(2709 S. K. m. 125)
Davacılar vekilinin 26.01.2000 tarihinde kayda geçen dava dilekçesi ile savunmaya karşı verdiği ve 21 Nisan 2000 tarihinde kayda geçen cevap layihasında davacıların yakını Er ..........'in Edirne 54.Mknz.P.Tug.Hv.Svn.Batarya Komutanlığında askerlik görevini yaparken 21.8.1999 tarihinde aynı yerde görevli P.Er .......... tarafından silahla vurularak vefat ettiği, davacı anne ve babanın destekten yoksun kaldıkları ve tüm davacıların çok büyük üzüntü duydukları, olay yerinin Yunanistan sınırına çok yakın olması, birinci derece askeri yasak bölge olması, mesai saatleri dışında sivillerin bu bölgeye girmesinin yasak olması, yani olay anında nizamiyeye bir sivil kişinin gelmesinin mümkün olmaması nedeniyle davalı idarenin kusursuz sorumluluk ilkesi gereğince meydana gelen zarardan sorumlu olduğu belirtilerek davacı anne ve baba için 2.000.000.000.er TL. maddi, 1.250.000.000.er TL. manevi, davacı kardeşlere ayrı ayrı 500.000.000.er TL. manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte hüküm altına alınması istemi ile işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayı müteakip yapılan adli tahkikat ve yargılama sonunda 3 ncü MKnz.P.Tüm.Askeri Mahkemesince verilen 23.3.2000 tarih ve 2000/169-62 Esas ve Karar Sayılı Gerekçeli Hükmün tetkikinden; Karaağaç kışlasında konuşlu 54.Mknz.P.Tug.2 nci Mknz.P.Tb.Merkezine takriben 5 km. mesafede müstakil bir kışlada konuşlu 5 nci Mknz.P.Bl.K.lığı emrinde askerlik görevini yapan sanık P.Onb ..........'in 21.8.1999 tarihinde 02.00- 04.00 saatleri arasında P.Er .......... ile birlikte Nizamiye nöbetçisi olduğu, saat 03.10 sıralarında çalılar arasından bir kişinin nizamiyeye doğru yaklaştığını görünce nöbet kulübesinin arkasında siper aldığı, tüfeğini tam dolduruşa getirerek gelen kişiye üç defa dur ikazında bulunduğu, gelen kişinin çırılçıplak bir vaziyette ve net bir şekilde görünür halde koşarak yaklaştığı, 25 cm. ye kadar yaklaşması üzerine bir el ateş ettiği ve gelen şahsın yaralanmaya bağlı iç kanamadan öldüğü, ölen şahsın Karaağaç Kışlasında konuşlu Hava Savunma Bataryasında askerlik hizmetini yapan ve olay günü gecesi 5 nci Mknz.P.Bl.Kışlası yönünde bataklık araziden koşarak kışlayı terk eden .......... olduğu, dava konusu olayda sanığın silah kullanmasını gerektirir şartların gerçekleşmediği, sanığın olayda tam kusurlu olduğu kabul edilerek nizamlara, emirlere ve talimatlara riayetsizlik sonucu ölüme sebebiyet vermek suçundan sanığın cezalandırıldığı anlaşılmıştır.
Olayın bir kamu hizmetinin ifası sırasında meydana geldiği hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Devlet adına kamu hizmeti yürüten davalı idarenin, halin icaplarına ve ihtiyaca göre hizmete devamlı ve en iyi şekilde topluma arz etmesi ve hizmeti yürütürken kimsenin zarara uğramamasını sağlamak amacıyla gerekli önlemleri alması zorunludur. Bu zorunluluğun gereği gibi yerine getirilmemesi hizmetin kusurlu işlediğinin açık bir delilidir. Olay günü sanık .......... nizamiye nöbeti görevi ile görevlendirilmiştir. Sanığın yanında bir arkadaşı ile birlikte nizamiyede nöbet tutarken gelen şahsın çırılçıplak bir vaziyette ve elinde hiçbir şey olmadan üzerine geldiğini görünce arkadaşı ile birlikte ateş etmeden gelen şahsı etkisiz hale getirmesi gerekirken doğrudan doğruya ateş ederek ölümüne sebebiyet vermesi fiili ilk bakışta olayın idare ajanı olan sanık ..........'ın kusurundan ileri geldiği görünüyor ise de ajanın idarenin yürüttüğü hizmetin bir parçası olduğu, bunun hizmetin yapısal özelliğinden kaynaklandığı bir başka deyişle ajanın idarenin yürüttüğü hizmetten ayırmanın mümkün olmadığı düşünüldüğünde, birlikteki hizmetin iyi işlemediği, hizmetin yürütülmesi sırasında ajanın yeterince eğitilmediği, dolayısıyla idarenin hizmet kusuru içinde bulunduğundan davacıların zararlarının davalı idarece karşılanması gerektiği sonucuna varılmış, ancak müteveffanın birliğinden firar ederek olay yerine gelmesi eylemi müterafik kusur olarak kabul edilmiştir.
Davacılar olay sebebiyle bir yarar sağlamamışlardır. T.C.Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünün 14.8.2000 tarih ve 78.821.105 Sayılı yazışı ile davacı babaya aylık bağlanmadığının bildirildiği görülmüştür.
Davacı anne ve babanın maddi zararlarının tespiti için re'sen seçilen bilirkişinin 22.12.2000 tarihinde tanzim ettiği bilirkişi raporunun incelenmesinden, davacı anne ..........'in 747.446.976.TL., davacı baba ..........'in 1.216.234.728.TL. maddi tazminat hak edişinin bulunduğunun bildirildiği anlaşılmıştır.
Taraflara tebliğ edilen ve itiraz edilmeyen bilirkişi raporu, Mahkemenizin yerleşmiş içtihatlarına, Mahkememizce kabul edilen kıstaslara ve ilmi verilere uygun bulunduğundan bilirkişi raporu doğrultusunda tatbikat yapılmış, ancak müteveffanın müterafik kusuru dikkate alınmıştır.
Tüm davacılara olay sebebiyle duydukları ve ömür boyu duyacakları acı ve ızdıraplarını kısmen de olsa karşılamak amacıyla olayın oluş şekli ve tarihi, davacıların sosyal durumu, paranın alım gücü ve işleyecek yasal faizi ile müteveffanın müterafik kusuru dikkate alınarak uygun miktarlarda manevi tazminat verilmesi kabul edilmiştir.
Açıklanan nedenlerle,
1- Bilirkişi raporu uyarınca ve müteveffanın müterafik kusuru dikkate alınarak davacı anne ..........'e 500.000.000.TL. (beşyüzmilyon TL.) davacı baba ..........'e 800.000.000.TL. (sekizyüzmilyon TL.) maddi tazminat verilmesine, fazlaya ait istemlerinin REDDİNE,
2- Takdiren ve müteveffanın müterafik kusuru dikkate alınarak davacı anne .......... ile davacı baba ..........'e ayrı ayrı 900.000.000.ar TL. (dokuzyüzmilyonar TL.) manevi tazminat verilmesine, fazlaya ait istemlerinin REDDİNE,
3- Takdiren ve müteveffanın müterafik kusuru dikkate alınarak davacı kardeşler .........., .........., .........., .......... ve ..........'e ayrı ayrı 300.000.000.er TL. (Üçyüzermilyon TL) manevi tazminat VERİLMESİNE, fazlaya ait istemlerinin REDDİNE,
4- Hükmedilen maddi tazminat miktarlarına müteveffanın yeniden gelir elde edeceği kabul edilen 1 Mayıs 2000 tarihinden ödeme tarihine kadar %60 (yüzde altmış) yasal FAİZ yürütülmesine,
5- Hükmedilen manevi tazminat miktarlarına olay tarihi olan 21 Ağustos 1999 tarihinden ödeme tarihine kadar yasal faiz yürütülmesine, faiz oranının 1 Ocak 2000 tarihine kadar %50 (yüzde elli), 1 Ocak 2000 tarihinde ödeme tarihine kadar %60 (yüzde altmış) olarak UYGULANMASINA,
6- Daya adli yardımlı görülmüş olup davalı idare harçtan muaf olduğundan davalı idare aleyhine harca hükmedilmesine yer OLMADIĞINA,
7- Davacılar tarafından peşin yatırılan ve sarf edilen 20.000.000.TL. bilirkişi ücretinin davada haklılık oranına göre 10.000.000.TL. sinin davacılar üzerinde bırakılmasına, 10.000.000.TL. (onmilyon TL.) sinin davalı idareden alınarak davacılara VERİLMESİNE,
8- Hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarına davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri gereğince hesabedilen 149.600.000.TL. (Yüzkırkdokuzmilyonaltıyüzbin TL.) Avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacılara VERİLMESİNE,
9- Dava duruşmalı görüldüğünden reddedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarına davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri gereğince hesabedilen 149.400.000.TL. (Yüzkırkdokuzmilyondörtyüzbin TL.) Avukatlık ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye VERİLMESİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy