(1602 S. K. m. 43, 56) (2577 S. K. m. 10)
Davacı vekili, 31.07.1998 tarihinde kayda geçen dava dilekçesi ile idarenin savunması üzerine verdiği ikinci dilekçede özetle; Müvekkilinin oğlu ..........'in askerlik hizmeti esnasında ve askerlik görevi nedeniyle rahatsızlandığını, GATA. K.lığında gördüğü tedavi sonucunda 2 ay hava değişimi verildiğini, hava değişimi esnasında tekrar rahatsızlandığını, Diyarbakır Dicle Üniversitesi Hastanesi ve Diyarbakır Askeri Hastanesinde hastalığına doğru ve zamanında teşhis konulamaması, kendisine ilgisizlik ve bilgisizlikle yaklaşılması, hastaneye geç kabul edilmesinden dolayı vefat ettiğini, AYİM Kanununun 43 ncü maddesi uyarınca 1 yıl içinde davalı idareye ön müracaatta bulunulduğunu, idarenin 12.06.1998 tarihli yazı ile yetkili Askeri Savcılıktan cevap beklediğini bildirmesi üzerine 60 günlük yasal süreyi geçirmemek için iş bu davayı açmak zaruretinin hasıl olduğunu belirterek 3.500.000.000.TL. maddi, 1.500.000.TL. manevi olmak üzere toplam 5.000.000.000.TL. tazminatın hüküm altına alınmasını dava ve talep etmiştir.
1602 Sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununa göre, davanın süresinde açılıp açılmadığı ilk inceleme sırasında davanın esasına girilmeden incelenecek hususlar arasında sayılmıştır. Zira dava açma süresi kamu düzeni ile ilgili olup davanın her safhasında dikkate alınması hukuk alanında ihtilafsız kabul edilen bir keyfiyettir. Bu nedenle Kurulumuzca davanın süresi içersinde açılıp açılmadığı hususu incelenmiştir.
1602 Sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 43 ncü maddesinde idari eylemlerden doğan tam yargı davasına ait dava açma süreleri gösterilmiş ve bu sürelerin başlangıçları da belirtilmiştir. Belirtilen bu başlangıç tarihlerinden itibaren işlemeye başlayan dava açma süreleri içinde açılmayan davaların esastan incelenmesi mümkün değildir. Zira dava açma süresi hak düşürücü bir süre olup, sürenin geçmesiyle dava hakkı ortadan kalkar ve kanun yeni bir olanak tanımadıkça bu hak bir daha kullanılamaz.
1602 Sayılı Kanunun 2568 Sayılı Kanunla değişik 43/1 maddesi; İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde dava açmadan önce, bu eylemlerin yazılı bildirimi üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve herhalde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde yetkili makama başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri lazımdır. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde bu konudaki işlemin tebliği tarihinden ve altmış gün içinde, cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten altmış gün içinde tam yargı davası açabilirler hükmünü amirdir.
Askerlik görevi esnasında rahatsızlanması nedeniyle 21.05.1997 - 27.06.1997 GATA-Neroloji Kliniğinde tedavi gördükten sonra 26.06.1997 tarihli rapor ile 2 ay hava değişimi verilen er ............'ın istirahatini Diyarbakır'da geçirmekte iken tekrar rahatsızlanması üzerine kaldırıldığı Diyarbakır Askeri Hastanesinde 15.07.1997 tarihinde vefat etmesi olayı ile ilgili olarak davacının vekili vasıtasıyla 1602 Sayılı Kanunun 43 ncü maddesinde öngörülen bir yıllık süre içerisinde 13.02.1998 tarihinde davalı idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesine ilişkin talepte bulunduğu, idarenin 19.02.1998 tarihli yazı ile davacı vekilinden ölen ile müvekkiline ait vukuatlı aile nüfus kayıt örneğini istediği, davacı vekilinin posta ile gönderdiği nüfus kaydının 19.03.1998 tarihinde idareye ulaştığı, bu tarihten sonra idarece suskun kalınması üzerine 31.07.1998 tarihinde iş bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Her ne kadar davacı vekili idareye yapılan ön müracaattan sonra davalı idarenin 12.06.1998 tarihli yazı ile müracaatlarına olumlu bir yanıt vermediğini, yetkili askeri savcılıktan cevap beklediğini bildirdiğini ileri sürmekte ise de, bu hususu ispatlayacak bir belgeyi ibraz edememektedir. Davalı İdare, davacı vekiline 19.02.1998 tarihli yazı dışında başkaca olumlu veya olumsuz herhangi bir cevap verilmediğini belirtmektedir. Davacı vekilinin dava dilekçesine eklediği ve Mahkememizin ara kararı üzerine gönderdiği 12.06.1998 tarihli iki adet belge TC. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce KTBKK. Askeri Savcılığına ve Hazro Askerlik Şubesi Başkanlığına yazılan yazılar olup davalı idareyle bir ilgisi bulunmamaktadır.
Bu durumda davacı vekilinin soyut iddiaları başkaca bir delil ve bilgi ile doğrulanmadığından dava açma süresini 13.02.1998 tarihinden itibaren başlatmak gerekmektedir. Anılan tarihten itibaren dava açma süresi hesap edildiğinde 60 + 60 günlük dava açma süresinin geçirildiği görülmektedir. Ancak davalı idarece 19.02.1998 tarihli yazı ile davacı vekilinden bazı belgelerin istenmiş olması sebebiyle davacı lehine bir yaklaşımla söz konusu belgelerin idarenin eline ulaştığı 19.03.1998 tarihinden itibaren dava açma süresinin başladığının kabul edilmesi halinde dahi davanın en geç 17.07.1998 Cuma günü mesai bitimine kadar açılması gerekli iken daha sonraki bir tarih olan 07.08.1998 tarihinde açılan davanın süresi dışında açıldığı, davada süre aşımının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Davacı vekili, İdari Yargılama Usulü Kanununun 10 nci maddesine dayanarak davalı idareye yapılan müracaata verilecek kesin cevabı bekleme süresinin 6 ay olduğunu, ilk müracaattan itibaren 6 aylık süre zarfında davayı açmış olmaları nedeniyle davada süre aşımının bulunmadığını belirtmekte ise de; Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununda dava açma süreleri özel olarak düzenlenmiş olup, bu hükümler içersinde İdari Yargılama Usul Kanununun 10 ncu maddesinde olduğu şekilde 6 aylık bir bekleme süresi bulunmamaktadır. Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununda eksine hüküm bulunmayan hallerde İdari Yargılama Usulü Kanunu ile Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun hangi hükümlerinin uygulanabileceği 1602 Sayılı Kanunun 56 ncı maddesinde tek tek belirtilmiştir. Bu hükümler içerisinde dava açma sürelerine ilişkin bir gönderme bulunmadığından İdari Yargılama Usulü Kanununun 10 ncu maddesinin Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde uygulanma olanağı mevcut değildir. Bu nedenle davacı vekilinin bu iddiaları da geçersiz ve mesnetsiz bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle; davanın süre aşımı yönünden REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy