(2709 S. K. m. 129) (1602 S. K. m. 21)
Davacı, 26 Nisan 2000 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; 18-24 Mart 1997 tarihinde Adana'da yapılan Türkiye Boks Şampiyonasında Boks Federasyonu tarafından görevlendirildiğini, birliğinden verilen izin üzerine bu göreve gittiğini, 24 Mart 1997 günü saat 14.00'da Ankara'ya döndüğünü, şahsına ait bir evrakı almak üzere sivil olarak işyerine uğradığını, Bölük Komutanı Mv.Kd.Yzb. .........'in kendisini sivil olarak görünce işyerini terketmesini emrettiğini, bu emir üzerine işyerinden ayrılırken karşılaştığı Takım Komutanı Hv.Mu.Kd.Ütğm. ............'in Bölük Astsubayının yanına giderek savunma vermesini istediğini, Bölük karargahına gittiğinde muhatap olacak rütbeli şahıs bulamadığı ve kendisine bir şey tebliğ edilemediği için savunma veremediğini,25 mart 1997 günü göreve başladığında sivil kıyafetle Muhabere Merkezine gelmek ve savunma vermeden kışlayı terk etmekten dolayı iki ayrı savunma yazısı aldığını, savunmalara karşı bir saat içerisinde cevap vermesinin istendiğini, bir saat içerisinde verdiği yazılı savunmaların uygun bulunmayarak iki gün oda hapsi cezası ile cezalandırıldığını, cezayı çekerken itiraz dilekçesi hazırladığını, ceza bitiminde tekmil vermek için Bölük Komutanının huzuruna çıktığında, Bölük Komutanının itiraz dilekçesi vereceğinin kulağına gitmesinden dolayı kendisine sen cezanı çektin, ben de savunmaları yırtıp atacağım dosyana koymayacağım, böylece olay kapanır demesi üzerine bölük komutanına güvenerek itiraz dilekçesini işlemi koymaktan vazgeçtiğini, 17 Ocak 2000 tarihinde yapılan subaylık sınavlarında mülakattan elendiğini öğrenince yaptığı araştırmalar sonucu oda hapsi cezasından dolayı elendiğini öğrendiğini, izinli olduğu bir tarihte işyerine sivil gelmesi, yasal hakkı olan savunma hakkını kullanmamasının aleyhinde kullanılarak ikinci bir savunma verilmesi ve bu savunmalara 1 saat içinde cevap vermeye zorlanmasının TC. Anayasasına ve Askeri Ceza Kanununa ters düştüğünü belirterek konu ve sebep yönünden hukuka aykırı bulunan disiplin cezasının yok hükmünde olduğunun tespitini dava ve talep etmiştir.
Dava, davacıya birlik komutanınca 26 Mart 1997 tarihinde Askeri Ceza Kanununun 162, 163 ve 171 nci maddeleri uyarınca verilen ve 29.03.1977- 31.03.1977 tarihleri arasında infaz edilen iki gün oda hapsi cezasının yok hükmünde olduğunun tespiti istemiyle açılmıştır.
TC. Anayasasının 129 ncu maddesinin üçüncü fıkrasında Uyarma ve kınama cezalarıyla ilgili olanlar hariç, disiplin kararları yargı denetimi dışında bırakılamaz denildikten sonra aynı maddenin dördüncü fıkrasında Silahlı Kuvvetler Mensupları ile hakimler ve savcılar hakkındaki hükümler saklıdır şeklinde bir düzenleme öngörülmüştür.
Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 21 ncu maddesinin son fıkrasında da ... disiplin suç ve tecavüzlerinden ötürü disiplin amirlerince verilen cezalar yargı denetimi dışındadır. hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda açıklanan hükümler uyarınca disiplin cezalarının açılacak bir iptal davası yoluyla yargı denetimine tabi tutulma imkanı bulunmamaktadır. Ancak davacı dava konusu olan disiplin cezasının yok hükmünde olduğunu ileri sürdüğünden ve bu halin saptanması talep edildiğinden yalnız yokluk haliyle sınırlı olarak bir inceleme yapılması, yokluk teorisi ile ilgili şartların gerçekleşmesi durumunda işlemin yok hükmünde olduğunun tespiti zorunludur."
Yok hükmünde bir işlem süre kaydına bakılmaksızın idarece her zaman geri alınabileceği gibi dava süresine bağlık olmaksızın dava konusu da yapılabilir. Böyle bir işlem uygulanmış olsa bile sonuçları hukuken geçersizdir.
Yokluk hali genel olarak; yetki gaspı, fonksiyon gaspı ve kanuna ve hukuka açık aykırılık hallerinde söz konusu olmaktadır.
Bu itibarla davacı hakkında tesis edilen disiplin cezası kararında sakatlık bulunup bulunmadığı, sakatlık mevcut ise bunun yok hükmünde sayılmayı gerekli kılıp kılmadığı hususu araştırılmıştır.
Bu cümleden olmak üzere yapılan incelemede; davacıya söz konusu cezanın saygısız ve disiplinsiz davranışları sebebiyle, yetkili amir tarafından verildiği, kanuna ve hukuka aykırılığın bulunmadığı görüldüğünden davacının öne sürdüğü iddialar kabul edilmemiştir.
Açıklanan nedenlerle;
1- Davada yokluk hali bulunmadığına,
2- Yokluk hali dışında disiplin amirlerince verilen cezalar yargı denetimi dışında bulunduğundan inceleme kabiliyeti bulunmayan davanın REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy