(2709 S. K. m. 120, 125)
Davacılar vekillerinin 10.11.1999 tarihinde geçen dava dilekçesinin replik ve düplik aşamaları tamamlanarak Dairemize tevdiinden sonra, dava dilekçesinin imzasız olması nedeniyle 26 Ocak 2000 gün ve 2000/51- 50 Esas ve Karar Sayılı kararımızla dilekçenin reddine karar verilmesi üzerine, 14 Şubat 2000 tarihinde kayda geçmiş bulunan dava dilekçesinde özetle; Müvekkilleri P.Ütğm ..........'un 3.Komd.Tug.4.Komd.Tb. Komutanlığı emrinde görevli iken 13.6.1994 tarihinde teröristlerle girişilen silahlı çatışmada yaralanarak GATA Sağlık Kurulunun 5.6.1996 gün ve 3490 Sayılı raporu ile Sınıfı görevini yapamaz kararı verildiğini, bu rapora istinaden personel sınıfına geçirildiğini, rahatsızlığının devam etmesi üzerine devam eden tedavileri sonunda GATA Sağlık Kurulunun 18.11.1998 gün ve 7246 Sayılı kararı ile Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapamaz kararı verildiğini ve 15.7.1999 tarihi itibariyle vazife malulü olarak ordudan ilişiğinin kesildiğini, müvekkilinin sağlık durumu itibariyle belli oranda bakıcıya muhtaç olduğunu, sakatlanması ve vazife malulü olması nedeniyle 79.000.000.000.TL. maddi, 1.000.000.000.TL. manevi tazminat istemi ile işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Davacının sınıfı görevini yapamaz raporu üzerine ayrıldığı personel sınıfında göreve devam ederken devam ede gelen tedavileri sonunda TSK. lerinde görev yapamaz raporu üzerine, vazife malulü olarak ayrıldığı tarihten itibaren yasal süre içinde başvuruda bulunarak, yine yasal süresi içinde işbu davasını açmış bulunması karşısında, davalı idarenin süre itirazına iştirak edilmemiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; Davacının 3 ncü Komd.Tug. 4.Tb, Komutanlığı emrinde görev yapmakta iken 13.6.1994 tarihinde Şırnak ili, Besta bölgesinde teröristlerle çıkan çatışmada yaralandığı, yapılan tedavileri sonunda GATA Sağlık Kurulunun 18.11.1998 gün ve 7246 Sayılı raporu ile Türk Silah Kuvvetlerinde görev yapamaz kararı verildiği, diğer taraftan TSK. Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin 31 nci uyarınca Silahlı Kuvvetler bünyesinde hizmetinden istifade edilebilmesi için sevk edildiği GATA Profesörler Sağlık Kurulunun 22.2.1999 gün ve 23 Sayılı raporu ile TSK. SYY. nin 31 nci maddesine göre ilgi emir ekindeki görev yerlerinde görev yapamaz kararı verildiği, 25.6.1999 tarihinde 4 ncü derece vazife malulü olarak Silahlı Kuvvetlerden ilişiğinin kesildiği anlaşılmaktadır.
Davacının bir kamu hizmetini yerine getirdiği sırada yaralanarak sakat kaldığı konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Son yıllarda Güneydoğu ve Doğu Anadolu da yoğunlaşan terör eylemleri sebebiyle Anayasanın 120 nci maddesine göre bazı illeri kapsayan olağanüstü hal ilan edilmiş, bu olağanüstü hal uygulaması sırasında çok sayıda güvenlik görevlileri ve asker kişi şehit olmuştur.
Devletin terör hareketlerine karşı giriştiği faaliyet savaş hali sayılmadığı gibi, mücbir sebep olarak da nitelendirilmediğinden, bu faaliyetler sırasında teröristlerin eylemlerinden zarara uğrayanların bu zararı, tüm ülkede olmayıp, ülkenin bir kısmında terör örgütleri tarafından yaratılan bir zarar olduğundan, savaş halinde olduğu gibi tüm toplumun katlanmak durumunda kaldığı bir kamu külfeti olarak değerlendirilmeyip, özel ve olağandışı nitelik taşıyan kamu külfetleri karşısında eşitlik ilkesi gereğince idare tarafından tazmini gereken bir zarar olarak kabul edilmiştir.
Bu nedenlerle davacının zararlarının davalı idarece karşılanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Mahkememizin yerleşik içtihatlarına göre T.C.Emekli Sandığı iştirakçisi olan kimselerin kamu hizmetinin ifası sırasında T.C.Emekli Sandığınca bağlanan vazife malullüğü aylığı ile bu kimsenin hizmet dışı bir nedenle sakat kalması halinde bağlanacak maluliyet aylığı arasındaki fark, olay nedeniyle sağlanan yarar kabul edilmekte olduğundan bu konu araştırılmış, T.C.Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünün 7.6.2000 gün ve 71.111.091 Sayılı yazısında malul olduğuna karar verilmesi ve Kurumu tarafından 25.06.1999 tarihinde vazife malulü olarak emekliye sevk edilmesi üzerine Genel Müdürlüğün 21.07.1999 tarih ve 49216 Sayılı işlemi ile toplam 11 yıl 3 ay 15 gün hizmeti ile (vazife malulü olması nedeniyle 30 hizmet yılı olduğu kabul edilerek) 7. derece 3. kademe intibakı üzerinden, 25.06.1999 tarihini takip eden aybaşından (15.07.1999) itibaren 3713 Sayılı Kanuna göre 6. derece vazife malulü olarak 158.299.000.TL., aylık bağlandığı ve bağlanan aylıklarının 01.01.2000 tarihinden itibaren 182.060.000.TL.'ye, yükseltildiği,
Diğer taraftan 3480 Sayılı Kanun uyarınca 1999 yılı için (5 ay 15 günlük) 177.229.000.TL. tütün ikramiyesi ödendiği,
Öte yandan, ilgili görevi dışında ve görevle ilgisi olmayan bir sebepten dolayı yaralanmış olsaydı Sandığa tabi olarak geçen toplam 11 yıl 3 ay 15 gün hizmeti esas alınarak 7. derece 3. kademe (+950) ek göstergeli intibakı esas alınarak 15.7.1999 tarihinden itibaren 107.880.000.TL. aylık bağlanacağı ve bağlanan aylıkları 01.01.2000 tarihinde 124.060.000.TL.'ye yükseltileceği,
Ayrıca adı geçenin Sandığa tabi olarak geçen 1-1 yıl 3 ay 15 günlük hizmetinin 11 tam yılına karşılık 1.459.480.000.TL. emekli ikramiyesi ödendiği bildirilmiş, bu bildirimden bir süre sonra yürürlüğe giren 4567 Sayılı Kanun uyarınca durumunun yeniden sorulması üzerine Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünün 22.12.2000 £ün ve 71.111.091 Sayılı yazısında da; ilgilinin durumunun 01.09.2000 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 4567 Sayılı Kanun kapsamında olduğunun anlaşıldığı ve 7. derece 3. kademe (+950) ek göstergeli intibakının 6. derece 2. kademe (+1150) ek göstergeye yükseltildiği ve halen yürürlükte olan (01.07.2000 tarihinden itibaren) 15760 katsayı esas alınarak, kıdeminde ve hizmet süresinde herhangi bir değişiklik olmaksızın aylıklarının 210.860.000.TL.'ye yükseltildiği bildirilmiştir.
Diğer taraftan davacıya nakdi tazminat komisyonunun 4.8.1994 ve 762 Sayılı kararı ile 11.220.000.TL. avans, 29.8.1996 gün ve 972 Sayılı kararı ile 642.855.000.TL. olmak üzere toplam 654.075.000.TL. nakdi tazminat ödendiği bildirilmiştir.
2330 Sayılı Nakdi Tazminat Ödenmesi ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanunun 6 ncı maddesinde bu Kanuna göre ödenecek nakdi tazminat ve bağlanacak emekli aylığı uğranılan maddi ve manevi zararlar karşılığıdır denilmektedir.
Davacının sakat kalması nedeniyle uğradığı maddi zararlarının olay nedeniyle sağlanan yararlarla karşılanıp karşılanmadığının, karşılanamamışa, karşılanamayan zararlarının tespiti amacı ile bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, re'sen seçilen bilirkişi tarafından düzenlenerek Mahkememize ibraz edilen 23.1.2001 tarihli bilirkişi raporunda; davacının maddi tazminat hak edişinin 49.178.810.873.TL. olduğu bildirilmiştir. (Davacının 3.5.2000 tarihli dilekçesi ile 3713 Sayılı Kanunun 21/b maddesindeki edindiği konutun kirasının 10 yıl süre ile devlet tarafından karşılanmasına ilişkin imkanından yararlanmak konusunda evvelce müracaat etmediğini ve bundan sonrada müracaat etmeyeceğini bildirmiş bulunması nedeniyle bilirkişiye bu yönde verilen talimat uyarınca bu haktan yararlanmadığı yönde hesap yaptırılmış, Bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere Emekli Sandığının cevabi yazısında davacının sehven (6) ncı derece malul olduğu bildirilmişse de gerçek maluliyeti (4) ncü derece olduğundan zarar hesapları 4 ncü dereceye göre yapılmıştır.)
Taraflara tebliğ edilen bilirkişi raporuna davacılar vekili 23.2.2001 tarihli dilekçesi ile itiraz etmiş ise de;-Mahkememizin bu konudaki yerleşik içtihatları ve davacı hakkındaki GATA Profesörler Sağlık Kurulunun 22.2.1999 tarihli rapor münderecatına göre itiraza itibar imkanı görülmemiştir.
Her ne kadar davacılar vekili müvekkilinin bakıcıya muhtaç olduğunu ileri sürmüş ise de; Mahkememizin yerleşik kararları ve davacının 4 ncü derece vazife malulü oluşuna göre bu talebe katılma olanağı bulunmamıştır.
Davacının yaralanarak sakat kalması nedeniyle olay anında duyduğu ve ömür boyu duyacağı acı ve ızdırabı kısmen de olsa karşılayabilmek amacı ile olayın meydana geliş şekli ve tarihi, paranın alım gücü ve olay tarihinden bu yana işleyecek yasal faizi, davacının sosyal durumu gözönünde bulundurularak kendisine uygun miktarda manevi tazminat verilmesi kabul edilmiştir.
Bu itibarla, yukarıdaki açıklamaların ışığında;
1- Bilirkişi raporu uyarınca davacıya 49.178.811.000.TL. (kırkdokuzmilyaryüzyetmişsekizmilyonsekizyüzonbirbin TL.) maddi tazminat VERİLMESİNE, fazlaya ait isteminin REDDİNE,
2- Davacıya takdiren 300.000.000.TL. (üçyüzmilyon TL.) manevi tazminat verilmesine, fazlaya ait isteminin REDDİNE,
3- Hükmedilen maddi tazminat miktarına davacıya emekli aylığı bağlandığı 15 Temmuz 1999 tarihinden 31 Aralık 1999 tarihine kadar %50 (yüzde elli), 1 Ocak 2000 tarihinden ödeme tarihine kadar %60 (yüzde altmış) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE,
4- Hükmedilen manevi tazminat miktarına olay tarihi 13 Haziran 1994 tarihinden 31 Aralık 1997 tarihine kadar %30 (yüzde otuz), 1 Ocak 1998 tarihinden 31 Aralık 1999 tarihine kadar %50 (yüzde elli), 1 Ocak 2000 tarihinden ödeme tarihine kadar %60 (yüzde altmış) YASAL FAİZ YÜRÜTÜLMESİNE,
5- Davacı tarafından peşin yatırılan 725.000.000.TL. (yediyüzyirmibeşmilyon TL.) harcın istek halinde davacıya İADESİNE,
6- Davacı tarafından peşin yatırılarak sarf edilen 10.500.000.TL. (Onmilyonbeşyüzbin TL.) posta giderinin davalı idareden alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7- Davacı tarafından peşin yatırılarak sarf edilen 40.000.000.TL. bilirkişi ücretinin davadaki haklılık oranına göre 15.100.000.TL. nin davacı üzerinde bırakılmasına, 24.900.000.TL. (yirmidörtmilyondokuzyüzbin TL.) nın davalı idareden alınarak davacıya VERİLMESİNE,
8- Hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarları üzerinden davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri uyarınca nispi olarak hesaplanan 151.678.000.TL. (yüzellibirmilyonaltıyüzyetmişsekizbin TL.) vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya VERİLMESİNE,
9- Dava duruşmalı görüldüğünden reddedilen maddi ve manevi tazminat miktarları üzerinden hesabedilen 132.322.000.TL. (yüzotuzikimilyonüçyüzyirmiikibin TL.) vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye VERİLMESİNE,
KISMİ KARŞI OY GEREKÇEM
Zararın kapsamının belirlenmesi hakimin takdirine mevdu olduğu, bilirkişinin belirlediği rakamın, işleyecek faiz miktarı da dikkate alındığında çok daha fazlalaşacağı göz önünde bulundurulduğunda Borçlar Kanununun 43-44 ncü maddeleri uyarınca bir miktar indirim yapılması gerekeceği görüşüyle kararın sadece bu bölümüne karşı oy kullandım. 02.05.2001
KARŞI OY GEREKÇESİ
Borçlar Kanununun 43/1 maddesinde Hakim, hal ve mevkiin icabına ve hatanın ağırlığına göre tazminatın suretini ve şümulünün derecesini tayin eyler denilmek suretiyle tazminat miktarının tayinini hakime bırakmıştır.
Tazminatın amacı zarar verici olay dolayısı ile zarar görenin ifadesi dışında maruz kaldığı zararı gidermektir. AYİM. nin yerleşik kararlarında işaret edildiği üzere, maddi tazminatın kazanca vesile olmaması, kişilerin sebepsiz zenginleşmesine yol açmayacak bir düzeyde olması ve yalnızca maruz kalınan zararı telafi etmesi gereklidir. Davacıya maddi tazminat olarak verilen miktar bu ilkeler ışığında değerlendirildiğinde; Borçlar Kanunun 43 ncü maddesinde tanınan imkanlar ölçüsünde, hakkaniyet ve nasafet gibi hukukun genel ilkeleri uyarınca, günümüzün ekonomik koşullan ve paranın getirileri gözönünde bulundurularak bir miktar tenkise tabi tutulması gerekir iken bu yönden,
Ayrıca manevi tazminat miktarının paranın karar tarihindeki alım gücü esas alınarak takdir edilmesi ve sadece karar tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi gerekir iken, değişik mülahazalarla, karar tarihine kadar işleyecek faizleri de dikkate alınarak takdir ve olay tarihinden ödeme tarihine kadar yasal faiz yürütülmesi yönünde oluşan çoğunluk kararlarına katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy