(2709 S. K. m. 125)
Davacılar vekili, 04.02.2000 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin oğlu ve kardeşi Top. Er .......... ...'ün, Pınarhisar Kırklareli 4 ncü Komd.Tug.Top.Tb. 2 nci Bt.K.lığı emrinde askerlik görevini yaparken 07.10.1999 günü saat 20.00 sularında katıldığı gece eğitimi esnasında üzerine yıldırım düşmesi sonucu vefat ettiğini, müvekkillerinin zararlarının kusursuz sorumluluk ilkesi gereğince karşılanmasının gerektiğini, anne ve baba için ayrı ayrı yedimilyarbeşyüzermilyar TL maddi, ikişer milyar TL manevi, kardeşler için ayrı ayrı ikiyüzermilyon TL manevi olmak üzere toplam 19.800.000.000 TL (ondokuzmilyarsekizyüzmilyon TL) tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Dosyada mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacıların yakım Top. Er ..........'ün Kırklareli Pınarhisar 4 ncü Komd.Tug.Top.Tb. 2 nci Bt.K.lığı emrinde askerlik görevini yaparken birliği ile birlikte Tabur Görev Kuvvet Tatbikatı nedeniyle arazide bulunduğu, 07.10.1999 günü akşam içtimasından sonra eğitim alanına düşen yıldırım sonucu vefat ettiği, davacı babanın 65 yaşını doldurmadığını ve malul olmadığını bildirmesi nedeniyle kendisine T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce aylık bağlanmadığı ve tütün ikramiyesi ödenmediği anlaşılmaktadır.
T.C. Anayasasının 125 maddesine göre, idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür. Bu suretle idarenin sorumluluğu Anayasa Prensibi olarak kabul edilmiştir. Ancak Anayasada idarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre belirleneceği belirtilmemiş, bu meselenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Bugün idarenin sorumluluğu hizmet kusuru ve kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmaktadır, ister hizmet kusuru ister kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın genel olarak idarenin hukuki sorumluluğu için, bir zararın mevcudiyeti, zarara yol açan eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması ve zararla eylem arasında illiyet bağının bulunması yeterlidir. İlliyet bağının kesilmiş sayılması için de zararın tümüyle hizmet ve idare tüzel kişiliğine yabancı unsurlardan doğması gerekmektedir.
Davacıların yakınlarını yıldırım düşmesi sonucu kaybetmeleri olayının, bir kamu hizmetinin ifası sırasında meydana geldiği ve olayda müteveffanın kusuru bulunmadığı hususlarında taraflar arasında bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Olayda idareye atfı kabil bir hizmet kusurunun varlığından söz edilemez ise de; bir kamu görevinin ifası sırasında genel külfetler dışında umulmadık nedenlerle meydana gelen zararın, eylem ile zararlı sonuç arasında illiyet bağı bulunmak şartıyla hizmet kusuru aranmaksızın kusursuz sorumluluk ilkesi gereğince zarar görenler üzerinde bırakılmayıp hizmetin sahibi idarece karşılanmasının gerekeceği, dolayısıyla bir kamu hizmeti olduğunda şüphe bulunmayan tabur görev kuvvet tatbikatı nedeniyle birliği ile birlikte görevli olan müteveffa Top. Er ..........'ün arazide bulunduğu sırada bulunduğu yere yıldırım düşmesi sonucu ölümü olayında davacının yakınlarının uğradığı zararların davalı idarece karşılanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Davacı anne ve babanın maddi zararlarının tespiti için re'sen seçilen bilirkişi tarafından tanzim olunup Mahkememize ibraz edilen 23.01.2001 tarihli bilirkişi raporunda davacı anne ..........'ün maddi tazminat hak edişinin 3.259.835.362 TL, davacı baba ..........'ün maddi tazminat hak edişinin 1.665.541.935 TL olduğu belirtilmiştir.
Taraflara tebliğ olunan bilirkişi raporuna taraflarca itiraz edilmemiş olup hesaplamanın Mahkememiz verilerine göre yapıldığı anlaşılmakla Mahkememiz içtihatlarına uygun bulunan bilirkişi raporu uyarınca uygulama yapılmıştır.
Davacıların olay sebebiyle duydukları ve ömür boyu duyacakları acı ve ızdıraplarını kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla, olayın vukua geliş şekli ve tarihi, müteveffanın askerlik statüsü ve sosyal durumu, paranın alım gücü ve işletilecek yasal faiz göz önünde bulundurularak uygun miktarda tazminat verilmesi kabul edilmiştir.
Açıklanan nedenlerle;
l- Bilirkişi raporu uyarınca;
a) Davacı anne ..........'e 3.259.835.000.TL (Üçmilyarikiyüzellidokuzmilyonsekizyüzotuzbeşbin TL) maddİ tazminat verilmesine, fazlaya ait isteminin REDDİNE,
b) Davacı baba ..........'e 1.665.542.000 TL (birmilyaraltıyüzaltmışbeşbinbeşyüzkırkikibin TL) maddi tazminat verilmesine, fazlaya ait isteminin REDDİNE,
2- Davacı anne .......... ve davacı baba ..........'...'e takdiren ve ayrı ayrı 1.400.000.000'er TL (Birmilyardörtyüzermilyon TL) manevi tazminat verilmesine, fazlaya ait istemlerin REDDİNE,
3- Davacı kardeşler .........., .........., .......... ve .........., ..........'e takdiren ve istemleri gibi ayrı ayrı 200.000.000'er TL (ikiyüzermilyon TL) manevi tazminat verilmesine,
4- Hükmedilen maddi tazminat miktarlarına müteveffanın yeniden gelir elde edeceği kabul edilen 23.07.2000 tarihinden ödeme tarihine kadar yıllık %60 (yüzdealtmış) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE,
5- Hükmedilen manevi tazminat miktarlarına olay tarihi olan 07.10.1999 tarihinden 31.12.1999 tarihine kadar yıllık %50 (yüzdeelli), 01.01.2000 tarihinden ödeme tarihine kadar yıllık %60 (yüzdealtmış) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE,
6- Davacılar tarafından peşin yatırılan 226.300.000 TL (ikiyüzyirmialtımilyonüçyüzbin TL) harcın istek halinde davacılara İADESİNE,
7- Davacılar tarafından peşin yatırılan ve sarf edilen 12.750.000 TL (onikimilyonyediyüzellibin TL) posta giderinin davalı idareden alınarak davacılara VERİLMESİNE,
8- 492 Sayılı Harçlar Kanununun 13/f maddesi gereğince harçtan muaf tutulan idare aleyhine harca hükmedilmesine yer OLMADIĞINA,
9- Davacılar tarafından peşin yatırılan ve sarf edilen 20.000.000 TL (Yirmimilyon TL) bilirkişi ücretinin davada haklılık oranına göre 13.434.000 TL'sının (onüçmilyondörtyüzotuzdörtbin TL) davacılar üzerinde bırakılmasına, 6.566.000 TL'sının (altımilyonbeşyüzaltmışaltıbin TL) davalı idareden alınarak DAVACILARA VERİLMESİNE,
10- Hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarına davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifeleri Uyarınca hesap edilen 145.425.377 TL. (yüzkırkbeşmilyondörtyüzyirmibeşbinüçyüzyetmişyedibin TL) Avukatlık Ücretinin davalı idareden alınarak davacılara VERİLMESİNE,
11- Dava duruşmalı görüldüğünden reddedilen maddi tazminat miktarlarına davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri uyarınca hesap edilen 150.574.623 TL (yüzellimilyon beşyüzyetmişdörtbinaltıyüzyirmiüç TL) Avukatlık Ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye VERİLMESİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy