanılan kaynak makinası için mevcut elektrik şebekesindeki voltajın yeterli olmaması nedeniyle elektrikçi olarak görev yapan davacı er'in bu konudaki emir ve talimatlar hilafına kışla tel örgüsü dışındaki elektrik direğine tırmanmak suretiyle elektrik bağlantısı yapmak isterken akıma kapılarak düştüğü, ağır yaralanarak Askeri hastanelerde tedavi gördüğü ve GATA Askeri Hastanesi Baştabipliğince hakkında verilen; 1) Askerliğe elverişli değildir. 2) Hayati tehlike geçirmiştir. 3) Yaşamak için gerekli hareketleri yapmaktan aciz ve hayatını bir başkasının yardım ve desteği ile sürdürebilecek şekilde maluldür. 4) Mevcut fonksiyon kaybı uzuv tadili niteliğindedir şeklindeki 14.01.1999 tarihli Sağlık Kurulu raporunun 12 Mart 1999 tarihinde onaylandığı görülmektedir.
Olayın bir kamu hizmetinin ifası sırasında meydana geldiği, ancak davacının bu hizmeti görürken kendisine verilen emir talimat ve ikazlar hilafına kendine fazla güven duyarak tedbirsizce davrandığı ve ağır müterafik kusurunun bulunduğu değerlendirilmiştir.
Olayımızda idareye atfı kabil bir hizmet kusurunun varlığından söz edilemez ise de; kamu görevinin ifası sırasında meydana gelen zarar ile görevden kaynaklanan eylem arasında sıkı bir illiyet bağı bulunduğu, zararın hizmetin içinden doğduğu nazara alındığında kusursuz sorumluluk kuram ve ilkesi gereğince davacı ............'in uğradığı zararın davalı idarece karşılanması gerektiği sonucuna varılmıştır. Esasen bu durum Anayasa'nın 125/son maddesinin de gereği bulunmaktadır.
O nedenle davacının olay nedeniyle uğradığı maddi zararın saptanması için bilirkişi incelemesi yaptırılması yoluna gidilmiştir.
Bu amaçla davacıya nakdi tazminat ve vazife malullüğü aylığı ödenip ödenmediği araştırılmış; İçişleri Bakanlığının 14.05.1998 gün ve 1998/397 sayılı yazısıyla davacıya nakdi tazminat ödenmediği, T.C.Emekli sandığı Genel Müdürlüğünün 01.02.2000 gün ve B.07.l.EMS.0.10.01.01/77.545.042 sayılı yazısı ile de davacıya 01.04.1999 tarihinden itibaren 135.276.000.TL. vazife malullüğü aylığı bağlandığı, bu aylığın 01..07.1999 tarihinde 163.613.000.TL. ye, 01.01.2000 tarihinden itibaren de 188.160.000.TL. ye yükseltildiği, ayrıca 3480 Sayılı Kanun uyarınca 1999 yılına ilişkin olarak (9 aylık) 372.870.000.TL. tütün ikramiyesi ödendiği bildirilmiştir.
Davacı önceden T.C.Emekli Sandığı iştirakçisi olmadığından sağlanan destekler yarar olarak değerlendirilmiş ve zararın mahsubu cihetine gidilmek gerektiği sonucuna varılarak davacının hakkındaki sağlık kurulu raporu ve mevcut verilere dayanılarak olay nedeniyle uğradığı gerçek maddi zararlarının tespiti için re'sen başvurulan bilirkişi tarafından düzenlenen 20.03.2000 günlü raporda davacının toplam maddi zararının 72.868.591.803.TL. toplam maddi yararının 55.891.251.344.TL. olduğu, mahsup ve denkleştirme sonucu gerçek maddi zararının 16.977.340.459.TL. olduğu bildirilmiştir.
Taraflara tebliğ edilen bilirkişi raporuna itiraz edilmemiş, Mahkememizin yerleşik içtihatlarına ve öğretiye uygun bulunan rapor Kurulumuzca da kabul edilerek rapor doğrultusunda uygulama yapılmış, ancak davacının olaydaki ağır müterafik kusuru ve istemi göz önünde bulundurulmuştur.
Diğer taraftan davacının yaralanarak sakat kalması nedeniyle gerek olay nedeniyle duyduğu, gerekse ömür boyu duyacağı acı ve ızdırabı kısmen de olsa karşılayabilmek amacı ile olaydaki müterafik kusuru dikkate alınarak kendisine uygun miktarda manevi tazminat verilmesi kabul edilmiştir.
Davacı vekili faiz uygulanmasının başlangıcıyla ilgili bir tarih öngörmeksizin salt zararlarının yasal faiziyle tazminini talep etmekle; iş bu isteminin davanın açıldığı tarihten itibaren faiz istemi olarak kabul edilmiştir.
Bu itibarla, yukarıdaki açıklamaların ışığı altında;
1- Bilirkişi raporu uyarınca davacının ağır müterafik kusuru dikkate alınarak davacıya 8.000.000.000. TL. (sekizmilyar TL.) maddi tazminat verilmesine, fazlaya ait isteminin REDDİNE,
2- Davacıya takdiren ve ağır müterafik kusuru göz önüne alınarak 750.000.000.TL. (yediyüzellimilyon TL.) manevi tazminat verilmesine, fazlaya ait isteminin REDDİNE,
3- Hükmedilen maddi tazminat miktarına dava tarihi olan 16.08.1999 tarihinden 31.12.1999 tarihine kadar %50 (yüzde elli), 01 Ocak 2000 tarihinden ödeme tarihine kadar %60 (yüzde altmış) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE,
4- Hükmedilen manevi tazminata dava tarihi olan 16.08.1999 tarihinden 31.12.1999 tarihine kadar %50 (yüzde elli), 01 Ocak 2000 tarihinden ödeme tarihine kadar %60 (yüzde altmış) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE,
5- Dava adli yardımlı görülmüş olup, davalı idare 492 Sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince harçtan muaf olduğundan harca hükmedilmesine YER OLMADIĞINA,
6- Davacı tarafından peşin yatırılan ve sarfedilen, 15.000.000.TL. (onbeşmilyon TL.) bilirkişi ücretinin davadaki haklılık oranına göre 3.000.000. TL. (üçmilyon TL.)sının davacı üzerinde bırakılmasına, 12.000.000.TL. (onikimilyon TL.) sının idareden alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7- Hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarına göre davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri uyarınca nisbi olarak hesabedilen 145.500.000.TL. (yüzkırkbeşmilyonbeşyüzbin TL.) Avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya VERİLMESİNE,
8- Dava duruşmalı görüldüğünden davanın açıldığı tarihte yürürlükten olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifelerine göre reddedilen maddi ve manevi tazminat miktarı üzerinden hesabedilen 139.500.000.TL. (yüzotuzdokuzmilyonbeşyüzbin TL.) Avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye VERİLMESİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy