(5434 S. K. m. 39) (6136 S. K. m. 7) (926 S. K. m. 50, 94)
Davacı 31.1.2000 tarihinde Çanakkale Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği ve 1 Şubat 2000 tarihinde kayda geçen dilekçesinde özetle; Didim İlçe J.K. vekili olarak görev yaptığı süreler içerisinde başarılı faaliyetlerde bulunduğu, disiplinli çalışmaları nedeniyle personelinin iftiraları sonucunda hakkında çeşitli suçlardan kamu davası açıldığını, irtikap ve diğer suçlamalarda beraat etmesine rağmen disiplinsizlik nedeniyle TSK. den ilişiğinin kesildiğini, mahkeme kararlarına rağmen ilişiğinin kesilmesinin haksızlık olduğunu, askeri kimlik kartının verilmediğini, kimlik kartını gururla hayatının geri kalan bölümünde taşımak istediğini belirterek yasal dayanaktan yoksun işlemin iptaline karar verilmesini dava etmiştir.
Davacının 5434 Sayıl T.C. Emekli Sandığı K. m.39 uyarınca emekli aylığı bağlanacak süre kadar kamu hizmeti yaptığı, dolayısıyla Silahlı Kuvvetler Emeklisi statüsünü kazandığı aşikardır.
İç Hizmet Yönetmeliğinin 80/b maddesinde, kimlik kartlarının şekilleri, dağıtma usulleri ve hangi makamlarca verileceğinin MSB. ca hazırlanacak talimatta tespit edileceği öngörülmüştür.
İç Hizmet Yönetmeliğinin 80/b maddesi uyarınca çıkartılan TSK. Kimlik Kartı Yönergesinde (MSY.52-7/A) TSK. mensuplarına ilaveten, Emekli askeri personeli ile muvazzaf ve emekli askeri personelin aile fertlerine de kimlik kartı verilmesi öngörülmüştür. T.S.K. Kimlik Kartı Yönergesi (MSY 52-7A)'nin 5 nci madde (e) fıkrası; Türk Silahlı Kuvvetlerinden maaş bağlanmak suretiyle emekliye ayrılan veya emeklilik için gerekli yasal hizmet süresini, Türk Silahlı Kuvvetlerinde doldurduktan sonra istifa ederek ayrılan Subay, Astsubay, Uzman Jandarma, Uzman Erbaşlar ile bunların hak sahibi aile fertlerine, sonradan emeklilik hakkı veren başka bir kurumda görev alsalar dahi kimlik kartı verilir. Ancak kimlik kartı verildikten sonra bu yönergenin 6 ncı maddesinde belirtilen hallerden birinin ortaya çıkması halinde verilmiş olan kimlik kartı iptal edilir. hükmünü düzenlemiş bulunmaktadır. Adı geçen Yönergenin Kimlik Kartı Verilmeyecek Personeli düzenleyen 6 ncı maddesinin (b) fıkrası; 926 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nun 50/c ve 94/b maddesi gereğince disiplinsizlik ve ahlaki durumları nedeniyle ayırma işlemine tabi tutulanlara Askeri Kimlik kartı verilmez hükmünü amir bulunmaktadır.
Öncelikle bu konuda şu iki husus açıklığa kavuşturulmalıdır.
Birinci konu Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapmış (926 Sayılı TSK. Personel Kanununun 34 ve 82) ve T.C. Emekli Sandığı Kanununu hükümlerine göre (m.39) 25 yıl hizmet ettikten sonra Emekli statüsüne geçmiş olan subay ve astsubaylara yasa ve yönetmelik hükümleri uyarınca Emekli Subay/Astsubay Kimlik Kartı verilmesi zorunluluğu olup olmadığı hususunun açıklığa kavuşturulmasıdır.
İkinci konu ise şayet Emekli Subay/Astsubay Kimlik Kartı verilecekse bu kartın verilmesi usul ve esaslarının yasa ve yönetmelikle mi, yoksa yönergelerle mi yapılacağı hususlarıdır.
Birinci konu üzerinde duralım: Yukarıda da belirtildiği üzere gerek İç Hizmet Kanununda gerek Yönetmeliğinde TSK. Emeklisi olan subay/astsubaylara Emekli Subay/Astsubay Kimlik Kartı verileceğine ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır.
Emekli subay ve astsubaylara anılan yasa ve yönetmelikte kimlik kartı verilmesine ilişkin bir hüküm olmadığına göre, Emekli subay,/astsubaya kimlik kartı verilme zorunluluğu olup olmadığı soru ve sorununun çözümlenmesi gerekmektedir.
Soruya olumlu ya da olumsuz yanıt vermeden önce 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile diğer Aletler Hakkında Kanundaki ilgili maddeyi, 7 nci maddeyi, incelemek gereği vardır.
Anılan yasa maddesi öncelikle ve pek doğaldır ki Ateşli Silahları Taşıma hakkı yönünden bir düzenleme getirmiştir. Örneğin anılan maddenin 1 nci fıkrası 4/A bendi Mahkeme kararı ile ya da fraklarında verilen mahkumiyet kararının sonucu olarak Türk Silahlı Kuvvetlerinden tart veya ihraç edilenler, rütbesinin geri alınmasına hükmolunanlar ile 926 sayılı Kanunun 50 nci maddesinin (c) bendi uyarınca disiplinsizlik veya ahlaki durum sebebiyle ayırma işlemine tabi tutulanlar veya 1402 sayılı Kanunun 2 nci maddesi gereğince emekli edilenler (hariç olmak üzere) emekli subay ve astsubaylar denmek suretiyle belirtilen istisnalar dışında emekli subay ve astsubayların ateşli silah (tabanca) taşıyabileceklerini düzenledikten sonra aynı fıkra 5 nci bendinde Emekli subay ve astsubaylar ilgili Kuvvet Komutanlıkları veya Jandarma Genel Komutanlığının kayıtlarına geçmek ve bu makamlarca verilen kimlik kartlarına işlenmek şartıyla ateşli silah taşıyabilirler veya bulundurabilirler. Bu şekilde düzenlenen kimlik kartları taşıma ve bulundurma izin belgesi yerine geçer şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
Anılan Yasanın 7 nci maddesinin 5 nci fıkrası ise kimlik kartlarının Silah taşımaya yetki veren kimlik kartları ile belgelerin düzenlenmesi ve gerektiğinde yenilenmesi ya da geri alınmasına ilişkin usul ve esaslar Milli Savunma ve içişleri Bakanlıklarınca müştereken hazırlanacak bir yönetmelikte düzenlenir denmek suretiyle subay ve astsubaylar dahil tüm kamu görevlileri yönünden Milli Savunma ve İçişleri Bakanlıklarınca müştereken hazırlanacak bir yönetmelik düzenlemesini amirdir.
Bu Kanun uyarınca çıkarılması öngörülen Yönetmelik yalnızca her iki Bakanlıkça değil Bakanlar Kurulunca çıkarılmış ve yayımlanmıştır (21.03.1991, 91/17779 Resmi Gazete: 01.06.1991-20888).Anılan Yönetmeliğin 11 nci maddesinin başlığı Emekli subay ve astsubaylar başlığını taşımakta olup 3 ve 4 ncü fıkraları emekli subay/astsubay/uzman çavuşların emekli kimlik kartından bahsetmektedir.
Demek oluyor ki davalı idarenin, belirtilen yasa ve yönetmelik hükümleri karşısında TSK. Emeklisi subay/astsubay'a emekli subay/astsubay kimlik kartı düzenlememek gibi bir yetkisi bulunmamaktadır. Diğer bir anlatımla, İdare TSK. Emeklisi subay ve astsubaylarına kimlik kartı verip vermemek gibi takdir yetkisiyle mücehhez kılınmamıştır.
İkinci konuya gelince: Emekli subay ve astsubaylara emekli kimlik kartı verileceğine 6136 sayılı Kanun ve Yönetmeliği hükümleri uyarınca varılmaktadır. Normlar hiyerarşisinde Kanun ve Yönetmelik normları düzeyinde vardıktan sonra davalı idarenin kimlik kartlarının şekillerinin nasıl olacağını, hangi emekliye hangi makamın kimlik kartı vereceğini, kimlik kartlarının basım ve dağıtım usul ve esasını Yönerge ile düzenlenebileceğini kabulde hukuka ve mevzuata aykırılık görülmemektedir. Zira İdare her zaman hizmetin aksamadan yürütülmesini sağlayacak genelge gönderebilir, yönerge düzenleyebilir.
Burada önemli olan husus bir grup emeklilerin kimlik taşımalarının Yönerge ile engellenip engellenemeyeceği, diğer bir anlatımla TSK. Emeklilerinin Yönergeyle hak sahipliğinde sınırlama getirilip getirilmeyeceği soru ve sorunudur.
Durum böylece belirlendikten sonra dava konumuza dönüldüğünde; Davacının 5434 Sayı T.C. Emekli Sandığı K. m.39 uyarınca emekli aylığı bağlanacak kadar kamu hizmeti yaptığı açık ise de; 6136 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin 1 nci fıkrası 4/A bendi ve İç Hizmet Yönetmeliğinin 80/b maddesi uyarınca çıkarılan Türk Silahlı Kuvvetleri Kimlik Kartı Yönergesi'nin 6. maddesinin b) bendi uyarınca TSK. Personel Kanunun 50/c ve 94/b maddesi gereğince disiplinsizlik nedeniyle ayırma işlemine tabi tutulan davacıya emekli subay kimlik kartı verilmemesi işleminde hukuka ve mevzuata aykırı bir yön bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Bu itibarla;
Davacı .......'in emekli astsubay kimlik kartı verilmemesi işleminin iptali istemiyle açtığı davanın REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy