(2709 S. K. m. 125)
Davacılar vekili, 28.03.2000 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; Kara Harp Akademisi 2 nci sınıf öğrencisi Ulş. Yzb ..........'ın 15.09.1999 tarihinde Siirt ili sorumluluk sahasında iç güvenlik harekatı ile ilgili fiili bir çalışmaya katılmak üzere görevli olarak giderken içinde bulunduğu helikopterin düşmesi sonucu şehit olduğunu, objektif sorumluluk kuramı gereğince müvekkillerinin zararının davalı idarece karşılanması gerektiğini belirterek davacı eş .......... için 35.500.000.000 TL. maddi, 1.250.000.000 TL. manevi, davacı çocuk .......... için 3.000.000.000 TL. maddi, 1.250.000.000 TL. manevi olmak üzere toplam 41.000.000.000 TL. tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte hüküm altına alınmasını dava ve talep etmiştir.
Dosyada mevcut belge ve bilgilerin incelenmesinde; Kara Harp Akademisi 2 nci sınıf öğrencisi Ulş.Yzb....'ın içinde bulunduğu askeri helikopterin görev uçuşu esnasında düşmesi sonucu 12 Eylül 1999 tarihinde vefat ettiği, olayda müteveffa ..........'ın herhangi bir kusurunun bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Anayasanın 125 nci maddesine göre idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür. İdarenin hukuki sorumluluğu için bir zararın mevcudiyeti, zarara yol açan eylemin idareye yüklenebilir olması, zararla, eylem arasında nedensellik bağının bulunması yeterlidir. İlliyet bağının kesilmiş sayılması için de zararın tümüyle hizmete ve idare tüzel kişiliğine yabancı unsurlardan doğması gerekmektedir.
Olayımızda idareye atfı kabil bir hizmet kusurunun varlığından söz edilemez ise de, olayın bir kamu hizmeti sırasında meydana geldiği gözönüne alındığında, hizmetle doğrudan doğruya ilgili olduğu, hizmetle zararlı sonuç arasında uygun illiyet bağının bulunduğu anlaşılmaktadır. Gerek öğretide ve gerekse yargı kararlarında kabul edildiği üzere, özellikle Silahlı Kuvvetler tarafından yerine getirilen bazı hizmetlerle, hizmetin ifasında kullanılan uçak, helikopter, silah, top, bomba, mayın gibi araç ve gereçler yapıları gereği hem ilgililer hem de üçüncü kişiler için tehlike arzederler. Bunların taşıdığı tehlikelerin ne zaman ortaya çıkacağını tahmin edip önceden tedbir alarak önlemek mümkün olamaz. İşte bu gibi tehlike taşıyan hizmetlerde araç ve gereçlerden sağlanan yararlar nasıl bunların sahibine ait oluyor ise, doğan zararlar da onların sahibine ait olmalıdır şeklinde ifade edilebilecek olan risk ilkesinin bir gereği olarak davacıların uğradığı zararların hizmetin sahibi idare tarafından karşılanması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Mahkememizin yerleşik içtihatları uyarınca T.C.Emekli Sandığı iştirakçisi olan kimselerin kamu hizmetinin ifası sırasında sakatlanmaları halinde kendilerine T.C.Emekli Sandığınca bağlanan vazife malullüğü aylığı ile görev dışı sakatlanmaları halinde bağlanacak olan aylıklar arasındaki fark ve ödenen tütün ikramiyeleri olay sebebiyle sağlanan yarar olarak kabul edilerek maddi zararlardan düşüldüğünden maddi tazminat isteminde bulunan davacılara aylık bağlanıp bağlanmadığı, tütün ikramiyesi ödenip ödenmediği araştırılmış, T.C.Emekli Sandığı Gn.Md.lüğünün 13.12.2000 gün ve Sayılı yazısından; Genel Müdürlüğün 29.02.2000 gün ve 156203 Sayılı işlemi ile 15.10.1999 tarihinden itibaren davacı eş ..........'a 134.070.000 TL., davacı çocuk ..........'a 20.440.000 TL. 1. derece harp malullüğü aylığı bağlandığı, bilahare bağlanan aylıkların memur maaş katsayısı artışına paralel olarak artmaya devamla en son 01.09.2000 tarihinde eşin aylığının 181.570.000 TL. sına, çocuğun aylığının 108.950.000 TL.sına yükseltildiği, 3480 Sayılı Kanun uyarınca davacılara 1999 yılı için (2,5 aylık) 38.370.000'er TL., 2000 yılı için 12 aylık (01.01.2001 tarihinden itibaren yürürlüğe girecek katsayıya göre hesap edilecek) tütün ikramiyesinin 2001 yılının ilk 3 ayı içinde ödeneceği, ayrıca eş ..........'a 1.832.691.000 TL., davacı çocuk ..........'a 916.346.000 TL. olmak üzere toplam 2.749.037.000 TL. emekli ikramiyesi ödendiği, öte yandan müteveffanın görevi dışında başka bir sebepten dolayı ölmüş olması halinde 16 yıl 3 ay 22 gün hizmetine karşılık 4. derece 3. kademe + 1600 ek gösterge üzerinden 15.10.1999 tarihinden itibaren eşine 64.730.000 TL., kızına 32.370.000 TL. aylık bağlanabileceği, ölüm olayının 4567 Sayılı kanun kapsamında bulunması nedeniyle anılan kanun hükümleri uyarınca 01.09.2000 tarihinden itibaren aylıkların yükseltildiği anlaşılmıştır.
2629 Sayılı Kanun gereğince davacı eş ve çocuğa 24 Kasım 1999 tarihinde 6.840.000.000 TL. şehitlik tazminatı ödenmiştir. Aynı Kanun gereğince bu tazminatın davacıların maddi ve manevi zararları karşılığı ödendiği her türlü şüpheden varestedir.
Davacıların maddi zararlarının sağlanan yararlarla karşılanıp karşılanmadığının, karşılanmamış ise karşılanmayan zarar miktarının tespiti amacıyla resen seçilen bilirkişi tarafından tanzim edilen 19.02.2000 tarihli bilirkişi raporunda; davacı eş ..........'in maddi zararının sadece maddi yararlarla ve 51.892.442.299 TL. fazlasıyla karşılandığı, ayrıca 2.529.000.000 TL. şehitlik tazminatı yararı sağlandığı, davacı çocuk .........., ..........'in maddi zararının sadece maddi yararlarla ve 6.327.408.539 TL. fazlasıyla karşılandığı, ayrıca 7.587.000.000 TL. şehitlik tazminatı yararı sağlandığı, bu nedenle her iki davacının da maddi tazminat hak edişlerinin bulunmadığı bildirilmiştir.
Taraflara tebliğ edilen bilirkişi raporuna karşı davacılar vekilince süresi içerisinde itirazda bulunulması üzerine haklı görülen itirazlarla ilgili olarak yeniden bilirkişinin mütalaasına başvurulmuş, bilirkişi tarafından tanzim Olunan 02.04.2001 tarihli ek bilirkişi raporundan; eş ..........'in maddi zararının sadece maddi yararlarla ve 14.997.631.905 TL. fazlasıyla karşılandığı, ayrıca 2.529.000.000 TL. şehitlik tazminatı yararı sağlandığı, davacı çocuk ..........'ın maddi zararının sadece maddi yararlarla ve 6.341.277.051 TL. fazlasıyla karşılandığı, ayrıca 7.587.000.000 TL. şehitlik tazminatı yararı sağladığı, her iki davacının da maddi tazminat hak edişinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Taraflara tebliğ edilen ve itiraz edilmeyen ek bilirkişi raporu Mahkememizin yerleşmiş içtihatlarına, Mahkememizce kabul edilen kıstaslara ve ilmi verilere uygun bulunduğundan bilirkişi raporu doğrultusunda uygulama yapılmıştır.
Bilirkişi raporundan da anlaşıldığı gibi davacıların maddi zararları sadece bağlanan aylık ve ödenen tütün ikramiyeleri ile fazlasıyla karşılandığından davacıların maddi tazminat hak edişleri bulunmamaktadır.
Davacıların ayrıca sağladıkları davacı eşin 2.529.000.000 TL., davacı çocuğun 6.341.277.051 TL.) nakdi tazminat yararlan manevi zararlarının karşılığı olarak kalmış ve maddi tazminat hesaplanmasında dikkate alınmamıştır. Davacıların manevi zararlarının karşılığı olarak kalan bu nakdi tazminat yararları Mahkememizin emsal olaylarda takdir ettiği manevi tazminat miktarlarından fazla olduğundan davacı eş ve çocuğun manevi tazminat istemlerinin de reddine karar verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle;
1- Bilirkişi raporu uyarınca ve ödenen nakdi tazminat miktarları dikkate alınarak davacı eş .......... ile davacı çocuk ..........'in maddi ve manevi tazminat istemlerinin REDDİNE,
2- Davacılara tarafından peşin yatırılan 465.160.000 TL. harçtan 3.160.000 TL. başvurma harcı ile 4.240.000 TL. ilam harcının toplamı olan 7.400.000 TL. (yedimilyondörtyüzbin TL.) harcın mahsubu ile artan 457.760.000 TL. (dört yüz elli yedi milyon yedi yüz altmış bin tl.) harcın istek halinde davacılara İADESİNE,
3- Davacılar tarafından peşin yatırılan ve sarf edilen 40.000.000 TL. (kırkmilyon TL.) bilirkişi ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
4- Davacılar tarafından peşin yatırılan ve sarf edilen 11.750.000 TL. (onbirmilyonyediyüzellibin TL.) posta pulu giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
5- Dava duruşmalı görüldüğünden reddedilen maddi ve manevi tazminat miktarları üzerinden davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesabedilen 246.000.000 TL. (ikiyüzkırkaltımilyon TL.) Avukatlık ücretinin davcılardan alınarak davalı idareye VERİLMESİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy