(2709 S. K. m. 125)
Davacılar 15.10.1998 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle;
oğulları ..............' in askerlik görevini Antalya Manavgat ilçesi Cenger Karakolunda yaparken, 08.05.1998 günü gecesi nöbeti sırasında aynı saatte karakol arka nöbetçisi J.Er ................. tarafından arkadan vurularak şehit edildiğini, oğullarının olayda kusurunun bulunmadığını, J. Er ................. hakkında kamu davası açıldığını, oğullarını kaybetmeleri nedeniyle destekten yoksun kaldıklarını ve büyük üzüntü duyduklarını, olaydan gerekli dikkat ve ihtimamı göstermeyen İçişleri Bakanlığının sorumlu olduğunu fazlaya ait hakları saklı kalmak üzere 6.000.000.000 TL. maddi ve manevi tazminata olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte hükmedilmesini dava ve talep ettikleri anlaşılmaktadır.
Dosyada mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinden, J.Er .................. ile müteveffa J. Er ...............'ın 6 Mayıs 1998 günü 24.00 - 03.00 saatleri arasında Cenger J. Karakol arka emniyet nöbetini birlikte tuttukları sırada saat 02.00 ' da Uzm. J.Çvş ..................'nin karakol ön emniyet nöbetçisi olan J. Er ..............' a karbon kağıtları vererek çavuşların çalıştığı odaya bırakmasını istediği, ....................' ında sohbet eden ve gülüşen arkadaşları sanık ve müteveffadan karbon kağıtlarını içeriye bırakmalarını istediği, sanığın karbon kağıtlarını alarak karakola girdiği sırada müteveffanın sanık J.Er ...............' ye ışığı yakmadan nasıl bırakacaksın deyip ışığı yaktığı ve akabinde silahın dolu seni vurayım mı? diyerek arkasını dönüp nöbet mahalline yöneldiği, o anda müteveffanın yaptığı şaka üzerine, emirlere rağmen şaka yapmak isteyen sanığın silahının namlusunu müteveffaya doğrultarak tetiğe bastığı, ateş alan silahtan çıkan merminin müteveffanın sırtından girdiği ve göğsünden çıktığı ve ..................' in öldüğü, sanık hakkında ölüme sebebiyet vermek suçundan kamu davası açıldığı, Dağ Komando Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 20.11.1998 gün E. 1998/542, K. 1998/529 sayılı ilamı ile ................'nin müsnet suçtan mahkumiyetine karar verildiği, davacılara 10.06.1999 tarihinde toplam 9.419.392.000 TL. Nakdi tazminat ödendiği, T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce davacılara aylık bağlanmadığı, davacıların bu işlemin iptali istemiyle Ankara 6. İdare Mahkemesinde iptal davası açtıkları, davanın adı geçen mahkemece reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Anayasanın 125 nci maddesine göre idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür. Bu suretle idarenin sorumluluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir. Ancak, Anayasa'da idarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre belirleneceği belirtilmemiş, bu meselenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Bu gün idarenin sorumluluğu hizmet kusuru ve kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmaktadır. İster hizmet kusuru isterse kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın genel olarak idarenin tazmin borcunun doğabilmesi için bur zararın mevcudiyeti, zarara yol açan eylemin idareye yüklenebilir nitelikte bulunması zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunması zorunludur.
Davacıların maddi zararlarının tespiti için re'sen seçilen bilirkişi tarafından tanzim edilip Mahkememize sunulan 07.09.2001 tarihli bilirkişi raporunda Davacı anne ...................'ın 1.077.184.-000 TL. maddi zararına karşılık 12.382.575.733 TL.
nakdi tazminat yararı sağladığı, baba ..................'ın 1.657.749.220. TL. maddi zararına karşılık 12.382.575.733 TL. nakdi tazminat yararı sağladığı davacıların maddi tazminat hak edişlerinin bulunmadığı belirtilmiştir.
Taraflara tebliğ olunan bilirkişi raporuna süresi içerisinde taraflarca itiraz olunmamış olup ilmi verilere ve Mahkememizin yerleşik içtihatlarına uygun bulunan bilirkişi raporu uyarınca tatbikat yapılmıştır.
Davacıların olay nedeniyle duydukları ve yaşamları boyunca duyacakları acı ve ızdıraplarını kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla kendilerine uygun miktarda manevi tazminat verilmesi kabul edilmiş ancak ödenen nakdi tazminat maddi ve manevi zararların karşılığı olarak ödenmekte olduğundan, davacı anne ve babanın maddi zararları ödenen nakdi tazminatın bir kısmı ile karşılandığı, bakiye nakdi tazminatın ise manevi zararların karşılığı olarak ödendiği ve emsal olaylarda takdir edilen manevi tazminat miktarlarından yüksek bulunduğundan davacı anne ve babanın manevi tazminat istemlerinin de reddine karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Bilirkişi raporu uyarınca ve ödenen nakdi tazminat miktarı nazara alınarak davacıların maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddine, 1602 sayılı Kanunun 71 nci maddesi uyarınca yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
Davacının açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu hükümlerine göre 1.172.000 TL. başvurma harcı ile 1.569.400 TL. ilam harcı toplamı olan 2.741.400 TL. harç ile posta pulu ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına davacılar tarafından peşin yatırılan 55.174.000 TL. harçtan 2.741.400 TL. harcın mahsubu ile yeri kalan 52.432.600 TL. (elli iki milyon dört otuz iki bin altı yüz TL.)nin istek halinde davacılara İADESİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy