(2330 S. K. m. 1) (Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Yönetmelik m. 1)
Davacı ......................, 16.12.1999 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinin, AYİM Daireler Kurulunun 10.02.2000 tarih ve 2000/1-22 Esas ve Karar sayılı karar ile reddedilmesi üzerine yeniden verdiği ve 06.04.2000 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; askerlik görevi esnasında psikotik reaksiyon denilen ruhsal rahatsızlık nedeniyle birinci derecede maluliyete uğradığını, bu durumun GATA, Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi ve Ankara Tıp Fakültesi Hastanesinin raporlarıyla sabit olduğunu, hastalığının askerlik görevi esnasında çıkan silahlı müsademe esnasında meydana geldiğini, devamlı ve sürekli nitelik kazandığını, askerlik görevini yaptığı Bingöl İli, Genç İlçesinde o zamanlar (1991-1992) olağanüstü halin devam ettiğini, terörün en yoğun yaşandığı ve 30 askerin şehit olduğu yer olduğunu, terör baskısı altında askerliğini yaptığını, çatışmalara katılan bir arkadaşının vurularak yaralandığını, birinin ruhsal yönden rahatsızlandığını, kendisinin önce bölük yazıcılığı sonra cezaevinin korumasında görev yaptığını, burada nöbet ve diğer görevleri ifa ettiğini, 1992 yılının İlkbaharında Mayıs ayına doğru bir geçe çıkan silahlı müsademeye katıldığını, silah kullandığını, bu müsademeden sonra ruhsal dengesinin bozulduğunu, bu olayla ilgili soruşturma yapıldığını, b.u olaydan sonra dağıtımının Nevşehir il Jandarma Alay Komutanlığına çıktığını, burada işlediği üste hakaret suçu nedeniyle GATA'ya sevk edildiğini, 18.11.1992 tarih ve 14733 sayılı Sağlık Kurulu Raporu ile psikotik reaksiyon tanısıyla 3 ay hava değişimine gönderildiğini, hava değişimi sonunda hastalığının devam etmesi ve şuurunun yerinde olmaması nedeniyle GATA'ya gidemediğini, bu arada Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde kaldığını, daha sonra tekrar GATA'ya sevk edildiğini, 12.07.1995 tarihinden geçerli olarak askerliğe elverişli olmadığına karar verildiğini, rahatsızlığının halen devam ettiğini, birinci derecede sakatlığının bulunduğunu belirterek 2300 Sayılı Kanun hükümlerine göre fazlaya ilişkin istem ve kanuni hakları saklı kalmak üzere on milyar TL nakdi tazminat ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacının, Kıbrısçık Sulh Hukuk Mahkemesinin 16.03.1995 tarih ve 1995/1-8 Esas ve Karar sayılı kararı ile vesayet altına alındığı ve kardeşi ..............'ın vasi olarak atanmasına karar verildiği, yine aynı Mahkemenin 07.12.2000 tarih ve 2000/56-54 Esas ve Karar sayılı kararı ile açılan bu dava nedeniyle vasi ......................'a husumet için izin verilmesine karar verildiği anlaşılmakla, AYİM İkinci Dairesinin 20.12.2000 tarih ve Gensek No:2000/539, Esas No:2000/308 esas sayılı kararı ile davacı ................'a vesayetenin davacı mevkiine konulmasına karar verilmiştir.
Vasi ................, 26 Mart 2001 tarihinde kayda geçen savunmaya cevap dilekçesinde özetle; davada süre aşımının bulunmadığını, davacının sağlam olarak askere alındığını, rahatsızlığının görevin sebep ve tesiri ile meydana geldiğini, 10 milyar TL'lık nakdi tazminat verilmesi istemiyle dava açılmış ise de davacının kastının, kendisine nakdi tazminat verilmesi olduğunu, bu nedenle davanın nakdi tazminat verilmesi işleminin iptali davası olarak işlem görmesi gerektiğini belirterek yatırdığı fazla harçların iadesini talep etmiştir.
Dava konusu uyuşmazlığın, davacıya nakdi tazminat verilmemesi işleminin iptaline yönelik olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı ........................'in 16.12.1999 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinin, AYİM Daireler Kurulunca 10 Şubat 2000 tarihinde reddedildiği, bu kararın 19.02.2000 tarihinde tebliğ edildiği, 1602 Sayılı AYİM Kanununun 45/B maddesi gereğince tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde yeniden dava açılması gerekmekte ve davacının bu 30 günlük süreden sonra 06.04.2000 tarihinde yenileme dilekçesini verdiği anlaşılmakta ise de vesayet altında bulunması ve vasisine husumet için 07.12.2000 tarihinde izin verilmesi dikkate alınarak davalı idarenin süre yönündeki itirazına itibar edilmeyerek davanın esasına geçilmesine karar verilmiştir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacı ....................'ın 26.08.1991 tarihinde askere sevk edildiği, askerlik hizmetini yapmakta iken psikolojik rahatsızlığı nedeniyle GATA Hastanesine sevk edildiği, 18.11.1992 tarih ve 14733 sayılı Sağlık Kurulu Raporu ile psikotik reaksiyon (ayırt edilmeyen tip) tanısı ile SMK 3 ay hava değişimine gönderildiği, hava değişimi süresi devam ederken 26.11.1992 tarihinde geçici olarak terhis edildiği, Nevşehir İl Jandarma Alay Komutanlığı Karargah ve Servis Komutanlığı emrinde görevli iken 23.06.1992 tarihinde işlediği üste hakaret suçundan dolayı cezai ehliyetinin tespiti yönünden müşahedesine gerekli görülerek GATA'ya sevk edildiği, GATA Sağlık Kurulunun 13.07.1995 tarih ve 9410 sayılı Sağlık Kurulu Raporu ile psikotik reaksiyon (ayırt edilemeyen tip) kronik ve devamlı nitelik kazanmış tanısı konularak D/15 F2 heyete girdiği tarihten (12.07.1995) itibaren askerliğe elverişli değildir. kararı verildiği, ayrıca T.C. Emekli Sandığı Sağlık Kurulunun 06.09.1999 tarih ve 3222 sayılı raporu ile hastalığının (psikotik reaksiyon) oluşumunda görevinin neden ve etkisinin olmadığına oybirliği ile karar verildiği, GATA'nın 13.07.1995 tarihli Sağlık Kurulu Raporunda askerliğe başlamadan önce 9 yıl süreyle yasadışı bir örgüt faaliyetlerine katılmak suçundan cezaevinde yattığı, askere başladıktan sonra kendisinin takip edilmeye devam edildiği ve öldürülmek istendiğinin ifadesinden anlaşıldığının belirtildiği anlaşılmaktadır.
Nakdi Tazminatın ödenme usul ve esasları, 2330 sayıl Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun ile Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Yönetmelikte düzenlenmiştir.
2330 sayılı Kanunun amaç başlığını taşıyan i nci maddesinde Bu Kanunun amacı; barışta güven ve asayişi korumak, kaçakçılığı men, takip ve tahkikle görevli olanların bu görevlerinden dolayı ya da görevleri sona ermiş olsa bile yaptıkları hizmet nedeniyle derhal veya bu yüzden maruz kaldıkları yaralanma veya hastalık sonucu ölmeleri veya sakat kalmaları halinde ödenecek Nakdi Tazminat ile birlikte bağlanacak aylığın ve bu yüzden yaralanmaları halinde ödenecek Nakdi Tazminatın esas ve yöntemlerinin düzenlenmesidir. hükmü öngörülmüştür.
Buna göre; Nakdi Tazminat ödenebilmesi için, İç Güvenlik ve Asayişin korunması, kaçakçılığı men, takip ve tahkiki konularında görevli olunması, ölüm, sakatlanma veya yaralanmanın belirtilen görevlerin yapılışı sırasında veya görev sona ermiş bulunsa bile görevden dolayı meydana gelmiş olması, ölüm, yaralanma veya sakatlanmanın oluşumunda kendi kastının bulunmaması koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.
Davacının durumunun, 2330 Sayılı Kanun Kapsamına girmediği, kanunda belirtilen koşulları taşımadığı dolayısıyla bu Kanun kapsamında kendisine nakdi tazminat ödenmesinin mümkün olmadığı değerlendirilerek tesis edilen nakdi tazminat ödenmemesi işleminin mevzuata ve hukuka uygun olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
Davacının, nakdi tazminat ödenmemesi işleminin iptaline yönelik davanın REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy