(357 S. K. m. 2) (2709 S. K. m. 10)
Davacı, 21 Mart 2000 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; 1991 yılında GATA Hemşirelik Yüksek Okulundan Sağlık Tğm. Olarak mezun olduktan sonra 1999 yılında Hukuk Fakültesini bitirdiğini, Askeri Hakim sınıfına geçmek için başvurduğunu, askeri hakim sınıfına geçme koşullarını taşımasına rağmen müracaatının kabul edilmediğini, 357 sayılı Kanunun 2 nci maddesinde askeri hakim ihtiyacının hangi kaynaklardan karşılanacağının belirtildiğini, maddenin D fıkrasında üsteğmen veya yüzbaşı rütbesinin ilk üç yılında bulunan harp okulu mezunu subaylardan kendi hesabına hukuk fakültesini bitirenlerin askeri hakim kaynakları arasında gösterildiğini, kendisinin üsteğmenliğin 6 ncı yılında olduğunu ve kendi nam ve hesabına hukuk fakültesini bitirdiğini, GATA Hemşirelik Yüksek Okulunun özlük hakları itibarıyla Harp Okuluna denk olduğunu, bu nedenle mezun olduğu okulun harp okulu muadili sayılarak müracaatının kabul edilmesi gerektiğini, ayrıca 357 sayılı kanunun 2 nci maddesinin E fıkrasında hukuk fakültesini bitiren kadınlardan istemde bulunanların da As. Hakim sınıfına kabul edileceğinin belirtildiğini, muvazzaf subay olmasının kendisini adeta cezalandırdığını, 357 sayılı kanunun 26.10.1963 tarihinde yürürlüğe girdiğini, mezun olduğu okulun ise 1985 yılında kurulduğunu, bu nedenle 357 SK. nun 2 nci maddesinde okulunun sayılmasının mümkün olmadığını, 353 sayılı Kanunun D fıkrasının Anayasanın eşitlik ilkesine aykırı bulunduğunu belirterek öncelikle yürütmenin durdurulmasını ve askeri hakim sınıfına geçirilmeme işleminin iptalini dava ve talep etmiştir.
Davacının yürütmenin durdurulması istemi Dairemizin 29 Mart 2000 gün ve Gensek No: 2000/400, Esas No: 2000/214 sayılı kararı ile reddedilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; GATA Hemşirelik Okulu mezunu sağlık kıdemli üsteğmen olan davacının 1999 yılında kendi nam ve hesabına İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdiği, KKK. lığının 23 Aralık 1999 gün ve PER.: 4017-6-2-99/Per.Tem. Ş. (1303) sayılı kendi nam ve hesabının hukuk fakültesini bitiren harp okulu mezunu subaylardan askeri hakim sınıfına personel teminine ilişkin emir uyarınca askeri hakim sınıfına geçmek için başvurduğu ancak harp okulu mezunu olmaması nedeniyle müracaatına herhangi bir işlem yapılmaması üzerine askeri hakim sınıfına geçirilmeme işleminin iptali istemiyle iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Davacının hukuk fakültesi mezunu olduğu konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın konusu, GATA Hemşirelik Okulu Mezunu olan ve sağlık kıdemli üsteğmen olarak görev yapmakta iken Hukuk Fakültesini bitiren davacının askeri hakim subaylığa naspedilip naspedilmeyeceğidir.
357 sayılı Askeri Hakimler Kanununun 2 nci maddesi; Askeri Hakim ve askeri savcı ihtiyacı aşağında belirtilen kaynaklardan sağlanır.
A- Muvazzaf subay olan isteklilerden, üniversitelerce aranıyorsa hukuk fakültelerine giriş sınavlarını veya testlerini kazananlardan bu fakültelere gönderilip öğrenimlerini başarı ile bitirenler,
B- Askeri liseleri bitirerek harp okullarına kabul olunan isteklilerden, üniversitelerce aranıyorsa hukuk fakültelerinin giriş sınavlarını veya testlerini kazananlardan bu fakültelere gönderilip öğrenimlerini başarı ile bitirenler,
C- Kıt'ada başarı göstermiş ve bir hukuk fakültesini bitirmiş bulunan yedek subaylardan askerlik görevleri sırasında istemde bulunanlar,
D- Üsteğmen veya yüzbaşı rütbesinin ilk üç yılında bulunan Harp Okulu mezunu subaylardan kendi hesabına hukuk fakültesini bitirenler. Bu subayların taşımaları gereken diğer özel şartlar yönetmelikle belirlenir,
E- Kendi hesabına hukuk fakültesini bitiren kadınlardan istemde bulunanlar,
F- Liseleri bitirerek hukuk fakültelerine devam hakkını kazanmış olanlar ile hukuk fakültelerinde okudukları sınıfı başarı ile geçenlerden lüzum ve ihtiyaç duyulduğunda askeri öğrenciliğe kabul edilip, öğrenimlerini tamamlayanlar, bu kaynaklardan faydalanmaya ilişkin şekil ve esaslar, Genelkurmay Başkanlığının teklifi üzerine Milli Savunma Bakanlığınca tespit olunur hükmünü amirdir.
Askeri Hakim Adaylarının Seçimi ve Yerleştirilmesi Hakkında Yönetmeliğin 45 ncü maddesinde de; Kanuna paralel bir düzenleme yapılmış, ayrıca Yönetmeliğin 8 nci maddesinde; hukuk fakültesi mezunu muvazzaf subaylarda aranacak şartlar belirlenirken yine Harp Okulu mezunu olma koşulu belirtilmiştir.
Anılan yasada askeri hakim sınıfına alınacak kaynaklar tek tek sayılmış olup bu kaynaklar arasında Harp Okulu Mezunu subaylar belirtilmesine karşın GATA Hemşirelik Yüksek Okulu yer almamaktadır. Bu nedenle davacının askeri hakim sınıfına geçirilmesi yasal olarak mümkün bulunmamaktadır.
Davacının, TSK. lerine muvazzaf subay yetiştiren GATA Hemşirelik Yüksek Okulu ile Harp Okullarının özlük hakları itibariyle birbirine denk olması nedeniyle mezun olduğu okulun harp okulu muadili sayılması gerektiği yolundaki iddiasının yasal dayanağı bulunmamaktadır. Zira personelin özlük hakları itibarıyla aynı kanuna tabi olması farklı okullardan mezun olan kişilerin okudukları okulların birbirinin muadili sayılmasına imkan vermez. Bunlar birbirlerinden tamamen ayrı kavramlardır.
Diğer taraftan davacının mezun olduğu okulun Askeri Hakim ihtiyacının karşılanacağı kaynaklar arasında gösterilmemesinin Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırı olduğu söylenemez. Anayasanın 10 ncu maddesinde belirtilen eşitlikten amaç, Anayasa Mahkemesi'nin birçok kararında açıklandığı gibi eylemli değil hukuki eşitliktir. Hukuki eşitlikten amaç, aynı hukuki durum ve konuma sahip kişiler arasındaki eşitliği öngörür. Yasa koyucu Anayasa'ya aykırı olmamak koşuluyla her alanda düzenleme yapmak yetkisine sahiptir. Yasa önünde eşitlik ilkesi tüm yurttaşların mutlaka her yönden her zaman aynı kuralları bağlı tutulmaları zorunluluğunu getirmez. Kamu hizmetini en iyi ve etkin şekilde yürütmekle görevli ve yükümlü olan idare hizmetin gereksinimine göre o hizmeti nasıl ve hangi niteliklere sahip personel ile yürütüleceğini planlamak hak ve takdir yetkisine sahiptir. Bu bakımdan Hemşirelik Yüksek Okulu Mezunu olan ve sonradan Hukuk Fakültesini bitiren davacı, harp okulu mezunu ile aynı hukuksal durumda olmadığından davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmemiştir.
Davacının eğer ben subay olmasaydım 357 sayılı Kanunun E fıkrası gereğince kadın olması nedeniyle müracaatının kabul edilmesi gerekeceği iddiasının davacının halen subay statüsünde bulunması karşısında hukuki bir geçerliliği bulunmamaktadır. Bu itibarla davacının öne sürdüğü tüm iddiaları kabule değer görülmeyerek reddedilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacının askeri hakim sınıfına geçirilmemesi işleminde hukuka aykırılık bulunmadığından yasal dayanaktan yoksun davanın REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy